Nostaljik mi yoksa zamansız mı?: Loft Caz Kültür Gazetesi

"Loft, yalnızca cazdan bahsetmesin ve cazın değdiği, hissedildiği ve alanının neredeyse sınırsız tınladığı bir düşünce üzerine kurulu olsun istedik."
Nostaljik mi yoksa zamansız mı?: Loft Caz Kültür Gazetesi

22 Nisan - OGM Pictures - Duende
OGM Pictures ile birlikte

“Köprüde Buluşmalar: Diziler” seçkisi OGM Pictures tarafından ödüllendirildi

Nisan ayının heyecanlı günleri, 41. İstanbul Festivali sona erdi.

Daha fazlasını öğren →

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Bu hafta Moda’da bir plak dükkânının, Outro Music Store’un misafiriyim. Ancak odağımızda bu plak dükkânı yok. Outro vesilesiyle hayata geçirilmiş bir caz kültür gazetesi var: Loft.  Loft Caz Kültür Gazetesi’nin fikir mimarı ve yürütücülerinden Eray Düzgünsoy’la dijital-baskın bir kültür sanat dünyasında gazete fikrini, Loft’un içeriklerini, yazarlarını, tasarımını, gelecek planlarını konuştum.

Loft önümüzdeki günlerde yayımlanacak nisan sayısıyla birlikte 7. kez okurlarıyla buluşacak. Onu —en azından günümüz Türkiyesinde— eşsiz kılan tek yanı basılı formata yönelik kurgulanmış, geniş odaklı bir caz gazetesi olması değil; okurlarına ücretsiz dağıtılıyor olması. Hem de artan kâğıt ve baskı maliyetlerine, sıkı yazar kadrosuna, incelikle dokunmuş tasarımına rağmen! 

İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve Eskişehir’de çeşitli kitapevleri, kafeler ve plak dükkânlarında Loft’a denk gelmeniz mümkün — güncel listeye buradan ulaşabilirsin. Bu şehirlerin ve mekânların sayısı, ilk günden bu yana giderek arttı ve artmaya da devam ediyor. 

Loft’un okurlarından talebi, gazetenin sürdürülebilirliğine destek olmaları. Başta Loft’un her yeni sayısını okumak ve onun ekosisteminde olup bitenleri takip etmek. Ardından daha fazlasını yapmak isterlerse sosyal medya kanalları aracılığıyla Loft’a ulaşmak ve belki de çeşitli iş birlikleri yapmak.

Eray Düzgünsoy, Outro Music Store


Dijital kültürün bu kadar baskın olduğu bir dünyada ve bu kadar niş bir konuyla bir dijital yayın olmaktansa basılı bir gazete olmayı tercih ediyor Loft. Neden basılı? Neden gazete?

Loft’un bir "gazete" olmasının, ilgilendiğimiz müzik türüyle bir ilişkisi vardı. Biz bu gazeteyi kurarken aslında caz dünyasının —en azından Türkiye’de gördüğümüz caz dünyasının— belli başlı konulara pek değinmediğini ve bu alanın çok fazla elitize edildiğini düşünüyorduk. 

Hazırladığımız yayının, nesne olarak gazete olması da biraz o elitizasyonu kırmakla ilgiliydi. Çünkü gazeteyi alırsın, okursun, katlar cebine koyarsın, fırlatırsın — yani onunla ilişkin bir dergi ilişkisi gibi değildir; yemeğinin altına koyarsın, cam silersin. Böyle bir obje. Bu tam da aslında cazın 1950’lerde 1960’larda bize verdiği hislerle alakalı bir şeydi. 

Aynı zamanda gazete, Outro’daki nesnelerin tamamlayıcısı gibi. Biri geliyor, plak alıyor, kitap alıyor, onların yanında bir de gazete veriyoruz. Öte yandan dijital medyada uzun yazıların okunurluğu zor. Loft’ta yazılar uzun. İnsanların Loft’u okurken telefonu bırakmasını istedik.

Loft’un renk teması her sayıda değişiyor. Bu renkler gazetenin içeriğine de yansıyor mu? Renklerin tematik bir temsiliyetleri var mı?

Evet! Bu ikinci sayıdan sonra oluştu. Her sayıda iki renk kullanıyoruz — siyah ve bir renk daha. Renklerin konu içerisinde temsiliyeti zaman içerisinde oluştu. Örneğin ocak sayısında Ryo Fukui’nin Scenery albümünün kapağı vardı, o kapak kırmızıydı; Polish caz ve Japonya'nın dünyasıyla alakalı çok fazla içerik vardı, o ayın rengi kırmızı oldu. Ama tabii bunlar çok yüzeysel temsiller. Sosyal mesaj verecek temsillerden uzak durmaya çalışıyoruz. Bunlar sadece içeriklerin bizi taşıdığı renkler.

Loft renkleri, cazın renkleri


Loft bir “caz-kültür” dergisi. Loft’u neden böyle tanımlıyorsun? Sadece cazdan ve onun kültüründen mi bahsediyor Loft?

Loft’u bir “Caz gazetesi” olarak adlandırmak istemedik. Loft, yalnızca cazdan bahsetmesin; cazın değdiği, hissedildiği ve alanının neredeyse sınırsız tınladığı bir düşünce üzerine kurulu olsun istedik. Örneğin bir resmin içindeki caz öğesinden de bahsedebiliyoruz. Standart bir caz dergisinin takip etmediği, biraz daha kıyıda köşede kalmış işlere daha fazla önem veren bir şey olsun ki, insanlara “Böyle de bir şey varmış,” dedirtebilsin istedik.

Loft'u şimdiye kadar anlattıklarından yola çıkarak biraz kapalı bir yapı gibi anlıyorum. Dışarıya açılmak için çok büyük bir çabası yok, sosyal medyada çok aktif ve görünür olmak gibi bir derdi yok. Peki Loft Caz yazarlarını nasıl buluyor? Loft’un içinde çok ciddi bir çeşitlilik var, hem konu hem de yazar kadrosu bakımından. Sahnelerde izlediğimiz, seslerine aşina olduğumuz yazarları da var, belki ismini daha önce duymadığımız yazarları da. Bu topluluk, bu çeşitlilik nasıl oluştu?

Açıkçası bu baştan beri zaten hedeflediğimiz şeydi. Öncelikle gerçekten yazısına, çizgisine, dinlediği şeylere saygı duyduğumuz, sevdiğimiz pek çok dostumuz vardı, onlardan talep ederek başladık. “Böyle bir şey oluşturmak istiyoruz, siz de yazılarınızla bize eşlik eder misiniz?” diye sorduk. Bu kadroda eski yazarlar, sıkı müzik dinleyicileri, radyocular, şarap eksperi var.

Bunların ortak noktası gerçekten konuyu yakaladıkları yer açısından tam da Loft’un istediği çizgiyi oluşturacak bir palette. Fakat biz zaten şunu biliyorduk: Bir süre sonra elimize bu malzeme basılı hâlde geçtikten sonra dağıtacağımız bir sürü insan olacaktı, onlar içerisinden de bizim bilmediğimiz bir sürü insan da bizimle iletişime geçecekti. Aynen de böyle oldu. 

Loft, Ocak 2022 sayısı


Biraz da etkinliklerden bahsedelim. Loft’un irili ufaklı birtakım etkinlikleri oldu, bundan sonra da olmaya devam edecek. Şimdiye kadarki etkinlikler nasıl geçti? Bundan sonraki etkinlikler için neler planlıyorsunuz?

Öncelikle Loft, bir Outro Music Store yayını. Outro’da Loft’la alakalı çok sayıda küçük buluşma yaptık; yazarlar buluştu, arada bir kendi içimizde yeni sayıları kutladık. Şimdiye kadar iki konser gerçekleşti. İlkinde Serkan Emre Çiftçi, diğerinde de yakın zamanda Konstrukt ve Cem Tan Kuintet çaldı. Hayallerde Loft’un 2-3 günlük bir festivali de var örneğin. 

Bir yandan da Loft Sessions başlığında, yine Outro’da söyleşiler yapıyoruz. Şevket Akıncı’yla ve Şenol Küçükyıldırım’la beraber birer röportaj yaptık. Bu söyleşilerde müzisyenlerle illa yeni bir albüm veya yeni bir kitap üzerine konuşmak değil; o albümler ya da kitaplar vesilesiyle müzisyenin dünyasını anlatan içerikler üretmek istiyoruz.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende
∙

BÜLTEN SAYISI

🎷 Caz Kültür Gazetesi Loft, MUBI kataloğundan Heartstone

Loft Caz Kültür Gazetesi'ni keşfediyoruz; Heartstone'u izlemek için nedenler öğreniyoruz; Wet Leg'in ilk albümünü dinliyoruz.

22 Nis 2022

OGM Pictures ile birlikte
Fotoğraf: Deniz Sabuncu

YAZARLAR

Yaren Eren Budak

https://aposto.com

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende
∙

HİKAYE

Roger Crowley: 'Portekiz'in kurduğu imparatorluk, kendi yoksulluğunun ürünüydü'

Roger Crowley, "Deniz Canavarları" kitabında Portekiz’in küçük bir donanmayla Hint Okyanusu’nda nasıl kalıcı bir imparatorluk kurduğunu, deniz ticaretinin küresel güç ilişkilerini nasıl dönüştürdüğünü ve bu sürecin sömürgecilik tarihindeki yerini anlatıyor. Yazarla küreselleşmenin başlangıç dönemindeki ticaret, askerî güç ve şiddet arasındaki ilişki üzerine konuştuk.

Ömer Çeşit

·

29 Eki 2026

Roger Crowley: 'Portekiz'in kurduğu imparatorluk, kendi yoksulluğunun ürünüydü'
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Clayface: Kendini yontan bir süper kötü

DC’nin yeni filmi "Clayface", bir süper kötünün hikayesinden yola çıkarak beden, kimlik ve bilinç arasındaki sınırları sorguluyor. DC'nin daha karanlık sularda yüzdüğü "Joker" ve "The Batman" ile aynı damarda ilerleyen film, Matt Hagen isimli bir aktörün yüzü parçalandıktan sonra dönüştüğü "Kil Adam"ın izini sürüyor.

Aslı Ildır

·

27 Eki 2026

Clayface: Kendini yontan bir süper kötü
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Ramize Erer'in 'Séparation' sergisi Paris'te: 44 numaralı odada ayrılık

Ramize Erer’in "Séparation" sergisi, Paris’in tarihî atmosferini günümüze taşıyan Hôtel Langlois’nın 44 numaralı odasında sanatseverlerle buluştu. Ramize Erer ve küratör Nazlı Pektaş’la resimlerdeki hüznü, geçiciliği ve mekanın sergiye kattıklarını konuştuk.

Burcu Dimili

·

26 Eki 2026

Ramize Erer'in 'Séparation' sergisi Paris'te: 44 numaralı odada ayrılık
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Kitapların izinde Almanya’da misafirlikten söz sahipliğine: Neresi sıla bize, neresi gurbet?

1961’den itibaren Almanya’ya giden işçiler, oy kullanmak için beklediler ama siyaset yapmak için sandığı beklemediler. Nermin Abadan-Unat, Gündüz Vassaf, Ayhan Kaya, Fatma Aydemir ve Ece Temelkuran’ın kitaplarının izinde, Ford grevinden Cem Özdemir’in eyalet başbakanlığına, vatandaşlık reformlarından AfD’nin yükselişine uzanan altmış beş yılı okuyoruz. Aynı sorular hâlâ gündemde: Kim “Alman”? Neresi “vatan”?

Kitapların izinde Almanya’da misafirlikten söz sahipliğine: Neresi sıla bize, neresi gurbet?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Edebiyatçıların kedileri: Bir kediye nasıl veda edilir?

Zamanın sevgi ve acının mekanı olduğunu söylüyor Ursula K. Le Guin. Bilge Karasu ise o ölümün adını anmadan yazdığı değiniler, öyküler ve masallardan oluşan tuhaflıklar kitabı "Göçmüş Kediler Bahçesi"nde birkaç kez kaçınılmaz olana dair uyarıyor bizi: "Kedinizi bir insanı sever gibi sevmeye çalışmayın!" Benimse diyeceğim şu: Kaç insan kendisini bir kedi gibi sevdirmeyi başarabilmiş ki!

Soner Can

·

26 Eki 2026

Edebiyatçıların kedileri: Bir kediye nasıl veda edilir?