

Dünyahali, Yuvam Dünya ve Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Araştırma Merkezi iş birliğinde, BMWi’nin desteğiyle hazırlanmaktadır.
Daha fazlasını öğren →
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
Prof. Dr. Mine Durusu Tanrıöver
Mor leylaklar, mor salkımlar, erguvan ve akasyalarla bezeli bir Mayıs ayı yaşadık bu yıl Ankara’da. Geçtiğimiz yıl yaşanan don ve aşırı hava olaylarından hırpalanan ağaçlar bu yıl tüm marifetlerini sergilediler. Bizlere de kış mevsiminin üzerimize çöken ağırlığından kurtulmak için bu duyusal şölenin tadını çıkarmak kaldı: bol seyirli, mis kokulu ilaç niyetine yürüyüşler.
Günlük sirkadyen ritmimizin yanında elbette ki bu gezegenin ‘doğal’ bir parçası olduğumuz için yıllık bir ritmimiz de var. Kış aylarında belki daha çok dinlenmek, durmak, kutumuza çekilmek ve doğanın yaptığı gibi uyuyup baharda tekrar canlanmak için enerji toplamak istiyoruz. Bunun bir adı da var aslında: ‘wintering’ yani ‘kışlama’. Bu nedenle ‘modern’ hayatın temposuna ayak uyduramayan kimimiz için kış ayları çökkün bir duygu durum, içine kapanma isteği ve bol kaygı ile geçiyor. Ne yazık ki hemen hemen hiç birimizin kışın doğamıza dönmek ve işlerimizi güçlerimizi yavaşlatmak gibi bir seçeneği yok. Ama yapabileceğimiz bir şey var: kendi doğamızın iç sesini dinlemek ve eğer zorlanıyorsak bunu fark etmek. Zaten değişim ve iyileşme bu farkındalıkla başlıyor. ‘Wintering’ aynı zamanda bir metafor da: Dünyadan geri çekilerek kişinin iç dünyasına odaklanması; karanlık ve soğuk dönemleri etkin bir kabullenişle karşılaması; sakin bir dayanıklılık biçimi olarak da tanımlanıyor. Ben belki sizlerde bir karşılık bulur diye kendi zorlanmalarımı nasıl kucakladığımdan biraz bahsetmek isterim.
Özellikle son birkaç yıldır kış ayları benim için oldukça zor. Evden çıkmak ve sosyalleşmek istemediğim, bilişsel performans gerektiren işlerime odaklanmakta zorlandığım, çok uyku ihtiyacım olan aslına bakarsanız aynı bir kara kaplumbağası gibi kutuma girip uyuyup baharda tekrar hayata dönmek istediğim zamanlar. Oysa ki, hayat tüm hızıyla ve beklentileri ile akıyor. İşte burada da kendi doğamın beklentisi ile hayatın benden beklentisi uyuşmayınca ‘yine bana esmer günler’ düşüyor. Bu yıl esmer günlerimi atlatmak için bazı adımlar attım ve bir önceki yıla göre daha yumuşak bir inişle bahara kavuştum.
Öncelikle farkına vardım: kışın enerjim düşük, isteğim az ve aynı toprak ana gibi uyumak istiyorum- ve bu çok doğal. Bunu fark etmek bile bana çok iyi geldi!
Bana iyi gelen neler var sorusunu sordum: tabi ki toprakla uğraşmak! Şartlar elverdiğince tohum ekmeye, yeşilliğimi hasat etmeye devam ettim. Ama bazen de çalışmak ve akademik işlerime yoğunlaşmak bana iyi geldi.
Kendimi kötü, çökkün ve karanlık hissettiğimde ‘şu an neye ihtiyacım var?’ diye sordum kendime: bazen kısa bir yürüyüş, bazen yakın bir arkadaşla buluşma, bazen bir telefon konuşması, bazen de sadece yatıp uyumak. Çok hoş gözüken bir sosyal aktivitenin bile zorlayıcı olabileceğini fark edip kendimi güvende hissettiğim bir alanda şefkatle tutmayı tercih ettim.
Gün içinde bir-iki dakika bile olsa meditasyon, nefes egzersizleri gibi bilinçli farkındalık pratiklerimi korumaya çalıştım.
Sanatın iyileştirici etkisini göz ardı etmedim: konserler ve sergiler her zaman bir durma ve soluklanma alanı.
Hayatın da bana şahane bir hediyesi oldu: yeni yılla gelen bir kedi. Onun sayesinde beynimin devrelerinin yeniden şekillendiği ve hatta beynimi ele geçirmiş olabileceği de doğrudur! Eğer sağlığınız elveriyor ve imkânınız varsa sokaktan bir can sahiplenmek size de iyi gelebilir. Yeni bir düzen, yeni bir hayat amacı.
Sosyal medya hesabımı kapattım: Bilmemin bana bir faydası olmadığı, doğruluğundan ve samimiyetinden bile emin olamayacağım bilgilerle zihnimi, değiştiremeyeceğim olayların kederi ile yüreğimi ağırlaştırmanın ruhuma ne kadar büyük yükler yüklediğini fark ettim ve kişisel hayatım için aktif kullandığım tek uygulamayla yollarımı ayırdım. Başka bir platformdaki hesabım ile profesyonel dünya ile bağlarım zaten korunuyor. Kendimi inanılmaz derecede özgürleşmiş ve hafiflemiş hissediyorum. Hayatlarımızda mutlaka olmalıymış gibi bize dayatılan pek çok şeyden birisinden kurtulmak bile bana çok iyi geldi, size de tavsiye ederim.
Ve de kendi kendime mücadele etmenin yeterli olmadığını hissettiğim anlarda yardım çemberimi genişlettim: ailem, arkadaşlarım, akıl hocalarım ve ruh sağlığı profesyonelleri.
Mayıs ayı, ruh sağlığı farkındalık ayı. Her birimiz başkalarının hatta kendimizin bile farkında olmadığı fırtınalara karşı yelken açmaya çalışıyor olabiliriz bu hayat okyanusunda. Zorlandığımızı fark etmek ve bunun için yakın çevremizden yardım almak, bize nefes alacağımız bir alan sağlanmasını istemek ve gerektiğinde profesyonel destek almak fırtınalardan daha da güçlenerek çıkmamızı sağlar. Dünyadaki her 7 insandan biri ruh sağlığı sorunları ile yaşamaya çalışmaktadır. Erişkinlerdeki tip 2 diyabet sıklığı da bunun aynısıdır. Ruh sağlığımız için yardım almak şeker hastası olduğumuzu fark edip tedavi almak kadar doğal bir şeydir.
Sonuç olarak, bize iyi gelmeyenlerle vedalaştığımız ve iyi gelenlere daha fazla yer açtığımız bir hayat ruh sağlığımıza da iyi geliyor. Bunları yaparken de doğa her zaman olduğu gibi bize kılavuzluk etsin. Yürürken telefonunuzun ekranına bakmak yerine başınızı kaldırıp ağaçlara, kuşlara, gökyüzüne bakın. Ölü gözüken kupkuru dallardan açan çiçekler, sürekli akıp giden bulutların ardından açılan masmavi gökyüzü hiçbir şeyin kalıcı olmadığını ve umudun hep var olduğunu bize hatırlatsın.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
El Niño geliyor; sıcak hava dalgaları karşısında dayanışma, doğadan öğrenilen ruh sağlığı dersleri, çocuklar için doğa hikâyeleri, Mardin Bienali'nde arılar ve sanat, iklime uyumun doğa temelli yolları ve çok daha fazlası.
11 Haz 2026

YAZARLAR

Dünyahali
Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İLGİLİ OKUMALAR


