Müzisyenler Spotify’ı terk ediyor: Başka bir yol mümkün mü?

Birçok sanatçı Spotify’ı boykot ederek müzik kataloglarını platformdan kaldırıyor. Uygulamanın içinde yükselen yapay zeka yapımı müzikler ve düşük telifler bu kararın nedenlerinden bazıları. Bardağı taşıran son damla ise Spotify'ın kurucusu Daniel Ek'in savunma teknolojisi şirketi Helsing'in askerî yapay zeka konusunda yaptığı çalışmaya yatırım yapması oldu. Peki müzisyenler için başka bir yol mümkün mü?
Müzisyenler Spotify’ı terk ediyor: Başka bir yol mümkün mü?

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Birçok sanatçı Spotify’ı boykot ederek müzik kataloglarını platformdan kaldırıyor. Uygulamanın içinde yükselen yapay zeka yapımı müzikler ve düşük telifler bu kararın nedenlerinden bazıları. Bardağı taşıran son damla ise Spotify'ın kurucusu Daniel Ek'in savunma teknolojisi şirketi Helsing'in askerî yapay zeka konusunda yaptığı çalışmaya yatırım yapması oldu. Peki müzisyenler için başka bir yol mümkün mü?

Dünyanın en büyük müzik dinleme platformu Spotify, kurulduğu günden bugüne ilk kez bu kadar fazla sanatçıdan eleştiri alıyor. Dünya çapında 696 milyondan fazla aktif kullanıcısı bulunan platformun 276 milyon kullanıcısı ücretli olan Premium üyeliğe sahip. Sanatçılar, milyonlarca dinleyiciye rağmen telif ücretlerinin oldukça düşük olduğunu, içerik üreticisi gibi görüldüklerini ve Spotify’ın yüksek dinlenme rakamlara sahip listelerinin adaletli olmadığını uzun zamandır dile getiriyor. 

Son olarak Spotify’ın CEO’su Daniel Ek’in girişim sermayesi şirketi Prima Materia’nın yapay zeka silahları geliştiren Helsing'in askerî yapay zeka konusunda yaptığı çalışmaya yatırım yapması üzerine ise birçok sanatçı müzik kataloglarını platformlardan çekmeye karar verdi.

Massive Attack, Instagram’dan İsveç merkezli müzik platformunu boykot ettiğini açıkladı ve kataloğunu platformdan kaldırmak için resmî süreci başlattığını duyurdu. Grup, Spotify’ın sanatçılardan para toplayarak “ölümcül, distopik teknolojilere” sponsor olduğunun ve artık bunun bir parçası olmak istemediklerinin altını çizdi. 

Massive Attack ayrıca 400’den fazla sanatçı ve plak şirketinin İsrail’deki tüm müzik dinleme hizmetlerinden müziklerinin engellenmesini talep eden No Music For Genocide (soykırım için müzik yok) girişimini de imzaladı. Daha önce King Gizzard & The Lizard Wizard, Deerhoof ve Xiu Xiu da aynı sebepten dolayı müziklerini platformdan geri çekmişti.

Bu protestoların özellikle bağımsız müzisyenlerin çevresinde yaşandığının altını çizmem lazım. Eğer 90’larda olsaydık Massive Attack’in bu çıkışı kesinlikle çok daha güçlü bir etki yaratacaktı. Ama günümüz koşullarında Taylor Swift, Billie Eilish, Lady Gaga, Dua Lipa, Bad Bunny, Drake, Kendrick Lamar gibi yıldız isimler platformdan çıkmadıkça bu protesto çok küçük bir zümreye yansıyabiliyor.

Spotify'ın eleştirilere cevabı

Spotify, Massive Attack’in eleştirilerine bir sözcü aracılığıyla Guardian’da yanıt verdi. Spotify ile Daniel Ek’in yönetim kurulunda yer aldığı Helsing’in aynı şirket olmadığını vurgulayan marka, silah teknolojisinin yalnızca Ukrayna’yı savunmak için kullanıldığını, Gazze’de veya başka bir savaşta kullanılmadığını da belirtti. Daniel Ek, Financial Times’a yaptığı açıklamada ise Prima Materia’nın yapay zekanın Rusya’nın Ukrayna savaşında oynadığı rol ışığında yatırımlarını “ikiye katladığını” söyledi ve ekledi:

"İnsanların eleştireceğinden eminim ve bu sorun değil. Şahsen ben endişelenmiyorum. Daha çok doğru olduğuna inandığım şeyi yapmaya odaklanıyorum ve bunun Avrupa için doğru şey olduğuna yüzde 100 inanıyorum."

Gazete, Helsing’in artık kendi insansız hava araçlarını, uçaklarını ve denizaltılarını ürettiğini açıkladı. Böylelikle Alman savunma teknoloji grubu 12 milyar avro değere ulaşarak Avrupa’nın en değerli start-up’larından biri hâline geldi.

‘Müzisyenler için bir minnet borcu yarattılar’

Spotify’ın kurulduğu İsveç’teki medyada kısa bir gezinti yaptığım zaman İsveçli müzisyenlerin platforma eleştirilerinin dünyanın genelinden çok daha sert olduğunu fark ediyorum. Geçen yıl Spotify’ın Stockholm’deki ana merkezini ziyaret etmiş ve ülke ekonomisine kattıklarına bizzat şahit olmuştum. Dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin biraraya geldiği teras partisine İsveç’in kamu yönetiminden sorumlu devlet bakanı Erik Slottner katılmış; markanın ülke için öneminden bahsetmişti. Böylelikle politikadan da uzak olmayan bir yapıları olduğuna şahit olmuştum.

İsveçli grup Refused’un solisti Dennis Lyxzén, İsveç’in en büyük gazetelerinden Aftonbladet’e verdiği röportajda şunları söylüyordu:

"Spotify en başından beri kültür düşmanıydı. Müzisyenlerin başka seçeneği olmadığı için onları sömürdüler, sonra da tuhaf bir minnet borcu yarattılar. Spotify bu işten para kazanınca Daniel Ek gidip sanat ve kültüre değil silah endüstrisine yatırım yaptı. Bunu iğrenç buluyorum."

Sol görüşlü gazete ETC’de bir yazı kaleme alan İsveçli müzisyen Stefan Sundström de Spotify’ın Donald Trump’ın yemin törenine 150 bin dolar bağışta bulunduğunu hatırlattı. Markanın rakipleri Apple ve Amazon da Trump’ın yemin törenine birer milyon dolar bağışlamıştı. 

Müzisyen, aşı karşıtı ve aşırı sağcı Joe Rogan’a da Spotify’da podcast yapmaya devam etmesi için 200 milyon dolar ödendiğinin yeniden altını çizdi. 2022’de Neil Young ve Joni Mitchell, Rogan’ın COVID-19 dezenformasyonu yaydığı gerekçesiyle platformu boykot etmiş ve şarkılarını geri çekmişti fakat bu protesto uzun sürmemiş ve iki yıl içinde uygulamaya geri dönmüşlerdi. Bağımsız bir müzisyen olan Sundström, yazısına şöyle devam ediyor:

"Son 20 yıldır bizim eğrimiz hızla aşağı doğru gitti, büyük plak şirketlerininki ise tavan yaptı. Abonelik ücretlerinin ve dinlediğimiz müziğin silahların yaygınlaşmasına ve faşistlerin yükselişine katkıda bulunmasından iğrenen insanların sayısının arttığını sanıyorum."

Aftonbladet’in yazısında müzik endüstrisi araştırmacısı University of Inland Norway’den Daniel Johansson ise streaming ekonomisinin hâlâ çok genç olduğunu belirtiyor:

"Sanatçılar, 15 yıldır devam eden dijital dönüşüme ve sosyal medya düzenine müziklerini ve kariyerlerini uyarlamakta zorlanıyor. Bu eleştiriler genellikle eski ekonomik modele alışmış sanatçılardan geliyor."

Johansson ayrıca Spotify gibi platformların hem yapay zeka düzenlemelerinin eksikliğinin hem de dijital ekonominin yapısal sorunlarının “günah keçisi” olduğunu savunuyor:

"Helsing’in Ukrayna’ya drone sağladığını unutmamak lazım. Bir ülkeyi işgal etmek için silah üretmekle kendini savunmak için üretmek arasında fark var."

Ekonomi büyüyor ama masraflar karşılanmıyor

Sanatçıların Spotify ile bağlarını koparmaya karar vermesi ilk kez yaşanmıyor. 2013 yılında Thom Yorke, düşük telif ücretlerini protesto etmek için solo albümlerini yayından kaldırdı ama geri döndü. 

Taylor Swift, 2014’te The Wall Street Journal’da “müziğin bedava olmaması gerektiğini” savunan bir köşe yazısı yazdı ve şarkılarını Spotify’dan çekti, üç yıl sonra geri döndü.

Uygulamadan yeni ayrılan deneysel rock grubu Xiu Xiu’dan Jamie Stewart, “Ses kalitesi berbat. Müziğin tek kullanımlık olması neredeyse kültürel bir salgın hâline geldi ve işin maddi boyutu da şaka gibi. Gruplara hiçbir faydası olmadı” dedi.

Spotify’ın yıllık "Loud & Clear" ekonomik raporu, şirketin 2024 yılında müzik endüstrisine 10 milyar dolar ödediğini ve bunun tüm müzik akış hizmetleri arasında en yüksek rakam olduğunu ortaya koydu. The Recording Industry Association of America’ya göre de internetten gelen müzik geliri neredeyse on yıldır istikrarlı bir şekilde artıyor. 

Müzisyenlerin finansal, zihinsel ve fiziksel refahını desteklemek için kurulan kâr amacı gütmeyen kuruluş MusiCares tarafından 2024 yılında yapılan bir anket ise katılımcıların %69’unun yalnızca müzik sektöründe çalışarak masraflarını karşılayamadığını ortaya çıkardı. Sanatçılar kazanılan paranın kendi hesap bakiyelerine yansımamasından duydukları hayal kırıklığını dile getirdi. Tüm bunların yanında etik olarak da başka bir karanlığın içinde olduklarını açıkça söylediler.

Okuduğum tüm araştırma ve makalelerden yola çıkarak vardığım sonuç, müzik sektörünü kurtarmak için kurulan bir şirketin, müziğe sevgi ve saygıyla yaklaşma konusunda garip bir şekilde zayıf kaldığını herkesin üstü kapalı ya da açık bir şekilde ifade ettiği oldu.

Türkiye’deki konferansta hararetli anlar

Massive Attack, Güney Afrika’daki apartheid dönemini de hatırlattı ve o zamanki gibi sanatçıların Gazze için bir olup kültürel boykot yapmasını istedi. 1960’larda sanatçılar, yazarlar, akademisyenler Güney Afrika’da performans sergilemeyi, sergi açmayı, üniversite etkinliklerine katılmayı reddetmiş; Bruce Springsteen, Miles Davis, Run-D.M.C., Bob Dylan, Lou Reed gibi 50’den fazla sanatçı biraraya gelip Sun City adlı şarkıyı kaydetmişti.

Deradoorian da Spotify’ı terk ederken 60’lardaki duyguya vurgu yaptı ve Daniel Ek’in silah şirketi Helsing’e yaptığı yatırımları ve platformun müzik kullanım haklarını genişlettiği iddialarını gerekçe gösterdi:

"Bizi gözetlemek için inşa edilen fakat bizi öldürecek silahlar üreten ve gerçeği sorgulayamaz hâle gelene kadar bizi aptallaştırmak için psikolojik taktikler kullanan yapay zeka teknolojisini desteklemiyorum."

Dünyanın en etkili müzik eleştirmenlerinden Anthony Fantano da Spotify’ın zor durumdaki sanatçıları ve müzik ekonomisini destekleyen daha barışçıl amaçlara bağış yapmasını istediğini sosyal medyada uzun yıllardır dile getiriyor:

“Eğer müziği kültürel bir gereklilik olarak görüyorsanız o paranın bir kısmını savaş teknolojileri yerine sanatçılara yatırın.”

Dünyada bunlar yaşanırken Türkiye’de plak şirketleri, sanatçılar, meslek birlikleri Spotify listelerinin adaletli olmadığını ve sahte dinlenmelere engel olamadığını söylüyot. Platform, geçen hafta Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un da katıldığı Spotify Music Forward konferansını düzenledi. Konferansta hararetli tartışmalar yaşanırken Spotify'ın sistemi de yeniden eleştirildi. 

  • Spotify, yakında Türkiye’de bir ofis açacağını bir kez daha duyururken Rekabet Kurulu, Spotify hakkında ayrımcılık ve yıkıcı fiyatlama iddialarıyla soruşturma başlattı.

İşin özüne dönersek sizce hangi platform bir diğerinden daha etik ya da finansman kaynakları çok temiz? Peki, başka bir yol mümkün mü? Belki de çok yakında bu çıkmaz yeni bir platformu doğuracak. Tıpkı Napster’ın ilhamıyla ortaya çıkan Spotify gibi… Tek gerçek ise hâlâ değerleri uğruna çalışan müzisyenler!

  • Not: Konu ile ilgili Liz Pelly’nin Mood Machine: The Rise of Spotify and the Costs of the Perfect Playlist kitabını okumanızı tavsiye ederim.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

YAZARLAR

Eda Solmaz

Müzik yazarı

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

Renata Salecl'ten 'Kabalık Çağı': Nezaketsizlik bu çağın yeni normali mi?

Renata Salecl, birçok kitabında neden sonuç bağlamında gündeminde tuttuğu neoliberalizm değişmezini, yeni kitabı "Kabalık Çağı"nda da pergelin sabit ayağı olarak kullanıyor. Bireyselden toplumsala yeni liberal düzenin yarattığı sosyal erozyonu incelerken deyim yerindeyse çuvaldızı hem dayatılmış neoliberal düzene hem de onun heveslisi, faili, sürdürücüsü ve kurbanı durumundaki günümüzün şaşkın bireyine batırıyor.

Soner Can

·

14 Eyl 2026

Renata Salecl'ten 'Kabalık Çağı': Nezaketsizlik bu çağın yeni normali mi?
DuendeDuende

HİKAYE

Makinelere karşı değil onunla aynı sahnede: Jojo Mayer ile ME/MACHINE üzerine

Virtüöz davulcu Jojo Mayer, “ME/MACHINE” projesi ile geçen Cuma akşamı Terminal Kadıköy’ün içinde bulunan Komünite’de sahne aldı ve akustik davul ile yapay zekayı aynı sahnede gerçek zamanlı bir diyaloğa soktuğu canlı bir performans sundu. Mayer ile insan-makine etkileşimli benzersiz müzik deneyimi konuştuk. Sanatçı, teknolojiden korkmak yerine onu müziğine nasıl adapte ettiğini anlattı.

Eda Solmaz

·

14 Eyl 2026

Makinelere karşı değil onunla aynı sahnede: Jojo Mayer ile ME/MACHINE üzerine
DuendeDuende

HİKAYE

Furious: Öfkenin kadından kadına aktarılan kanatları

Dying for Sex’te (2025) yaralı, öfkeli ve arzularıyla var olabilen bir kadın yaratan Elizabeth Meriwether, Furious’ta da kadın öfkesinin başka bir yüzüne bakıyor. Dizinin üç kadın karakterinin öfkeleri aynı yerden doğmuyor, aynı biçimde dışarı vurulmuyor ve onları aynı yola götürmüyor. Fakat üçü de kendilerinden önce başka kadınların taşıdığı öfkeden bir parça devralıyor. İlk sezon sona erdiğinde geriye tek bir kadının intikamından çok daha fazlası kalıyor: Kuşaktan kuşağa, bedenden bedene dolaşan ve kendisine başka başka yollar arayan bir kadın öfkesi.

Tuba Büdüş

·

14 Eyl 2026

Furious: Öfkenin kadından kadına aktarılan kanatları
DuendeDuende

HİKAYE

Bibliyoterapi'de bu hafta: Sadakatsizlikle başa çıkmaya çalışanlar için kitap reçetesi

Sadakatsizliğe uğramak insanın eğitimiyle, yaşıyla, güzelliğiyle, zekasıyla ya da ne kadar “iyi bir partner” olduğuyla açıklanabilecek bir şey değil. Yine de insan böyle bir şey yaşadığında çoğu zaman suçu kendisinde arıyor. Oysa bu soruların çoğunun sebebi kontrolümüz dışında gelişen bir olayı yeniden kontrol edilebilir hâle getirme çalışmamız. "Sadakatsizlikle nasıl başa çıkarım?" diye düşünenler için üç kitap.

Aslı Perker

·

11 Eyl 2026

Bibliyoterapi'de bu hafta: Sadakatsizlikle başa çıkmaya çalışanlar için kitap reçetesi
DuendeDuende

HİKAYE

'The Unknown': Bir bedeni aynı insan yapan nedir?

"Anatomy of a Fall"un Oscar ödüllü senaristi Arthur Harari, yeni filmi "The Unknown"da beden değiştirme motifini fotoğraf, kent hafızası ve kimlik üzerine tekinsiz bir bilmeceye dönüştürüyor.

Emre Eminoğlu

·

11 Eyl 2026

'The Unknown': Bir bedeni aynı insan yapan nedir?