Sanatçı Köyü

Caz ve tüm dünya müziklerini kapsayan, sürdürülebilir yaşam teması çerçevesinde de çevre bilincini artırarak farkındalık yaratan fesvital. Fotoğraflar: Serkan Minareci
Sanatçı Köyü

4 Eylül - Five and More Travel - Soli
Five and More Travel ile birlikte

Beş duyu, sayısız rota: Five and More Travel 5 duyuyu merkezine alan butik turlar sunan Five and More Travel, tüm seyahat tutkunlarını hem yurt içi hem yurt dışı destinasyonlarını birlikte keşfetmeye davet ediyor. Neler var? 6-20 kişilik gruplara özel kültür, bağcılık ve gastronomi odaklı seyahat programları, Five and More Travel ekibi tarafından grubun isteklerine göre özenle tasarlanıyor. Marmaris, Göcek, Fethiye ve Kaş’ta gruplara özel tekne turu organize eden Five and More Travel ekibi, tekne organizasyonu dışında bölgede bulunan restoran önerisi ve rezervasyonu gibi misafirlerinin deneyimlerini özelleştirecek hizmetler de sunuyor. 5 duyuyla harmanlanmış ve bireysel katılımın mümkün olduğu butik turlar sunuluyor. Dahası: Topluma karşı sorumluluğunun bilincinde olan Five and More Travel , dokunma duyusunu merkeze alarak ihtiyaç sahiplerinin hayatlarına dokunuyor ve düzenlenen turlardan sağlanan gelirin bir kısmını anlaşmalı vakıf ve dernekler aracılığıyla sosyal yardım amaçlı kullanıyor. Soli okurlarına özel: Gezmeye ve deneyimlemeye tutkun olan Soli okurları, SOLİ100 kampanya koduyla sadece yurt dışı turlarında geçerli 100 Euro değerinde indirime sahip olabiliyorlar. Five and More Travel ’ın güncel turlarını incelemek için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsin.

Daha fazlasını öğren

Soli

Soli

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

Temmuzdan bu yana Juan Lago & Balen Navarro; kumda keman, çello, piyano gibi pek çok konseri gün batımında, çıplak ayak izleyebildiğin Uluslararası Gümüşlük Müzik Festivali, Gülsin Onay ve Bilkent Gençlik Senfoni Orkestrası’nın konseriyle 14 Eylül’de sonlanacak. Festivalin koordinatörü Funda (Açıkbaş)’yla kumun üzerinde buluştuk. Gümüşlük ve müzik ilişkisini konuşmak için. 6 Eylül’de Turgut Alp Bekiroğlu’nun projesi Love Jazz Quartet’i kaçırmamamızı önerdi.

Funda Açıkbaş, Tuz Duman Kumda festival hazırlıkları yaparken

Fotoğraf: Zekican Sarısoy


Uluslararası bir müzik festivalinin merkezi neden Gümüşlük? Gümüşlük sanata alan açan bir yer mi?

1980’lerde Gümüşlük Türkiye, hatta dünya çapında tanınan, saygı gören ressam, müzisyen, tiyatrocu, yazar, şairlerin buluşma alanıymış. Bu yüzden "sanatçı köyü" diye bilinir. Festivalin sanat direktörü Eren Levendoğlu aynı zamanda piyanist, buraya yerleşmeye karar vermiş. Gümüşlük’e geldiği dönemde tarihî Eklisia Şapel’i uluslararası bir sanat merkezi olarak kullanımdaymış. Müzik, dans, tiyatro, fotoğraf, heykel ve enstalasyon gibi farklı sanat disiplinlerini içeren uluslararası projeler 1989 - 2007 yılları arasında burada yapılmaktaymış. 2003’te, Eren, sanat yönetmenliği ve devlet sanatçısı Gülsin Onay’ın danışmanlığında Piyano Festivali’ni başlatmış.

Festivalin çıkış noktası, yetenekli müzik öğrencilerinine alternatif bir eğitim sunarak müzik kariyerlerine katkı sağlamak. Ustalık sınıfları için davet edilen virtüözler de gelmişken Eklisia Şapel’inde resital vermeye başlıyor, on dokuz yıllık uluslararası müzik festivaline dönüşen Gümüşlük Müzik Festivali böyle başlıyor. Bugün caz ve tüm dünya müziklerini kapsıyor, son 3 yıldır Yeşil Yaşam Gümüşlük başlığı altında sürdürülebilir yaşam teması çerçevesinde de çevre bilincini artıracak, farkındalık yaratacak etkinlikler düzenleniyor.

Gümüşlük sahilinde, konserde


Festival dahilinde bir de ”sanatçı rezidansı” var. Sence Gümüşlük’te yer alacak olan bu rezidans sanatçılara ve mahalleliye ne getirecek?

Festivale eş zamanlı olarak Gümüşlük’te sanatçı rezidansları yapılıyor, bu daha sonra festivalin bir parçasına dönüşüyor. Can Yücel, Tuncel Kurtiz, Nihat İleri, Civan Canova, Lale Müldür, Yaz, Poyraz, Efe, Fora Baltacıgil, Reyent Bölükbaşı, Ömer Uluç, Carlo Domeniconi, Yavuz Tanyeli, Bettina Franckenberg gibi isimler gelmiş rezidansa. O zaman da belli bir tema yokmuş, şimdi de belli bir tema çevresinde gerçekleşmiyor rezidans. Biraz organik gelişiyor sanki. Bir şekilde ya bizim davet ettiğimiz sanatçılar buradan ayrılamıyor ya da kendileri gelip Festival Merkezi’nin doğal havasıyla burada kalıp üretmeye başlıyorlar. Gümüşlük’ün doğal hâlinin yanı sıra burada rastlaştıkları insanlar, sanatçılar, öğrenciler onlara ilham veriyor ve gündelik rutinlerinden uzak bir yerde, yaratıcı bir ortamda üretim yapma imkanı sunuyor. Akıllarında olmayan, planlanmamış projelere kaynak oluyor. Farklı fikirler mahallenin de dikkatini çekiyor, merak uyandırıyor.

Festival hazırlıklarından yorulan bir ekip arkadaşı 


Mahallelinin festivale tutumu nasıl? Festivali sahiplenmek ya da festival ekibine yardımcı olmak söz konusu mu?

Eren’in anlattıklarından anladığımız on dokuz yıl önce Eklisia ilk dinletilerini gerçekleştirirken esnafın festivale daha sıcak olduğu. "Bütün restoranlardan destek aldığımız dönemlerdi." diyor. O zamanlar Gümüşlük Belediyesi var; dolayısıyla esnaftan destek almak da daha kolay. Belediyeler birleştikten sonra zorlaşıyor.

Ancak son yıllarda Gümüşlük’ün değişimi, köklü mekânları devralan yeni işletmecilerin ticari yaklaşımları sebebiyle bu birliktelik duygusu nispeten azaldı. Festivalin ilk senelerinde yaratılan kültür turizminin bir arada kurulabilecek bir ağın Gümüşlük’e ne kadar olumlu katkısı olacağını anlayabilsek yeni işletmecilerle çok güzel ortaklıklar yapılabilinirdi. Gümüşlük’ün eski esnafları (Soğan Sarımsak, Otel Gümüşlük, Myndos Otel, Sysyphos Pansiyon) konaklama, sanatçılara yemek gibi festival bütçesini zorlayan önemli kalemlerde ellerinden geleni yaparlar. Başından bu yana festivalin ayakta kalabilmesini sağlayan aslında daha çok kişisel destekler. Festival Dostları adını verdiğimiz bu kitle, Gümüşlük’ün o eski, sakin hâlini bilen herkes aslında.

Kumda bir akşam konseri


Mahallede hangi durakların müdavimisin?

Tuz Duman Kumda haricinde sanırım en çok Belediye’nin kahvesine gidiyorum. Bir de eskiden Faik’in Gahvesi vardı ki o da bu sene el değiştirdi; el değiştirince şekil de değiştirdi. Her şey çok pahalı olmadan önce, yani buralara ilk taşındığımızda Hasan’ın Yeri’ne yani Gümüşlük Balık Pişirme Evi’ne giderdik. Ve tabii gerçekten müdavimiyim diyebileceğim Mars Cafe’ye. Mars Cafe, tam bir mahalle barıydı. En keyifli zamanları kış aylarıydı. Ama ne yazık ki onu da kaybettik, şimdi yerinde başka bir bar var. Bugünlerde Yeni Hayat’ın da müdavimi olabilirim sanırım.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Soli

Soli

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

NEREDE YAYIMLANDI?

SoliSoli

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

🐈‍ Balık tutan şaşı kedi sokağı

Şehir hayatında olmayan sakinliğin bulunduğu, insanın kendi yörüngesini kurabildiği bir yer burası.

04 Eyl 2022

Fotoğraf: Serkan Minareci

YAZARLAR

Soli

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

İLGİLİ OKUMALAR

SoliSoli

HİKAYE

Sınırların ötesinde bir macera: Defender Trophy

Defender Trophy, yalnızca fiziksel dayanıklılığı ve sürati ölçen bir yarış değil; disiplin, takım çalışması ve maceracı ruhunu genlerinde taşıyan köklü bir organizasyon. Tekerlekler hayati bir amaç için dönüyor: Doğayı ve vahşi yaşamı korumak.

22 Tem 2026

Sınırların ötesinde bir macera: Defender Trophy
SoliSoli

HİKAYE

Barge cruise hareketi: Avrupa kentlerinin dingin kanallarında mikro yolculuklar

"Bu bir cruise değil" mottosuyla kalabalık ve kaotik cruise anlayışını tersine çeviren lüks yat seyahatlerine paralel olarak barge cruise yani mavnalarla seyahat hareketi de yaygınlaşıyor. Barge cruise seyahatine çıkanlar Avrupa kentlerinin küçük nehir ve kanallarında dingin ve butik bir deneyim yaşıyor.

Deniz Aytekin

·

19 Tem 2026

Barge cruise hareketi: Avrupa kentlerinin dingin kanallarında mikro yolculuklar
SoliSoli

HİKAYE

Seyahatin yeni değer önerisi: Yediğin içtiğin senin olsun, bana öğrendiğini anlat

Kültürel değer üretme biçimi değişiyor. Seyahat de bunun dışında kalmıyor. Seyahatin tarihsel işlevlerinden biri olan öğrenme, kültürel katılım ve karşılaşma, dijital çağın koşullarında yeniden görünür oluyor.

Elif Bayram

·

12 Tem 2026

Seyahatin yeni değer önerisi: Yediğin içtiğin senin olsun, bana öğrendiğini anlat
SoliSoli

HİKAYE

12 Ağustos tam güneş tutulması rehberi: Nereye gitmeli, ne yapmalı?

12 Ağustos’ta yaşanacak tam güneş tutulması Grönland’ın doğusundan başlayıp güneye doğru ilerleyecek ve ardından İzlanda’nın batı kıyıları ile İspanya’nın kuzeyinden geçecek. Yaklaşık iki dakika sürecek bu doğa mucizesine tanık olmak isteyenler için farklı zevklere göre öneriler hazırladık.

Deniz Aytekin

·

12 Tem 2026

12 Ağustos tam güneş tutulması rehberi: Nereye gitmeli, ne yapmalı?
SoliSoli

HİKAYE

Paris'in en şık kaosu: Paris Erkek Moda Haftası'ndan notlar

23-28 Haziran arasındaki Paris Erkek Moda Haftası bir kez daha gösterdi ki bugün moda yalnızca kıyafet üretmiyor; şehirlerin kültürel ritmini belirleyen, farklı disiplinleri aynı masada buluşturan ve en beklenmedik karşılaşmalar için alan açan canlı bir ekosistem olmaya devam ediyor.

Doruk Başkır

·

11 Tem 2026

Paris'in en şık kaosu: Paris Erkek Moda Haftası'ndan notlar