Sağlam beden mutlu çocukta bulunur: Norveç, Olimpiyat Oyunları'nda neden bu kadar başarılı?

Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
Acısıyla tatlısıyla bir Olimpiyat daha geride kaldı. Son zaferine giderken neredeyse bacağını kaybetme tehlikesi atlatan efsane kayakçı Lindsey Vonn, kumsallar diyarı Brezilya’ya tarihinin ilk madalyasını hem de altın olarak kazandıran Lucas Pinheiro Braathen, "buzda satranç" diye anılan curling'de dahi tansiyonun yükselebileceğini, hatta küfürleşmenin bile mümkün olduğunu tüm dünyaya canlı yayında ispatladıktan sonra altına ulaşan Kanada, nefes kesen buz pateni müsabakalarında arka arkaya yere düşen yeryüzünün en iyi erkek sporcuları… Hepsi bir bir spor tarihinin sayfalarına geçti.
Milano-Cortina 2026’nın yıldızı ise şüphesiz Johannes Høsflot Klæbo idi. Norveçli kayaklı koşucu, İtalya’da tam 6 altın madalya kazanarak tarih yazdı. Kış Olimpiyat Oyunları tarihinde daha önce tek organizasyonda bu kadar birincilik kazanılmamıştı.
- Toplam altın madalya sayısını da 11’e çıkaran istikrar abidesi, Michael Phelps’ten sonra Olimpiyat tarihinin en fazla birincilik elde eden ikinci sporcusu oldu.

Johannes Høsflot Klæbo, altı altın madalyasıyla.
Öyle ki Klæbo bir ülke olsaydı Olimpiyat Oyunları’nın madalya sıralamasını dokuzuncu olarak noktalayacaktı. Milano-Cortina 2026’nın Z raporunu incelediğimizde ise ev sahibi İtalya ve Hollanda’nın 10, ABD’nin ise 12 altına ulaştığını görüyoruz. Toplam madalya sayısını da 33'e çıkararak tarihinin en başarılı Kış Olimpiyat Oyunları’nı geride bırakan dünya devinin ulaştığı seviye bu ülkelerle yan yana konduğunda daha da net şekilde ortaya çıkıyor.
Öte yandan Klæbo'yu yetiştiren Norveç de beklendiği gibi 25. Kış Olimpiyat Oyunları’na damgasını vurdu. 18 altın alarak kendi rekorunu geliştiren İskandinav ülkesi, ayrıca 12 gümüş, 11 de bronzla toplam 41 madalyayı kucakladı. Bu rakam tarihlerinin en iyisi.
Üstelik 2014'ten bu yana düzenlenen Kış Oyunları'nın tamamında en çok altın alan ülke olan Norveç'in nüfusu Ankara'dan küçük. 2018’de kürsüyü paylaştıkları Almanya’nın nüfusu 89 milyon, ABD'ninki 342 milyonken; sürat pateninde topladığı altınlarla dikkat çeken Hollanda'da 18 milyon kişi yaşarken Norveç'in nüfusu sadece 5.7 milyon.
- Bu küçücük havuzdan bugüne dek 166 altın, 146 gümüş, 135 de bronz olmak üzere toplam 447 madalya çıkararak Kış Olimpiyat Oyunları tarihinin en başarılı ülkesi oldular. Onları takip eden ABD’nin ise 126 altın, 133 gümüş, 104 bronzu bulunuyor.
Bir not: Yaz Oyunları’na geçmeden dev slalomda Brezilya’ya altın madalya kazandıran Braathen’in babasının da Norveçli olduğunu, 2023’te federasyonla papaz oluncaya kadar İskandinav ülkesini temsil ettiğini anımsatmalı. Bir altın da aslında böyle kaçtı.
Norveç'in başarısı Kış Oyunları'yla sınırlı değil
Peki Norveç’in başarısının Kış Oyunları'yla sınırlı olmadığını, Yaz Olimpiyat Oyunları’nda da bugüne dek 65 altın, 53 gümüş, 53 de bronz olmak üzere toplam 171 madalya kazandıklarını duysanız şaşırır mıydınız?
Tüm zamanların madalya listesinde ise 21. sırada yer alıyorlar. Belki 2016 Rio'da birincilik kürsüsü göremediler ama sonraki iki Olimpiyat'ı dörder altınla tamamladılar. Karşılaştırmak bakımından onların 15 katı nüfusa sahip Türkiye’nin 41’i altın olmak üzere toplam 111 madalyası bulunduğunu anımsayabilirsiniz.
Bu madalyaların arkasındaki isimleri düşündüğümüzde teniste bir ara dünyanın 2 numarasına yükselen Casper Ruud, golfün en iyilerinden Victor Hovland, 400 metre engellide dünya rekortmeni olan Karsten Warholm, iki Olimpiyat altınlı orta mesafeci Jakob Ingebrigtsen bir çırpıda aklımıza gelenler...

Ada Hegerberg
Dünyanın en iyi futbolcularından Erling Haaland’ı sağır sultan bile duydu, ama kadın futbolunun en iyileri arasında gösterilen, özgeçmişinde 6 Devler Ligi şampiyonluğu yazan, Şampiyonlar Ligi tarihinin en golcü oyuncusu Ada Hegerberg de Norveç'ten çıkan yıldızlardan. Dünyanın en prestijli futbol ödülü Ballon d’Or’u kazanan ilk kadın olduğunu da hatırlatmak gerekiyor.
- Üstelik bu isimlerin arkasında 2022 sonuna kadar elektrikçi olarak çalıştıktan sonra Paris 2024’te halterde taçlanan Solfrid Koanda'nınki gibi hikayeler de var.
Peki soğuk iklimi nedeniyle kış sporlarında kazandıkları başarıyı kanıksasak da plaj voleybolu gibi Norveç'e bir ışık yılı uzaktaki dallarda da Olimpiyat altınını kucaklayan ülkenin spordaki başarısı nereden geliyor?
Çocukluktan başlayan bir kültür inşası
Norveç’te spora bakış birçok ülkeden farklı. 12 yaşına kadar spor yaparken skor yok, puan yok, sıralama yok. Birçok çocuğun birden fazla branşı denemeye teşvik edildiği sistemde eğer birine bir ödül veriliyorsa herkese veriliyor. Çünkü amaç çocukları spor yapmaya özendirmek.
Sporda Çocuk Hakları ve Çocuk Sporları Hakkında Hükümler, ülkede sporun abecesini yazan Norveç Olimpik ve Paralimpik Komitesi ve Spor Konfederasyonları (Norges Idrettsforbund) tarafından belirlenmiş. Buna göre çocuk sporları, 12 yaşına kadar olan çocuklara yönelik spor faaliyetleri olarak tanımlanıyor.
Çocuk sporları hakkında ilk kılavuzu 1976’da hazırlayan Norveç, bu konu üzerine yarım yüzyıldır çalışıyor. İlk olarak 1987’de kabul edilen hükümler, daha sonra defalarca revize edilmiş. Yarışmaların nasıl düzenlenmesi gerektiğinden çocukların seyahat edebileceği mesafeye, sıralamaların nasıl kullanılacağından ihlallerin nasıl cezalandırılacağına birçok husus böylece karara bağlanmış.
- Birleşmiş Milletler’in Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne dayanan Sporda Çocuk Hakları belgesi ise ülkede çocuk sporlarının temelini oluşturan değerleri belirliyor.

Haklar, hükümlerle birlikte ele alınmakla kalmıyor; aynı zamanda çocukların güven duygusu geliştirmeleri, başarıyı deneyimlemeleri ve kendi faaliyetlerinde hangi unsurların belirleyici olduğunu açıklayan bir çerçeve sunuyor.
- Bu çerçeveye göre çocukların spor yaparken samimi bir ortamda bulunmaları, kendilerini güvende hissetmeleri, yeni şeyler denemeyi kendilerinin isteyeceği bir ortamın yaratılması ve hata yapmak konusunda korkutulmamaları önceliklendiriliyor.
Yani spor söz konusu olduğunda İskandinav ülkesinin şiarı belli: Çocuklar çocuktur, küçük yetişkinler değildir. Bu nedenle, tüm spor aktivitelerinin ve yarışmaların katılmak isteyen her çocuğa açık olmasını önemsiyorlar. Ayrıca, bu tür aktivitelerin çocuklara göre geliştirilmesini ve uyarlanmasını; böylece çocukların yeni şeyler öğrenmeye teşvik edilmesini ve mümkün olduğunca uzun süre spora devam etmek için motive edilmelerini amaçlıyorlar.
Norveç'in çocuk sporları için gelişim planı
Ülkenin çocuk sporları için hazırladığı gelişim planı farklı yaş gruplarına göre şöyle planlanmış:
- 6 yaşa kadar: Oyun ve çeşitli etkinlikler, çocuğun gelişimini desteklemek ve temel hareket becerilerini güçlendirmek amacıyla kullanılmalıdır.
- 7-9 yaş: Bu yaş grubundaki çocuklara, farklı hareket biçimlerini içeren çeşitli fiziksel etkinlikleri veya spor egzersizlerini keşfetme ve uygulama konusunda yeterli fırsatlar sunulmalıdır; böylece geniş bir hareket deneyimi kazanmaları sağlanmalıdır. Bu durum, ilerleyen dönemlerde hareket becerilerinin geliştirilmesi için sağlam bir temel oluşturur. Bu tür etkinlikler bir ya da birden fazla spor dalı içinde hayata geçirilebilir ancak her spor dalı, çocuğun gelişim düzeyine uygun ve çeşitli bir program sunmalıdır.
- 10-12 yaş: Spor etkinlikleri, temel becerilerin kazandırılmasını sağlamak amacıyla çeşitli faaliyetler ve yüksek düzeyde etkinlik sunmalıdır. Bir ya da birkaç spor dalında uzmanlaşma, çocuğun seçtiği spor branşında daha sonra geliştirilebilecek güçlü bir teknik temel oluşturabilir.

Fotoğraf: Eirik Førde
Norveç’te çocuklar 6 yaşından itibaren yerel, 9 yaşından itibaren ise bölgesel yarışlara katılabiliyorlar. Ulusal ve uluslararası şampiyonalara iştirak edebilmek için en az 12 yaşında olmak gerekiyor.
Norveç'teki spor geliştirme süreci, yetenekleri hızlı bir şekilde tespit edip sporcuları başarıya ulaştırmaya odaklanmaktan ziyade, onların kendi yollarını keşfetmelerine izin veriyor. Ve bu gençler elit programlara katılmaya hazır olduklarında, bu programdan en iyi şekilde yararlanmaları için çalışılıyor. En güncel bilgi ve teknolojilerin kullanıldığı programda sporcuların potansiyellerine ulaşmalarına yardım edilirken psikologlardan da faydalanılıyor.
Norveç’in elit sporcularından sorumlu olan organizasyonun başında olan Tore Øvrebø, CNN Spor’a başarılarının sırrını anlatırken “Büyük spor sistemlerinin çoğunun sporcuları geliştirmekten çok, genç yaştaki sporcuları elemekle meşgul olduğunu görüyorum. Biz ise küçük nüfuslu bir ülkeyiz; herkese özen göstermeliyiz” diyor:
“Farklı sporları denediğinizde, farklı kültürlerden insanlarla tanışırsınız ve bu da çeşitli kişilerle iletişim kurma becerilerinizi geliştirir; çocukların geniş bir öğrenme temeli kazanmasını sağlar. Böyle çocuklarla çalışmak, yüksek performans kültürü oluşturmayı kolaylaştırır çünkü onlar kim olduklarını ve ne istediklerini bilirler. Biz, çocukların bunu kendi istekleriyle yaptıklarını hissetmelerini istiyoruz.”
Birçok ülkede aileler, bir sporcu yetiştirmek için büyük paralar harcarken Norveç’te bu da düşünülmüş. Kaynakların eşit şekilde dağıtıldığı bir refah toplumu olan ülkede herkes istediği sporu yapabiliyor. Maliyet, engel teşkil etmiyor.

Fotoğraf: Alexander Eriksson, NIF
Sonuç: 25 yaşına kadar nüfusun yüzde 93'ünün bir tür organize sporla uğraştığı, spor sevgisinin toplumun geneline yayıldığı bir ülke. Oysa Amerikan Pediatri Akademisi'nin 2024 yılında yayımladığı rapora göre ABD'de genç sporcuların yüzde 70'i, 13 yaşından önce spor yapmayı bırakıyor. Bunun başlıca nedenleri ise sakatlık ve tükenmişlik.
Şüphesiz Norveç, dünyaya bir model sunuyor. Küçük çocuklara sanki ilk günden Olimpik sporcu yetiştiriyor gibi muamele eden antrenörlerin Alfa kuşağıyla yakalayacakları uyum merak ediledursun veriler çok net: Çocukların sporu bırakmalarının bir numaralı nedeni, artık bunu eğlenceli bulmamaları. İkinci neden ise çok fazla baskı hissetmeleri.
Norveç örneği, başarının sırrının öncelikle sporun eğlenceli olmasını sağlamak, baskıyı azaltmak ve daha sonra rekabeti kendi iç motivasyonlarıyla keşfetmeleri için çocuklara sporu sevdirmekten de geçebileceğini gösteriyor. Öyleyse hakemlerle kavga eden aşırı baskıcı ebeveynlerden çok küçük yaşlarda çocuklara kaldıramayacakları düzeyde baskı yapan antrenörlere herkesin yeniden düşünmesi gerekenler var gibi görünüyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Ali Murat Hamarat
Spor tarihçisi. İstanbul Üniversitesi'nde hukuk okuyup bir dönem asistanlık yaptıktan sonra gazeteciliğe başladı. Taraf ve Radikal gazetelerinden sonra Eurosport'un internet sitesinde genel yayın yönetmenliği yaptı. Radyo ve televizyona programlar hazırladı. 2017'den beri #tarih dergisinde yayın kurulu üyesi. 2020’den beri Kadir Has Üniversitesi’nde yüksek lisans programında spor tarihi dersi veriyor.

Punto
Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Serena Williams’ın dört yıllık aranın ardından Wimbledon’la birlikte kortlara dönüşünü mümkün kılan fiziksel değişim, spor dünyasında yeni bir tartışmanın da kapısını açtı. Serena, profesyonel tenise dönmeye hazırlanırken yeni nesil zayıflama ilaçlarından yararlanarak yaklaşık 15 kilo verdi. Peki bir madde sizi doğrudan daha güçlü veya hızlı yapmıyorsa da ideal kabul edilen vücuda ulaşmanızı kolaylaştırıyorsa doping kapsamına alınmalı mı?

Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Trump’ın FIFA Başkanı Infantino’yu arayarak Balogun’un kırmızı kart cezasını askıya aldırması futbol dünyasının tepkisini çekti. Ama aynı zamanda FIFA’nın bu tip liderler karşısında ne kadar zayıf bir karnesi olduğunu da yeniden hatırlattı.
07 Tem 2026




