Paris 2024 gerçekten en yeşil Olimpiyat olacak mı?

Uluslararası Olimpiyat Komitesi’ne göre alınan önlemler sayesinde 14 bin ton karbon emisyonu tasarrufu sağlanacak. Peki bunlar sadece sözde kalacak pazarlama hileleri mi, yoksa Paris 2024 gerçekten bu iddianın altını doldurabilecek mi?
Paris 2024 gerçekten en yeşil Olimpiyat olacak mı?

30 Mayıs - Sabancı Üniversitesi - Pareto
Sabancı Üniversitesi EDU ile birlikte

Türkiye’den listelerde yer alan tek kurum: Sabancı Üniversitesi Yönetici Geliştirme Birimi (EDU) EDU , kuruma özel programlar alanında dünyanın en iyileri arasında. Neler oluyor? Profesyonellere yönelik gelişim programları sunan Sabancı Üniversitesi Yönetici Geliştirme Birimi (EDU) , Financial Times tarafından her yıl ilan edilen Kuruma Özel Programlar 2024 dünya sıralamasında bu yıl da yükselişine devam ederek 34’üncü sıraya yükseldi . Katılımcıların ihtiyaçlarına uygun program tasarımı, akademik bilgiyle iş pratiği arasındaki denge, kullanılan yöntem ve araçların güncelliği, yeni beceri ve bakış açısı kazandırma, kuruma yaratılan değer, katılımcıların aynı kurumu gelecekte tekrar tercih etmesi gibi önemli kriterlerin tamamında da EDU yükselişini sürdürdü. Türkiye’den listelerde yer alan tek kurum olma başarısı gösteren EDU , dünyadaki gelişmeleri izleyerek yenilikçi öğrenme araçları ve tasarladığı programlarla 22 yıldır iş dünyasına katkıda bulunmaya devam ediyor. Financial Times Kuruma Özel Programlar 2024 dünya sıralamasını incelemek için burayı ziyaret edebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

Paris 2024 Yaz Olimpiyat Oyunları, 26 Temmuz 2024 itibarıyla start aldı. 200’den fazla ülkenin katıldığı Olimpiyat, 11 Ağustos tarihine kadar devam edecek. Tam 100 yıl sonra Fransa’nın başkentine dönen ve “Made for Sharing” (paylaşılmak için yapıldı) mottosuyla başlayan Olimpiyat Oyunları'nda binlerce sporcu yarışacak.

  • Bu Olimpiyat'ın öne çıkan özelliklerinden biri de "en yeşil Olimpiyat" olma yönündeki taahhüdü. Paris 2024 Olimpiyat Oyunları, yalnızca sportif başarılarıyla değil, aynı zamanda çevresel sürdürülebilirlik ve iklim değişikliğiyle mücadelede gösterdiği kararlılıkla da ön plana çıkarak, şimdiye kadarki en “yeşil” olimpiyat olmayı hedefliyor.

Acaba bunlar sadece sözde kalacak pazarlama hileleri mi, yoksa gerçekten bu iddianın altını dolduracak bazı eylemler söz konusu mu?

Neler yapıldı?

Karbon ayak izini azaltmak amacıyla Olimpiyat Köyü’nün inşasında karbondioksit açığa çıkaran beton ve çelik yerine ahşap kullanıldı; çatılara güneş enerjisi üniteleri yerleştirildi; zemin kaplamaları geri dönüşümlü malzemelerden seçildi; tek kullanımlık plastik tüketimini ve gıda israfını azaltmaya yönelik çözümler üretildi. 

  • Uluslararası Olimpiyat Komitesi’ne göre, tüm bunlar sayesinde 14 bin ton karbon emisyonu tasarrufu sağlanacak.

Olimpiyat Oyunları'nı organize edenler, 10 bin 500 Olimpik sporcuyu ve 4 bin 400 Paralimpik sporcuyu misafir edecek Olimpiyat Köyü’nü klimasız inşa ederek, oyunların karbon ayak izini azaltma umuduyla yola çıktı. Sporcuların serinlemesi için klima yerine jeotermal soğutma sistemleri kullanılacağı açıklandı.

  • Nasıl? Saint-Ouen, Saint-Denis ve L’lle-Saint Denis arasındaki Seine Nehri yakınındaki üç bölge, doğal bir jeotermal soğutma sistemi kullanarak serin kalacak şekilde tasarlandı. Olimpiyat Köyü’ndeki binaların ihtiyacını karşılamak için jeotermal bir ağ geliştirildi. 

Büyük oranda yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilen enerji; konaklama alanlarının, ofislerin ve konutların ısıtılmasını ve soğutulmasını sağlayacak. Bu sistemin doğru bir şekilde çalışması için konaklama mekanlarındaki sıcaklığın nasıl sınırlandırılacağı ve enerji tasarrufunun nasıl yapılacağı konusunda delegasyonlar bilgilendiriliyor. 

  • Ayrıca:“Paris Olimpiyatları’nın çevre açısından örnek olmasını istiyorum’’ diyen Paris Belediye Başkanı Anne Hidalgo, Seine Nehri’nin temizlenmesinden kalabalık caddelerin yayalaştırılmasına kadar pek çok hazırlığa imza attı. 

Tüm bunlar yeterli olacak mı?

Ancak sıcaklık rekorlarının daha yeni kırıldığı günlerden geçerken, Paris’te yaşanacak yeni bir rekor sıcaklık ve Fransa’da daha önce görülen sıcaklıklara bağlı ölümler nedeniyle bazı takımlar klima olmadan nasıl serinleyecekleri konusunda endişeli.

21 Temmuz 2024 tarihinin “en sıcak gün” olduğunu açıklayan Avrupa Birliği Copernicus İklim Değişikliği Servisi (C3S) daha sonra 22 Temmuz 2024 gününün daha da sıcak olduğunu kaydetti. 22 Temmuz’da küresel ortalama sıcaklığın 17,15 dereceye ulaşmasıyla yeni bir sıcaklık rekoru kırıldığı açıklandı. 

Fotoğraf: Reuters

Oyuncular gerçekten oyunlar boyunca istedikleri serinlik seviyesine erişebilecek mi, bu şüpheli. Zira, Fransız meteoroloji servisi Météo France, bu yıl Olimpiyat'ın düzenlendiği tarihlerde Paris’te hava sıcaklığının normalin üzerinde olacağını tahmin ediyor. 

Yakın zamanda yapılan bir araştırma da haftalarca sürebilecek sıcak hava dalgalarının Olimpiyat Oyunları sırasında Paris’i vurabileceği ihtimaline karşı uyarıyor. Olimpiyat sırasında tüm zamanların sıcaklık rekorları da bir kez daha kırılabiliri.

  • Bir adım geriden: Yapılan hava durumu analizleri tam 100 yıl önce 1924 yılında Olimpiyat Oyunları'na ev sahipliği yapan Paris’in temmuz ve ağustos sıcaklıklarının 100 yıl içinde 3,1 derece arttığını gösteriyor. Hatırlanacağı üzere, 2003 yılında Paris’te yaşanan sıcak hava dalgasında 14 binden fazla insan hayatını kaybetmişti.

Bundan böyle Yaz Olimpiyat Oyunları'nı düzenlemenin ciddi şekilde zorlaşacağını, hatta imkansız hâle gelebileceğini düşünenler de var. Sporcuların performanslarının zirvesine çıkmaya çalıştığı Olimpiyat'ın onların sağlığını tehlikeye atacak bir aktiviteye dönüşmesi riskiyle karşı karşıyayız.

Ateşten halkalar

Portsmouth Üniversitesi, Britanya Sürdürülebilir Spor Derneği (BASIS), Climate Central ve Avustralyalı sporculardan oluşan FrontRunner tarafından hazırlanan "Rings of Fire: Heat Risks at the 2024 Paris Olympics” (Ateşten Halkalar: 2024 Paris Olimpiyatları’nda Sıcak Riskleri) raporda, iklim krizinin Olimpiyat ve spor üzerindeki etkisi analiz edildi.

Oyunlar'ın serin saatlere denk getirilmesiyle soğutma ihtiyacının en aza indirilmesi hedefleniyor. Ancak rapora göre, bu önlemler sporcuları ve izleyicileri tehdit eden iklim risklerini ortadan kaldırmak için son derece yetersiz çabalar.

Özellikle açık havada yapılan maraton, tenis ve plaj voleybolu gibi yarışmalara katılan oyuncuların aşırı sıcağın etkilerine karşı daha savunmasız olacağı da açık. Buna bağlı olarak “en yeşil olimpiyat” olma iddiasıyla klima kullanmama kararı ciddi endişe kaynağı

Aslında durum bu noktada ciddi bir paradoks da içeriyor.

Fotoğraf: Reuters

Geriye şu sorular kalıyor: Büyük altyapıların inşa edildiği, kitlesel uluslararası seyahatlerin yapıldığı ve kaynaklar üzerinde baskının oluştuğu Olimpiyat'ın iklim üzerindeki etkisini tam olarak ölçebilir miyiz? Gerçekten Olimpiyat Oyunları'nın ekolojik ayak izini hesaplayabilir miyiz?

Önceki Olimpiyat Oyunları çevresel hedeflerine ulaştı mı?

Önce cevabı söyleyelim: Hayır, son yıllarda düzenlenen Olimpiyat Oyunları'nın hiçbiri başlangıçta vadedilen çevresel hedeflere ulaşamadı.

Lausanne Üniversitesi’nden Coğrafya Profesörü Martin Müller ve arkadaşları, 2021 yılında yayımlanan bir çalışmada, son 30 yılda düzenlenen Olimpiyat Oyunları'nın ne kadar sürdürülebilir olduğunu inceledi. Araştırmacılar, 1990’lardan beri “yeşil" söylemlerin arttığına ancak Olimpiyat'ın daha sürdürülebilir hâle gelemediğine dikkat çekti.

Müller bunu "Olimpiyat Oyunları’ndan kaynaklanan sera gazı emisyonlarının ana kaynağı ziyaretçilerin yaptığı uçuşlar ve inşa edilen yeni binalar” diye açıklıyor. Müller, Paris Anlaşması’nda kabul edilen taahhütlerin yerine getirilebilmesi için Olimpiyat Oyunları'nın küçük organizasyonlar hâlinde düzenlenmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Olimpiyat'ın sürdürülebilir olamamasının nedenlerinden bir diğeri de organizasyonların giderek büyümesi. Sadece emisyon boyutuna bakıldığında bile dünyanın her yerinden uçakla gelen izleyicilerin karbon salımı bile Olimpiyat Oyunları'nın neden sürdürülebilir olamayacağını göstermeye yetiyor.

  • Daha fazla branş, stadyum, seyirci, uçak, otel, ulaşım kapasitesi derken Oyunlar büyüdükçe kaynak tüketimi de artıyor.

Fransa’da yayımlanan bir başka makale için çalışan Université Gustave Eiffel'in Mekansal Planlama Profesörü Marie Delaplace, daha da iddialı bir açıklama yapıyor: 

“Sera gazı emisyonlarını azaltmak önemli ancak Oyunlar'ın sürdürülebilir olduğunu söylemek açısından bir anlam ifade etmiyor: Bu tür bir etkinliğin düzenlenmesi, her zaman düzenlenmemesinden daha fazla etki yaratacaktır."

Son söz: “En yeşil,” “en sürdürülebilir” Olimpiyat Oyunları'nı organize etme iddiasının başarıya ulaşıp ulaşmadığı ancak Oyunlar bittikten sonra değerlendirilebilir. Yine de niyet ve çaba açısından son derece kayda değer bir girişim olmakta birlikte kitlesel çapta düzenlenen bu dev organizasyonların karbon ayak izini minimumda tutma gayreti kulağa şimdilik çok da gerçekçi gelmiyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

AngstAngst

BÜLTEN SAYISI

🐕 Olimpiyat'ın faturası, eylem çağrısı

Sokak hayvanları yasasının geri çekilmesi için eylem çağrısı. Paris Olimpiyat Oyunları'nın ekolojik ayak izi. Kaslarında ve ciğerlerinde yüksek seviyede kokain tespit edilen hamile balinalar. Metan yutan mikroplar.

27 Tem 2024

YAZARLAR

Pelin Cengiz

Gazeteci. Gazete ve televizyonlarda muhabir, editör, ekonomi müdürü, yazar ve programcı görevlerini üstlenen Cengiz, makroekonomi ve iş dünyası alanlarında haberler üretiyor. İkinci bir uzmanlık alanı olarak ekoloji alanında enerjinin finansmanı, iklim krizi, çevre mücadeleleri ve tarım ekonomisi üzerine çalışıyor.

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

AngstAngst

HİKAYE

Ödünç tercihler: Çok şey seçiyoruz, peki ne kadarına biz karar veriyoruz?

Arkasında ailesinin beklentileri, sınıfsal konumu, yaşadığı yer, aldığı eğitim, aile sermayesi, geleceğe ilişkin endişeleri olan, tercih formunun üzerinde adı yazan kişiyi düşünelim. Tercihi yapan el onun olabilir; peki o eli yönlendiren hayal, arzunun ne kadarı ona ait? Hayallerimiz, tercihlerimiz, arzularımız ne kadar bizim? Soruyu daha kökensel bir yerden soralım: İçimizde tercih yapan o “kişi” kim?

Metin V. Bayrak

·

16 Ağu 2026

Ödünç tercihler: Çok şey seçiyoruz, peki ne kadarına biz karar veriyoruz?
AngstAngst

HİKAYE

COP31 hakkında bilmediklerimiz: İklim Zirvesi’ne başkanlık etmenin maliyeti nedir?

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Konferansı (COP31), Kasım'da Antalya’da düzenlenecek. 2025’te Avustralya'nın bu zirveyi yapması hâlinde masrafların 2 milyar dolara ulaşabileceği belirtilmişti. Türkiye için böyle bir hesaplama yok, ancak İklim Değişikliği Başkanlığı yıllık 563,3 milyon lira olarak belirlenen ödeneğini ilk altı ayda 10 kat aşarak 5 milyar 590 milyon lira harcadı.

Pelin Cengiz

·

12 Ağu 2026

COP31 hakkında bilmediklerimiz: İklim Zirvesi’ne başkanlık etmenin maliyeti nedir?
AngstAngst

HİKAYE

Dünyaya doğru yürümek: Neden yürümeye sahip çıkmalıyız?

Yürümek yeni keşfedilmiş değil. Daha iyi olmak için öğrenilmeyi ve başarılmayı bekleyen uğraşlardan biri hiç değil. Tam tersine, insanın dünyayla ilişki kurmasının en eski biçimlerinden biri. Şimdi ona yeniden dönmemizin nedeni de bu kadar basit: İnsana özgü ortak bir eylemi ve onun gücünü yeniden hatırlamak.

Elif Bayram

·

12 Ağu 2026

Dünyaya doğru yürümek: Neden yürümeye sahip çıkmalıyız?
AngstAngst

HİKAYE

Özgün değiliz, hiçbirimiz: Aynının cehenneminden kaçış

Bugün özgünlükten söz ederken yalnızca fikirleri konuşmuyoruz, dili de konuşuyoruz. Çünkü dil, fark edilmeden standartlaşan ilk yer. Önce aynı kelimeleri seçiyoruz, sonra aynı benzetmeleri, ardından aynı düşünceleri... En sonunda ise birbirimize benziyoruz. Yapay zeka milyonlarca metnin ortalamasını çıkararak yazdığı için aynı dili üretiyor. Peki ya biz? Biz de uzun zamandır birbirimizin ortalamasını yaşamıyor muyuz?

Tuğçe Isıyel

·

09 Ağu 2026

Özgün değiliz, hiçbirimiz: Aynının cehenneminden kaçış
AngstAngst

HİKAYE

Yaşamın öğle vakti geldiğinde yavaşlama cesareti: Hayat mı kısa, biz mi çok meşgulüz?

40’lı yaşlar, insanın hem zamanın ne kadar hızlı geçtiğini daha çok düşündüğü hem de hayatın sorumluluklarını daha ağır hissettiği bir dönem. Bir yandan yavaşlamak, daha seçici olmak ve zihinsel gürültüyü azaltmak isterken diğer yandan sürekli erişilebilir olmaya, karar almaya ve yetişmeye zorlanıyoruz. Psikoloji araştırmaları ise bu gerilimin yalnızca kişisel bir kriz olmadığını; yaş alma, zaman algısı ve modern hayatın bitmeyen uyaranları arasındaki daha büyük bir çatışmanın parçası olduğunu gösteriyor.

Cem Arıdağ

·

08 Ağu 2026

Yaşamın öğle vakti geldiğinde yavaşlama cesareti: Hayat mı kısa, biz mi çok meşgulüz?