'Rick Rubin sanat üretim tarikatı'nın el kitabı

Dünyanın yaşayan en önemli prodüktörlerinden Rick Rubin’in “dâhiyane” olarak anılan kitabı Yaratıcı Eylem: Bir Var Olma Biçimi, Türkçe olarak raflardaki yerini aldı. Ancak çok övülen kitap, bazılarının beklentilerini karşılamıyor.
'Rick Rubin sanat üretim tarikatı'nın el kitabı

25 Mart - Odeabank - Duende
Odeabank ile birlikte

Aklın ve kalbin yolu Odea Radyo’dan geçiyor Türkiye’nin 24 saat yayın yapan ilk ve tek banka radyosu olarak yayın hayatına devam eden Odea Radyo , yatırım odaklı içerikler ve seyahat sohbetlerinin yanı sıra Duende okurunun ruhuna dokunacak hem yerli ve yabancı müzik seçkisi hem de dizi ve film önerilerini bizlerle buluşturuyor. Neler var? Yatırımda aklın yolunu, müzikte kalbinin sesini dinleyenlerin radyosu Odea Radyo ’da ; Her gün saat 15.00 ve 20.00’de Güzem Yılmaz Ertem ’in alanında uzman konukları ağırladığı, birikimleri nasıl doğru yöneteceğimiz konusunda yol gösteren Yatırım Odaklı Podcast ’te buluşuyoruz. Türkiye’nin son 100 yılını doğru şekilde anlamak için ünlü Tarihçi ve Yazar İlber Ortaylı ile her hafta pazartesiden itibaren gün aşırı olarak saat 11.00’de tarihin satırları arasında yolculuğa çıkıyoruz. Her çarşamba saat 16.00’da Murat Babalık ’ın indie, soul, jazz, funk denizinden muhtelif bir seçkiyle hazırladığı Muhtelif programıyla günün altın saatini yakalıyoruz. Her perşembe saat 16.00’da Veni Vidi Listen ’da Sena Durmaz Aktaş ’ın gezdiği, gördüğü yerleri orada hissedeceğin müziklerle bu defa birlikte geziyoruz. Gündemde konuşulan dizi ve filmlerden öneriler için her cuma saat 16.00’da Teoman Aydınlı ’nın hazırladığı Ne İzlesem? programı Odea Radyo’da seni bekliyor. Odea Radyo , Karnaval uygulaması ile akıllı telefonlarda, tabletlerde ve istediğin her yerde seninle.

Daha fazlasını öğren

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Spotify’da Rick Rubin’in prodüktörlüğünü üstlendiği 60 sanatçının şarkılarından oluşan bir müzik listesini dinliyordum. Johnny Cash, Santana, Jaz-Z, Metallica, Kanye West, Adele, Slipknot, Shakira, Eminem, Jay Z, Neil Young, System of A Down, Red Hot Chili Peppers, Weezer, Lana Del Rey... Son 40 yılın popüler kültür sahnesinin en önemli sanatçıları... Rick Rubin’in imzası bu sanatçılar gibi daha pek çok sanatçının başarı hikayesinin altında duruyor.

Rick Rubin; LL Cool J, Run DMC, Public Enemy ve The Beastie Boys gibi rap ustalarının kariyerlerini başlatarak hiphopun bugünkü hâline gelmesine yardımcı olan isimlerden. Rubin bu müzisyenlerin potansiyellerini açığa çıkarıp, kariyerlerinde başka bir seviyeyeye ulaşmalarını sağladı.

Sanatçı, 1981’de New York Üniversitesi’nde felsefe okuduğu yıllarda punk'a ilgi duyuyordu. Ta ki rap'le tanışana dek... Bu müziğin üzerindeki etkisini şöyle anlatıyordu: “Harika bir rap’çi olmak için virtüöz olmanıza gerek yoktu. Söyleyecek bir şeyin olması yeterliydi.” 

Rubin, o dönem New York’un gelişmekte olan hiphop mekanlarında bir çevre edindi. Ardından yurt odasında Def Jam Recordings’i kurdu. Başarısız rap şirketleriyle dolu bir dünyada Rubin'in başarısı iyice parlıyordu. O dönemi şöyle anlatıyordu:

Hip hop’ı müzik olarak görmüyorlardı; başka bir şey olduğunu düşünüyorlardı. Müzik sektöründeki deneyimli, akıllı insanlar bile bunun müzik olduğunu bilmiyordu. Ben de ‘Bu açığı kapatmanın bir yolu var mı?’ diye düşündüm. Run-DMC, Steven Tyler ve Joe Perry ile Aerosmith’in Walk This Way’inin cover’ını yaptık. O zamanlar rap’te cover şarkılar yapılmadığı için kendi sözlerini yazmak istediler. Ben de dedim ki, ‘Bu egzersizin tüm amacı Aerosmith şarkısını yenilemek çünkü bu zaten bir rap şarkısı. Eğer bunu yaparsanız rap müziği anlarlar.’ Bu bir deneydi ve insanların hip hop’ın ne olduğunu anlamasını sağladık.” 

Rubin’in meşhur olmasını sağlayan işlerden biri de Johnny Cash’in kariyerini yeniden ayağa kaldırmaktı. Prodüktör, Cash’i Nine Inch Nails’in ikonik parçası Hurt başta olmak üzere kendi kuşağı dışındaki sanatçıların şarkılarını yeniden yorumlamaya ikna etti. Cash, böylece ölümünden hemen önce başka bir neslin de kulaklarına yerleşti.

Peki, Rubin’in birbirinden bambaşka türlerde, bu kadar farklı sanatçıyla çalıştığı baş döndürücü kariyerinin sırrı neydi?

Meditasyon ve konsantrasyon

Rick Rubin’in keşfettiği Angus and Julia Stone’dan Julia, onunla yaptığım bir röportajda Rubin ile çalışmayı şöyle tarif etmişti: 

"Bize çok güven verdi. Sanatçı olma ve müzik yapma kararım konusunda daha güvenli hissetmemi sağladı. Rick, şarkı yazmak ve şarkı söylemenin gerçekten değerli bir şey olduğunu bana zamanla anlattı. Galiba bazen bir müzisyen veya sanatçının gerçekten bir şeylere katkı sağlayıp sağlamadığını ya da tamamen narsisist bir duruş mu sergilediğini sorguluyordum. Büyük ihtimalle ikisinin bir karışımıdır tabii.

Ama Rick, bir şekilde bunu yapmam gerektiğini bana hissettirdi. Onunla her şey hakkında rahatlıkla konuşabilirsiniz. Müziği çok seviyor; bu yüzden de etrafındaki herkesin müziğin ne kadar önemli olduğunu fark etmesini sağlıyor. Bence onu bu kadar harika yapan şey de bu: Müzik yaparken özen göstermenin ve farkındalığın önemini devamlı hatırlatması."

Rubin, 14 yaşından beri transandantal meditasyon yaparak konsantrasyona dayanan sessiz bir mantra uyguluyor. Bu uygulama sırasında düşünceler de ortaya çıkıyor. Rubin’in mesleki ve kişisel yaşamına yaklaşımını besleyen de bu meditasyonlar. Zaten kendisi de mesleki başarılarını müzikteki yetkinliğine bağlamıyor. Bunun yerine, müzisyenleri bireyselliklerini benimsemeye ve onları kalabalıktan ayıran şeylere yönelmeye teşvik ediyor. Başka bir deyişle farklı olmaya. 

Başaşağı yaratıcılık rehberi

Dünyanın yaşayan en önemli müzik insanlarından biri olan Rubin'in Yaratıcı Eylem: Bir Var Olma Biçimi adlı kitabı bir yılın ardından Domingo Yayınları’ndan Türkçe olarak yayımlandı. Kitap, Goodreads’te “Yılın En İyi Kurgu Dışı Kitabı Ödülü Finalisti”, Waterstones ve Barnes&Noble’da “Yılın En İyi Kitabı Finalisti” oldu. Kitapta Rick Rubin’in prodüktör olmanın dışında sanatçılara nasıl akıl hocalığı yaptığına da şahit oluyorsunuz. Rubin, bir sanat ürününün ortaya çıkış sürecini motive edici metinlerle ortaya koyuyor. Adeta “Rick Rubin sanat üretim tarikatı”nın el kitabını elinizde tuttuğunuz hissini veriyor. Prodüktör, dünyaya deneyimlerinden yola çıkarak bir yaratıcılık felsefesi sunuyor. 

Kitap, sanat üretim sürecini başlangıcından itibaren ele alarak, onu ortaya çıkarma, onunla yaşama, deneme-yanılma ve ardından vedalaşma aşamalarına eğiliyor; sanatın arkasındaki motivasyonlara dair sorulara cevap arıyor.

Rubin, sanatçıları "kırılgan mizaçlı kişiler" olarak tanımlıyor. Pek çok sanatçının erken ölmesinin nedeninin de bu derin varoluşsal ızdıraplar olduğuna işaret ediyor. Yani sanat, ona göre hem bir lütfu hem de lanet...

Kitabın ilk bölümleri, kişisel gelişime o kadar odaklanmış ki açıkçası ortalarına gelene dek "Nasıl olmuş da bu kitap bu kadar sevilmiş?" düşüncesini kafamdan atamıyorum. Fakat bu kısımdan sonra, kitap okuruna bir rehber olmaya başlıyor. Özellikle bir sanat dalıyla uğraşıyor ve tıkanma yaşıyorsanız ya da sanatınızı dünyayla paylaşma cesaretini bulamıyorsanız Rick Rubin, sırtınızı sıvazlayarak sizi ilerlemeye teşvik edebilir.

Rubin, “Eser sizin kim olduğunuzu ve ne yaşadığınızı temsil etmiyorsa nasıl güçlü bir etki yaratabilir?” diye sorarak başlıyor. Ardından üretimin temeline kendinizi koymanız konusuna odaklanıyor. Sanatçıya, izleyicinin son sırada olduğunu, eserin öznesinin kendisi olduğunu söylüyor. Ve eğer sanatınızı bir arkadaşınızla paylaşabiliyorsanız, bunu dünyayla da paylaşabileceğinize vurgu yapıyor. 

Tekdüzeliği kırmak için ise “Küçük adımlar atın, ortamınızı değiştirin, önem derecisiyle oynayın, perspektif değiştirin, bilgiyi kısıtlayın” gibi önermelerde bulunuyor. Mesela bir sanatçının başaşağı şarkı söylediğinde rahatladığından bahsediyor. 

Fal kurabiyelerinden çıkan sözler gibi

Okuduğum çoğu makalede kitabın ne kadar çığır açıcı olduğuna dair övgüler yer alıyordu. Fakat bu kitap daha çok yolun başındaki amatör sanatçılara odaklanıyor gibi. Ayrıca Doğu felsefesine Batılı bir bakış getirmeye çalıştığını hissettiriyor. Cesaretlendirici, motive edici ve manevi bir bakış... Rubin, kitap boyunca çalıştığı çoğu sanatçının ismini vermekten kaçınıyor. İsimsiz müzisyenlerin stüdyodaki davranışlarından bahsediyor. Müzisyenlerin yaratıcılıklarına dair ihtiyaçlarının özel yaşamları ve kişisel ilişkileri pahasına da olsa her şeyden önce geldiğinden de.

Hayal gücünün gündelik kararları azaltarak çoğaltacağından, dingin bir zihnin öneminden—meditasyon yapmayı burada vurguluyor—ve müzisyenlerin demo kayıtlarına sıkı sıkıya sarılmaması gerektiğinden bahsediyor. Müzisyenlerin şarkıları kulaklıkla dinlemesinin yanıltıcı olduğu gibi tüyolar da veriyor. 

Ayrıca şu satırları da dikkat çekici: “‘Ben beğenmiyorum ama başkası beğenecektir’ diye düşünüyorsanız, kendiniz için sanat yapmıyorsunuz demektir. Bu düşünce ticarete atıldığınızı gösterir. Bunda yanlış bir şey yoktur sadece yaptığınız şey sanat olmayabilir.”

Günün sonunda kitabın neden sehpa üstü kitabı olarak anıldığını, havalimanı kitapçılarında öne çıkarıldığını anlamış oldum. Okurunu asla yormayan kitabı iki günde bitirebiliyorsunuz. Sosyal medyada özlü sözler paylaşan hesaplara uygun “Keşfetmeye hazır yaşamak varsayımlara bağlı yaşamaktan her zaman daha iyidir" gibi cümleler bulabiliyorsunuz. Okuduğum bir yorumdaki gibi bunlar "fal kurabiyelerinden çıkan sözlere benziyor." 

Yani yaratıcı eylem üzerine bir kitap yazsanız ve dünyanın en iyi prodüktörlerinden bile olsanız bazen klişelerden kaçamayabiliyorsunuz.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

✍️ Rubin'in yaratıcılık kitabı, Gossip'in dönüşü

Dünyanın yaşayan en önemli prodüktörlerinden Rick Rubin’in “dâhiyane” olarak anılan kitabı Yaratıcı Eylem: Bir Var Olma Biçimi, Türkçe olarak raflardaki yerini aldı. Gossip, yeni albümü "Real Power" ile döndü.

25 Mar 2024

Odeabank ile birlikte
Rick Rubin

YAZARLAR

Eda Solmaz

Müzik yazarı

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

32. Saraybosna Film Festivali: Balkanlar sineması ve Cannes’ın öne çıkanları

Saraybosna Film Festivali’nin 32. yılında yarışmanın öne çıkanlarına, Balkan sinemasının yakın geçmişle ilişkisine ve festivalin en iyi filmlerine yakından bakıyoruz.

Emre Eminoğlu

·

24 Ağu 2026

32. Saraybosna Film Festivali: Balkanlar sineması ve Cannes’ın öne çıkanları
DuendeDuende

HİKAYE

The Invite: Bir ilişkiyi ayakta tutan nedir?

Olivia Wilde’ın "The Invite"ı, boşanmanın eşiğindeki bir çiftin evlerine misafir olan başka bir çift üzerinden arzuyu, evliliği, kadınlık deneyimlerini ve birlikte yaşamanın performatif hâllerini didikliyor. Tek mekana sıkışan film, seksin bir ilişkinin nedeni değil semptomu olduğunu söylerken asıl soruyu sonu bırakıyor: Bir ilişkiyi ayakta tutan şey arzu mu, alışkanlık mı, yoksa ilişkinin içinde kendin olabilmek midir?

Aslı Ildır

·

24 Ağu 2026

The Invite: Bir ilişkiyi ayakta tutan nedir?
DuendeDuende

HİKAYE

Caz Datça’nın ritmine karışırken: DatJazz'da Melina ile Doğu Akdeniz müziği üzerine

Datça’nın doğası ve Akdeniz ruhunu cazla buluşturan DatJazz’ın ilk yılında festivaldeydik. Yunan ve Fransız kültürü arasında büyüyen genç sanatçı Melina ile buluştuk ve geleneksel ile moderni buluşturan Doğu Akdeniz müziği üzerine konuştuk.

Eda Solmaz

·

24 Ağu 2026

Caz Datça’nın ritmine karışırken: DatJazz'da Melina ile Doğu Akdeniz müziği üzerine
DuendeDuende

HİKAYE

Kurgunun tasfiyesi: Otobiyografik anlatı edebiyatı nasıl istila etti?

Otobiyografik kurgu, memoir ve “dolaysızlık” estetiği çağdaş edebiyatın merkezine yerleşirken kurgu, hayal gücü ve başka dünyalar kurma iddiası giderek geri çekiliyor. Édouard Louis’den Karl Ove Knausgård’a uzanan bu yeni gerçekçilik, edebiyatı bir “otantiklik piyasası”na dönüştürürken okuru başka dünyaları tahayyül etmeye değil ona yalnızca empatiyle yaklaşmaya çağırıyor. Politik ve kültürel olarak alternatifsiz bırakılmış dünyanın edebiyattaki semptomları.

Enes Köse

·

21 Ağu 2026

Kurgunun tasfiyesi: Otobiyografik anlatı edebiyatı nasıl istila etti?
DuendeDuende

HİKAYE

Kazdağları'nın geçmişine uzanan bir köprü: Doğaya Sanat programı

Kazdağları’nın ekolojik kırılganlığı ile Mehmetalan Köyü’nün Tahtacı kültürü, sözlü hafızası, mitoloji ve tarih anlatılarıyla ilişki kuran Doğaya Sanat programı ekoloji, yerel kültür ve sanat arasındaki bağı; araştırma, karşılaşma, birlikte düşünme ve üretme pratiği üzerinden ele alıyor. Programın kurucuları Barış Atağ, Oğuzhan Taflı ve program direktörü Derya Yücel ile bu uzun soluklu ilişkinin nasıl kurulduğunu konuştuk.

Melike Bayık

·

21 Ağu 2026

Kazdağları'nın geçmişine uzanan bir köprü: Doğaya Sanat programı