

Hareketli çalışma alanları: Bürotime NORA yükseklik ayarlı masa Uzaktan çalışmanın yaygınlaşması, bazen bütün bir günü bilgisayar başında ve hareketsiz geçirmemize neden olabiliyor. Tasarımlarını uzun saatler boyu evde çalışanların ihtiyaçlarına göre şekillendiren Bürotime , en konforlu ve ergonomik ofis mobilyalarını evimize taşıyor. Nedir? Bürotime ’ın sağlıklı bir çalışma ortamı sunmak için tasarladığı NORA yükseklik ayarlı masa , isteğe göre yükseltilen veya alçaltılan teleskopik bacak detaylarıyla kullanıcıya masasını kendi vücut ölçülerine göre ayarlayabilme veya ayakta çalıșabilme imkânı yaratıyor. Neler var? Hassas çarpma önleme sistemine (anti-collision) sahip olan NORA ; çift motorlu, sessiz ve üç kademeli ayaklarıyla ön plana çıkıyor. Dijital yükseklik göstergesi, üç hafızalı kumanda paneli ve ayakta çalışmayı hatırlatıcı alarm sistemiyle NORA , verimli ve sağlıklı bir çalışma ortamı vadediyor. Farklı renk seçenekleriyle satışa sunulan NORA , perde veya panel eklentileriyle de kullanılabiliyor. Çalışma alanlarına dinamizm getiren NORA ’yı buradan inceleyebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
S&P Global her ay yaptığı gibi kasım ayında da öncü küresel imalat PMI verilerini açıkladı. Buna göre küresel imalat PMI 49,4 seviyesine gerileyerek 28 ayın en düşük seviyesini kaydetti ve 50 eşiğinin altında kalarak küresel imalatta yaşanan daralma trendini gözler önüne serdi.
Avro Bölgesi için yayımlanan öncü verilerde sınırlı bir artış gözlemlense de endeks 50 puanın altında kalarak daralma sinyalleri verdi. ABD imalat PMI endeksi son 2 yılın en yüksek düşüşünü yaşarken, Birleşik Krallık verisi bir değişim göstermeyerek üst üste dördüncü ay daralma bölgesinde kalmaya devam etti.
💾 Cep bilgisi: PMI (satınalma yöneticileri endeksi), belirli sektörlerdeki trendleri ölçmeyi amaçlayan bir endekstir. Endekste 50 puanın üzerinde yer alan değerler sektörde genişlemeye işaret ederken, 50 eşiğinin altında yer alan değerler ise daralmaya işaret eder. Küresel çapta hizmetler, imalat ve bileşik olarak üç tipte açıklanan endeks ülkemizde sadece imalat sanayi için açıklanıyor.
Amerika Birleşik Devletleri
ABD’de imalat PMI endeksi kasım ayında 2,8 puan düşüşle 47,6 seviyesine gerileyerek, pandemi koşullarının geçerli olduğu Mayıs 2022’den bu yana en düşük seviyesini kaydetti. Ayrıca endeks, 30 ay sonra ilk kez 50 eşiğinin altında kalarak ABD imalat sektöründe bir daralmaya işaret etti.
S&P Global tarafından paylaşılan raporda, endekste yaşanan düşüşün temel sebeplerinin ülkedeki sanayi üretiminde 2 ay üst üste gerileme gözlemlenmesi ve yeni siparişlerde Mayıs 2020’den bu yana yaşanan en hızlı azalışın kaydedilmesi olduğu bilgisine yer verildi.
Raporda, “Panelistlere göre talep koşulları, enflasyon ve ekonomik belirsizlik nedeniyle olumsuz etkileniyor” ifadelerine yer verildi.
S&P Global Market Intelligence Başekonomisti Chris Williamson, ABD imalat PMI verisine ilişkin, “Şirketler, artan yaşam maliyeti, sıkılaşan finansal koşullar -özellikle daha yüksek borçlanma maliyetleri- ve hem iç hem de ihracat pazarlarında zayıflayan talep nedeniyle rüzgarın tersine döndüğünü bildiriyor” ifadelerini kullandı.
Williamson ayrıca, “Bu ortamda enflasyonist baskılar potansiyel olarak belirgin bir şekilde önümüzdeki aylarda soğumaya devam etmeli; ancak bu sırada ekonomi olası bir durgunluğa doğru daha derine inmeye devam ediyor” dedi.
ABD Merkez Bankası (Fed) tarafından enflasyonu düşürmek adına uygulanan sıkı para politikası, ülkede tüketici talebinin gözle görülür şekilde azalmasına sebep olmuş gibi görünüyor. Azalan taleple birlikte enflasyonda belirgin bir düşüş kaydedilse de bu durum ülkede imalatın olumsuz etkilenmesine yol açıyor.
Avro Bölgesi
Avro Bölgesi’nde imalat PMI, kasım ayında 0,9 puan artışla 47,3 seviyesine yükseldi. Kaydedilen sınırlı artışa rağmen endeks beşinci ay üst üste 50 eşiğinin altında kalarak sektörde daralmanın devam ettiğine işaret etti. Veride yaşanan artış ise daralmanın şiddetinin azaldığı şeklinde yorumlanabilir.

S&P Global tarafından yayımlanan raporda bölgede mal ve hizmet talebindeki kötü seyir ekim ayına göre biraz hafiflemiş olsa da hâlâ son iki yılın ikinci en düşük seviyesinde gerçekleştiği bilgisine yer verildi. Siparişlerde yaşanan daralma, istihdam piyasasına da etki etti. Kasım ayında bölgedeki istihdamda Mart 2021’den bu yana en küçük artış kaydedildi.
Tarihî trendlerin üzerinde seyretmesine rağmen bölgedeki üretici fiyatları artışının hız kesmesi endekste yaşanan sınırlı artışın sebebi olarak gösterildi.
Fiyat artış hızında yaşanan yavaşlamada, Avrupa’da sürmekte olan sıcak hava iklimi ve ülkelerin aldığı tedbirler nedeniyle gerileyen enerji fiyatlarının etkili olduğu görüldü. Öyle ki Avrupa’da gelecek ay teslimli doğal gaz fiyatları Rusya–Ukrayna savaşının başlangıcındaki seviyesine dönmüş durumda.
Avro Bölgesi verilerine ilişkin yorum yapan Chris Williamson, “Son zamanlardaki yükselişi Avrupa Merkez Bankasının daha fazla sıkılaştırmaya gitmesine yol açan fiyat baskıları, şimdi en belirgin şekilde imalat sektöründe olmak üzere soğuma belirtileri gösteriyor” ifadelerini kullandı.
Birleşik Krallık
Birleşik Krallık’ta imalat PMI kasım ayında değişim göstermeyerek 46,2 seviyesinde kalmaya devam etti. Böylece endeks 4 ay üst üste 50 eşiğinin altında seyrederek ülkedeki imalatta daralmanın sürdüğüne işaret etti.

S&P Global ve CIPS tarafından yayımlanan raporda ülkede yeni hükümetle birlikte ülkede güvenin artmasına rağmen, yaşam maliyetlerindeki artış, yükselen borçlanma maliyetleri, ihracat kayıpları, Ukrayna savaşı ve siyasi belirsizliğin ülkeyi son çeyrek yüzyılda görülen en kasvetli ortama sürüklediği belirtiliyor.
Ülkede tüketici enflasyonu %11,1 ile 41 yılın zirvesini kaydederken, Birleşik Krallık 10 yıllık devlet tahvil faizleri ise %3 seviyelerinde seyrediyor. Yılbaşında bu oran %1 civarındaydı.
Raporda yine de, zayıflayan taleple birlikte ülkede resesyon sinyallerinin arttığı ve bunun da İngiltere Merkez Bankası'nın gelecek aylarda daha az agresif faiz artışlarında bulunmasına yol açabileceği tahmin ediliyor.
Konuya ilişkin yorumda bulunan CIPS Başekonomisti Dr. John Glen, “Özel sektör işletmeleri, yüksek enflasyon, borçlanma maliyetleri ve enerji faturaları nedeniyle üst üste dördüncü ay daralırken, kasım ayında tünelin sonunda zar zor fark edilen bir ışık görüldü” ifadelerini kullanıyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Fiyat baskıları Avro Bölgesi'nde soğuma belirtileri gösteriyor. BİST 100 rekora doymuyor. Fed tutanakları, hedef faiz seviyesinin artırım hızından önemli olduğu görüşünü savunuyor.
24 Kas 2022

YAZARLAR

Emircan Yaman
Piyasalar ve Finans Editörü

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın New York ziyareti kapsamında 21-23 Eylül’de düzenlenen Türkiye Yatırım Konferansı’nda ekonomi yönetimi, Amerikan şirketlerini Türkiye’de enerji ve yüksek teknoloji yatırımları yapmaya çağırdı. Peki sunulan planların detaylarında neler yer aldı?

Bu hafta veri akışının yanı sıra merkez bankalarının toplantı tutanakları da yakından izlenecek. Yurt içinde Eylül ayı enflasyonu, Hazine nakit dengesi ve sanayi üretimi öne çıkarken, yurt dışında ABD ISM hizmet PMI, Fed ve ECB toplantı tutanakları, Almanya sanayi üretimi ve Michigan tüketici güven endeksi ön planda.
05 Eki 2026

İçeride sermaye piyasalarında yaşanan kayıpların servet etkisi ve iç talep üzerindeki olası sonuçları tartışılırken, dışarıda tahvil faizlerindeki yükseliş finansal sistem açısından daha geniş bir risk alanı yaratıyor. Altın, konut ve faiz getirileriyle son yıllarda büyüyen hanehalkı serveti, fon kaynaklı kayıpların makroekonomik etkisini kısmen sınırlayabilir. Küresel tarafta ise yüksek kamu borcu, güçlü talep ve uzun vadeli faizler yılın son çeyreğinde piyasaların yönünü belirleyecek temel başlıklar olmaya devam edecek.

Fon piyasasında yaşanan son gelişmeler, finansal denetimin yanında kurumların niteliği ve karar alma süreçleri üzerine de yeniden düşünmeyi gerektiriyor. Liyakat, şeffaflık ve kurumsal kapasite zayıfladığında sorunlar zaman içinde birikiyor ve sistemin hata üretme ihtimali artıyor. Son yaşananlar da örgütlü vasatlık kavramının ekonomi ve kurumlar açısından ne ifade ettiğini tartışmak için önemli bir örnek sunuyor.

Çok boyutlu bir sarsıntıya borsa manipülasyonu sermaye piyasası araçları, TEFAS fonları ve manipülatif hisse hareketleriyle yapıldı. Skandalın merkezindeki portföy yönetim şirketleri halka açıklık oranı ve işlem hacmi sığ hisselerde karşılıklı işlemlerle yapay fiyat oluşturdu. SPK’nın 28 Ağustos kararları sonrası likidite sıkışıklığı yaşandı, yatırımcılar parasını çekmek isteyince fonlar temerrüde düştü. Krizin borsa boyutunu uzmanlara sorduk.




