

Her daim bir adım öteye; cesur ve zamansız: Slush Jobs 2022’den merhabalar sevgili Duende okuyucusu! Yeni yılın ilk bülteninde seni tasarımın yaşamın önemli bir parçası olduğuna inanan, uzun soluklu ve ayakları yere basan tasarımların hayatı anlamlı kıldığı yaklaşımıyla hareket eden Slush Jobs’la tanıştırmak isteriz. Nedir? Moda sektörünün hızına karşılık “canlılığa saygısını yitirmeden, elinden geldiğince” farklı ve farkında olarak yaşamaya ve üretmeye çabalayan Slush Jobs; uzun kullanım için üretilmiş, tarz ve tasarım olarak farklı olmanın yanında kolay tüketilmeyen bir duruşu destekleyen üretimler yapıyor. Slush Jobs, motto ve hikâyelerini ayrı ayrı belirlediği, temalarını detaylandırarak seçtiği ürünlerinin yanı sıra özenle seçilmiş kumaşlarıyla da fark yaratıyor. SlushJobs x ReCharge: Her koleksiyonda mitolojiden ve hayattan tasarımlarıyla sokak tarzı üretimler yapan Slush Jobs, bağımsız DJ’lerin kurduğu bir platform olan ReCharge iş birliğiyle kış sezonu için Parti Koleksiyonu yarattı. Bedeni ısıtırken ruhu da canlı tutmayı hedefleyen Slush Jobs 21-22 kış sezonu, özel tasarlanan Parti Koleksiyonuyla capcanlı ve yine farklı bir tarzı kovalamaya koyuldu. Dahası: Slush Jobs, sosyal farkındalık projesi olan On Yedi Projesi’yle Birleşmiş Milletler 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ne dikkat çekmek üzere her kesime hitap edecek ve her kesimi temsil edecek bir sweatshirt tasarladı. Slush Jobs’ı keşfederek cesur ve zamansız parçalarla buluşmak üzere bu bağlantıyı ziyaret edebilirsin.
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Film: Rosetta
Yönetmen: Jean-Pierre & Luc Dardenne
Süre: 95 dakika
Jenerik: 1980'lerden beri Avrupa sinemasına toplumsal gerçekçi filmler armağan eden yönetmen-senarist ikilisi Dardenne Kardeşler; dördüncü uzun metrajlı filmleriyle 1999 yılındaki Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye’ye uzanmış, filmin başrol oyuncusu Émilie Dequenne de festivalde En İyi Kadın Oyuncu ödülünü almıştı. Film, alkolik annesiyle bir karavanda yaşamını sürdüren Rosetta’nın geçimlerini sağlayabilmek için altında ezildiği çalışma zorunluluğunu ve karşılaştığı engeller nedeniyle yaşadığı çaresizliği konu alıyor.
Neden izleyelim? Rosetta’nın henüz ilk sahnesinde en büyük kabusu gerçek olan, işten çıkarılan bir genç kadınla tanışıyoruz. Çığlık çığlığa bağırıyor, çırpınıyor. İşçi sınıfının sinemadaki temsili dendiğinde akla ilk isimlerden Dardenne Kardeşler'in filmi, ülkeleri Belçika’da işçi haklarına dair yasaların değişmesine neden olacak denli ses getirmeyi başarmış bir film. 18 yaşındaki Émilie Dequenne’in performansı filmin en güçlü yanı. En çok ihtiyacı olan şeyi, çalışacak bir işi elde etmeyi o denli istiyor ki Rosetta birçok kez ahlaki ve etik değerlerle çatışmasına neden olacak kararlar vermek zorunda kalıyor. "O kadarını yapar mı?" diye soruyoruz fakat öylece donup kalıyor ki anlıyoruz. O da aynı soruyu soruyor kendine. Zamanın durduğu filmlerden Rosetta; zaman duruyor, biz Rosetta’nın içinde kopan fırtınalarla yüzleşiyoruz.
Nerede izleyebilirsin? Rosetta, 10 Ocak’ta MUBI kataloğuna ekleniyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Türkiye'de alternatif müziğe dokunuyor, dönüşlerine ve kesişimlerine tanık oluyoruz. Dardenne Kardeşler'le bir kez daha sinemada işçi sınıfının temsilinde buluşuyoruz. Davetlisin.
07 Oca 2022

YAZARLAR

Emre Eminoğlu
Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
14–20 Eylül tarihleri arasında düzenlenen ve medya sponsorları arasında yer aldığımız Ayvalık Uluslararası Film Festivali’ne; değişen alışkanlıkları, süren samimiyeti ve bu yılın filmleri üzerinden baktık.

Bazen insanın ihtiyacı, acısına bir cevap bulmak değil, o acının içinde bütünüyle yalnız olmadığını bilmektir. Belki kitapların yapabileceği şey de tam burada başlıyor. Acıyı dindirmek değil, çünkü bazı acılar dindirilemeyebilir. Bir kaybı anlamlandırmak ya da ona teselli olacak birkaç güzel cümle bulmak da değil; yalnızca insanın acısının yanında sessizce bulunmak.

Arkas Sanat ve Centre Pompidou işbirliğinin ilk sergisi “Lumina: Renk ve Işık Sanatı”, 26 Eylül’de Lucien Arkas Sanat Merkezi’nde açılıyor. Beş yıllık işbirliği kapsamında düzenlenecek 10 serginin ilkini ve bu uzun soluklu buluşmayı Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Lucien Arkas, Arkas Sanat Direktörü Müjde Unustası ve Centre Pompidou Başkanı Laurent Le Bon’dan dinledik.

“Verilere dayalı gerçek, muhasebeciler içindir” diyen ve sadece nesnel gerçeği beyazperdeye yansıtmakla yetinen sinema anlayışını aşağılayan Werner Herzog'un çektiği tüm filmlerde, kurgu ve belgesel iç içe geçer. Her bir film projesi, lideri Herzog olan ekibin görevidir ve görev yerine getirilecektir. Görev süresince tüm ekip “dışarıdan gangsterler gibi görünüp, içlerinde papaz cübbesi giymiş azizler gibi” adanmış olacaktır.

Filozof Jonathan Barnes'ın kızı ve İngiliz yazar Julian Barnes'ın yeğeni Camilla Barnes, ilk romanı "Her Zamanki O Öldürme Arzusu"nda İngiltere'den Fransa'ya göç etmiş bir ailenin üç kuşaklık öyküsünü anlatırken zarif ve alabildiğine mizahi bir dil kullanıyor. Barnes’la, bu güçlü edebiyat ve felsefe geleneğinin içinde kendi sesini bulmayı, İngiltere’den Fransa’ya göçü, aile içindeki iktidar ilişkilerini, kuşak çatışmalarını ve yaş almayı konuştuk.




