Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk kadın bestekârlarından: Dilhayat Usta

Hakkında hiçbir şey bilinmeyen kadın müzisyenleri düşündüm bu hafta ve onlardan biriyle sizi buluşturmak istedim.
Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk kadın bestekârlarından: Dilhayat Usta

Samsung 21 Şubat
Samsung ile birlikte

Samsung’dan anne ve babalara çağrı: İnternette kontrolü elden bırakmayın! Samsung Dünyada ve Türkiye’de Kovid-19’un da etkisiyle internet kullanım oranları hızlı bir artış gösteriyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayınlanan son verilere göre Türkiye’deki internet kullanımı 2020 yılında 16 - 74 yaş grubundaki bireylerde yüzde 79’a yükseldi. Bu oran bir önceki yıl %75,3 seviyesindeydi. We Are Social araştırma şirketinin 2020 yılı ocak ayı verilerine göre de ülkemizde internete bağlı mobil cihaz sayısı 77 milyona ulaşırken, nüfusun 92’si internete mobil cihazlar ile bağlanıyor. Samsung Türkiye de internetin bu kadar yoğun kullanıldığı günümüzde, toplumda olumsuz etkilere neden olabilecek sanal içeriklere karşı mücadele etmek amacıyla yaklaşık 5 yıldır konuyla ilgili önemli farkındalık çalışmalarına imza atıyor. 2016’dan bu yana “Siber Zorba Olma! #FarkınaVar”, 2019’dan bu yana da “İnterneti Tadında Kullan” farkındalık kampanyalarıyla, başta gençler olmak üzere toplumun her kesimini internetin doğru kullanımı konusunda bilinçlendirmek amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Bugüne kadar yaklaşık 24 milyon kişiye ulaşan, 2 Felis ve 1 Başarı ödülü alan “İnterneti Tadında Kullan” hareketi, başta anne ve babalar olmak üzere geniş kitleler tarafından yakından takip ediliyor. Bu yılki çalışmanın odağında anne ve babalar var Yeni yılda da konuyla ilgili toplumu bilgilendirmeye devam eden Samsung Türkiye, “İnterneti Tadında Kullan” kampanyası kapsamında bu kez küçük çocukları olan ebeveynlerin bilinçlendirilmesine odaklanan yeni bir çalışmayı hayata geçirdi. İnternetin sorumlu kullanımına yönelik özellikle anne ve babalarda farkındalık yaratmak amacıyla hazırlanan çalışmada Samsung Türkiye, internetin gerekli önlemler alınmadan kullanımlarına sunulması durumunda, çocukların karşılaşabilecekleri olumsuzluklara dikkat çekiyor ve çocukların güvenli ortamlarda internette gezinti yapabilmeleri için anne ve babalara nasıl önlem alabileceklerini de aktarıyor. Sosyal medya mecralarında #İnternetiTadındaKullan hashtag’i ile yayınlanan çalışmada, sevimli bir kediyi takip eden ufak bir çocuğun gördüğü olumsuz ögelere yer verilerek anne ve babalara, “İnternette çocuğunuzun karşısına neler çıkabileceğini tahmin bile edemezsiniz” mesajı veriliyor. Sevimli beyaz kedi çocukların internette severek izledikleri içerikleri temsil ediyor. Kediyi takip eden çocuğun şahit olduğu şiddet, küfür, yaralama gibi onun yaşamını ciddi derece olumsuz şekilde etkileyecek unsurlar ise, önlem alınmaması durumunda sanal ortamda bir çocuğun her zaman görebileceği içerikler olarak karşımıza çıkıyor. Ebeveynlere, çocukların eline verdikleri akıllı cihazlarda kontrolü elden bırakmamalarını tavsiye eden Samsung, bu amaçla geliştirilen Samsung Kids uygulaması ile çocukların güvenli ortamlarda internette gezinti yapabilecekleri konusunda aileleri bilgilendiriyor. Samsung Kids ile kontrol tamamen anne ve babalarda Çocukların uygunsuz içeriklere ulaşmasını engellemek için geliştirilen Samsung Kids, Samsung’un akıllı telefon ya da tabletlerinde kullanılabilen ücretsiz bir arayüz uygulaması. Çocuklar için eğlenceli ve eğitici uygulamaları bir araya getiren bu arayüz, anne ve babalara uygulamaları seçip kontrol etme imkânı sunuyor, çocuklarının mobil cihazları nasıl kullanacağını takip edip cihazları diledikleri an açıp kapatmalarını mümkün kılıyor. Anne ve babaların çocuklarını saniyeler içinde güvenli yolculuklara çıkarmaları için cihazlarındaki Hızlı Panel üzerinden Samsung Kids'i aktive etmeleri yeterli oluyor. Kampanya içeriğini bu bağlantıdan izleyebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Aposto İstanbul

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

Gazete Oksijen’in beşinci sayısında Ayşe Acar’ın orkestra şefi Nisan Ak’la gerçekleştirdiği röportajı okuyunca aklıma kadın müzisyen ve besteciler düştü. Kadın orkestra şefleri bir yana; görülebilirliğin müziğin herhangi bir türünden bağımsız, herkes için mesele olduğu bir zamanın yegâne araçları belki bu ve bunun gibi yazılar. Nitekim bunları düşünürken, bir yandan da geçtiğimiz yaz bir sayıda bestekâr Neveser Kökdeş’in hayatına değindiğimi ve o yazıyı yazarken dinlediğim albümlerden nasıl keyif aldığımı da hatırladım. Dolayısıyla bu sefer de Osmanlı İmparatorluğu döneminden bir ismi yâd etmek istiyorum ve Dilhayat Kalfa (Usta)’yla ilgili bilinenleri derlemeye gayret edeceğim. 

Kimdir? Dilhayat Kalfa, hayatıyla ilgili çok az bilgi sahibi olunan bir besteci. Nerede veya ne zaman doğduğu bilinmiyor. Hatta ne zaman bu hayattan göçüp gittiği konusunda da kesin bir bilgi yok. Fakat 1998’de arşivlerden çıkan miras belgesi, okunabildiği kadarıyla, 1737’yi işaret ediyor. Bu dokümanda Dilhayat Usta olarak geçiyor. (Demek ki bir noktada kalfalıktan bir üst mertebeye geçmiş). İmparatorluk sarayında yaptığı görevle ilgili de nihai bir sonuca varılamıyor ama harem sorumlusu olduğu düşünülüyor. Fakat yine mirasındaki eşyalarına bakınca, kabak çiçeği şeklinde beş yapraklı broşların padişah tarafından hazinedar ustalarına verildiği not ediliyor. 

Patrona Halil İsyanı sonrası iki cariyeyle Sultanahmet’teki bir köşke taşındığı ve ölene kadar burada yaşadığı belirtiliyor. Bu önemli bir ayrıntı çünkü hazinedar ustalarının padişahla beraber tam kadro değiştiği de göz önüne alınınca Dilhayat Usta’nın Sultan III. Ahmed’in hazinedar ustası olduğu iddiaları kuvvetleniyor. 

patronahalil
Jean-Baptiste Vanmour'un Patrona Halil İsyanı'nı anlatan eseri.
Kaynak: Vikipedi

İmparatorluğun ilk kadın bestekârlarından: Dilhayat Usta’yla ilgili bestelerinin makamlar özelinde ustalıkla kaleme alındığı ve 100’den fazla eseri olduğu düşünülürken onun olduğuna emin olunan bestelerin sayısı 20’yi bile bulmuyor. Bu kadar eksik bilgiye rağmen isminin önemli belgelerde muhakkak geçmesinin bir sebebi de Evcara makamının en eski eserlerini vermesi. Ayrıca Çağatay Uluçay gibi dönemle ilgili tarihçiler, klasik Türk müziğinin ustası olarak anılan Itrî’nin de öğrencisi olduğu konusunda neredeyse hemfikir. 

Yılların önemini kaybettiği noktada… Tanbur çaldığı tahmin edilen bestecinin bu eğitimini de Tanburi İsak Efendi’den aldığına dair bilgiler tezlerde yer alsa da Tanburi’nin 1745’te doğması bunu imkânsız kılıyor. Tarihin bir erkeğin arkasına yerleştirmekte beis görmediği bestekârın, 1761’te doğan Sultan III. Selim’in tertip ettiği söylenen Evcara makamından eserler vermesi ve sultanın cariyesi olması da aynı şekilde mümkün değil. Belgelerin yetersizliği ve alışılmış düzende radikal bir değişikliğe ihtiyaç duyulmaması sebebiyle Dilhayat Usta’nın “kalfa mı, usta mı yoksa sadece Dilhayat olarak mı?” bilindiğine karar verilemediğini duymazdan gelerek 2017’de yayımlanan bu albümü dinlemenizi tavsiye ediyorum. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto İstanbul

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto İstanbulAposto İstanbul

BÜLTEN SAYISI

"İstanbul uzaktan değil, vapurdan güzel."

Tabii bir de karlar altında. Bu hafta Molla Hüsrev ve Dilhayat Usta hikâyeleri eşliğinde şehirde kısa bir yürüyüşe çıkıyoruz. Sonra bir vapura atlıyor, İstanbul'a bir de vapurdan bakıyoruz.

21 Şub 2021

Samsung ile birlikte
Barkın Özdemir

YAZARLAR

Ege Dikencik

1990'da Bursa'da doğdum. Bursa Erkek Lisesi ve İTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü'nden mezun oldum. Beş sene süren profesyonel spor hayatım ve birkaç sene zorlanarak gittiğim şan dersleri hayatıma nasıl şekil vermem gerektiğiyle ilgili çok şey öğretti. İstanbul'a geldiğimden beri birçok farklı işi ucundan deneyimledim ve harika insanlarla tanıştım. Şimdilik öğretim hayatıma yüksek lisansa kadar ara verdim; 'eğitim' hayatım ise tam hızıyla devam ediyor.

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

Şehri yaşamanın bedeli: Bayramın ücretsiz otobüslerinde bir İstanbul turu

Bayramda arabasız gezmek, çoğu insana külfet geliyor. Azalan otobüs seferleri, artan yolcu sayısı, belli semtlere gitmenin işkenceye dönüşmesi bayram gezmesinin olmazsa olmazları. Öte yandan ücretsiz bayram otobüsleri, sabahın nurunda kalkıp işe gidenler, bu yüzden şehri ancak bayramdan bayrama keşfedenler, iki kuruş harçlıkla hayatını idame ettirmeye çalışan kadınlar, denizi görmeden büyüyen çocuklar, çocuklarına denizi göstermek için bayramı bekleyen aileler için biraz da.

Ayça Örer

·

29 May 2026

Şehri yaşamanın bedeli: Bayramın ücretsiz otobüslerinde bir İstanbul turu
Hafıza bahçesinde bir kent turu: İstanbul'un kokusu nasıl hatırlanır?

İstanbul, bitkileri ve kokularıyla geçmişin ve bugünün birlikte yaşadığı bir hafıza bahçesidir. Kimileri meşhur bir lavanta kolonyasının ferah kokusuyla büyümüştür; kimileri Tokatlıyan Han’ın önünden geçerken tanıdık bir lavanta esintisini bugün hâlâ duyar. Ve bazen, İstanbul sadece kokusuyla hatırlanır.

Gözde Keskin

·

28 Nis 2026

Hafıza bahçesinde bir kent turu: İstanbul'un kokusu nasıl hatırlanır?
Kır çiçeğinden kültür çiçeğine: İstanbul kent yaşamında lalenin serüveni

İstanbul'da lale sevgisinin kökenleri çok eski zamanlara kadar uzanıyor. Türklerle birlikte Orta Asya'dan çıkıp Anadolu'ya ve İstanbul'a ulaşan lale, bahçelerimizden evlerdeki vazolara, geleneksel el sanatlarından edebiyata hep baştacı ediliyor. Hazır mevsimi gelmişken lalenin tarihinden bugüne uzanan renkli bir yolculuğa çıkıyoruz.

Gözde Akyüz

·

19 Nis 2026

Kır çiçeğinden kültür çiçeğine: İstanbul kent yaşamında lalenin serüveni
Geçmişe isim koymak: Bizans diye bir devlet var mıydı?

Bir devleti, kendi çağında kendine verdiği adla mı anmalıyız, yoksa sonradan yakıştırılan adla da anabilir miyiz? Bu sorunun tek bir doğru cevabı yok. Ancak şunu bilmeden sağlıklı bir tartışma yürütülemez: Bizans, Doğu Roma’nın kendine verdiği bir ad değildir. Bu da bizi daha büyük bir soruya götürür: Tarihi kim anlatıyor, hangi kelimelerle ve neden?

Şerif Yenen

·

10 Mar 2026

Geçmişe isim koymak: Bizans diye bir devlet var mıydı?
İstanbul'un kış yüzücüleri: Yağmur-çamur demeden Boğaz'ın sularıyla buluşanlar anlatıyor

Kar-kış demeden güne Boğaz'ın soğuk sularına atlayarak başlayan İstanbulluların sayısı her geçen gün artıyor. Sarayburnu'ndan Suadiye'ye, oradan Bebek'e, şehrin farklı noktalarından denize giren bu cevval yüzücüler arasında Kapalıçarşı esnafından eski bankacılara, lisanslı sporculardan hiç yüzme bilmeyenlere pek çok farklı profil var. Ortak noktaları ise üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkede denize sırtlarını dönmeyi reddetmeleri...

Gökhan Tan

·

10 Şub 2026

İstanbul'un kış yüzücüleri: Yağmur-çamur demeden Boğaz'ın sularıyla buluşanlar anlatıyor