
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
OPEC+ Bakanlar Komitesi, Viyana'da gerçekleştirdiği toplantıda günlük petrol üretimi üst sınırını 2 milyon varil düşürme kararı aldı. Bu karar, Covid-19 pandemisinin başlangıcından bu yana alınmış en büyük üretim kesintisi kararı olarak öne çıktı. Kararın ardından brent petrol varil fiyatı, toplantı haberlerinin ardından başladığı haftalık rallisini hızlandırarak 93 dolar seviyesinin üzerine çıktı. Kesintinin ise kasım ayında başlayacağı açıklandı.
Neden?
Dünyada yaşanan yüksek enflasyonu dindirmek için merkez bankaları tarafından başlanan faiz artırımları, küresel ekonomik faaliyette daraltıcı bir etkiye sahip. ABD, AB ve Çin gibi bölgelerde imalat PMI verileri, faiz artırımlarının başlangıcından bu yana düşme eğiliminde ve daralma sinyalleri veriyor. GSYH verileri de buna benzer bir şekilde seyrediyor. ABD ekonomisi ilk çeyrekte %1,5, ikinci çeyrekte ise %0,6 daralarak teknik resesyona girdi. Çin ekonomisi ise ikinci çeyrekte %0,4 ile beklentilerin altında bir büyüme kaydetti. Daralan ekonomik aktivite daha az üretim ve dolayısıyla petrole daha az talep anlamına geliyor. Bu da brent petrolde düşüş yaşanmasına sebep oluyor. Bu durum ise OPEC+ ülkelerini oldukça rahatsız ediyor ve onları, arzda kesinti yaparak petrol fiyatlarını yükseltmeye zorluyor.
Brent petrol varil fiyatı, şubat ayında başlayan Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin etkisiyle 112 dolar seviyesine kadar yükselmişti. Fakat faiz artırımları sonucu ekonomik aktivitede yaşanan daralma, fiyatın %35'e yakın düşüşle 82 dolar seviyesine kadar gerilemesine neden oldu. OPEC+ ise bu gidişata "dur" demek adına Viyana'da bir toplantı düzenleyeceğini açıklayarak duruma el koydu. Toplantı kararının ardından brent petrol haftalık rallisine başlayarak 91 dolar seviyesine kadar yükseldi. Arz kesintisi kararının ardından ise 93 dolar seviyesi aşıldı. JPMorgan ise varil fiyatının yıl sonuna kadar yıl sonuna kadar 100 dolar seviyesini test edebileceği görüşünde olduğunu açıkladı.
ABD'den tepki
ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan ve Ulusal Ekonomi Konseyi Direktörü Brian Deese tarafından yapılan açıklamada, "Başkan Biden, küresel ekonomi Putin'in Ukrayna'yı işgalinin devam eden olumsuz etkileriyle uğraşırken OPEC+'ın üretim kotalarını düşürme konusundaki öngörüsüz kararından dolayı hayal kırıklığına uğradı" ifadelerine yer verildi.
Açıklamada ayrıca Biden yönetiminin OPEC'in enerji fiyatları üzerindeki kontrolünü azaltmak için ek araçlar ve yetkiler konusunda ABD Kongresi ile istişare edeceği bilgisi yer aldı. Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Stratejik İletişim Koordinatörü John Kirby ise ABD'nin OPEC+ ve yabancı petrol üreticilerine daha az bağımlı olması gerektiğini ifade etti.
Etkili olur mu?
Bazı yorumcular alınan arz kesintisi kararının yalnızca sınırlı etkiye sahip olacağını veya etki yapmayacağını söylüyor. Buna gerekçe olarak ise bazı ülkelerin 2 milyon azaltılmış olsa dahi üretim sınırının altında üretim yaptığı ve bu yüzden kesinti kararının arza büyük bir etkisinin olmayacağı gösteriliyor. Fakat kararın tam olarak etkisini gösterebilmesi için, Suudi Arabistan gibi büyük üretici ülkelerin petrol arzlarında gönüllü indirime gitmesi ihtimalinin de üzerinde duruluyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
OPEC+ Bakanlar Komitesi, günlük petrol üretimi üst sınırını 2 milyon varil düşürme kararı aldı. Dünya Bankası, Türkiye'nin 2022 yılı büyüme tahminini %4,7 olarak güncelledi. AB, Rusya'ya karşı yeni yaptırım paketi üzerinde uzlaşmaya vardı.
06 Eki 2022

YAZARLAR

Emircan Yaman
Piyasalar ve Finans Editörü

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei'nin kamuda radikal kesintilerin ve kemer sıkma politikalarının simgesi olarak siyasi şovlarında kullandığı “motosierra” (elektrikli testere) politikaları halktan giderek daha çok tepki çekiyor. Şirket iflasları artarken enflasyon ve hayat pahalılığı nedeniyle halkın borç yükü rekor seviyeye ulaşıyor. Vatandaşlar gıda, ilaç ve temel giderler için kredi çekmek zorunda kalıyor. Hükümet ise borçlanmayı "özel bir mesele" olarak nitelendirerek yapısal reformları savunmaya devam ediyor.

Bridgewater Associates’in kurucusu Ray Dalio’ya göre asıl risk ABD’nin ne kadar borçlandığı değil, giderek büyüyen tahvil arzını yatırımcıların hangi faiz seviyesinden taşımaya razı olacağı. Sıfıra yakın faizlerle kamu borcunun maliyetinin görünmezleştiği dönem kapanırken piyasa artık yalnızca enflasyonu ve merkez bankalarını değil, devletlerin bilançolarını da fiyatlamaya hazırlanıyor.

Bu hafta hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda yoğun bir veri takvimi izlenecek. Yurt içinde Pazartesi günü açıklanacak Ağustos ayı sektörel enflasyon beklentileri ön plana çıkarken, yurt dışında Çarşamba günü ABD'de açıklanacak ikinci çeyrek GSYH revizyonu ve Temmuz ayı PCE enflasyonu ile Cuma günü Fed Başkanı Kevin Warsh'ın Jackson Hole konuşması takip edilecek.
24 Ağu 2026

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), İran’ın BAE topraklarına yönelik balistik füze saldırılarının ardından İran ile yürütülen tüm faaliyetleri, ticari alışverişi ve finansal işlemleri ikinci bir karara kadar askıya aldığını duyurdu. İran yönetimi füze saldırısıyla ilgisi bulunmadığını ve bunun bir “sahte bayrak” operasyonu olduğunu ifade etmiş olsa da, BAE’nin kararı İran’ın en büyük ithalat kapısını ve yaptırımlar altında kullandığı başlıca ödeme merkezlerinden birini aynı anda devre dışı bırakma potansiyeli taşıyor.

Hem Japonya’da hem de Amerika’da piyasaların merkez bankalarını faiz artırmaya zorladığı bir süreçten geçiliyor. Ancak tarih gösteriyor ki genellikle bu savaşın kazananı tahvil piyasaları oluyor. Bu nedenle önümüzde, faizlerle ilgili olarak piyasaların çok da sevmediği stresli bir sürecin içinde bulunduğumuzu bir kez daha görülüyor.




