"Raf ömrü o kadar kısa ki insanın nefesini kesiyor"


Güç ve zarafeti Arkas Otomotiv Volvo Ankara’da XC60 ve XC90 modelleriyle keşfedin Volvo’nun lüks SUV modelleri XC60 ve XC90 , şıklığı, sürdürülebilir malzemeleri ve güvenlik teknolojileriyle fark yaratıyor. B planlı, yüksek performanslı ve tamamen elektrikli moduyla farklı sürüş deneyimi sunan bu modeller, konfor ve estetiği biraraya getiren çevreye duyarlı plug-in hybrid teknolojisiyle dikkat çekiyor. Volvo XC60 ve XC90 neler sunuyor? Güç ve performans: Her iki model de güçlü motorları ve verimli sürüş teknolojileriyle maksimum performans sunuyor, dinamik şehir hayatından uzun mesafe yolculuklarına kadar her sürüşte üstün güç ve konforu biraraya getiriyor. Sürdürülebilirlik ve verimlilik: Volvo’nun plug-in hybrid teknolojisi ile doğaya saygılı bir sürüş deneyimi sizi bekliyor. Bu güçlü ve çevre dostu motor seçenekleriyle verimli bir yolculuk yaşarken geleceğe yatırım yapıyorsunuz. Güvenlikte lider: Volvo’nun güvenlik liderli olarak sektördeki yerini yansıtan bu modeller, gelişmiş sürüş destek sistemleri, adaptif hız sabitleyici, çarpışma önleme sistemi ve 360 derece kamera gibi özelliklerle yolculuklarınızı güvenli hâle getiriyor. İskandinav zarafeti ve lüks: XC60 ve XC90’ın iç mekanlarında Volvo’nun tasarım anlayışına sadık kalan yüksek kaliteli malzemeler, geniş iç hacim ve estetik detaylar ile konforlu bir sürüş sağlıyor. Volvo XC60 ve XC90 Plug-in Hybrid modelleriyle gücü, zarafeti ve sürdürülebilirliği keşfetmek için Arkas Volvo Ankara’yı ziyaret edebilirsiniz. Arkas Ankara Volvo ile buradan tanışabilir, Showroom’daki modelleri inceleyebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
Mahalleli: Pınar Yolaçan
Greenpoint, 2004'ten beri benim mahallem. İlk taşındığımda evimin yanındaki Polonya restoranında, Polonya göçmeni bir aileden gelen NY Times editörü Cathy Horyn ile yemek yemiştik. Sonrasında bu yazıyı yazmıştı: A Shelf Life So Short It Takes the Breath Away. O gün ev sahibim gazeteyi görüp gururlanmış, “Greenpoint popüler olacak!” diye sevinmişti. Bundan 10 sene önce kapanana kadar bu restoranla bağım hep devam etti. Ne zaman hasta olsam, pancar “borsch” çorbası rica ederdim. O zamanlar sipariş modası olmadığından, restoran sahibinin oğlu çorbayı kapıya kadar getirirdi.

Komşular ve anılar
Karşı dairemde Cooper Union’dan İsrailli bir okul arkadaşım oturuyordu. Ev sahibim ve arkadaşım Musevi’ydi. Bu da bana anneannemin Çanakkale’deki Musevi komşularını anlatışını hatırlatırdı. Anneannem, “Komşum derdi ki ‘3 yumurta alma, 4 al; ikisini bir ikisini bir kırarsın.” diye anlatırdı. İsrailli arkadaşımla da böyle bir komşuluğumuz oldu. Diğer komşularımın çoğu Polonyalı. Özellikle karşı komşum herhalde 70 yaşında var, arada sırada merdivenlerde karşılaştığımızda bana hep “çık çık, merdivenler kalbe iyi gelir” der.
Alt kattaki manavın sokakta sergilediği domatesler, evi tutma nedenim oldu. Altı kat merdiven ve asansörsüz bir bina olmasına rağmen, şehir manzarası karşı konulmazdı: İki köprü, Empire State ve Manhattan’ın gece ışıltısı… 15 yıl boyunca perde almadım. Burası hem evim hem de stüdyom oldu.
O dönem daire batı yönüne baktığı için yüksek tavanlı olmasını ve "Faniler" serilerinde kullandığım gün ışığının evin içinde olmasını önemsedim. Bu şekilde evde çekim yapabileceğimi ve çalışabileceğimi düşündüm. Daha sonra en son kitabım “Ana Tanrıça”da yer alan “Taş Gibi” serilerindeki fotoğrafların büyük kısmını burada çektim. Vücutlarına uyguladığım boya dolayısıyla çekime gelen kadınların rahat etmesini ve gerektiğinde duş almalarını sağlamak için evimin bir kısmını stüdyo olarak kullanmaya devam ettim.

Mahallenin çehresi
Greenpoint’in doğu nehri kıyısı tamamen endüstriyel bir bölgeydi. Doğu Avrupalı ve İrlandalı göçmenlerin yaşadığı işçi sınıfı bir mahalleydi. Fakat çarşısı olan Manhattan Avenue bana Ankara’daki Bahçelievler’in 7. Caddesi’ni anımsatır. 1900’lerde tramvayın geçtiği bu caddede sinema ve tiyatro varmış. O dönemde inşa edilen sinema zamanla diskoya, sonrasında ise Rite Aid eczanesine dönüşmüş. Eczanenin içinde neden kocaman bir disko topu olduğunu hep merak ederdim; meğer diskodan kalmaymış! Şimdilerde binada, 15 dolara salata satan bir restoran zinciri var. Bugün küçük dükkanlar birer birer kapanıyor. Artan kira fiyatları ve internet alışverişinin etkisiyle sadece restoran ve barlar hayatta kalabiliyor. Mahallenin ev sahibi veya sabit kirada oturan eski sakinleri mahallede kalabilse bile sosyalleşme alanları daralıyor ve mahalledeki yeni mekanlardan fiyat noktası yönünden bir nevi dışlanıyorlar. Zincir mekanlar mahalleyi işgal etmiş durumda. Halbuki caddede eskisi gibi bir sinema ya da tiyatro olsa ne güzel olurdu.

Çevre kirliliği ve dönüşüm
Greenpoint’in kuzeyinde yer alan Newtown Creek’teki British Petroleum sızıntısı, ABD'nin en büyük çevre felaketlerinden biri olarak kabul ediliyor. 1978’den beri 12,9 milyon galon petrol ve petrol türevi atık çıkarıldı. Buna rağmen, son 20 yılda özellikle kıyı şeridinde gökdelen projeleri arttı. Bloomberg sonrası dönemde verilen imar izinleri, Greenpoint’in endüstriyel dokusunu tamamen dönüştürdü. Fabrikaların yerini yeni lüks rezidanslar aldı. Buna Greenpoint ve Williamsburg’ün arasında yer alan, 1936’da açılmış tarihî yapı McCarren Park ve havuzunun çevresi de dahil. İlk taşındığımda parkın çevresindeki arsalar, zehirli atıklardan dolayı girişi engellemek adına tel örgüyle çevriliydi. Bu yüzyıllık parkın içindeki toprak örneğinde yüksek miktarda kurşun bulunuyor. Bölgedeki temizleme çalışmaları çeşitli sebeplerden dolayı 2019’a kadar aralıklı olarak sürdü. Ancak Covid-19 salgını sonrasındaki bütçe kesintileri sebebiyle tamamen durduruldu. Maalesef bölgedeki yeşil alanların sınırlı olması sebebiyle bu park, mahalle sakinleri tarafından hâlâ kullanılıyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Brooklyn, New York'tan bildiriyoruz. Yirmi yıllık Greenpoint mahalle sakini Pınar Yolaçan, mahallenin dönüşüm haritasını çiziyor. Bu bahaneyle Brooklyn'de Aralık ajandasını karıştırıyoruz.
29 Kas 2024

YAZARLAR

Soli
Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ OKUMALAR
Beyrut'ta barlar bazı bölgelerde, özellikle şehrin kuzeyinde yaşayan Hıristiyan mahallelerinde yoğunlaşıyor. Onun dışında şehrin her tarafına saçılmış ufak tefek barlar var. Bunların bazıları İtalya’daki tabacheria'lara benzeyen; kahve, sigara ve alkollü içkiler satan ufak büfelerken maalesef günümüzde kapalı olsa da 2016 ve 2018 yıllarında dünyanın en iyi 50 barı arasında seçilen Central Station Bar gibi yerlere de ev sahipliği yapıyor.

Portekiz'deki Buçaco Ulusal Ormanı, Uluslararası Şifa Ormanları Sertifikasyon Ofisi tarafından dünyanın dördüncü şifa ormanı seçildi. 6. yüzyılda keşişlerin bölgeye yerleşmesinden beri korunan Buçaco egzotik biyoçeşitliliği, terapötik unsurları ve etrafını saran tarihî surlar sayesinde koruduğu dinginliğiyle öne çıkıyor. Peki dünyadaki diğer üç şifa ormanı nerelerde ve bir doğal alanın şifa ormanı ilan edilmesi için hangi özelliklere sahip olması gerekiyor?

Müze biletinden akşam içilecek biraya, bavula konacak kıyafetten gün içinde kullanılacak tuvalete kadar seyahatin neredeyse her anını önceden planlamak mümkün. Popüler destinasyonların rezervasyon zorunlulukları ve seyahat uygulamaları spontane tatili giderek zorlaştırırken, genç gezginlerin %70’inden fazlası etkinliklerini ulaşım ve konaklamayla aynı anda ya da daha önce ayarlıyor. Park yerinden temiz tuvaletlere, bira bahçelerinden yürüyüş rotalarına rehber niteliğindeki seyahat uygulamalarını inceledik.

Yaz tatilleri yalnızca deniz, kum ve gün batımından ibaret değil. Kıvrımlı yolları, tepelerin ardında açılan panoramik manzaraları, tarihî yapıları, doğa koruma alanları ve sahil rotalarıyla Avrupa’nın bazı adaları, direksiyon başında yavaşlamayı sevenler için eşsiz bir keşif deneyimi sunuyor. Farklı beklentilere göre roadtrip yapmaya en uygun Avrupa adaları…

Tarih boyunca siyasi mültecilerin ve savaşın parçası olmak istemeyen entelektüellerin yuvası hâline gelen Zürih'te Fransız likörlerinden "boivre et vivre" mottosuyla yapılan kokteyllere, uluslararası biralardan absinthe'lere uzanan bir tura çıkıyoruz.



