Kredi kartı mahkumları: Taksiye bir tomar banknotla binme zorunluluğu Türkiye’ye mi özgü?

İstanbul’da 10 kilometrelik bir taksi yolculuğu yaklaşık 551 TL tutuyor. Türkiye’de tedavüldeki en büyük banknot ise 200 TL. Yani bu görece kısa mesafeyi nakit ödemek isteyen birinin cebinde en az üç adet 200 TL’lik banknot bulunması gerekiyor. Tam para vermek istemeniz durumunda cebinizdeki banknot sayısı da artıyor.
İstanbul’a bu anlamda en yakın şehir, uygulama üzerinden toplu taşıma hizmetinin çok yaygın olduğu ve taksi ücretinin pahalı diye bilindiği Londra. Burada 10 kilometre için ödeyeceğiniz taksi ücreti yaklaşık 46 pound ve bu ücret ülkedeki en büyük banknot olan 50 sterlinle karşılanabiliyor.
Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.
Aposto Premium
Ayda
- Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
- Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
- Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
- Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.

EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
YAZARLAR

Hikmet Koyuncuoğlu
Hikmet Koyuncuoğlu, 2000 yılında Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olmuştur. Yüksek lisansını Amsterdam Üniversitesi Hukuk Fakültesi, doktorasını ise Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi bünyesinde tamamlamıştır. 2001-2004 yılları arasında PwC-İstanbul ofisi hukuk departmanında çalışmış, 2004 senesinden bu yana ise Koyuncuoğlu & Köksal Avukatlık Bürosu'nun ortağı olarak çalışmalarına devam etmektedir. Uluslararası merkezli kuruluşların Türkiye uzmanlığı yanında çeşitli üniversiteler ve İstanbul Barosu bünyesinde dersler vermiştir. Hukuk alanında yayımladığı (ikisi ortak yazarlı olmak üzere) üç adet kitap ve birçok makalesi bulunmaktadır. Galatasaray Spor Kulübü ve Moda Deniz Kulübü dernekleri üyesidir. İki kız çocuğu babasıdır.

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
OKUMAYA DEVAM EDİN
ABD-İran savaşının ve artan korumacılığın etkisiyle küresel ticarette dengeler değişirken, ülkelerin ulusal güvenlik ve jeopolitik öncelikleri ekonomik kararlarında giderek daha belirleyici hale geliyor. Ancak teknolojik dönüşüm ve stratejik sektörlerdeki yatırımların gelişmiş ülkelerde yoğunlaşması, gelişmekte olan ülkelerin kalkınma ve gelir farkını kapatma çabalarını zorlaştırıyor.

Küresel ekonomide en önemli gündem maddesi, uzun vadeli tahvil faizlerindeki önlenemeyen yükseliş olmaya devam ediyor. Sadece ABD’de değil, birçok gelişmiş ülkede on yıllık tahvil faizlerinin çok sert yükseldiği görülüyor. Peki neden ve bu gidişi ne durdurabilir?

ABD Başkanı Donald Trump’ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı dizel tedarik anlaşması, ABD Kongresinde Cumhuriyetçiler ile Demokratların hükümetin kapanması sürecinde dahi yaşamadıkları ölçüde bir ortak mutabakat sağlamalarına neden oldu. Peki Trump neden böyle bir karar aldı? Rusya bu anlaşmadan ne kazanacak ve ABD’nin Ukrayna politikasında nasıl bir değişiklik yaşanıyor?

İmalat sanayiinde ilk dört ayda %1,3’e ulaşan üretim artışı, Ağustos ayında %0,2’ye geriledi. Giyim ve makine sektörlerinde daralma tüm şiddetiyle sürerken, önceki yıllarda büyüyen bazı sanayi kolları da yaz aylarında üretim kaybetmeye başladı.

Nobel Ekonomi Ödülü’nü alan Robert Hall ve Michael Woodford’un çalışmalarının ortak noktası, ekonomik istikrarın yalnızca bugün alınan kararlara değil, insanların geleceğe ilişkin beklentilerine de bağlı olduğu düşüncesi oldu. Ödülün gerekçesinde “makroekonomik istikrarın mikroekonomik temellere yaptığı katkılar” ifadesi yer alırken burada Türkiye açısından da önemli çıkarımlar var. Bu teze göre, ekonomik istikrarın toplumsal karşılığı tek başına enflasyonun düşmesi değil.




