"Raf ömrü o kadar kısa ki insanın nefesini kesiyor"

Yirmi yıllık Brooklyn, Greenpoint mahalle sakininin kaleminden Polonya restoranlarında başlayan, McCarren Park'a uzanan dönüşüm haritası.
"Raf ömrü o kadar kısa ki insanın nefesini kesiyor"

29 Kasım - Arkas Otomotiv - Soli
Arkas Otomotiv ile birlikte

Güç ve zarafeti Arkas Otomotiv Volvo Ankara’da XC60 ve XC90 modelleriyle keşfedin Volvo’nun lüks SUV modelleri XC60 ve XC90 , şıklığı, sürdürülebilir malzemeleri ve güvenlik teknolojileriyle fark yaratıyor. B planlı, yüksek performanslı ve tamamen elektrikli moduyla farklı sürüş deneyimi sunan bu modeller, konfor ve estetiği biraraya getiren çevreye duyarlı plug-in hybrid teknolojisiyle dikkat çekiyor. Volvo XC60 ve XC90 neler sunuyor? Güç ve performans: Her iki model de güçlü motorları ve verimli sürüş teknolojileriyle maksimum performans sunuyor, dinamik şehir hayatından uzun mesafe yolculuklarına kadar her sürüşte üstün güç ve konforu biraraya getiriyor. Sürdürülebilirlik ve verimlilik: Volvo’nun plug-in hybrid teknolojisi ile doğaya saygılı bir sürüş deneyimi sizi bekliyor. Bu güçlü ve çevre dostu motor seçenekleriyle verimli bir yolculuk yaşarken geleceğe yatırım yapıyorsunuz. Güvenlikte lider: Volvo’nun güvenlik liderli olarak sektördeki yerini yansıtan bu modeller, gelişmiş sürüş destek sistemleri, adaptif hız sabitleyici, çarpışma önleme sistemi ve 360 derece kamera gibi özelliklerle yolculuklarınızı güvenli hâle getiriyor. İskandinav zarafeti ve lüks: XC60 ve XC90’ın iç mekanlarında Volvo’nun tasarım anlayışına sadık kalan yüksek kaliteli malzemeler, geniş iç hacim ve estetik detaylar ile konforlu bir sürüş sağlıyor. Volvo XC60 ve XC90 Plug-in Hybrid modelleriyle gücü, zarafeti ve sürdürülebilirliği keşfetmek için Arkas Volvo Ankara’yı ziyaret edebilirsiniz. Arkas Ankara Volvo ile buradan tanışabilir, Showroom’daki modelleri inceleyebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren →

Soli

Soli

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

Mahalleli: Pınar Yolaçan

Greenpoint, 2004'ten beri benim mahallem. İlk taşındığımda evimin yanındaki Polonya restoranında, Polonya göçmeni bir aileden gelen NY Times editörü Cathy Horyn ile yemek yemiştik. Sonrasında bu yazıyı yazmıştı: A Shelf Life So Short It Takes the Breath Away. O gün ev sahibim gazeteyi görüp gururlanmış, “Greenpoint popüler olacak!” diye sevinmişti. Bundan 10 sene önce kapanana kadar bu restoranla bağım hep devam etti. Ne zaman hasta olsam, pancar “borsch” çorbası rica ederdim. O zamanlar sipariş modası olmadığından, restoran sahibinin oğlu çorbayı kapıya kadar getirirdi.

Komşular ve anılar

Karşı dairemde Cooper Union’dan İsrailli bir okul arkadaşım oturuyordu. Ev sahibim ve arkadaşım Musevi’ydi. Bu da bana anneannemin Çanakkale’deki Musevi komşularını anlatışını hatırlatırdı. Anneannem, “Komşum derdi ki ‘3 yumurta alma, 4 al; ikisini bir ikisini bir kırarsın.” diye anlatırdı. İsrailli arkadaşımla da böyle bir komşuluğumuz oldu. Diğer komşularımın çoğu Polonyalı. Özellikle karşı komşum herhalde 70 yaşında var, arada sırada merdivenlerde karşılaştığımızda bana hep “çık çık, merdivenler kalbe iyi gelir” der.

Alt kattaki manavın sokakta sergilediği domatesler, evi tutma nedenim oldu. Altı kat merdiven ve asansörsüz bir bina olmasına rağmen, şehir manzarası karşı konulmazdı: İki köprü, Empire State ve Manhattan’ın gece ışıltısı… 15 yıl boyunca perde almadım. Burası hem evim hem de stüdyom oldu. 

O dönem daire batı yönüne baktığı için yüksek tavanlı olmasını ve "Faniler" serilerinde kullandığım gün ışığının evin içinde olmasını önemsedim. Bu şekilde evde çekim yapabileceğimi ve çalışabileceğimi düşündüm. Daha sonra en son kitabım “Ana Tanrıça”da yer alan “Taş Gibi” serilerindeki fotoğrafların büyük kısmını burada çektim. Vücutlarına uyguladığım boya dolayısıyla çekime gelen kadınların rahat etmesini ve gerektiğinde duş almalarını sağlamak için evimin bir kısmını stüdyo olarak kullanmaya devam ettim.

Mahallenin çehresi

Greenpoint’in doğu nehri kıyısı tamamen endüstriyel bir bölgeydi. Doğu Avrupalı ve İrlandalı göçmenlerin yaşadığı işçi sınıfı bir mahalleydi. Fakat çarşısı olan Manhattan Avenue bana Ankara’daki Bahçelievler’in 7. Caddesi’ni anımsatır. 1900’lerde tramvayın geçtiği bu caddede sinema ve tiyatro varmış. O dönemde inşa edilen sinema zamanla diskoya, sonrasında ise Rite Aid eczanesine dönüşmüş. Eczanenin içinde neden kocaman bir disko topu olduğunu hep merak ederdim; meğer diskodan kalmaymış! Şimdilerde binada, 15 dolara salata satan bir restoran zinciri var. Bugün küçük dükkanlar birer birer kapanıyor. Artan kira fiyatları ve internet alışverişinin etkisiyle sadece restoran ve barlar hayatta kalabiliyor. Mahallenin ev sahibi veya sabit kirada oturan eski sakinleri mahallede kalabilse bile sosyalleşme alanları daralıyor ve mahalledeki yeni mekanlardan fiyat noktası yönünden bir nevi dışlanıyorlar. Zincir mekanlar mahalleyi işgal etmiş durumda. Halbuki caddede eskisi gibi bir sinema ya da tiyatro olsa ne güzel olurdu. 

Çevre kirliliği ve dönüşüm

Greenpoint’in kuzeyinde yer alan Newtown Creek’teki British Petroleum sızıntısı, ABD'nin en büyük çevre felaketlerinden biri olarak kabul ediliyor. 1978’den beri 12,9 milyon galon petrol ve petrol türevi atık çıkarıldı. Buna rağmen, son 20 yılda özellikle kıyı şeridinde gökdelen projeleri arttı. Bloomberg sonrası dönemde verilen imar izinleri, Greenpoint’in endüstriyel dokusunu tamamen dönüştürdü. Fabrikaların yerini yeni lüks rezidanslar aldı. Buna Greenpoint ve Williamsburg’ün arasında yer alan, 1936’da açılmış tarihî yapı McCarren Park ve havuzunun çevresi de dahil. İlk taşındığımda parkın çevresindeki arsalar, zehirli atıklardan dolayı girişi engellemek adına tel örgüyle çevriliydi. Bu yüzyıllık parkın içindeki toprak örneğinde yüksek miktarda kurşun bulunuyor. Bölgedeki temizleme çalışmaları çeşitli sebeplerden dolayı 2019’a kadar aralıklı olarak sürdü. Ancak Covid-19 salgını sonrasındaki bütçe kesintileri sebebiyle tamamen durduruldu. Maalesef bölgedeki yeşil alanların sınırlı olması sebebiyle bu park, mahalle sakinleri tarafından hâlâ kullanılıyor. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Soli

Soli

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

NEREDE YAYIMLANDI?

SoliSoli
∙

BÜLTEN SAYISI

“Greenpoint popüler olacak!”

Brooklyn, New York'tan bildiriyoruz. Yirmi yıllık Greenpoint mahalle sakini Pınar Yolaçan, mahallenin dönüşüm haritasını çiziyor. Bu bahaneyle Brooklyn'de Aralık ajandasını karıştırıyoruz.

29 Kas 2024

Arkas Otomotiv ile birlikte
Greenpoint

YAZARLAR

Soli

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

İLGİLİ OKUMALAR

SoliSoli
∙

HİKAYE

Kendi sınırları içinde sınırsız bir vizyon: Miuccia Prada

Miuccia Prada ve Raf Simons’ın 2027 İlkbahar/Yaz koleksiyonu, yeniden eteğe dönüyor. Moda sürekli yeniyi talep ederken Miuccia Prada’nın gücü, geçmişini reddetmeden değişebilmesinde yatıyor. Yıllar önce kurduğu bir fikri bugün yeniden yorumlayabilmesi, yaratıcılıkla tutarlılığın birbirine engel olmadığını; aksine aynı çizgiyi koruyarak da sürekli yenilenmenin mümkün olduğunu gösteriyor.

Asena Sarıbatur

·

04 Eki 2026

Kendi sınırları içinde sınırsız bir vizyon: Miuccia Prada
SoliSoli
∙

HİKAYE

George Lucas’tan Fellini’ye: Sinemanın hafızasını taşıyan müzeler

George Lucas’ın 1970’lerden itibaren toplamaya başladığı sanat eserleri ile Mellody Hobson’ın koleksiyonunun biraraya gelmesiyle oluşan Lucas Museum of Narrative Art, 20 yıllık bekleyişin ardından Los Angeles’taki Exposition Park’ta ziyarete açıldı. Açılıştan hareketle dünyanın dört bir yanındaki film müzelerini keşfediyoruz.

Deniz Aytekin

·

04 Eki 2026

George Lucas’tan Fellini’ye: Sinemanın hafızasını taşıyan müzeler
SoliSoli
∙

HİKAYE

Anavarza’da uzak zamanın yakın nöbeti: ‘Rüyalarımda kralın kızını görüyorum’

Adana’nın Dilekkaya köyünde Şükriye Arıkanlı, her sabah eline süpürgesini ve plastik hortumunu alıp aile evinin avlusundaki Roma lahitlerini temizliyor. Bu, annesi Hatun Dilci ile babası Amber Dilci’nin definecilere karşı tüfekle koruduğu Anavarza Antik Kenti için onlarca yıldır süren bir aile nöbetinin bugünkü hâli. Yaşar Kemal’in de bir dönem konuk olduğu bu evde gerçek, efsane ve binlerce yıllık tarih iç içe yaşarken Şükriye Hanım’ın aklında artık başka bir soru var: Gençlerin terk ettiği köyde, kendisinden sonra Anavarza’ya kim sahip çıkacak?

Nimet Kıraç

·

01 Eki 2026

Anavarza’da uzak zamanın yakın nöbeti: ‘Rüyalarımda kralın kızını görüyorum’
SoliSoli
∙

HİKAYE

Dünyanın en iyi barları #1: Fransa, Güney Kore, İtalya, Arnavutluk

Dünyadaki en iyi barları 2009 yılından beri sıralayan The World’s 50 Best Bar listesi Michelin Guide, Gault & Millau ve La Liste gibi rehberlerden çok daha ulaşılabilir, özelleştirilmiş lüks bir deneyim sunuyor. Fransa, Güney Kore, İtalya, Arnavutluk'tan bu listeye giren dört bar...

Talha Ö.

·

27 Eyl 2026

Dünyanın en iyi barları #1: Fransa, Güney Kore, İtalya, Arnavutluk
SoliSoli
∙

HİKAYE

İki kıta arasında 25 yıl: Orhan Refik Gorbon ile Bosphorus Cup’ın hikayesi

25 yıldır Boğaz’ın rüzgarını yarışın parçası yapan Bosphorus Cup’ın kurucusu Orhan Refik Gorbon ile İstanbul’un denizle ilişkisini ve yelken kültürünün değişen yüzünü konuştuk. İki kıta arasında geçen bu hikayede, bir şehrin denizle kurduğu bağın nasıl bir yarışa dönüştüğünü dinledik.

Orhun Canca

·

20 Eyl 2026

İki kıta arasında 25 yıl: Orhan Refik Gorbon ile Bosphorus Cup’ın hikayesi