

Çocuklar için gerçek zamanlı güvenlik: TCL MOVETIME MT42 TCL MOVETIME MT42 Güvenliği ön plana çıkaran TCL MOVETIME MT42 , çocuklar için güvenlik özelliklerinin dikkate alınarak geliştirildiği bir akıllı saat olmasıyla dikkat çekiyor. SOS Acil Durum Butonu çocukların ebeveynlerine kolaylıkla ulaşmasını sağlıyor. Bu buton, çocukların acil durumlarda herhangi bir gecikme yaşanmadan, önceden belirlenmiş kişilerle hemen iletişim kurmasını mümkün kılıyor. Neler var? Güç düğmesine basılı tutarak aktive edilebilen SOS Acil Durum Butonu sayesinde önceden belirlenmiş kişilere hiçbir gecikme yaşanmaksızın ulaşılabiliyor. Anne ve babaların kolaylıkla telefonlarına indirebildikleri TCL Connect uygulaması, TCL MOVETIME MT42 ’nin kaydettiği konum geçmişini ve çocukların anlık konumunu görüntüleyerek g erçek zamanlı konum takibi sağlıyor. Uygulamadan izlenebilen güvenli bölgeler oluşturabilen ebeveynler, çocukları güvenli bölgenin dışına çıktığında bildirimle haberdar ediliyor. Nano SIM kartıyla kullanılabilen TCL MOVETIME MT42, 4.5G sesli/görüntülü aramaları ve metin mesajlarını desteklemesi sayesinde ebeveynlerle çocukların iletişimi her koşulda mümkün. 1,54” ekrana sahip, çocukların kullanımına uygun olarak tasarlanan Kids UI içeriğiyle çocuklar ekranlarını diledikleri gibi kişiselleştirebiliyor ve saat kadranlarını değiştirebiliyor. Çocuklarınızla her an iletişimde kalmanızı sağlayacak TCL MOVETIME MT42 ’yi ve diğer TCL ürünlerini incelemek için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
TÜİK, finansal yatırım araçlarının reel getiri oranları verisini yayımladı. Veri setine göre aylık bazda en yüksek reel getiriyi külçe altının sağladığı görülüyor.
Veriler
Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgenen veri setinde, aylık bazda en yüksek reel getiri %7,2’lik oranı ile külçe altın oldu. Avro yatırımcısının reel getirisi ise aylık bazda %1,8 olarak gerçekleşti. Hesaplamaya dahil olan diğer yatırım araçlarında ise pozitif reel getiri sağlanabilmiş değil. Nisan ayında en büyük kaybı ise reel olarak %10,4 ile devlet iç borçlanma senedi (DİBS) yatırımcıları ile %5,6 ile Borsa İstanbul yatırımcıları yaşadı.
Veriyle birlikte altın yatırımcısının pozitif aylık reel getiri sağlama serisi ikinci aya taşınırken, DİBS yatırımcısı aylık bazdaki kaybını dördüncü aya taşıdı. Mevduat tarafında ise reel zarar makası iki aylık daralmanın ardından 11 baz puan artışla %0,9 oldu.
💾 Cep bilgisi: Borsa İstanbul 100 endeksi günü %3,7 yükselişle 4.562 puandan kapattı. 42,3 milyar TL’lik işlem hacminin yaşandığı günün ardından endekste haftalık kayıp %1,2’ye aylık kayıp %7,4’e; yıl başından bu yana yaşanan kayıp ise %17,2’ye geriledi.
Öte yandan, indirgeme bazı olarak üretici fiyat endeksi (ÜFE) kullanıldığında, indirgeme oranı daha düşük olduğundan yatırım araçlarında daha yüksek reel getirilerle karşılaşmaya devam ediyoruz. İndirgeme metodu değiştiğinde USD ve mevduat yatırımcısının da pozitif reel getiri sağladığı görülüyor.
Çalışmanın üç aylık dönemi kapsayan ve TÜFE bazlı hesaplanan versiyonunda, pozitif reel getiri sağlayan tek aracın külçe altın olmaya devam ettiği görülüyor. Bu dönemde külçe altının reel getirisi %3,7 olurken DİBS yatırımcısı %17,5 gibi hatırı sayılır bir zararla karşı karşıya kalmış durumda.
Borsa İstanbul’daki düşüş trendinin başlamasından önceki dönemi de içine alan altı aylık analizde reel getiri konusundaki liderliğin el değiştirdiği görülüyor. Borsa İstanbul 100 endeksi yatırımcısının %11,0 oranında reel getiri sağladığı bu dönemde altın yatırımcısının sağladığı getiri oranının %8,1 olduğu görülüyor. Bu dönemde, özellikle kur korumalı mevduat hesaplarına uygulanan mevduat faiz oranlarının tavanının devrede olması ve mevduat faizlerinin düşük seyrini koruması sebepleriyle reel getiri oranının -%10’u aştığı görülüyor.

Yıllık bazdaki değerlendirmede ise, son dönemdeki çözülmeye rağmen BİST 100 endeksinde geçtiğimiz yıl yaşanan rallinin etkisi hissediliyor. Borsa İstanbul yatırımcısının sağladığı TÜFE bazlı reel getiri yıllık bazda %42,2’ye gerilese de bu alanda pozitif değer üretebilen tek araç olma unvanı el değiştirmedi. Borsa İstanbul’da yıllık reel getiri geçtiğimiz ay %62,4 seviyesindeydi ve nisan ayında yaşanan gerileme, getiri oranının son altı ayın en düşüğünün görülmesine yol açmış durumda. Bu zaman aralığında, yıl genelinde yaşanan büyük enflasyonist baskı ve mevduat fiyatlarının bu eğilim paralelinde hareket etmemesi sebebiyle mevduat yatırımcıların reel kaybı %19,8 oldu. Bu noktada, artan mevduat getirilerinin, reel kaybı %30’lar seviyesinden aşağı çekmeye başladığını da anımsamakta fayda var.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan verilere göre, aylık bazda en yüksek reel getiriyi külçe altının sağladığı görülüyor.
09 May 2023

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bu hafta hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda yoğun bir veri takvimi izlenecek. Yurt içinde Salı günü açıklanacak merkezi yönetim bütçe dengesi ve Çarşamba günü açıklanacak Ağustos ayı Konut Fiyat Endeksi ile Perşembe günü yayımlanacak TCMB Para Politikası Kurulu toplantı özeti ön plana çıkarken, yurt dışında Çarşamba günü açıklanacak Fed faiz kararı ile Perşembe günü İngiltere Merkez Bankası ve Cuma günü Japonya Merkez Bankası tarafından açıklanacak faiz kararları takip edilecek.
14 Eyl 2026

Jeopolitik gelişmeler piyasaların en zor fiyatladığı risklerden biridir. Savaşın ne zaman sona ereceğini, bir zirveden hangi kararın çıkacağını veya seçimlerin siyasi dengeleri ne ölçüde değiştireceğini önceden bilmek mümkün değildir. Buna rağmen jeopolitik haber akışı yatırımcı açısından tamamen öngörülemez bir alan da değil.

Türkiye’de para politikasının yakın vadeli geleceğine dair soru işaretleri, jeopolitik karmaşa ve yansımalar bir yana, makro gündemin ana maddesi olmaya devam ediyor. Dezenflasyon sürecinde izlenen yatay-aşağı görünüm, şirketlerin birikimli finansman ihtiyacı ve enerji fiyatlarındaki oynaklık, Merkez Bankası’nın hareket eğilimine aynı anda ancak farklı yönlerde etkiliyor. 10 Eylül tarihli PPK kararını da bu kapsamda ve daha geniş bir çerçevede okumak gerekiyor.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program'ı açıkladı. Bu programa iki ayrı soruyla yaklaşılabilir. Birincisi iç tutarlılıktır. Büyüme, enflasyon, işsizlik ve bütçe rakamları birbiriyle uyumlu mu? İkincisi dış geçerliliktir. Bu belgelerin geçmişte verdiği rakamlar, kaydedilenle karşılaştırıldığında ortaya nasıl bir sicil çıkıyor?

Ekonomi yönetimi Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi (YTAK) programının limitini Temmuz ayında 750 milyar TL’ye yükseltti. Yakın zamanda açıklanan 2027-2029 Orta Vadeli Programı’nda (OVP) ise katma değeri yüksek, daha küçük ölçekli imalat yatırımları için yeni bir uygulama hazırlanması kararlaştırıldı. Peki finansmanın koşulları neler?



