Nuvole Chocolate: Bir fikre inanmak

Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
“Dürüst olmak gerekirse çikolatalarımı satmaya karar vermemin ilk sebebi, anneme okul masraflarımda destek olup, kendi giderlerimi karşılayabilmekti. Biraz klişe olacak belki ama her şey küçük bir evin küçük bir mutfağında başladı.”
Kışın nadir güneşli günlerinden birinde, Kozyatağı’ndaki mütevazı dükkanını ziyaret ettiğimiz 24 yaşındaki Aslı Bilgin, Nuvole Chocolate’ın çıkış noktasını en basit haliyle bu cümlelerle açıklıyor. Bilgin’in hikâyesi, aslında günümüzde duyduğumuz birçok girişim hikâyesinden pek de farklı değil. Hikâye her zaman bir sektörde bir açık bulmak ve harekete geçmekle başlıyor. Bilgin de glutensiz, vegan, rafine şekersiz çikolata özelinde sektörde bir açık olduğunu fark ediyor; ancak iş kolu okuduğu alanlardan ve teknolojiden uzak olunca hayallerinin peşinden gitmenin zorluğuyla yüzleşiyor. Zira karşılaşılan soru hep “O kadar iki bölüm okudun, bütün gün dükkânda oturup çikolata mı yapacaksın?’’ oluyor. Fakat girişimcilik aslında bu noktada başlıyor.
Bilgin’e bu soruyu yöneltmelerinin sebebi, üniversite tercihini Halkla İlişkiler ve Uluslararası İlişkiler alanlarında kullanmış olması. Bu tercihin arkasında ise ilginin yanı sıra “vejetaryen olduğu için gastronomi seçeneğini elemek zorunda kalması” yatıyor. Bilgin, her ne kadar gastronomi okumasa da sağlıklı beslenmeye yönelik merakı ve çikolataya olan tutkusu, dönüp dolaşıp kendini gıda sektörünün içinde bulmasına sebep oluyor.

Fotoğraf: Deniz Sabuncu
Şu anda çikolata dükkanını beraber işlettiği annesi, yüksek oranda katkı maddeleri içeren paketli ürünleri tüketmekten kaçınan Bilgin’e bir gün, “Gel, malzeme alıp kendi çikolatamızı yapalım,” diyor. Uzun denemeler sonrası, keçiboynuzu özütü ile ideal tariflerini oturtan ikili, ilk olarak yakın çevrelerinden siparişler alırken daha sonra sosyal medya üzerinden geniş kitlelere ulaşmaya başlıyor. Hayalin, gerçek bir işe dönüşmesi noktasında ise KOSGEB (Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı) devreye giriyor.
“İş büyürken eve sığamaz olduk,” diyen Bilgin, bir yakının tavsiyesi üzerine KOSGEB’e başvuruda bulunuyor ve projenin onaylanmasının ardından makine ve teçhizatlarıyla 2019’da Nuvole Chocolate’i açıyor. Bilgin, o süreci “Hiçbir sermayem yoktu, herhangi bir bankadan kredi almam da imkânsızdı,” diyerek anlatıyor ve ekliyor:
“Bir işletme açtığınız ilk günden itibaren masraflarınız başlıyor ve bilgi sermayeniz olmadığı takdirde bu masraflar size ekstralarıyla geri dönüyor. Ekonomik sermaye çok önemli olsa da bence en büyük gereklilik bilgi sermayesi.”

Fotoğraf: Deniz Sabuncu
Nuvole Chocolate, bugün perakende satışların yanı sıra KORDSA, Akbank gibi büyük firmalar için de özel günlere yönelik paketler hazırlıyor. Öte yandan, çikolatanın içeriğini müşterilere daha iyi anlatmak amacıyla atölyeler de düzenliyor. Bilgin, “Kakaonun bir meyveden geldiğini bilmeyen, çikolatayı sadece zararlı atıştırmalık olarak düşünen büyük bir kitle var. Biz atölyelerimizde çikolatanın aslında ne olup ne olmadığını gösteriyoruz,” diyor. Atölyelerin, Nuvole’nin sürdürülebilirliği açısından da büyük bir rolü var; ancak pandemi nedeniyle şu anda zorunlu bir ara verilmiş durumda. Pandemi sonrası ise çikolata atölyeleri ve çikolata dükkân işletmeciliği eğitimlerine yeniden başlanacak.
Benzer kariyer rotası çizmek isteyenlere tavsiyelerini sorduğumuzda Bilgin, bir fikre inanmanın ve kendini tanımanın önemini vurguluyor. “Markanız bebeğiniz gibi oluyor ve 7/24 aklınız onda oluyor. Bazı günler bütün gün oturmadan çalışarak geçebiliyor,” diyen Bilgin, tavsiyelerini şu şekilde sıralıyor:
“Gerekli özveriyi sağlayabilecek kişilerin bu yolu tercih etmesini önerebilirim. Karakteriniz uygunsa ve inandığınız bir fikriniz varsa önce fikrinizi yapan olmuş mu diye bakın. Daha sonra rakiplerinizi iyi tanıyın. Bunları da yaptıysanız risk almaktan çekinmeyin. Hayatınızı mutlu olacağınız bir iş ile geçirmekten daha güzel ne olabilir!”
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Yeme-içme sektöründe alternatif para kazanma yöntemleri neler? Butik mekân açmak mı sosyal medyadan satış yapmak mı daha mantıklı? Tadarak, tanıtarak ve tanışarak para kazanmak mümkün mü?
25 Şub 2022

YAZARLAR

Nurefşan Kutlu
Business Editor

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
"Ödünç dikkat çağı" bugünlerde yeni bir şey gibi paketleniyor ama neredeyse reklamcılık kadar eski bir tartışma bu. Öte yandan viral akımlar, memler, trend sesler, influencerlar çağında araştırmalar, ödünç dikkatin kapıyı açsa da alışkanlık yaratmadığını da gösteriyor. Peki bu tartışmaların ortasında reklamcılıktan elde kalan ne? Bunun cevabı şeffaf süreçler, doğrulanabilir sonuçlar, kanıtlar ve gerçek insan emeğinde yatıyor.

Eskiden yalnızca satın alınan ürünleri taşımak için kullanılan bez çantalar, bugün tüketiciler için bir statü sembolüne, markalar için ise maliyetsiz bir reklam aracına dönüşüyor. Giderek daha fazla işletme, esas faaliyet alanının dışına çıkarak bez çantalardan tişörtlere, şapkalardan kupalara kadar uzanan “merch” koleksiyonları oluştururken bir dönemler ücretsiz dağıtılan bu promosyon ürünleri, tüketicilerin para ödemeye gönüllü olduğu yeni bir pazar yaratıyor.

Ortadoğu'daki savaşın tetiklediği akaryakıt krizi, elektrikli otomobillere yönelik talebi yeniden artırırken sektördeki dengeleri de değiştiriyor. Son bir yılda elektrifikasyon yatırımlarını küçülten otomobil devleri, yükselen talep ve Çin’deki üreticilerin güçlenen rekabeti karşısında gelecek stratejilerini yeniden değerlendirmek zorunda kalıyor.

Dijital ödeme çözümleri, her geçen gün daha da yaygınlaşırken işletmelerin bu çözümlere yaklaşımında güven, kullanım kolaylığı ve sağlanan somut fayda belirleyici hâle geliyor. Yakın tarihte Garanti BBVA’nın kuruluşu Tami’nin ve Ipsos Türkiye’nin işbirliğinde gerçekleşen çalışma da işletmelerin dijital ödeme çözümlerine açık olduğunu, fakat dönüşümün esas anahtarının güven olduğunu ortaya koyuyor.
12 Eki 2026

Tüketicilerin kredi kullanım tercihleri son yıllarda nasıl değişti, Türk bankacılık sektörü para politikası kararlarına nasıl uyum sağlıyor ve finansal teknolojiler alanında faaliyet gösteren girişimlerin büyümesinin önündeki başlıca sorunlar neler? TeklifimGelsin Kurucu Ortağı ve CEO’su İhsan Cem Zararsız, kredi piyasasındaki gelişmeleri, bankaların dijitalleşme sürecini ve Türkiye’de girişimlerin finansmana erişimde yaşadığı sorunları Aposto okurları için anlattı.




