Mecidiyeköy'ün geleceği

Şehrin en gürültülü ve ziyaretçilerini zorlayan meydanı neresi?
Mecidiyeköy'ün geleceği

Samsung 7 Mart
Samsung ile birlikte

Samsung Galaxy Sahipleri Futbolda da Kazanır!

Heyecan dolu bir sezonu tuttuğunuz takımla beraber hop oturup hop kalkarken yaşamak bambaşka bir keyif. Puan durumları, derbiler, çekişmeli maçlar, yeni transferler derken, sezonun aksiyonu ve rekabeti tüm hızıyla devam ediyor.

Daha fazlasını öğren →

Aposto İstanbul

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

Kuşkusuz Mecidiyeköy. Ziyaretçilerinde dev bir hortumla temizleme isteği uyandıran meydan, bir tasarımın kurbanı olduğu için biz de gümbürtüye gidiyoruz gibi hissettiriyor. Büyükdere Caddesi'nin buralara uzanan kolu; metro, metrobüs duraklarının Nişantaşı ve Bomonti gibi ziyaretçisi bol alanlara ulaşım sağlamasıyla da semtin meydanı ve çevresinin 7/24 ayakta kalmasını sağlıyor. Fakat haberler iyi, semtin yenilenmesi için çalışmaların başlandığı belirtiliyor. 

Neden önemli? Mimarlıkta modernizmin savunucularından mimar Christian Norberg-Schulz, “meydanların şehirlerin en belirgin ve en göze çarpan unsuru olduğunu ileri sürerek, sınırlarının net bir şekilde belli olması sebebiyle de zihinde canlandırılmasının kolay olduğuna” vurgu yapar. Tarihte agoralarla başlayan mekân ihtiyacı, günümüzde meydanları oluşturuyor. Planlamanın işin içine girmesiyle estetik görünüm ihtiyacı geometrik şekillerle, bina cepheleriyle, heykel gibi kentsel donatılarla sağlanmaya başladı. Ama sadece bu da değil, kaliteli diyebileceğimiz bir meydanın ulaşılabilir, farklı işlevlere uygun, güvenli, insan ölçeğinde düşünülmüş, sürdürülebilir ve bütünlük içinde olması gerekiyor. 

Nasıl bu noktaya gelindi? İsmini Osmanlı İmparatorluğu padişahı Abdülmecid’den alan Mecidiyeköy, ilk olarak göçmenlere ev sahipliği yaptı. “Eskiden buralar hep dutluktu,” sözünün mekânsal karşılığı olan köyden hâllice alan, 1930’lara -hatta 1950’lere- selam bırakıyor. Hızlı kentleşme ve konut sorununa çözüm olması için iskân çalışmalarının artmasıyla bir dönüm noktası yaşıyor; üstüne 1970’lerde Boğaziçi Köprüsü'yle günümüzdeki keşmekeşine doğru yol alıyor. 

meydan
Tasarım, yeşil-beyaz bir hülya şimdilik.
Kaynak: İBB

Yeni plan: Şimdiye kadar paylaşılan görsellerde, geniş kütleler hâlinde farklı fonksiyonları meydana yayarak ziyaretçilerini kucakladığını -veya buna niyet ettiğini- söyleyebiliriz. Birkaç fazda gerçekleşecek projenin amaçlandığı gibi yaşayan bir meydan olup olmayacağı belli olmasa da şu ankinden daha kullanışlı ve eziyetten ziyadesiyle uzak bir mekânsal yaklaşıma sahip olduğu su götürmez bir gerçek.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto İstanbul

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto İstanbulAposto İstanbul
∙

BÜLTEN SAYISI

Su şehri İstanbul'dan

Hidrografik hafıza, metrobüsün dünü/bugünü, Mecidiyeköy'ün yarını, sokak fotoğrafçıları

07 Mar 2021

Samsung ile birlikte
Su şehri İstanbul'dan

YAZARLAR

Ege Dikencik

1990'da Bursa'da doğdum. Bursa Erkek Lisesi ve İTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü'nden mezun oldum. Beş sene süren profesyonel spor hayatım ve birkaç sene zorlanarak gittiğim şan dersleri hayatıma nasıl şekil vermem gerektiğiyle ilgili çok şey öğretti. İstanbul'a geldiğimden beri birçok farklı işi ucundan deneyimledim ve harika insanlarla tanıştım. Şimdilik öğretim hayatıma yüksek lisansa kadar ara verdim; 'eğitim' hayatım ise tam hızıyla devam ediyor.

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

‘İstanbul’un Gözü’ Ara Güler'den geriye kalan kent manzaraları

Ara Güler’in objektifinden kalan İstanbul’u bütünüyle geri getirmek mümkün değil. Sokaklar değişti, bazı yapılar ortadan kalktı, kıyılar başka işlevler kazandı. Ara Güler’in ölümünün 8. yılında fotoğraflarına yeniden bakmak, yalnızca eski günleri anmak için değil, yaşadığımız kenti sorgulamak için de bir fırsat.

Vartan Estukyan

·

16 Eki 2026

‘İstanbul’un Gözü’ Ara Güler'den geriye kalan kent manzaraları
Bizi bu şehir sinirlendiriyor olabilir mi?

Bir zamanlar iyi geldiği için adı "terapi" konan bölgelere sahip bu şehir, bugünlerde çoğumuzun psikolojisinin bozulmasının sebeplerinden biri hâline gelmiş gibi. Belki de sorun İstanbul’un yalnızca çok kalabalık olması değildir. Belki sorun, İstanbul’un bize kendimiz için giderek daha az yer bırakması. Belki mesele yalnızca trafik değil, gürültü değil, nüfus değil, beton değil. Bütün bunların arasında kendimize ait küçücük bir alan bulamamak.

Vartan Estukyan

·

04 Eki 2026

Bizi bu şehir sinirlendiriyor olabilir mi?
Eski Şark Eserleri Müzesi yeniden açıldı: İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nin gözden kaçan hikayeleri

Dört yıllık tadilatın ardından yeniden açılan Eski Şark Eserleri Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin geniş koleksiyonundaki hikayelerin peşine düşmek için İstanbullulara bahane oldu. Dört bin yıllık bir aşk şiirinden Assur’un süslü cinlerine, Midillili bir köpeğin mezartaşından müze bahçesindeki altı Bizans, üstü Osmanlı çeşmesine, bu kez hemen akla gelen başyapıtlarla değil, ilk bakışta gözden kaçabilecek ilginç hikayeler eşliğinde geziyoruz müzeyi.

Deniz Kaynak

·

09 Ağu 2026

Eski Şark Eserleri Müzesi yeniden açıldı: İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nin gözden kaçan hikayeleri
İstanbul’da neden bir Doğu Roma müzesi yok?

İstanbul’da gezerken bazen bir sarnıcın önünden geçeriz, bazen bir sur parçasının yanından. Bazen eski bir kilisenin, bazen bir saray kalıntısının, bazen de adını bilmediğimiz bir sütunun önünde dururuz. Çoğu zaman fark etmeyiz; fark ettiğimizde de bu kalıntıları ayrı ayrı görürüz. Ayasofya bir yerde durur, Kariye başka bir yerde. Oysa bütün bunlar aynı büyük hikayenin parçalarıdır: İstanbul’un bin yılı aşan Roma / Doğu Roma başkentliği.

Şerif Yenen

·

04 Ağu 2026

İstanbul’da neden bir Doğu Roma müzesi yok?
Kent hakkı ve bellek: Kadıköy değişiyor, peki kimin için?

Kadıköy değişiyor ama bu sadece yapısal bir dönüşüm değil. Bu, bir mahallenin değişen yaşam kültürünün, aşınan kent belleğinin ve yaşadığı çevre üzerinde söz sahibi olmak isteyen sakinlerinin hikayesi aynı zamanda. Caferağa Mahallesi Muhtarı Hanife Dağıstanlı, son 15 yılda semtin geçirdiği dönüşümü kent belleği, kamusal alan ve aidiyet üzerinden değerlendiriyor.

Zeynep Sipahi

·

22 Tem 2026

Kent hakkı ve bellek: Kadıköy değişiyor, peki kimin için?