

Meşher’de yeni sergi
Ben-Sen-Onlar: Sanatçı Kadınların Yüzyılı Çiğdem Simavi hâmiliğinde gerçekleşen Ben-Sen-Onlar: Sanatçı Kadınların Yüzyılı adlı sergi, yaklaşık yüz yıllık bir dönemde, 1850–1950 yılları arasında, Türkiye’de yaşamış ve üretmiş sanatçı…
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İstanbul’da 8-17 Ekim tarihleri arasında gerçekleşecek Filmekimi’nin programında, birçoğu Cannes ve Venedik Film Festivalleri’nde gösterilmiş, ödüller kazanmış 45 film yer alıyor.
Neler oluyor? İKSV tarafından ilk kez 2002 yılında düzenlenen Filmekimi, bu yıl İstanbul’da 8-17 Ekim tarihleri arasında Atlas 1948, Beyoğlu Sineması ve Kadıköy Sineması’ndaki gösterimlerle yirminci kez izleyicisiyle buluşacak. Etkinlik, 15-19 Ekim’de Ankara’da Cinemaximum Armada Salon 1’de, 22-26 Ekim’de İzmir’de Cinemaximum Mavibahçe Salon 2’deki gösterimlerle İstanbul dışına da uğrayacak.
Neden önemli? Filmekimi ilk yılından beri Cannes Film Festivali'yle Venedik Film Festivali gibi prestijli festivallerde ilk gösterimleri yapılan ve başta Altın Palmiye'yle Altın Aslan olmak üzere bu festivallerden ödüllerle dönmüş yapımların İstanbul’daki ilk gösterimlerine yer veriyor. Ödül sezonunda adı sıkça anılacak birçok üretim, dünya festivallerinde keşif ruhunu hissettirmiş birçok bağımsız da programda karşımıza çıkıyor.

Titane, Fotoğraf: İKSV
Açılış ve kapanış filmleri: Filmekimi, Julia Ducournau’nun Altın Palmiye ödüllü Titane'ıyla bugünkü gösterimleriyle açılıyor. BBC, yapım için “2021’in en sarsıcı filmi,” derken, yapım, Cronenberg'den Refn'e birçok sinemacıdan izler taşıyor. Denis Villeneuve imzalı, merakla beklenen Dune: Çöl Gezegeni'yse Filmekimi’nin kapanış filmi. Frank Herbert’in kült romanının yeni uyarlamasında genç bir asilzade evrenin geleceğini kurtarmak için mücadele veriyor.
Peki Filmekimi kimin için? Filmekimi'nin bilet fiyatlarına yönelik tartışmalara odaklanan yazıyı Aposto! Gündem'in 2 Ekim 2021 sayısında okuyabilirsin.
İstanbul Film Festivali direktörü Kerem Ayan öneriyor:

Kerem Ayan, Fotoğraf: FilmLoverss
- The Power of the Dog (Yönetmen Jane Campion)
- Annette (Yönetmen Leos Carax)
- Ayrı Dünyalar/Ouistreham (Yönetmen Emmanuel Carrère)
- France (Yönetmen Bruno Dumont)
- Drive My Car (Yönetmen Ryûsuke Hamaguchi)
Kült: Çılgın Tanrı/Mad God (Yönetmen Phil Tippett)
Sinema editörümüz Emre Eminoğlu öneriyor:
- Dünyanın En Kötü İnsanı/The Worst Person in the World (Yönetmen Joachim Trier)
- Kuzu/Lamb (Yönetmen Valdimar Jóhannsson)
- İnek/Cow (Yönetmen Andrea Arnold)
- Buluşma/Mass (Yönetmen Fran Kranz)
- 6 Numaralı Kompartıman/Compartment No. 6 (Yönetmen Juho Kuosmanen)
Listelerde yer alan Annette, Compartment No. 6 ve The Worst Person in the World filmlerini Başka Sinema Ayvalık Film Festivali kapsamında izlemiştik. Bu üç filmle ilgili yorumlarımız için festivale özel bültenimize göz atabilirsin.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Pandemi filmlerinden bıkanlar için bir pandemi filmi, Filmekimi'nin yirminci sonbaharı, Tirzah'tan minimalist ses eskizleri.
08 Eki 2021

YAZARLAR

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Ramize Erer’in "Séparation" sergisi, Paris’in tarihî atmosferini günümüze taşıyan Hôtel Langlois’nın 44 numaralı odasında sanatseverlerle buluştu. Ramize Erer ve küratör Nazlı Pektaş’la resimlerdeki hüznü, geçiciliği ve mekanın sergiye kattıklarını konuştuk.

1961’den itibaren Almanya’ya giden işçiler, oy kullanmak için beklediler ama siyaset yapmak için sandığı beklemediler. Nermin Abadan-Unat, Gündüz Vassaf, Ayhan Kaya, Fatma Aydemir ve Ece Temelkuran’ın kitaplarının izinde, Ford grevinden Cem Özdemir’in eyalet başbakanlığına, vatandaşlık reformlarından AfD’nin yükselişine uzanan altmış beş yılı okuyoruz. Aynı sorular hâlâ gündemde: Kim “Alman”? Neresi “vatan”?

Zamanın sevgi ve acının mekanı olduğunu söylüyor Ursula K. Le Guin. Bilge Karasu ise o ölümün adını anmadan yazdığı değiniler, öyküler ve masallardan oluşan tuhaflıklar kitabı "Göçmüş Kediler Bahçesi"nde birkaç kez kaçınılmaz olana dair uyarıyor bizi: "Kedinizi bir insanı sever gibi sevmeye çalışmayın!" Benimse diyeceğim şu: Kaç insan kendisini bir kedi gibi sevdirmeyi başarabilmiş ki!

İlkay Şencan, yeni EP’si “Origin”de çocukluğunun müzikal hafızasını elektronik müzikle buluşturuyor. Şencan ile biraraya geldik ve kariyerinin başlangıcından uluslararası başarıya, DJ kabinindeki seyirci beklentilerinden müzik sektöründeki network ilişkilerine uzanan pek çok konuyu konuştuk.

Yaşlanmakla yaşlı rolünü oynamak birbirinden farklı şeyler. Yaşlanacağız. Bedenimiz değişecek. Fakat bedenimizin değişmesiyle kişiliğimizin, arzularımızın ve dünyayla kurduğumuz ilişkinin belirli bir kalıba sokulması arasında da zorunlu bir bağ yok. Yaşlanmaktan korkanlar için üç kitaplık bir reçete.



