Şantiye-şehir içinde yaşamak

SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
Anlatıcı ve yazan: Esk Reyn
Eskiden mahallelerin isimleri oranın dinamiğine göre verilirmiş. Örneğin doğayla iç içe olduğu için Tarabya Terapia’ymış. Hrisopolis yani Üsküdar "Altın Şehir" demek. Gün batımında Üsküdar’dan bakıldığında çatılara ve denize güneşin, gökyüzünün tüm renkleri yansırmış, adını buradan almış. Kalkedon (Kadıköy) körler şehri manasına geliyor, “kentin güzelliğini görmediğiniz için burada yaşıyorsunuz” demek istemişler. Galata, Galat’lar, yani sütçülerin yeri. Bunların hepsi bize insanın etrafına isim verirken gördüklerinden mana çıkardığını gösteriyor. Oysa şu an her şey ve yer iç içe. İstanbul herkesin oldu ve herkesin İstanbul’u bambaşka.
Şehir birey üzerinde stres yaratıyor
Artık, doğalımız inşaat sesi. Kuş şakıması, ötüşü yerini korna ve buldozerlere, vinçlere terk etti. Max on Duty’nin çiziminde olduğu gibi kuşları ağaç dalında değil, trafik ışıkları üzerinde konumlanmış izlemek normalimiz. İstanbul’un habitatı şantiye. Perpa’da yüksek bir noktadan şehre baktığında silüeti karalama gibi, her şey üst üste. Günlük hayatında sürekli dikkat etmek zorundasın; kafana bir şey düşebilir, sen çukura düşebilirsin veya inşaat aracı sana çarpabilir.
Avrupa’da halk şehrin yapısıyla derdini bitirip kendi sorunlarına odaklanabilir ama burada öyle değil. Bizim yaşamalanımız tamamlanamadığı için dönüp kendi hayatımıza bakamıyoruz. Bir yarımlığın içinde bütünleşmeye çabalıyoruz. Kimsenin özel alanı yok, sahiller maç girişi gibi dolu. Ben başkasının sigara dumanını solumak, müziğini dinlemek zorunda kalıyorum çünkü insanlar sahil, park gibi kamusal alanlarda “ucuza” yaşayabiliyor sadece.

Eser ismi: Riptide & Bir Nefes Daha
Şehri baştan kurgulamak
Yarımlık bizim habitatımız, günlük işlerimizi de yarım bırakmamız bence bununla ilişkili. Sürekli yıkıp yaparak bir kültür oluşmasını engelliyoruz. İstanbul’da daimî olarak gözlemlediğim, içinde yaşadığım zıtlığı, eserlerime aktarmayı seviyorum; mavi ve kırmızı renklerini seçmem gibi. Bu şehrin sokaklarında ifade etmeyi öğrendim, burada kendimi buldum. Ürettiklerimde yap-boz parçalama ve tekrar birleştirme hâkim tıpkı İstanbul’un yapısı gibi. Çok kültürlü, ayrı ama birlikte.
Tarihi, kendiliğinden rastlantısal olarak yaşayanına göre şekil alan dokusu, zıtlıkları ve bunların bir arada uyumu beni etkiliyor. En çok hayran bırakanlardan bir tanesi de “köprü”. Ayakları farklı faklı kültürlere basan, üzerinden birçok insanın gelip geçtiği bir köprü İstanbul. Geçmişinden günümüze içinde biriktiği birçok durum bence en çok şehir dokusunda kendini belli ediyor. Ben binaları ve bir araya gelerek oluşturdukları kent dokusu üzerinden okuyorum şehri ve bu çok yönlü ilham kaynağım oluyor. Herkes burada barınıp yer sahibi olmak, İstanbul’dan bir parçanın hâkimi olmak istiyor. Bazen bencilce, sonuç olarak İstanbul manzarasından da göründüğü gibi üst üste ve kaotik.
Akaretler’de işimin bulunduğu odada camı açtığında şehrin sesi, o üst üste yapısı gözüküyor. Gelenler dışarıdaki bu “tanıdık” dünyayla daha kolay iletişim kurabiliyor. "Urbanscapes" sergisindeki üretimlerim sırasında fark ettiğim, ürettiklerimin bu bahsettiğim şehir dinamikleriyle besleniyor olması, ouroboros (kendini yaratmayı sembolize eden kuyruğunu yutmuş yılan) gibi biraz durumum.
Kent kültürünü üretmek
Kadıköy’ün merkezinde birçok ana caddenin kesişiminde, ara bir sokakta yaşıyorum. Deniz kenarına (maviye) ve parklara (yeşile) yakın. Durağan bir yer değil, devinimde. Bu duygu olarak birçok farklı biçimde bana yansıyor. Günün saatlerine göre yaşadığım yere ait bir mahalleli ya da yabancı olabiliyorum. Merkezî olması, stresi beraberinde getiriyor. Bazen insanların bazen motorların sıkıştırdığı kaldırımlar, trafik gürültüsü, maç günleri ve haftasonları eğlenmeye, gezmeye, dolaşmaya gelenler, sokağa taşan iş yerleri ve artık kent yaşamımızın parçası olarak inşaatlar. Kentin kendi kültürünün yaşantısının olması ve içinde büyümem, tabii Kadıköy doğumlu olmam buraya ait hissettiriyor.
Yaşadığım kenti, mahalleyi resimlerim ve grafitilerimle şekillendiriyorum. 10 yıl önce kurucu-ortağı olduğum Mural İstanbul Sokak Sanatı Festivali kapsamında Kadıköy’ün benim de yaşadığım farklı birçok mahallesinde dünyadan ve ülkemizden birçok sokak sanatçısıyla murallar üreterek kültürel anlamda da farklı ifade biçimlerini gözlemlediğimi söyleyebilirim. Çok kültürlülük beraberinde gelen kalabalık, diğer canlılara özellikle sokak hayvanlarına bir daralma yaşatsa da etrafımda çok fazla ilgi gören sokak hayvanı var. Zaten onları da artık şehirle bütünleştirdik başına sokak koyarak, bir nevi doğal habitatları sokak gibi algılıyoruz. Değiştirmek, iyileştirmek için çabalamaz olduk. Sokak ve kargaşası hayatımızın ayrılmaz bir parçası oldu.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
NEREDE YAYIMLANDI?
Bugünkü rotamız Akaretler ve "Urbanscapes" sergisi. Doğa kendini korumaya ihtiyaç duyar mı? Şehrin kabukları nedir? Nerededir? Sorularının peşinde Begüm, Esk Reyn, Gamze ve Max on Duty'leyiz.
06 Kas 2022

YAZARLAR

Soli
Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ OKUMALAR
Etkinlikler, şehrin farklı aktörlerini buluşturan, boş alanları görünür kılan, mahallelerin hikayesini değiştiren ve ekonomik hareket yaratan; üstelik bütün bunları ölçülebilir ve programlanabilir bir yapıya dönüştüren kullanışlı formatlar. Ancak bir şehrin “etkinlik sahnesi” olarak tasarlanması, her zaman doğru cevabı vermiyor. Etkinlik bittiğinde geriye ne kalıyor? Yaratılan değer, kültürel ekosistemin yanı sıra kamusal alanlara erişime, yerel işletmelere ve mahallelerin gündelik yaşamına da katkıda bulunuyor mu?

İtalya'da sıfırdan inşa ettiği sözde 2.000 yıllık amfitiyatroya giriş için ziyaretçilerden 40 avroya kadar ücret alan 69 yaşındaki Franco Malosso 28 ay hapis cezasına çarptırıldı. Bu akıl almaz olaydan hareketle yapay zeka halüsinasyonları sonucu yaygınlaşan, var olmayan turizm atraksiyonlarını inceledik.

Miuccia Prada ve Raf Simons’ın 2027 İlkbahar/Yaz koleksiyonu, yeniden eteğe dönüyor. Moda sürekli yeniyi talep ederken Miuccia Prada’nın gücü, geçmişini reddetmeden değişebilmesinde yatıyor. Yıllar önce kurduğu bir fikri bugün yeniden yorumlayabilmesi, yaratıcılıkla tutarlılığın birbirine engel olmadığını; aksine aynı çizgiyi koruyarak da sürekli yenilenmenin mümkün olduğunu gösteriyor.

George Lucas’ın 1970’lerden itibaren toplamaya başladığı sanat eserleri ile Mellody Hobson’ın koleksiyonunun biraraya gelmesiyle oluşan Lucas Museum of Narrative Art, 20 yıllık bekleyişin ardından Los Angeles’taki Exposition Park’ta ziyarete açıldı. Açılıştan hareketle dünyanın dört bir yanındaki film müzelerini keşfediyoruz.

Adana’nın Dilekkaya köyünde Şükriye Arıkanlı, her sabah eline süpürgesini ve plastik hortumunu alıp aile evinin avlusundaki Roma lahitlerini temizliyor. Bu, annesi Hatun Dilci ile babası Amber Dilci’nin definecilere karşı tüfekle koruduğu Anavarza Antik Kenti için onlarca yıldır süren bir aile nöbetinin bugünkü hâli. Yaşar Kemal’in de bir dönem konuk olduğu bu evde gerçek, efsane ve binlerce yıllık tarih iç içe yaşarken Şükriye Hanım’ın aklında artık başka bir soru var: Gençlerin terk ettiği köyde, kendisinden sonra Anavarza’ya kim sahip çıkacak?



