Kırmızı Bardak İsyanı: Sırada hangi sektörler var?

Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
ABD'de 200'ün üzerinde Starbucks şubesinde çalışan binlerce barista, 16 Kasım Perşembe günü şirketin 52 yıllık tarihindeki en büyük greve imza attı. 40 eyaletteki Starbucks şubelerini etkileyen iş bırakma eylemi, müşterilere tatil temalı kırmızı, yeniden kullanılabilir bardaklar hediye edilen ve yılın en yoğun günlerinden biri olan "Red Cup Day"e (Kırmızı Bardak Günü) denk getirildi. Starbucks Workers United, "Kırmızı Bardak İsyanı" olarak adlandırdığı eylemle Starbucks'ı ücretler, sosyal haklar gibi çalışma koşullarını belirleyecek iş sözleşmeleri için pazarlık yapmaya çağırdı.
Detaylar: Son iki yılda 360'ın üzerinde Starbucks şubesinde örgütlenen Starbucks Workers United sendikasının liderleri, şirketin işçilerin ilk sözleşmesi için pazarlık sürecini yasa dışı bir şekilde ertelediğini ve engellediğini söylüyor.
- Özellikle devasa sipariş yığılmalarıyla karşılaşılan büyük promosyon günlerinde, çalışanlar üzerindeki stresi azaltacak düzenlemeler yapılması talep ediliyor. Sendika, işçilerin Starbucks'ın gelecekteki promosyon günlerinde mobil siparişi kapatmasını da istiyor.
- Sendikaya göre, New York'ta sendikasız Starbucks çalışanları, işçi koruma yasalarını ihlal ettiği iddiasıyla şirket aleyhine suç duyurularında bulunuyor. 50'nin üzerinde mağazayı kapsayan yeni şikayetlerde, Starbucks'ın kentin Adil Çalışma Haftası Yasası'nı ihlal ettiği iddia ediliyor. 2017'de yürürlüğe giren yasa, işverenlerin fast-food çalışanlarına programlarını en az iki hafta önceden vermesini ya da vardiyalar için prim ödemesini gerektiriyor.

Neden önemli? Starbucks grevi; otomotiv, eğlence ve sağlık hizmetleri gibi diğer sektörlerde binlerce sendikalı işçinin iş bıraktığı ve rekor ücret artışlarıyla güçlü sendika sözleşmeleri kazandığı bir döneme denk geldi. United Auto Workers grevine ABD Başkanı Biden'ın da katıldığı göz önünde bulundurulursa, önümüzdeki dönemde işçi hareketlerinde bir yükseliş görmek şaşırtıcı olmayacak. UAW, UPS ve Hollywood yazarları sendikaları da bu yıl grevleri ya da grev tehdidini kullanarak önemli kazanımlar elde etti.
- Birleşik Otomobil İşçileri (UAW), Detroit'in üç büyük otomobil üreticisi Ford, General Motors ve Stellantis'e karşı benzeri görülmemiş bir grev düzenledi ve üç büyük anlaşmadan kazanımlarla çıktı. Bu anlaşmalar 150 bin işçi için ücretlerde en az %25'lik –bazı geçici işçiler için %168'e varan– artışın yanı sıra emeklilik katkı payları gibi sosyal hakları da artırmayı taahhüt etti. Eylül ayında başlayan grev, Ekim ayında sona erdi.
- ABD'nin en büyük sağlık kuruluşlarından Kaiser'in 75 bini aşkın personeli, ülke tarihinde sağlık çalışanlarını kapsayan en büyük grevi düzenledi. İmzalanan sözleşme, dört yıl boyunca toplam %21 oranında genel ücret artışını, performans paylaşım planı kapsamında çalışanlara daha fazla ödeme yapılmasını ve artan eğitim, öğretim ve toplu işe alım etkinlikleri de dahil olmak üzere personel krizinin ele alınmasına yönelik taahhütleri içeriyor. Hem grev hem de başarılı sonuç, Ekim ayı içerisinde tamamlandı.
- Writers Guild of America (WGA) grevi, 11 bin 500 üyesiyle Alliance of Motion Picture and Television Producers (AMPTP) ile anlaşmaya varılmasıyla sonuçlandı. Hollywood yazarlarının yapay zeka, veri şeffaflığı ve asgari çalışma koşulları ile ilgili üç yıllık iyileştirmeler üzerine el sıkışıldı. Mayıs ayında başlayan grev, Eylül ayında sona erdi.
- Teamsters sendikası, UPS teslimat şoförlerinin 5 yıllık bir dönem sonunda 170 bin dolar maaş ve sosyal haklar kazanmasını garanti altına aldı. Şirketin web sitesine göre, 443 bin UPS çalışanının %70'i bu sendika tarafından temsil ediliyor. Görüşmeler Temmuz ayında sona erdi ve son 60 yılın en büyük iş bırakma eylemine dönüşebilecek grevin önüne geçildi.

Ne dediler? İşgücü ve sendika uzmanları, ekonominin birçok işçinin daha fazla hak talep edebileceği şartları olgunlaştırdığını çünkü bazı şirketlerin son yıllarda elde ettiği rekor kârların daha fazla para anlamına geldiğini söylüyorlar. Ayrıca, son aylarda haberlere konu olan işçi eylemlerinin genellikle bulaşıcı olduğunu da ekliyorlar.
- Duke Üniversitesi Profesörü Matthew Johnson, "Gördüğümüz grevlerin çoğu yüksek kârlılıkların görüldüğü sektörlerde yaşanıyor. Bu durum sendikalaşmayı cazip hâle getiriyor çünkü sendikalar bu kârların bir kısmını işçilere ayırma konusunda daha iyi bir konuma sahip olabilir" açıklamasında bulundu.
- Düşük işsizlik oranları ve tüketici harcamalarındaki artış da sendikaların son dönemdeki kazanımlarında kilit rol oynadı. Virginia Commonwealth Üniversitesi Profesörü Victor Chen, işçilerin iş piyasasında başka seçenekleri olduğunu bildiğini ve şirketlerin müşteri talebini karşılamaya istekli olduğu durumlarda, koşulların genellikle sendikaların lehine olduğunu söyledi.
ABD'de çalışanların sadece %11'i bu tür eylemler yapabilecek bir sendika tarafından temsil ediliyor. İleriki dönemde, sendikaları harekete geçiren güçler, sendikasız çalışanları da sendikalaşmaya itebilir ya da sadece bir sonraki maaş pazarlığı esnasında ellerini güçlendirebilir. Birçok temsilci, önümüzdeki yıllarda otomotiv, sağlık, eğitim ve gıda hizmetleri sektörlerinde daha fazla çalışanın işverenlerinden daha fazlasını talep etmesini beklediklerini söyledi. Benzer bir hikaye, pandemi sonrasında hâlâ açık pozisyonları doldurmakta zorlanan öğretmenler, çocuk bakım uzmanları ve gıda hizmeti çalışanları da dahil olmak üzere diğer çalışanlar için de yaşanabilir.
Sonuç olarak: Ekonomik iklim, ABD genelinde sendikal faaliyetlerin artmasında çok önemli bir rol oynarken, kamuoyunun ve siyasilerin desteği de tablonun önemli parçaları oldu. İşçilerin hoşnutsuzluğunun arttığı ve ekonomik koşulların elverişli olduğu sektörler, sendikal faaliyetler için olgunlaşmış olabilir. ABD'deki işçi sendikaları son iki yılda taleplerinde daha cesur davranarak, enflasyonun neden olduğu harcama gücü kaybıyla mücadele etmek için daha yüksek ücretler ve daha iyi sosyal haklar için baskı yapıyor. Önümüzdeki süreçte bu durumun bulaşıcı etkisini gözlemlemeye devam edeceğiz gibi görünüyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Borsa İstanbul Genel Müdürü, Türkiye’nin onda birinin borsa yatırımcısı olduğunu söyledi. 200'ün üzerinde Starbucks şubesinde çalışan binlerce barista, şirket tarihindeki en büyük greve imza attı.
20 Kas 2023

YAZARLAR

İdil Ertürk
İş Dünyası & Finans Editörü

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?

Ticaret Bakanlığı, yerli üretimi desteklemek ve cari açığı azaltmak amacıyla pek çok ithal üründe ek gümrük vergisi oranlarını artırdı. Her ne kadar bu düzenlemeler iç pazarda Çin ürünlerinin oluşturduğu haksız rekabetten kaynaklanan dezavantajları gidermeye yönelik olsa da, tüketiciye etkisinin zam olarak yansıyacağı beklentisi hâkim. Kur baskısıyla ithalatın üretmeye göre daha avantajlı olduğu Türkiye’de alınan bu kararların enflasyonla mücadeleye, cari açığın düşürülmesine ve yerli üretime etkileri ne olacak?

Türkiye’de kurumsal dönüşüm yönetimi denince akla ilk gelen isimlerden biri olan Burhan Karaçam’ın "Değişim, İnsan, CEO" kitabı, yakın zamanda okuruyla buluştu. Yeni kitabı vesilesiyle Aposto editörleriyle biraraya gelen Karaçam, yöneticilik serüveninden çıkardığı en önemli dersleri ve geleceğin yöneticilerine tavsiyelerini paylaştı.

Yıllarca bir girişimin ciddiyetini ölçmenin en kestirme yolu ekip büyüklüğüydü. "Kaç kişisiniz?" sorusu aslında "Ne kadar gerçeksiniz?" demekti. Yapay zeka, bu denklemi sessizce bozdu. Bugün en hızlı büyüyen şirketlerin bazıları, bir toplantı odasına sığacak ekiplerle yönetiliyor. Peki küçük bir ekip nasıl büyük iş çıkarıyor ve bu modelin görünmeyen bedeli ne?

Bugüne kadar liderlikle ilgili binlerce kitap ve makale yazıldı; pek çok farklı liderlik tanımı yapıldı. Yapılan onca tanımın içinde sanırım çoğunluğun hemfikir olduğu bir açı var: Kurumsal hayatta liderlik “insanlardan en yüksek verimi alabilmekle” ilgili. Bu verimlilikte doğru sorulara odaklanmanın payı da büyük.




