

Yatırım Finansman , müşterilerine birbirinden özel kampanyalar sunuyor.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) sanayi üretimi verilerini açıkladı. Endeks eylül ayında %1,6 oranında daraldı ve beklentilerin çok altında kaldı. Endekste yıllık büyüme ise %0,4 oldu.
Detaylarda neler var?
Endeksin alt kalemlerinde aylık bazda sanayi gruplarının tamamında daralma görülüyor. Bu alanda en sert daralma %2,6 ile madencilik ve taşocakçılığı kaleminde görülüyor. Bu seride yıllık daralma ise %16,5 seviyesinde. Alt sektörlerin neredeyse tamamı bu daralma eğiliminden etkilenmiş durumda.
Verilere mal grubu bazında bakıldığında ise beş alt kalemin de aylık bazda %1,3 ila %2,0 aralığında daraldığı görülüyor. Mal grupları verisine yıllık bazda bakıldığında ise ara malları ve enerji kalemlerinin yıllık bazda daraldığı, dayanıksız tüketim ve sermaye malları üretiminin %7’nin üzerinde büyüdüğü görülüyor. Dayanıklı tüketim malları da büyüme bölgesinde olmakla birlikte sıfıra yakın bir değere (%0,3) sahip.
📌 Önemli not: %1,0 olarak açıklanan ağustos ayı yıllık büyüme değeri %1,1 olarak revize edildi.
Veri bize ne anlatıyor?
Öncü veriler ve beklentiler ekonomik aktivitede üçüncü çeyrekle birlikte artan durgunluk eğilimine işaret ediyordu. Veride gelen bu beklentilerin üzerindeki daralma bu görüşü teyit ediyor. Bunun yanında, yıllık büyüme oranının da salgın döneminden bu yana görülen en düşük seviye olduğunu belirtmekte fayda var.
Veri setinin alt kalemlerinde derin ve genele yaygın bir daralma trendinin varlığı görülüyor. Bu, öncü verilerde vurgulanan finansal sıkılaşma eğilimi ve dış talebin daralmasının güçlü etkilerinin yansıması olarak kabul edilebilir.
PMI verileri, daralmanın ekim ayında da devam edeceğine işaret ediyor. Buna karşın reel sektör güven endeksi ve ciro endeksleri iç talepteki canlılığın sürdüğünü gösteriyor. Kısaca veri, faiz indirimleri serisiyle birlikte %3’lerden %5’lere revize edilen büyüme beklentilerinin aşağı çekilmesini an itibarıyla gerekli kılmayacak gibi görünüyor.
Buna karşın ekonomi politikası tarafında bu yavaşlamaya karşı adımlar atılabileceğini akıldan çıkarmamakta fayda var.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Günaydın. Sanayi üretiminde sanayi gruplarının tamamında daralma görüldü. Cari denge beklenenin üzerinde açık verdi. Cari fiyatlarla ciro artışları hızlandı.
14 Kas 2022

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Yapay zekanın üretkenliği artırarak maliyetleri düşürmesi beklenirken veri merkezleri, gelişmiş çipler, elektrik ve altyapı yatırımları yeni bir maliyet baskısı yaratıyor. Fed yöneticileri, bu yatırımların talebi ve maliyetleri artırarak fiyat artışlarını ekonominin geneline yayabileceği uyarısı yapıyor. Tartışmanın merkezinde ise şu soru var: Yapay zekanın uzun vadeli ucuzluk vaadi, kısa vadeli maliyet dalgasını ne zaman dengeleyebilecek?

Bu hafta yurt içinde Eylül ayı işgücü ve dış ticaret istatistikleri ile üçüncü çeyrek turizm gelirleri öne çıkarken, yurt dışında Fed, Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Japonya Merkez Bankası'nın (BoJ) faiz kararları ön planda.
26 Eki 2026

Küresel endeks sağlayıcılarının Türkiye'ye bakışı sertleşmeye devam ediyor. Haziran ayında MSCI'ın uyarısıyla başlayan süreç, temmuzda S&P DJI'ın Türkiye'yi izleme listesine almasıyla devam etti. Ağustosta FTSE Russell Türk hisselerine yönelik endeks güncellemelerini erteledi. Üç kurumun da aksiyonu fiili dolaşım oranlarının güvenilirliği, hissedar şeffaflığı ve bazı küçük ölçekli şirketlerle ilişkili fonlar üzerinden yapıldığı düşünülen koordineli işlemlere dayanıyor.

Küresel piyasalarda enflasyon dinamikleri, tahvil getirileri ve hisse senedi performansı arasındaki ilişki son dönemde dikkat çekici bir ayrışma sergiliyor. ABD'de enflasyonun beklentilerin üzerinde gelmesine ve Hazine tahvili getirilerinin yüksek seviyelerde seyretmesine rağmen, hisse senedi piyasalarının hala dirençli kalması öne çıkıyor.

AB’nin yeni “Made in Europe” kuralları, AB’den ayrılan İngiltere’yi içeride tutarken otuz yıllık Gümrük Birliği ortağı Türkiye’yi dışarıda bırakıyor. Bu tercihin ardında bir aidiyet ve rekabet kaygısı var. Türkiye’nin yanıtı rica değil, mütekabiliyet olmalı.



