Kenan Behzat Sharpe

Kenan Behzat Sharpe'la tanışın; akademisyen, müzisyen ve dünden bugüne Türkiye müziğinin tutkulu bir araştırmacısı.
Kenan Behzat Sharpe

28 Ağustos - MARKA 2022 - İstanbul
MARKA 2022 ile birlikte

“ Remastered ” bir konferans deneyimi: MARKA 2022 Türkiye’nin en güçlü fikir platformu olarak nitelendirilen MARKA , 2 yıl aradan sonra ezber bozan bir yaklaşımla yeni buluşma noktası Tersane İstanbul ’da. Nedir? 21 yıldır iş ve fikir dünyasını yenilikçi formatlarla bir arayan getiren ve 19 yıldır Yapı Kredi World ana sponsorluğunda düzenlenen MARKA, 29-30 Eylül tarihlerinde 2.000’i aşkın iş ve fikir liderini bir araya getirmeye hazırlanıyor. Neler var? Değişen dünya dinamiklerine yenilikçi bir bakış açısıyla yaklaşan konferans; sanat, teknoloji ve sürdürülebilirlik alanlarında ufuk açıcı ve yaratıcı projelere ev sahipliği yapacak. Dünyadan ve Türkiye’den birbirinden değerli 70’i aşkın konuşmacı ve sanatçı MARKA 2022 sahnesinde yerini alacak. Kimlerin davetli olduğunu kaçırmamak için konferansın web sitesini veya Instagram adresini takip edebilirsiniz. Neden önemli? Tüm dünyanın alışık olduğu ‘konferans’ beklentisine yeni bir soluk getiren MARKA 2022, güncel değerler ve teknolojiyle yeniden tasarlanmış bu yılki edisyonunda karbon ayak izi en düşük iş etkinliğini gerçekleştirmeyi hedefliyor. Bir adım geriden: Sürdürülebilirlik konusunu gündemine etkili bir şekilde taşıyan MARKA, 2018 yılında başlattığı Sıfır Atık Konferans Salonu uygulamasıyla iş dünyasının dikkatini çekmişti. 20 yıl içinde MARKA, 30.000’den fazla katılımcıyı ve 1.500’den fazla konuşmacıyı ağırladı. İlgiyle takip edilen konferansın 2022 edisyonunda yerinizi almak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Aposto İstanbul

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

Kimlik Bilgileri

Takma adım: Ken. Birleşik Amerikalılar Kenan'ı doğru telaffuz edemekleri için insanlar bana lisede böyle seslenirdi.

İstanbul’da en son şu konsere gittim: Zorlu PSM'de Second

İstanbul’da en son şu yerel müzisyeni keşfettim: Min Taka 

İstanbul’da nerede yaşıyorsun? Kurtuluş

Kalbinde nereli hissediyorsun? Ayvalık

HOŞBEŞ

İstanbul çeşitli müzik esinlerinin bir araya geldiği bir pota. Esasında, sen de bu potanın içindesin. Paul Osterlund ve Parham A.G.'yle AŞK adında bir grubunuz var. Günümüzde İstanbul'dan gelen müzikleri nasıl değerlendiriyorsun? 

İstanbul inanılmaz canlılıkta bir müzik sahnesine sahip. Ne zaman siyasetin gündemi moralimi bozsa, şehirden çıkan engin yaratıcılığı düşünerek iyimserliğimi korumaya çalışıyorum. Geniş bir janr çizgisinde eşsiz müzik üreten dünya standartlarında birçok müzisyen var. Yerel bazı grupların küresel bir ilgi görmesi benim için çok heyecan verici bir şey. Örneğin, darkwave grubu She Past Away Kuzey Amerika boyunca turneye çıkabiliyor. Grup Meksika'da da çok popüler, hatta orada bazı hayranların şarkılara Türkçe eşlik ettiğiyle ilgili birtakım hikâyeler bile duydum!  

Eşsiz müzikler üreten yerel grupların evrensel bir bilinirlik kazanması ilham verici benim için. Bu tür grupların Türkiye gibi bir ülkeden küresel pazarla açılması zor. Zira insanlar doğrudan synth-pop, darwave, surf rock vb. esinli üretimler yerine yerelin izinde müzikler yapmanızı bekliyor. Bu baskıya rağmen dünya standartlarında bu kadar grup olması, Türkiyeli müzisyenlerin ne kadar yetenekli ve kararlı olduğunun bir göstergesi.

Kenan bir sokak sanatının yanında

Fotoğraf: Deniz Sabuncu


Yakında yayımlanacak kitabın Rockers and Radicals in Anatolia: Turkish Psychedelic Rock and the World 1960s kitabından bahsedebilir misin biraz? Kitap eminim ki Anadolu rock denince aklımıza gelmeyecek birçok müzisyen ve müzik grubunu aydınlığa çıkaracak!  

Bence Anadolu rock üstüne araştırma yapmak için ideal bir zaman diliminde yaşıyoruz. Anadolu rock, 1960’lı yıllarda Türkiye’deki müzisyenlerin rock müziğini yerel folk müziği ve bağlama gibi çalgılarla bir araya getirmesiyle başladı. Ama gariptir ki Anadolu rock günümüzde bir yeniden canlanış yaşıyor. 

Kitap özü itibariyle, Türkiye’de 60’lı ve 70’li yıllarda yaşanan müzik patlamasının hem Türkiye’de hem de dünyada bu iki on yılı biçimlendiren protesto hareketleriyle ilişkisini keşfediyor. Kitabım; Anadolu rock'ın gelişimini öncü Tülay German, Cem Karaca, trippy topluluk Moğollar, militanist Selda Bağcan ve müziklerinde deneysel, siyasi duruşlarında belirsiz Erkin Koray ve Barış Manço aracılığıyla takip ediyor. 

Türkçe folk şarkılarını Batı popüler müziğine yorumlama çılgınlığını başlatan caz vokalisti Tülay German’la sosyalist Ruhi Su ve Erdem Buri’nin yaptığı işbirliğine işaret ediyor, böylelikle de Anadolu rock müzisyenlerinin janrın doğuşundan itibaren 60’lı yılların solcu hareketleriyle sıkı bağları olduğunun altını çiziyorum. 60’ların radikallerinin ve rock müzisyenlerinin farklı amaçlar uğrunda gerçekleşen mücadelelerine rağmen, bu insanların zamanın aynı hareketinin farklı iki kolu olarak değerlendirilmesi gerektiğini tartışmaya açıyorum.

Kenan Sharpe'ın Aposto İstanbul için hazırladığı Anadolu rock çalma listesine aşağıdan kulak verebilirsin. 


Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto İstanbul

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto İstanbulAposto İstanbul

BÜLTEN SAYISI

🌅 Kovacs turnesi, sonbahar Picnic & Gathering'i

2022 yazının son pazarından herkese merhaba. Yaza veda eden şehrin bu hafta ajandasında; son Gece Yüzmesi, izlemelik The Doors gösterimi, katılmalık Tonedmelisma Müzik Festivali ve çok daha fazlası var.

28 Ağu 2022

MARKA 2022 ile birlikte
Büyükada, 2022 | Fotoğraf: Deniz Sabuncu

YAZARLAR

Koray Soylu

Editor @ Aposto

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

Sanasaryan Han: Vakıftan lüks otele uzanan yüz yıllık mülkiyet düğümü

Sirkeci’de, İstanbul’un en yoğun geçiş noktalarından birinde yükselen Sanasaryan Han, bugün "lüks otel" olarak işletiliyor. Ancak binanın hikayesi bir otelden çok daha fazlası: Bir Ermeni vakfı, devletleşen bir mülkiyet, siyasi tutukluluk hafızası ve yarım asrı aşan bir hukuk mücadelesi...

Vartan Estukyan

·

17 Tem 2026

Sanasaryan Han: Vakıftan lüks otele uzanan yüz yıllık mülkiyet düğümü
Şehri yaşamanın bedeli: Bayramın ücretsiz otobüslerinde bir İstanbul turu

Bayramda arabasız gezmek, çoğu insana külfet geliyor. Azalan otobüs seferleri, artan yolcu sayısı, belli semtlere gitmenin işkenceye dönüşmesi bayram gezmesinin olmazsa olmazları. Öte yandan ücretsiz bayram otobüsleri, sabahın nurunda kalkıp işe gidenler, bu yüzden şehri ancak bayramdan bayrama keşfedenler, iki kuruş harçlıkla hayatını idame ettirmeye çalışan kadınlar, denizi görmeden büyüyen çocuklar, çocuklarına denizi göstermek için bayramı bekleyen aileler için biraz da.

Ayça Örer

·

29 May 2026

Şehri yaşamanın bedeli: Bayramın ücretsiz otobüslerinde bir İstanbul turu
Hafıza bahçesinde bir kent turu: İstanbul'un kokusu nasıl hatırlanır?

İstanbul, bitkileri ve kokularıyla geçmişin ve bugünün birlikte yaşadığı bir hafıza bahçesidir. Kimileri meşhur bir lavanta kolonyasının ferah kokusuyla büyümüştür; kimileri Tokatlıyan Han’ın önünden geçerken tanıdık bir lavanta esintisini bugün hâlâ duyar. Ve bazen, İstanbul sadece kokusuyla hatırlanır.

Gözde Keskin

·

28 Nis 2026

Hafıza bahçesinde bir kent turu: İstanbul'un kokusu nasıl hatırlanır?
Kır çiçeğinden kültür çiçeğine: İstanbul kent yaşamında lalenin serüveni

İstanbul'da lale sevgisinin kökenleri çok eski zamanlara kadar uzanıyor. Türklerle birlikte Orta Asya'dan çıkıp Anadolu'ya ve İstanbul'a ulaşan lale, bahçelerimizden evlerdeki vazolara, geleneksel el sanatlarından edebiyata hep baştacı ediliyor. Hazır mevsimi gelmişken lalenin tarihinden bugüne uzanan renkli bir yolculuğa çıkıyoruz.

Gözde Akyüz

·

19 Nis 2026

Kır çiçeğinden kültür çiçeğine: İstanbul kent yaşamında lalenin serüveni
Geçmişe isim koymak: Bizans diye bir devlet var mıydı?

Bir devleti, kendi çağında kendine verdiği adla mı anmalıyız, yoksa sonradan yakıştırılan adla da anabilir miyiz? Bu sorunun tek bir doğru cevabı yok. Ancak şunu bilmeden sağlıklı bir tartışma yürütülemez: Bizans, Doğu Roma’nın kendine verdiği bir ad değildir. Bu da bizi daha büyük bir soruya götürür: Tarihi kim anlatıyor, hangi kelimelerle ve neden?

Şerif Yenen

·

10 Mar 2026

Geçmişe isim koymak: Bizans diye bir devlet var mıydı?