Türkiye'de maliye politikası ne kadar etkili?

Yüksek enflasyon, temel ihtiyaçlar ve hizmetleri günden güne “lüks” haline getiriyor. Fahiş fiyatların önüne geçmek için akla gelen ilk çözüm ekili bir para politikası; ancak maliye politikasını da göz ardı etmemek gerekiyor.
Türkiye'de maliye politikası ne kadar etkili?

Kunduz - Pareto - 1 Ekim
Kunduz ile birlikte

Okula dönüşte çocuğunuzun ihtiyacı olan tek uygulama: Kunduz! Veliler için çocuklarının eğitim ihtiyaçlarını karşılamak konusunda birçok seçenek öne çıksa da seçim yapabilmek giderek zorlaşıyor. Ebeveynlerin kendi meşguliyetleri bu süreçte doğru ve ayrıntılı bir araştırma yapmayı güçleştirebiliyor. Örneğin bir özel ders seçerken doğru zamanda doğru destekleri sağlamak, bunu yaparken çocuğun ihtiyaçlarını doğru anlamak ayrı ayrı düşünülmesi gereken başlıklar olarak öne çıkıyor. İşin bir de öğrenci boyutunu düşünelim: Öğrencilerin tam olarak anlamadıkları konularda destek istemekten çekinmesi, bilginin kaynağına her an ulaşamaması, örneğin takıldığı soruları sormak isterken zaman ve efor kaybetmesi, okul hayatında ya da sınav sürecinde kaygıyı artırabiliyor. Tüm bu noktalara çözüm hedefiyle yola çıkan Kunduz, bugün milyonlarca öğrenci için soru sormanın, özel dersin ve rehberlik hizmetlerinin en pratik adresi olmayı başarıyor. Nasıl çalışıyor? Soru-çözüm: Öğrenciler diledikleri dersten, takıldıkları herhangi bir sorunun fotoğrafını çekerek masalarından kalkmadan Kunduz’la paylaşıyor. Ortalama 15 dakika içinde bu soru bir Kunduz eğitmeni tarafından çözülüyor ve çözüm öğrenciyle paylaşılıyor. %100 çözüm garantisi vadeden Kunduz, bir saatlik özel dersin yarı fiyatına sunduğu dönemlik paketleriyle öğrencilerin diledikleri kadar soru sormasını mümkün kılıyor. Evde, yolda veya okulda; çocuklarınız diledikleri zaman diledikleri yerden sorularına hızlıca açıklamalı çözüm alıp çalışmalarına anlamadıkları nokta kalmadan verimli bir şekilde devam edebiliyor. Çocuklarınız Kunduz eğitmenlerinin açıklamalı çözümünde anlamadıkları yerleri eğitmene tekrar sorabiliyor. Uzman eğitmenler de öğrencinin sorunun çözümünü %100 anladığından emin olana kadar çözümü açıklıyor. Premium içerikler: Kunduz'da herhangi bir soru çözüm paketine sahip olan öğrenciler, 20 bini aşkın video çözümlü ünite tarama testlerine ve Kunduz Premium Konu Anlatımı Videolarına diledikleri gibi erişebiliyor. Ayrıca öğrenciler abonelikleri sona erse dahi eski sorularının yanıtlarına daima ulaşabiliyor. Online özel ders imkânı: Öğrenciler Kunduz’da 60 lira karşılığında diledikleri ders için birebir özel ders hizmetinden faydalanabiliyor. Rehber Kunduz: Kunduz'un rehberlik hizmeti sayesinde öğrenciler kendileri için en verimli programı oluşturmak, çalışma ortamı ve zamanlamasıyla ilgili tavsiyeleri öğrenmek, motivasyonlarını korumanın ve özellikle sınav süreçlerinde yaşanan stresle başa çıkmanın yollarını keşfetmek konusunda destek alabiliyor. Ayrıca Rehber Kunduz, öğrencilerin deneme sınavı sonuçlarının analizini yaparak eksik konuların tespitinde de destek veriyor. Bu bağlantıyı kullanarak uygulamayı indirebilir ve Kunduz’un nasıl çalıştığını hemen ücretsiz deneyebilirsiniz. Ayrıca okula dönüş dönemindeki kampanyalara ek size özel 20 TL indirimden faydalanmak için PARETO20 kodunu ödeme ekranında kullanabilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 10 Eylül 2021'de Kahramanmaraş'ta bir açılış töreninde yaptığı konuşmada "enflasyonu en kısa sürede kontrol altına alarak raflardaki, tezgahlardaki, etiketlerdeki fahiş fiyat artışlarının önüne geçeceklerini" belirtmiş ve "Türkiye'yi yokların ve yoksulların ülkesi olmaktan kurtardık," cümlelerini kullanmıştı. Fakat Türkiye İşçi Sendikaları Konfedarasyonu'nun (Türk-İş) açıkladığı son rakamlar, ülkede yoksulluk ve alım gücünün her geçen gün azaldığını gösteriyor. Türk-İş'e göre, eylül ayında dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 3 bin 49 lira olurken yoksulluk sınırı ise 9 bin 931 lira olarak gerçekleşti. TÜİK'in açıkladığı verilere göre, ağustos ayında tüketici fiyat endeksi (TÜFE), yıllık bazda %19,5 artarken gıda fiyatları %29 oranında yükseldi. Üstelik rakamların sokağa yansıması çok daha ağır oluyor. Son dönemde kalabalık sofraların veya iş yerlerindeki çay molalarının tek bir gündem maddesi var: Artan gıda fiyatları, yükselen kiralar, değerini kaybeden maaşlar... Yüksek enflasyon, insanların refah içinde yaşamak adına ihtiyaç duyduğu ürünler ve hizmetleri günden güne “lüks” haline getiriyor. Fahiş fiyatların önüne geçmek için elbette akla gelen ilk çözüm etkili bir para politikası; ancak maliye politikasının da göz ardı edilmemesi gerekiyor.

Maliye politikası nedir?

Devletlerin maliye politikaları, genelde işsizliği azaltmaya, ekonomik dalgalanmaları yumuşatmaya, adil ve sürdürülebilir bir servet ve gelir dağılımı sağlamaya yöneliktir. Devletler, bu misyonları gerçekleştirmek için parasal bir gücü birincil olarak vergilerle ellerinde toplar ve politikalarına paralel bir biçimde harcama yapar. Kamu harcamaları, kamu gelirleri, kamu borçlanması ve kamu bütçesi gibi araçlar etkin bir maliye politikası yürütmek için kullanılır. Maliye politikasının ekonomik sürdürülebilirlik ihtiyaçlarına yönelik değil de kısa vadeli çıkarlara ve siyasi ajandalara göre şekillenmesi ise ekonomileri yozlaştırır ve piyasa ve tüketici bazında eşitsizliği körükler. Türkiye ekonomisi, son birkaç senedir maliye politikasının etkili bir şekilde kullanılmaması nedeniyle sıkıntılar yaşıyor.

Ne kadar vergi ödüyoruz?

Türkiye'nin ana gelir kalemi, her devlet gibi vergilerden oluşuyor. Türkiye vatandaşları, hâlihazırda 532 farklı doğrudan ve dolaylı verginin yanında Merkezi Yönetim Bütçesi'ne fon, katkı payı, devlet hakkı gibi isimler altında farklı ödemeler yapıyor. Dr. Ozan Bingöl, vatandaşların 2020’de 833 milyar 250 milyon liralık bir hacimle bütçe hedefinin %6,2 üzerinde bir vergi ödemesi yaptığını ifade ediyor ve 2021’de vergiler için bütçe hedefinin geçen yıldan %17,6 fazla olduğunun altını çiziyor. 

Buna ek olarak Türkiye, kabaca iş verenlerin bir çalışan için devlete ödediği paranın, çalışanın iş verene yarattığı toplam maliyete yüzdesel oranı olarak tanımlanabilen vergi takozunda da OECD ülkeleri arasında yaklaşık %40 ile ortalamanın üzerinde yer alıyor. 2 çocuklu ve tek çalışanlı bir hanenin tabi olduğu vergi takozunda ise OECD ülkeleri arasında birinci sırada. Araştırmalar, vergi takozunun yüksek olmasının istihdamın hem iş veren hem de çalışan üzerindeki yükünü artırarak işsizliği ya da kayıt dışı istihdamı körüklediğini gösteriyor. 

Vergiler nereye gidiyor?

Günümüzde Türkiye'de toplanan her 100 liralık verginin 17 lirası faize giderken 2023'te bu rakamın 20 lirayı aşması bekleniyor. Faizi dışarıda tutacak olursak; Strateji ve Bütçe Başkanlığı'nın kamuoyuyla paylaştığı "2021 Yılı Merkezı̇ Yönetı̇m Bütçe Kanun Teklı̇fı̇ ve Bağlı Cetveller" dosyasında giderlerin büyük bir çoğunluğunu cari transferler (%39,8) ve personel giderleri (%24,3) oluşturuyor. Vatandaşa asıl fayda sağlayacak harcama kalemlerinden biri olan yatırımlar için bütçenin sadece %7,7’si ayrılıyor. Ar-ge’ye ayrılan bütçe ise yaklaşık %1 ile OECD ve AB ortalamalarının neredeyse yarısı düzeyinde.

Kamu-özel iş birliği projeleri, projelerin garanti ödemeleri, alınan makam araçları ve inşa edilen kamu binaları gibi harcamalar da vatandaşın vergileriyle karşılanıyor. Üstelik belirlenen bütçelerin yetmemesi durumunda yedek ödeneklere başvuruluyor. Örneğin; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bütçelerin öngörülmeyen giderlerini karşılamak adına onay verdiği ve kamu idarelerine ayrılan “yedek” ödenek için 2021 cari yılının başında ayrılan 9,8 milyar liralık bütçe ağustos ayının sonunda 83 milyar liraya çıktı. 

Belirlenen bütçe ve gerçekleşen bütçe arasındaki makas yıldan yıla açılıyor. Makasın hızla açılması, mali disiplinin bozulduğu eleştirilerini de beraberinde getiriyor. Ayrıca, bozulan mali disiplin daha yüksek faiz ve enflasyon olarak ekonomide vücut buluyor. Ekonomist Mahfi Eğilmez, maliye politikasının başarısı ve bütçe dengesi arasındaki bağlantıyı şu sözlerle anlatıyor:

"Maliye politikasının başarısını bütçe dengesinin başlangıçta öngörülen dengeye yakınlığıyla ölçüyoruz. Bunun bir nedeni uygulanan politikanın hedefle uyumlu olup olmadığı bir diğer nedeni de sapmanın açığın büyümesi şeklinde ortaya çıkması halinde kamu borçlanmasının artırılmasına yol açmasıdır. Bu çerçevede baktığımızda maliye politikasının 2019 yılına kadar başarılı olduğunu, 2019 yılında bu ivmeyi kaybetmeye başladığını görüyoruz."

Sayıştay raporu: Kamu kurumları ne kadar harcadı?

Maliye politikasının başarısında kamu harcamaları da önemli bir araç olarak görülüyor. Dolayısıyla Sayıştay'ın kamu kurumlarının mali faaliyetlerini izleyerek hazırladığı ve iki gün önce yayımlanan denetim raporlarının çıktılarına da bakmak gerekiyor. 2020 Yılı Cumhurbaşkanlığı Denetim Raporu'na göre, Cumhurbaşkanlığı'nın 2020 mali yılında faaliyet gideri 2 milyar 896 milyon lira, faaliyet net geliri ise 95 milyon 632 bin lira olarak açıklandı. Ayrıca, denetim raporlarında birçok hatalı işlem ve usulsüzlük tespit edildi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'na dair rapor, 2020 yılında 19,7 milyar liralık işin Kamu İhale Kanunu'nun 21'inci Maddesinin (b) bendinde öngörülen şartlar oluşmadığı hâlde pazarlık usulüyle ihale edildiğini gösterdi. Yanlış kur hesabından dolayı kamunun gereğinden fazla garanti ödemesi yaptığı ve projelere ayrılan bütçelerin amaçlarına aykırı mal ve servislere harcanması ise dikkat çeken kalemlerden oldu.

Ne yapılmalı?

Etkin bir maliye politikası yürütmenin yolu, üretici ve tüketicilerin vergilerinin kamu faydası gözetilerek tahsil ve tahsis edilmesinden geçiyor. Bu bağlamda daha önce de ifade edildiği gibi ekonomik kalkınmayı destekler nitelikte maliye politikaları izlenmeli ve para politikası ile maliye politikası eşgüdümlü olmalı. Vatandaşın kendi cebinden kısarak ödediği vergiler, kısa vadeli siyasi ajanda ve itibar için harcanmamalı; bu vergiler kalkınma amaçlı değerlendirilmeli. Aksi takdirde gün geçtikçe daha çok ürün ve servis halkın çoğunluğu için "lüks" olacak.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto

BÜLTEN SAYISI

📉 Faiz indirimi ve enflasyon sarmalı

Türkiye ekonomisi kur, enflasyon, faiz sarmalında neden debeleniyor? Etkin maliye politikası yürütmek için neler yapılmalı?

01 Eki 2021

Kunduz ile birlikte
📉 Faiz indirimi ve enflasyon sarmalı

YAZARLAR

Oğuzhan Aydın

Writer @ Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto

HİKAYE

Shein halka açıldı: 100 milyar dolarlık rüya nasıl tersine döndü?

Shein, Londra ve New York’taki halka arz girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından bu hafta nihayet Hong Kong borsasında halka açıldı. Birkaç yıl önce hızlı modanın yükselen yıldızı olarak görülen şirket, yatırımcıların karşısına zirve döneminden çok daha farklı bir tabloyla çıktı. Analistlere göre bu tablo, şirketi 100 milyar dolar değerlemeye taşıyan ekonomik koşulların artık ortadan kalktığını da kanıtladı.

Doğa Yurduneri

·

02 Eyl 2026

Shein halka açıldı: 100 milyar dolarlık rüya nasıl tersine döndü?
ParetoPareto

HİKAYE

İnsanların birlikte çalışmak istediği kişi olmak için ne gerekir?

Bir çalışanı değerli kılan yalnızca görev tanımında yazanları yerine getirmesi değil; aksaklıkları fark etmesi, sahiplenmesi ve çözümün parçası olmak istemesi de aynı zamanda. Çalışma arkadaşını, müşterisini, itibarını ve geleceğini dert edinen çalışanlar kurumları ileri taşıyor. Ancak dert edinmek yalnızca kişinin tercihi değil; bu çalışanlar sorgulama, fikir belirtme ve sorumluluk alma alanı buldukları ölçüde kurumun gelişimine gerçek bir katkı sunabiliyorlar.

İnsanların birlikte çalışmak istediği kişi olmak için ne gerekir?
ParetoPareto

HİKAYE

Platform fiyatına ajans işi: Sıradaki milyar dolarlık fırsat ne olacak?

Yapay zeka, artık yazılımı ucuzlatmanın ötesinde, hizmet sektörünün ekonomisini de değiştiriyor. Yeni nesil “AI-native” ajanslar, müşteriye bir araç verip işi ona bırakmak yerine operasyonun tamamını üstleniyor ve ajans hizmetini platform fiyatına sunuyor.

Hüseyin Kaplan

·

01 Eyl 2026

Platform fiyatına ajans işi: Sıradaki milyar dolarlık fırsat ne olacak?
ParetoPareto

HİKAYE

Daha dürüst bir döneme giriş: Sürdürülebilirlik bu şekilde sürdürülebilir mi?

Yıllarca raporlar, hedefler ve uyum kriterleri üzerinden ele alınan sürdürülebilirlik, 2026’nın çoklu kriz ortamında kabuk değiştiriyor. Çevresel ve sosyal riskler büyürken, şirketlerin sürdürülebilirliği ana iş kollarından ayrı, ikincil bir alan olarak görmesi giderek daha işlevsiz hâle geliyor. Yeni dönemin sorusu artık ne kadar sürdürülebilir göründüğümüz değil, sürdürülebilirliği finansal performansa, büyümeye ve organizasyonel dayanıklılığa ne kadar entegre edebildiğimiz.

Sinem Çelik

·

31 Ağu 2026

Daha dürüst bir döneme giriş: Sürdürülebilirlik bu şekilde sürdürülebilir mi?
ParetoPareto

HİKAYE

Kağıttan kaplanlar: Güven ve itibar satın alınabilir mi?

Güvenin ve itibarın göstergelerini, güven ve itibarın kendisiyle karıştırdığımızda her şeyi “parasını bastırarak” çözebileceğimizi düşünüyoruz. Oysa göstergeleri satın almak kolay, güvenin kendisini satın almak ise mümkün değil. Çünkü sahici güven; strateji, sabır, emek ve zamana yayılan bir tutarlılık gerektiriyor. Kestirmeler ise yalnızca sahnedeki kağıttan kaplanı parlatıyor; işler ters gittiğinde o kaplan kimseyi korumuyor.

Cem Arıdağ

·

31 Ağu 2026

Kağıttan kaplanlar: Güven ve itibar satın alınabilir mi?