

Dünyahali, Yuvam Dünya ve Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Araştırma Merkezi iş birliğinde, BMWi’nin desteğiyle yayınlanmaktadır. BMWi sürdürülebilir mobilite için kapsamlı çözümler sunar .
Daha fazlasını öğren →
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
Kimimiz için eza, kimimiz için cefa..Kimileri için huzur ve sakinlik, kimileri için kartopu oynama, eğlence vesilesi, kimileri için ise, ulaşılamayan köy yolları, ısıtılamayan soğuk evler demek. Evet, aslında tüm sosyal ve kültürel bakışların ötesinde, son derece doğal bir yağış şeklinden bahsediyoruz: kardan.
Çocukluğu birçok şehre göre ılıman olan Tekirdağ'da geçen, son 20 yılda da İstanbul’da yaşayan biri olarak yaşadığım şehirlerde kar, giderek daha seyrekleşen bir doğa olayı.
Son 10 yıldaki haberlere şöyle bir göz attığımızda, kar turizmi merkezlerinin, mesela Uludağ’ın, Kartalkaya’nın kar yağışı azlığı çektiğini görebiliriz ama durum Batı bölgeleri ile de sınırlı değil. Türkiye’nin önemli kayak turizmi merkezlerinden Erciyes’te de Erciyes A.Ş. "en gelişmiş yapay kar üretme sistemlerinin kendinde bulunmasıyla" övünüyor.
Görülüyor ki durum sadece Türkiye için geçerli değil. Özellikle Alp Dağları ve yüksek rakımıyla avantajlı konumda olan İsviçre hakkında kış turizminin sürdürülebilirliğini artırmak ve doğal kaynakları korumak üzerine çeşitli araştırmalar yürütülüyor. Bu çalışmalarda bir bölgenin kış turizmi için güvenilir ve elverişli olduğunu saptayabilmek adına “100 gün kuralı” oluşturulmuş. Bu kural, gözlemlenen 10 yılın en az yedisinde, 1 Kasım ve 30 Nisan günleri arasında, minimum kar derinliğinin 30 santimetre olduğu en az 100 gün olmasını gerektiriyor. Yapılan araştırmalar Avrupa bölgesinde 100 gün kuralı oranlarının gittikçe azaldığını ortaya koyuyor. Orta Avrupa ve Kuzey Amerika’daki kış turizmi merkezlerini ele alan ClimEx projesinin, farklı yöntemlerle yapılmış birçok hesaplamasına göre doğal kar, 100 gün kuralını 2040-2100 yılları arasında neredeyse hiç karşılayamayacak. Bununla paralel olarak yapılan başka bir araştırma ise, iklim değişikliği kaynaklı +2 derecelik ısınmanın, İsviçre’deki kar güvenilirliğini yüzde 85’ten yüzde 63’e; Avusturya, Fransa, Almanya, İtalya ve İsviçre’deki kar güvenilirliğini ise, 666 kayak işletmesinde yüzde 91’den yüzde 61’e düşüreceğini belirtiyor.
Waterloo Üniversitesi tarafından yönetilen uluslararası bir araştırma ekibi de, daha önce kış olimpiyatlarına ev sahipliği yapmış gözde kayak merkezleri St. Moritz ve Lillehammer’ın, güvenilir olmayan koşulları sebebiyle Oyunlar’a artık ev sahipliği yapamayacakları ortaya koydu. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Avusturya’daki Innsbruck Üniversitesi’nden Robert Steiger, “İklim değişikliği Kış Olimpiyat Oyunlarının coğrafyasını değiştiriyor ve ne yazık ki kış sporlarıyla ünlü bazı ev sahibi şehirleri ortadan kaldıracak” diyor. Raporda ayrıca, kış sporcuları arasındaki daha yüksek kaza ve yaralanma oranlarının kısmen daha yüksek ortam sıcaklıklarına ve kötü kar koşullarına bağlanabileceği belirtildi. Son üç Kış Olimpiyatları kayak, snowboard ve serbest stil sporcular arasında kaydedilen en yüksek yaralanma oranlarına sahipti (diğer kış oyunlarına kıyasla yüzde 55 daha yüksek).
Pekin’deki 2022 Kış Oyunları’nın başlamasından bir hafta önce yayımlanan ve İngiltere’deki Loughborough Üniversitesi’ndeki Spor Ekoloji Grubu araştırmacıları ile Protect Our Winters çevre grubu tarafından yazılan rapor da, iklim değişikliğinin, koşulları sporcular ve katılımcılar için çok daha tehlikeli hale getirerek Kış Olimpiyatları’nı ve kar sporlarının geleceğini tehdit ettiği konusunda uyarılarda bulunuyor. Araştırma, “İnsan kaynaklı küresel ısınma, kış sporlarının uzun vadeli geleceğini tehdit ediyor. Kış Olimpiyatları için iklimsel olarak uygun ev sahibi mekanların sayısını azaltıyor” diyor. Araştırmacılar, Fransa’daki Chamonix’in 1924’te ilk oyunlara ev sahipliği yapmasından beri Kış Olimpiyatları için kullanılan 21 bölgenin, 2050 yılına kadar sadece 10’unun bir etkinliğe ev sahipliği yapmak için “iklim uygunluğu” ve doğal kar yağışı seviyelerine sahip olacağını tahmin ediyor. Chamonix artık Norveç, Fransa ve Avusturya’daki bölgelerle beraber “yüksek riskli” olarak derecelendirirken, ABD’deki Vancouver, Sochi ve Squaw Vadisi ise “güvenilmez” olarak kabul ediliyor.
Buna çözüm olarak getirilen yapay kar ise başka bir sorun. Pekin Oyunları, kayak pistlerini örtmek için 100’den fazla kar jeneratörü ve 300 kar yapma tabancası kullanarak yüzde100 yapay kar kullanan ilk Kış Olimpiyatları olmuştu. Konuyla ilgili hazırlanan raporda, “Bu, yalnızca yoğun enerji ve su kullanımı ile erimeyi yavaşlatmak için sıklıkla kimyasallar kullanmakla kalmıyor, aynı zamanda birçok sporcunun potansiyel olarak tehlikeli olduğunu söylediği bir yüzeye sebep oluyor” denildi.
Peki, azalan kar yağışı sadece kış turizmi için mi bir sorun?
New York Times İklim Masası’nda görevli gazeteci David Gelles'in “Karımız Nereye Gitti?” başlıklı makalesi, bu sorunun giderek büyüdüğünü ortaya koyuyor. ABD'deki kar yağışındaki dikkat çekici azalmaya dikkat çeken makaleye göre bu durum, iklim değişikliği nedeniyle yaşanan rekor sıcaklıklara ve değişen yağış modellerine bağlı. Makalede aynı zamanda kış aylarında dağları kaplayan karın azalmasının, nehirleri soğutma, hidroelektrik sistemlerini çalıştırma ve ülkenin elmaları, yaban mersinleri ve bademleri için gereken sulama kanallarını besleme gibi hayati işlevlerine de zarar verdiği belirtiliyor.
Makalede ayrıca, ABD'nin çeşitli bölgelerinde kar yağışının 1930 yılından bu yana, yani gözlemlenebilir hale geldiğinden beri azaldığı ve istasyonların yüzde 57’sinde bir düşüş gözlendiği belirtiliyor. Ancak hava durumunun karmaşık olduğu ve ABD'de bu kadar az kar yağmasının tek bir sebeple açıklanamayacağı da vurgulanıyor.
Durum Türkiye için de çok farklı değil. İklim değişikliğinin kış mevsimini değiştirdiğini söyleyen Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş “Türkiye'de günümüzden 30 yıl öncesine göre kışlar daha ılık geçiyor, hatta bazı bölgelerde hiç kar yağışı olmuyor. Kar yağışı olsa bile geçmişteki gibi yerde uzun süre kalmadan eriyor. Kış sıcaklıkları geçmişe göre daha yüksek. Soğuk devrelerin uzunlukları kısalmış durumda. Küresel iklim değişikliğinin doğrudan bölgesel etkilerinin bir sonucu olarak Türkiye'de giderek kış yağışlarının azaldığını, sıcaklıkların yükseldiğini ve karın yerde kalma süresinin azaldığını görüyoruz” diyor.
İklim krizinin birçok sonucundan birinin de, yağış rejimlerindeki değişim olduğunu zaten biliyoruz. Ancak, kar yağışının azalmasının ekosistem açısından yarattığı önemli sorunları konuşmaya devam etmek zorundayız. Meyvelerden tahıllara kadar birçok bitkisel üretimde, kar yağışının önemli etkileri bulunuyor. Karın örtmediği birçok tarımsal üretim faaliyeti, don tehlikesiyle karşı karşıya; bu da zirai üretimde kayıp ve düşüşlere bağlı gıda güvenliğini ve enflasyonunu doğrudan etkiliyor. Tabii bir insani üretim olan ziraat dışında, birçok canlı türünün, içinde karın da bulunduğu “normal” yağışlara ihtiyacı var.
Diğer önemli sorun ise kullanım suyu. Kar yağışı, İstanbul’un da dahil olduğu birçok kentin su ihtiyacını karşılayan barajların yeterli su tutabilmesi için de kritik öneme sahip. İklim krizinin önemli sonuçlarından biri olan ani ve yoğun sağanaklar, barajların dolması için yeterli değil. Barajlara suyun dolması için, yavaş yavaş eriyen düzenli kar yağışına ihtiyaç var. Ancak özellikle kentsel alanlarda oluşan ısı adası etkisinin, kar yağışını engellediği de açık bir gerçek.
Doğada her şey birbirine inanılmaz bir ilişkiyle bağlı. Yani azalan kar yağışı, su kullanımından gıdaya erişime kadar tüm insanlığın refahı için büyük bir tehdit. İklim değişikliğini durdurma mücadelesi, nereye gittiğini anlayamadığımız kar yağışları için de çok büyük öneme sahip.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Hastalıklarla Geçen Kış, Karı Kaybetme Hissi, 2023 Değerlendirmesi
02 Şub 2024

YAZARLAR

Dünyahali
Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İLGİLİ OKUMALAR
Warner Bros. Discovery Pazarlama Direktörü Beste Toksoy Balcı ile Röportaj
01 Tem 2026







