Körü körüne küresel ticaret savaşına doğru

Körü körüne küresel ticaret savaşına doğru

9 Aralık - Zingat
Zingat ile birlikte

Taze çıktı: Zingat Prestij Dergisi ’nden yeni sayı

Gayrimenkul alanında birbirinden yenilikçi ve kullanışlı araçlar sunarak bilinçli adımlar atmamıza olanak sağlayan Zingat , gayrimenkul sektörüne yepyeni bir soluk getirdiği Zingat Prestij Dergisi ’nin dokuzuncu sayısını okurlarla…

Daha fazlasını öğren →

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

Anne O. Krueger

Dünya, Covid-19 salgını, Rusya'nın Ukrayna'daki savaşı, yüksek enflasyon, resesyon korkuları ve yükselen piyasalar ile gelişmekte olan ülkelerde artan borç sıkıntısından oluşan bir mega krizin içinde. İhtiyacımız olan son şey ise ekonomiye zarar verecek ek bir kaynak. Ancak bir başka yıkıcı ticaret savaşı şeklinde karşımıza çıkabilecek olan da bu. 

Ticaret savaşları son derece zarar vericidir çünkü taraf olan ülkeler daha yüksek ticaret engelleri koyarak misilleme yapma eğilimindedir. Bu kısır döngü 1930'lardaki Büyük Buhran'ın daha da uzamasından sorumlu tutuluyordu, bu nedenle ABD 1945'ten sonra yeni bir dünya ticaret sistemi geliştirme çabalarına öncülük etti ve tarihteki en başarılı küresel ekonomik büyüme dönemine zemin hazırladı. 70 yıl boyunca küresel ticaret, anlaşmazlıkların tarafsız bir şekilde karara bağlanmasını sağlayan uluslararası bir örgüt olan Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması ve ardından Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) ile hukukun üstünlüğü temelinde desteklendi.

Ancak 2017'den itibaren Donald Trump yönetimi ABD'nin DTÖ'ye verdiği desteği fiilen geri çekti ve Çin ile bir ticaret savaşı başlattı. İthalata ayrımcı gümrük vergileri koymanın yanı sıra, "ulusal güvenlik" kaygılarını gerekçe göstererek çelik ve alüminyum gibi ürünlere daha kapsamlı vergiler getirdi. Çoğu ticaret hukukçusu bu önlemlerin DTÖ kuralları uyarınca yasadışı olduğuna inansa da, ABD'nin ticaret ortakları bir sonraki yönetimin Trump'ın korumacı politikalarını geri alacağı umuduyla misilleme yapmaktan kaçındı.

Ne yazık ki ABD Başkanı Joe Biden'ın yönetimi ne Trump'ın ticaret önlemlerini iptal etti ne de anlaşmazlıkların çözümü mekanizması gibi DTÖ'nün önemli işlevlerini yeniden tesis etti. Ve eğer bu yeterince kötü değilse, bu yılki ABD Enflasyon Azaltma Yasası (IRA) ve CHIPS ve Bilim Yasası, büyük ticaret ortaklarına ve müttefiklerine o kadar çok zarar verecek ki, neredeyse kesinlikle misilleme yapmak zorunda kalacaklar. Bu durumda ABD kendisini sadece Çin ile değil aynı zamanda kendi müttefikleriyle de bir ticaret savaşının içinde bulacak ve dünya bir başka büyük krizle karşı karşıya kalacaktır: uluslararası ticaret sisteminin çöküşü.

Hem IRA hem de CHIPS Yasası açıkça korumacı ve ayrımcı olup, ABD'nin birbirini izleyen çok taraflı tarife indirimi müzakerelerinde yaptığı anlaşmaları ihlal etmekte. Örneğin IRA, hem Amerika'da üretilmeleri hem de ağırlıklı olarak Amerikan parçalarından oluşmaları koşuluyla (ve bu bileşenler elektrikli araçların maliyetinin %40'ını oluşturan bataryaları da içermelidir) ABD'li elektrikli araç alıcılarına 7.500 USD'lik bir sübvansiyon sağlamakta. Benzer şekilde, CHIPS Yasası, ABD'de özel şirketler tarafından inşa edilen "fabrikalara" (çip üretim fabrikaları) yapılan yatırımları finanse etmek için 52 milyar USD tahsis etmekte.

Avrupa Birliği, Birleşik Krallık, Japonya ve Güney Kore'den gelen yabancı menşeli otomobillere (bataryalar ve diğer otomobil bileşenlerinin yanı sıra) karşı güçlü bir ayrımcılık uygulayan elektrikli araç sübvansiyonunun haklı olduğu şüpheli. "İyi işler yaratma" ve içten yanmalı motorlardan uzaklaşmayı hızlandırma amacını yerine getirmesi de olası değil.

CHIPS Yasası'nın destekçilerinin arzu ettiği sonuçlara ulaşma olasılığı daha da düşük. Hâlihazırda yarı iletken arzında büyük bir sıkıntı yaşanmakta ve bu durum önde gelen bazı üreticilerin (hem Amerikalı hem de yabancı) yeni üretim tesisleri kurma planlarını ancak sübvansiyon almaları halinde gerçekleştireceklerini açıklamalarına yol açmış bulunmakta.

Yabancı siyasi liderlerin bakış açısına göre otomobil endüstrisi, ABD'nin haksız uygulamaları karşısında hiçbir şey yapmadan duramayacakları kadar ekonomik öneme sahiptir. Kendi otomobil montaj tesislerinin ABD sübvansiyonları nedeniyle pazar payı kaybetmesine izin veremezler. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Beyaz Saray'daki son resmi ziyareti sırasında Biden'a açıkça belirttiği gibi, Amerika'nın tek taraflı korumacılığı daha geniş bir ticaret savaşını tetikleme riski taşıyor. Aynı şekilde, diğer hükümetler de ABD'nin son hamlelerine karşılık olarak çip üretimini sübvanse etmek için artan bir siyasi baskı altında ve bazı yabancı üreticiler haksız rekabetten kaçınmak için ABD'de fabrika kurma planlarını açıklıyor.

IRA ve CHIPS Yasası planlandığı gibi 1 Ocak'ta yürürlüğe girerse, Amerika'nın müttefikleri neredeyse kesinlikle misilleme yapacak ve bu da ABD'nin karşı hamlelerini davet edecek. Otomobil ve yarı iletkenlerle sınırlı kalmayacak olan bu kısasa kısas gerilimi, giderek daha fazla ihracat kategorisini etkileyerek ekonomik zararın boyutunu arttırabilir. Macron daha şimdiden Avrupa'nın kendi sanayileri lehine ayrımcılık yapmaya başlaması gerektiğini belirtti.

Dünyanın başlıca ticaret güçleri, tam anlamıyla bir ticaret savaşının patlak vermesini önlemek için hızla harekete geçmelidir. Çipler konusu DTÖ'ye götürülmeli ve ABD sübvansiyonların yasadışı olduğuna dair olası bir karara uymalıdır. Çip üreticileri, makine ve çipler için ihracat kurallarını ve bir yaptırım mekanizmasını belirleyen bir anlaşma üzerinde ortaklaşa anlaşabilirler. ABD, yerli üreticilerin iyi eğitimli işçileri daha kolay işe almalarını sağlayacak eğitim ve öğretime yönelik çok ihtiyaç duyulan ek yatırımları, şu anda düşünülen fiziksel yatırımların bir kısmının yerine koyabilir.

İnşa edilmekte olan yeni tesisler halihazırda üretimde olan çipler için ve bu çiplerin stokları, özellikle çiplere olan talebin düştüğü şu dönemde, yeni fabrikalara yatırım yapmak yerine oluşturulabilir. Diğer ülkelerde çip üretimi için kullanılan makinelerin ve çiplerin kendilerinin üretiminde kullanılan makine ve teknik bilginin tamamının ABD'ye geri getirilmesiyse pek olası değil. Bu önlemlerden herhangi biri, ABD'nin hedeflerine şu anda öngörülen sübvansiyonlardan daha yakın sonuçlar elde edilmesini sağlayacaktır.

Elektrikli araçlar ve bataryalar için de yabancı ve yerli üreticilerin eşit şartlarda rekabet etmesi gerekmekte. Otomobil ihraç eden ülkeler, yeni elektrikli araç satın alan herkesi Amerikalılarla aynı miktarda sübvanse edebilir; Biden yönetimi, ithal edilenler de dahil olmak üzere tüm elektrikli araçların satın alınmasına sübvansiyon sağlamak için yasada bir değişiklik isteyebilir. Buna ek olarak, bataryalar için Amerikan yerli içerik gerekliliklerinin de ayarlanması gerekecektir.

Çiplerde olduğu gibi, bu önlemlerden herhangi biri küresel ekonomi için çok daha üstün bir sonuç sağlayacaktır. Korumacı politikalar çıtayı düşürüyor.


Dünya Bankası'nın eski baş ekonomisti ve Uluslararası Para Fonu'nun eski birinci genel müdür yardımcısı olan Anne O. Krueger, Johns Hopkins Üniversitesi İleri Uluslararası Çalışmalar Okulu'nda Uluslararası Ekonomi Kıdemli Araştırma Profesörü ve Stanford Üniversitesi Uluslararası Kalkınma Merkezi'nde Kıdemli Araştırmacı olarak görev yapmaktadır.

© Project Syndicate, 2022.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

EXANTEEXANTE
∙

BÜLTEN SAYISI

📀 Yükleniyor: EYT

Sektörel güvende artış, reel kesim güveninde düşüş; zincir market patronlarına uyarı; kiralık konut piyasasında durgunluk emareleri.

27 Ara 2022

Zingat ile birlikte
Unsplash

YAZARLAR

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

MSCI, FTSE ve S&P: Endeks kararları ve Türkiye

Küresel endeks sağlayıcılarının Türkiye'ye bakışı sertleşmeye devam ediyor. Haziran ayında MSCI'ın uyarısıyla başlayan süreç, temmuzda S&P DJI'ın Türkiye'yi izleme listesine almasıyla devam etti. Ağustosta FTSE Russell Türk hisselerine yönelik endeks güncellemelerini erteledi. Üç kurumun da aksiyonu fiili dolaşım oranlarının güvenilirliği, hissedar şeffaflığı ve bazı küçük ölçekli şirketlerle ilişkili fonlar üzerinden yapıldığı düşünülen koordineli işlemlere dayanıyor.

Eralp Ersoy

·

22 Eki 2026

MSCI, FTSE ve S&P: Endeks kararları ve Türkiye
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

ABD enflasyon, tahviller ve hisse senetlerinde son durum

Küresel piyasalarda enflasyon dinamikleri, tahvil getirileri ve hisse senedi performansı arasındaki ilişki son dönemde dikkat çekici bir ayrışma sergiliyor. ABD'de enflasyonun beklentilerin üzerinde gelmesine ve Hazine tahvili getirilerinin yüksek seviyelerde seyretmesine rağmen, hisse senedi piyasalarının hala dirençli kalması öne çıkıyor.

Eren Kuru

·

22 Eki 2026

ABD enflasyon, tahviller ve hisse senetlerinde son durum
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

"Made in Europe": İngiltere içeride, Türkiye dışarıda

AB’nin yeni “Made in Europe” kuralları, AB’den ayrılan İngiltere’yi içeride tutarken otuz yıllık Gümrük Birliği ortağı Türkiye’yi dışarıda bırakıyor. Bu tercihin ardında bir aidiyet ve rekabet kaygısı var. Türkiye’nin yanıtı rica değil, mütekabiliyet olmalı.

22 Eki 2026

"Made in Europe": İngiltere içeride, Türkiye dışarıda
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

Türkiye'nin Suriye'deki yatırım haritası: Sınır ötesinde yeni sanayi kuşağı

Türkiye ile Suriye arasında, savaş yıllarında büyük ölçüde atıl kalan sanayi tesislerinin yeniden faaliyete geçirilmesi ve yeni sanayi bölgelerinin kurulması için uzun zamandır geniş kapsamlı bir hazırlık yürütülüyor. Son dönemde açıklanan projeleri birlikte değerlendirdiğimizde, Türkiye’nin Suriye’de üç ayaklı büyük bir yatırım planı uygulamaya hazırlandığı görülebiliyor

Emircan Yaman

·

22 Eki 2026

Türkiye'nin Suriye'deki yatırım haritası: Sınır ötesinde yeni sanayi kuşağı
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

Haftalık takvim: TCMB haftası

Bu hafta yurt içinde TCMB'nin faiz kararı ve tüketici güven endeksleri öne çıkarken, yurt dışında Çin'in üçüncü çeyrek büyümesi, İngiltere ve Japonya enflasyonu ile ABD, Almanya ve Avro Bölgesi öncü PMI verileri ön planda.

19 Eki 2026

Haftalık takvim: TCMB haftası