

Alternatif Bank Engelsiz Bankacılık Ideathon’u 2022 başlıyor Alternatif Bank ’ın Engelsiz Bankacılık alanında hayata geçirdiği, tüm üniversite öğrencilerinin ve yeni mezunların yaratıcı projelerine açık olan Ideathon’a başvurular 21 Mart’a kadar yapılabiliyor . Nedir? Herkes için hak temelli ve erişilebilir bir bankacılık deneyimi oluşturmak amacıyla “Engelsiz Bankacılık” çalışmalarına odaklanan Alternatif Bank , bu alanda katılımcılığı artırmak ve yaratıcı fikirleri hayata geçirmek adına çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Alternatif Bank bu kapsamda, Türkiye’deki tüm üniversitelerin lisans, lisansüstü öğrencilerinin ve mezuniyetinin üzerinden en fazla 1 yıl geçmiş yeni mezunların başvurarak fikir ve projelerini yarıştıracağı ‘Engelsiz Bankacılık Ideathon’u nu bir kez daha hayata geçiriyor. Bu yıl 3'üncüsü düzenlenen Ideathon’a başvurular alınmaya başlandı . Ideathon’a katılmaya hak kazanan öğrencilere süreç boyunca hem teorik hem de uygulamalı Design Thinking eğitimi verilecek. Ideathon’da birinci olan grup 25.000 TL ve Alternatif Bank’ta staj imkânı; ikinci 15.000 TL ile Alternatif Bank İK bölümünde Mülakat Simülasyonu; üçüncü ise 10.000 TL para ödülüyle ödüllendirilecek. Neden önemli? Ideathon'la gençlerin, bankacılık ürünleri ve hizmetleri çerçevesinde ya da hizmet kanallarına erişimde, engelli gruplarının ihtiyaçlarına yönelik projeler geliştirmeleri ve başarılı projelerin Alternatif Bank bünyesinde hayata geçirilmesi amaçlanıyor. Bankacılık hizmetlerinin erişilebilirliği alanında yaratıcı fikir ve projelerini hayata geçirmek isteyen gençler “Engelsiz Bankacılık Ideathon”una 21 Mart'a kadar www.alternatifbankideathon.com adresinden başvuruda bulunabilecek.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı, Avrupa’nın ikinci dünya savaşından bu yana gördüğü en büyük savaşlardan birine dönüşme ihtimali taşıyor. Çatışmanın gidişatı hakkında hafiften şiddetliye bir dizi farklı senaryolar oluşturan analistler, pandemi şokunu henüz atlatamamış olan küresel ekonominin geleceğini pek de parlak görmüyor.
Neden? Pandemi, küresel ekonomiyi iki önemli kırılganlıkla baş başa bıraktı: Yüksek enflasyon ve gergin finansal piyasalar. Ukrayna’daki savaşın, özellikle enerji fiyatlarının yükselmesiyle enflasyonist baskıları artırması, piyasalarda yeni şok dalgalarına sebep olması ve büyüme beklentilerine zarar vermesi bekleniyor.
- Rusya, günde 10 milyon varil petrol üretirken küresel talebin yaklaşık %10’unu karşılıyor. Savaştan en çok enerji ihtiyaçlarının büyük bir kısmını Rusya’dan karşılayan Avrupa ekonomilerinin etkilenmesi bekleniyor.
- ABD; jeopolitik konumu ve güçlü yerli enerji üretimi nedeniyle ekonomik hasardan nispeten daha az etkilenecek ülkeler arasında yer alıyor.
- Tahıl ihtiyacının büyük bir kısmını Rusya'dan karşılayan ve hâlihazırda %50'ye yakın enflasyonla mücadele eden Türkiye de krizden olumsuz etkilenebilecek ülkeler arasında yer alıyor.
Kritik bir nokta: Küresel bir fenomen haline gelen yüksek enflasyonla mücadele için faiz artırımına gitmesi beklenen birçok merkez bankasının çatışmanın gidişatına göre planlarını yeniden gözden geçirmesi bekleniyor.
Üç farklı senaryo: Çatışmanın küresel ekonomiye ne kadar büyük bir darbe vuracağı; iki ülke arasındaki gerginliğin uzunluğu ve kapsamına, Batı yaptırımlarının ciddiyetine ve Rusya’nın misilleme yapma olasılığına bağlı. Bloomberg Economics analistleri savaşın; enflasyon, büyüme ve para politikalarını nasıl etkileyeceğine dair hafiften şiddetliye üç farklı senaryo sunuyor.
- Hızlı bir son: Görece iyimser olan bu senaryoda; taraflar hızlı bir şekilde anlaşarak savaşı sonlandırırken emtia fiyatlarının mevcut seviyelerde istikrar kazanması ve gaz ve petrol arzında herhangi bir aksama olmaması öngörülüyor. Bu durumda ABD Merkez Bankası (Fed) ve Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB), faiz artırımı planlarında büyük değişiklikler yapması beklenmiyor.
- Enerji arzında kesinti: Uzun süreli bir çatışmanın öngörüldüğü ikinci senaryoda; Batı’nın sert yaptırımları ve Rusya’nın petrol ve gaz ihracatına yönelik kesintilerinin, enerji fiyatlarında yükselişe neden olması ve küresel piyasalara büyük bir darbe indirmesi bekleniyor. Bu senaryo, ECB’nin faiz artırımlarını bir süreliğine masadan kaldırmasına ve Fed’in faiz artırımlarını yavaşlatmasına neden olabilir.
- Arzın tamamen kesilmesi: En kötü senaryoda; yaptırımların artması durumunda Rusya, enerji arzını tamamen keserek gaz ihtiyacının %40’ını Rusya’dan karşılayan Avrupa’da resesyona sebep olabilir ve petrolün varil fiyatı 120-140 dolar civarına çıkabilir. Bu durumda ECB, faiz artırımlarını hayal dahi edemezken ABD'nin büyümeye odaklanması bekleniyor. Enflasyonun beklentilerin üstünde yükselmesi durumunda ise Fed’in en kötü senaryoyu uygulayacağı tahmin ediliyor: Zayıf bir ekonomide agresif sıkı para politikası.
Hangi senaryonun gerçekleşeceğine bağlı olarak küresel ekonomi üzerindeki etkiler ancak uzun vadede kendini gösterecek. Kesin olan bir nokta var ki en büyük darbeyi Rusya alacak; ancak Rus ekonomisi küçülürken etkileri tüm dünyaya yayılacak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
ABD, Kanada ve Avrupa ülkeleri, Rusya'nın uluslararası ödemeler ağı SWIFT sisteminden çıkarılması konusunda anlaşmaya vardı. Sosyal medya platformları, savaşla ilgili dezenformasyonu önlemeye yönelik adımlar attı.
28 Şub 2022

YAZARLAR

Nurefşan Kutlu
Business Editor

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Avrupa’dan Japonya’ya birçok ülke, artan güvenlik kaygılarıyla birlikte savunma bütçelerini büyütüyor; bu harcamaların teknoloji, istihdam ve sanayi üzerinden ekonomiye de ivme kazandırması bekleniyor. Peki silahlanma, durgun ekonomiler için gerçekten bir büyüme motoruna dönüşebilir mi?

Giriş seviye pozisyonlarda işe alımlar, dünya genelinde hızla yavaşlıyor. Genç işsizliğindeki bu artış, özellikle beyaz yakalı işlerde büyük oranda yapay zekaya atfediliyor. Fakat yakın tarihli araştırmalar, yeni mezunların yaşadığı istihdam sıkıntısının asıl sorumlusunun uzaktan çalışma olabileceğine işaret ediyor.

Çin merkezli markaların peş peşe Türkiye pazarına girişi ve önemli bir satış başarısı elde etmesi, Türkiye’deki yöneticileri biraz rahatsız etmişti. Bunun üzerine Türk lobisinin de yönlendirmeleriyle vergiler, ithalat düzenlemeleri ve servis şartları üzerinden bu markaların önüne ciddi bir duvar örüldü. Ağustos ayına ilişkin pazar verileri ise bu “Çin işkencesi”nin sonuç verdiğini ortaya koydu.

Shein, Londra ve New York’taki halka arz girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından bu hafta nihayet Hong Kong borsasında halka açıldı. Birkaç yıl önce hızlı modanın yükselen yıldızı olarak görülen şirket, yatırımcıların karşısına zirve döneminden çok daha farklı bir tabloyla çıktı. Analistlere göre bu tablo, şirketi 100 milyar dolar değerlemeye taşıyan ekonomik koşulların artık ortadan kalktığını da kanıtladı.

Bir çalışanı değerli kılan yalnızca görev tanımında yazanları yerine getirmesi değil; aksaklıkları fark etmesi, sahiplenmesi ve çözümün parçası olmak istemesi de aynı zamanda. Çalışma arkadaşını, müşterisini, itibarını ve geleceğini dert edinen çalışanlar kurumları ileri taşıyor. Ancak dert edinmek yalnızca kişinin tercihi değil; bu çalışanlar sorgulama, fikir belirtme ve sorumluluk alma alanı buldukları ölçüde kurumun gelişimine gerçek bir katkı sunabiliyorlar.




