Parabolik yükselişten dengelenmeye: Altın ve gümüşte yeni yol haritası

Geçtiğimiz hafta Perşembe başlayıp Cuma günü derinleşen ve bu haftanın başında ise adeta bir likidasyon fırtınasına dönüşen altın ve gümüşteki sert satışlar, piyasalarda “ralli bitti mi?” sorusunu yüksek sesle sordurmaya başladı. Salı günü itibarıyla gelen tepki alımları nefes aldırmış olsa da bu düşüşün arkasındaki dinamikleri teknik ve temel bir çerçevede analiz etmek, ileriki dönemin yol haritasını çizmek açısından kritik önem taşıyor.
Altın ve gümüşte geçen haftaki düşüşün asıl nedeni teknik diyebilirim. Altın ve gümüş, özellikle 2026 yılının başından itibaren soluksuz olarak nitelendirilebilecek bir yükseliş trendi içindeydi. Gümüşün 120 dolar, altının ise 5 bin 500 dolar seviyelerini test ettiği bu süreç, piyasa terminolojisinde “parabolik yükseliş” olarak adlandırılır. Bu denli dik açılı ve hızlı yükselişlerin ardından, aşırı alım bölgesindeki varlıkların bir noktada sakinleşmesi ve teknik bir düzeltme yapması piyasa işleyişinin bir gereğidir. Dolayısıyla yaşanan bu geri çekilme, aslında piyasanın üzerindeki aşırı köpüğü atan ve yön itibarıyla çok da sürpriz olmayan bir gelişmedir.
Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.
Aposto Premium
Ayda
- Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
- Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
- Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
- Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.

EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
YAZARLAR

Doç. Dr. Filiz Eryılmaz
ALB Yatırım Başekonomisti. Bursa Uludağ Üniversitesi İktisat Bölümü Öğretim Görevlisi.

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
OKUMAYA DEVAM EDİN
Türkiye'nin en büyük dış ticaret fazlası veren sanayi kollarından tekstil ve hazır giyim sektörü, 2025 yılını 26,2 milyar dolarlık ihracatla kapattı. Doğrudan 845 bin, dolaylı etkileriyle birlikte yaklaşık 2 milyon kişiye istihdam sağlayan sektör, 2022'de ulaştığı zirveden bu yana tarihinin en sert daralmalarından birini yaşıyor. Konuyla ilgili sunum yapan TGSD yönetimi, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'na sunulan üç aşamalı strateji haritasının ayrıntılarını paylaştı.

Bu hafta hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda veri akışı güçlü. Yurt içinde Fitch değerlendirmesi ve cari denge, yurt dışında ise ABD TÜFE ön planda olacak.
13 Tem 2026

Küresel ekonomide bir taraftan savaşın yarattığı belirsizliği ve bunun başta petrol ve altın fiyatları olmak üzere finansal piyasalardaki yansımalarını izlerken, diğer taraftan özellikle yapay zeka alanında yaşanan olağanüstü teknolojik gelişmelerin önümüzdeki dönemde ekonomik hayata nasıl yansıyacağını anlamaya çalışan bir piyasa dinamiğiyle karşı karşıyayız.

20.yy çeliğin yüzyılıydı; 21.yy ise elektriğin yüzyılı olacaktır. Elektrodevlet, gücünü fosil yakıtlardan değil, elektriğin kendisinden alarak bunu bir kalkınma, nüfuz ve düzen kurma aracına dönüştüren devlet tipidir.

Birleşmiş Milletler Kalkınma ve Ticaret Konferansı (UNCTAD), 'Çalkantılı Bir Dönemde Uluslararası Yatırım' temalı 2026 Dünya Yatırım Raporu'nu yayımladı. Raporda hem Türkiye'yi, hem de bütün gelişmekte olan ülkeleri ilgilendiren ilginç veriler mevcut.




