Teknoloji etkisinde


Kültür sanata destekle geçen 34 yıl: Anadolu Efes
Tutku ve adanmışlık, sosyal fayda ve dayanışma; bugün size bu dört kavramın kesişiminden doğan bir hikâye anlatmak istiyoruz. Sanat üretmenin ardında çoğu zaman temel bir motivasyon yatıyor: Bir konuyu mesele edinmek, o meseleye tutkuyla…
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
2020’den 2021’e miras kalan alternatif yöntemler arayışıydı. Bu alternatif arayışlar eserlerin satışından sergilenmesine her alanda etkisini gösterirken en büyük yansımaları ise üretim safhasındaydı. Alışılagelen disiplinlerde üretimini devam ettiren bir kısım sanatçının yanında yeni üretim tarzlarını araştırıp sorgulayan ve icra etmeye başlayan pek çok sanatçı oldu.
Yıllar sonra geriye dönüp baktığımızda dijitalleşme konusunda devrimsel pek çok hareketin başladığı bir yıl olarak görebileceğimiz 2020, kuşkusuz ki her alanda teknolojik yöntemlerin daha çok sorgulandığı ve geliştirilme imkânlarının arandığı bir yıl oldu. Bunun etkilerini en çok gördüğümüz alanlardan biri de sanatçıların üretimleriydi. Bu dijital hareketlerin 2021’de artarak devam etmesi bekleniyor.
Fotoğraf, resim, heykel gibi mecralarda üretimlerine devam eden sanatçılar son yıllarda teknolojik gelişmelerle birlikte dijital yöntemleri daha fazla kullanır oldular. Dijital üretimlere dayalı pek çok sanat eseriyle karşılaştığımız, bu temada sergi ve fuarlara rastladığımız bir dönemin ardından yaşadığımız pandemi dönemi bu alana ilgiyi arttırdı. Çünkü sanatçılar da izleyiciler de evde oldukları günlerde dijital yöntemlerin ulaşılabilirlik ve sürdürülebilirlik açısından sanata bambaşka boyutlar kattığını gördü.
Dijital yöntemlerle çalışan sanatçıların gerekli programları, internetleri ve bilgisayarları olduğu sürece üretimlerine devam edebilmeleri ve dijitalin sunduğu bu konfor alanı, geleneksel anlayışta üretim yapan pek çok sanatçının dijital alanda bazı pratikler kazanmasında etkili oldu. Yüzyıllardır olduğu gibi kısıtlamalar, alternatif yöntem arayışlarını doğurdu. Birçok moda dergisinin kapak fotoğraflarını, şartlar gereği fiziksel çekim yapamayan ünlü fotoğrafçıların bilgisayar kameralarından çektiğine şahit olduk. Yine bu dönemde dijital illüstrasyonlar sanatçıların kendilerini ifade etmekte kullandığı en etkili yöntemlerden oldu. Çağımızın en sık kullanılan ifade biçimlerinden gif ve video ise artık sanatçı ya da yaratıcı kesimden olmayan birçok insanın bile başvurduğu teknikler arasında yer alıyor. Pixel sanatı, fraktal sanat, dijital enstalasyonlar, animasyon, dijital kolaj, fotoğraf manipülasyonu sanatçıların teknolojik gelişmelere paralel olarak sıklıkla kullandığı pratiklerden birkaçı.

Yeni medya, dijital medya, video, interaktif sanat, bilgisayar grafikleri ve animasyonlar son yıllarda çok daha fazla hayatımıza girmeye başladı. Pandemi döneminde ise dijital resim, foto manipülasyon, özel efekt, 3D modelleme, generative sanat, interaktif sanat, 3B modelleme, kod ve web sanatı sanatçıların kendilerini geliştirdiği ve üretimlerine dâhil ettiği alanlardan birkaçı. VR (Sanal Gerçeklik), AR (Artırılımış Gerçeklik) ve AI (Yapay Zekâ) ise çağımızın devrim niteliğindeki yöntemleri olarak görülüyor. Sergileri artırılmış gerçeklik yöntemleriyle gezerken yapay zekânın küratör olduğu sergilere rastlıyoruz.
Sanat izleyicisinin alıştığı ve ilgi gösterdiği dijital üretimler ve ilgi çeken interaktif deneyimler sanatçıları da bu alanlarda üretmeye, iş birlikleri yaparak yeni mecralar denemeye çağırıyor. Yeni medya ve dijital sanatlara odaklanan fuarlar veya fuarların belirli bölümleri yıllardır karşımıza çıkıyor. Contemporary İstanbul’un Plugin bölümü buna güzel bir örnek. Tokyo’da açılan MORI Building Digital Art Museum ise dijital sanatlara ayrılan bir müze olmasıyla dikkat çekiyor. Yeni medya ya da dijital sanat denince Türkiye’de ve dünyada akla gelen ilk isimlerden olan Refik Anadol’un Kuantum Hatıralar adlı eseri şu an triennial kapsamında Avustralya’nın Melbourne şehrinde Victoria Sanat Galerisi’nde sergileniyor. Sanatçıların bu alanda gelişimlerine yönelik ise pek çok platform ve eğitim bulunuyor. PİKSEL Yeni Medya Misafir Sanatçı Programı bu yeni oluşumlardan biri.
Görünen o ki sanat dünyasında dijitalleşme henüz daha yolun çok başında. Bu yıl hangi heyecan verici teknikler ve üretimlerle karşılaşacağımızı merakla bekliyoruz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Popüler müzik tarihinin belalısı Bitter Sweet Symphony, Trey Edward Shults'la aile boyu travma, Anahit Sahne'de Mitski.
15 Oca 2021

YAZARLAR

Burcu Dimili
İletişim danışmanı, editör, sanat yazarı.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Yaşlanmakla yaşlı rolünü oynamak birbirinden farklı şeyler. Yaşlanacağız. Bedenimiz değişecek. Fakat bedenimizin değişmesiyle kişiliğimizin, arzularımızın ve dünyayla kurduğumuz ilişkinin belirli bir kalıba sokulması arasında da zorunlu bir bağ yok. Yaşlanmaktan korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Charlotte Wells’in "Aftersun", Joachim Trier’in "Sentimental Value" ve Rodrigo Sorogoyen’in "El ser querido" filmleri, baba-kız ilişkisinin üç farklı dönemine ve üç ayrı duygusal biçimine bakıyor. Birinde geçmişe dönerek babasını anlamaya çalışan bir kız, diğerinde geçmişin yükünü bugünkü ilişkilerine taşımış iki kız kardeş, bir diğerindeyse yıllar sonra yeniden karşılaşıp eski hesapları açan bir baba-kız.

Lance Oppenheim’ın yeni filmi "Primetime" Chris Hansen’ın televizyon dünyasını güçlü oyunculuklarla yeniden kurarken reyting hırsının insani bedellerini ve gösterinin etik sınırlarını incelemekte yüzeysel kalıyor.

Kültürel mirası turizmin hizmetine sokmak başka şey; turizmi kültürel mirasın daha derin ve daha sürdürülebilir biçimde deneyimlenmesine aracılık edecek şekilde tasarlamak başka. İkisini birbirine karıştırdığımızda eser kolayca bir logoya, bir hediyelik eşyaya veya sosyal medyada tüketilen bir görsele dönüşebilir.

Ölenlerin eşyalarını dağıtıyoruz ama telefonlarımızda sesleri, mesajları, görüntüleri kalıyor. Sandra Wollner’ın "Her Defa" filminden hareketle, kapıya konan ayakkabılardan cevap beklediğimiz mesajlara uzanan yas hâlleri üzerine düşünceler.




