Seçim sonrasında ekonominin rotası: Kim neler bekliyor?

Seçim sonuçlarının kesinleşmesinin ardından Türkiye ekonomisinin rotasına ilişkin beklentiler de şekillenmeye başladı.
Seçim sonrasında ekonominin rotası: Kim neler bekliyor?

30 Mayıs Salı - Apollo - Pareto
Apollo ile birlikte

Enerji yönetiminde yepyeni, dijital bir çağ: Apollo Apollo IoT yapay zekâsı ile anında enerji maliyetlerinizi düşürebilirsiniz. Hem de hiçbir yatırım maliyeti ve entegrasyon gerekmeden. 10 gün ücretsiz demo ile anında firmanızda enerji maliyetlerini düşürmek için Apollo ’u buradan keşfedebilirsiniz. #Energyisthenewcurrency

Daha fazlasını öğren

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turu, 28 Mayıs günü yapılan oylama sonucunda tamamlandı. Beştepe Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde balkon konuşmasını gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomiye ilişkin, "Enflasyonun yol açtığı fiyat artışları sıkıntılarını gidermek, refah kaybını gidermek önümüzdeki günlerin en acil konu başlığıdır. Bunları başbakanlığım döneminde faizi 4,6'ya, enflasyonu 6,2'ye indirerek ispatlayan biz değil miydik?" ifadelerini kullandı.

Beklentiler ne yönde?

Seçim sonuçlarının kesinleşmesinin ardından Türkiye ekonomisinin seçim sonrası rotasına ilişkin beklentiler de şekillenmeye başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ikinci tur öncesinde CNN International'a verdiği demecinde "Şimdi faiz 8,5'te ve enflasyon da düşüyor, daha da düşecek. Enflasyon bu ülkede kesinlikle faizle beraber inerek halkımın çok daha rahat edebileceği bir konuma gelecek. Bunu bir ekonomist olarak konuşuyorum, yani hayali değil. Eğer böyle bir durum olmamış olsa zaten bu inmezdi" ifadelerini kullanarak "mevcut modelle devam" mesajı vermişti. Konuya ilişkin Reuters’a konuşan üst düzey bir yetkili ise mevcut sistemin sürdürülebilir olmaması nedeniyle yeni bir modelin araştırılmakta olduğunu; fakat bu çalışmaların henüz Erdoğan’a sunulmadığını ifade etmişti.

Seçim sonrasında bir not yayımlayan ABD merkezli Morgan Stanley analistleri, yıl sonunda dolar/TL’nin 26 seviyesine ulaşabileceğini, fakat bu noktaya erken ulaşılması ve ekonomi politikalarında bir değişiklik yapılmaması hâlinde bu değerin 28’e kadar çıkabileceğini ifade etti. Yayımlanan notta ayrıca, "Makro politika çerçevesinde dezenflasyona öncelik verecek ve piyasa dostu politikalar benimseyecek bir değişiklik yapılmadığı takdirde, Türkiye'nin yüksek dış finansman ihtiyacı makro riskleri canlı tutacak, küresel şoklara ve bölgesel ortaklardan gelen döviz girişlerine duyarlılığı artıracaktır" ifadelerine yer verildi.

Barclays ekonomisti Ercan Ergüzel tarafından müşterilere yollanan bilgi notunda ise hem faiz oranlarında hem de dövizde bir düzenleme gerektiği ifade edilerek TCMB politika faizinin yıl sonunda %36’ya kadar çıkabileceği belirtildi.

Analistlerin de birtakım beklentileri mevcut.

  • Tellimer Hisse Araştırma Birimi Başkanı Hasnain Malik, "Erdoğan'ın kazanması hiçbir yabancı yatırımcıyı rahatlatmaz. Yüksek enflasyon, düşük faiz oranları ve net döviz rezervinin eksikliği nedeniyle tüm varlıkları etkileyecek sancılı bir kriz kapıda olabilir" ifadelerini kullandı.
  • Ninety One’dan Roger Clark, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın en büyük zorluğunun ekonomi olacağını ifade ederek, "Ekonomi siyasetinin yönü değişmezse, Türkiye daha aşırı bir ödemeler dengesi krizine ve daha sıkı bir sermaye kontrolüne doğru gidecek. Aşırı senaryoda ise, vatandaşların geniş dolar stokunun zorla bozdurulması ve Türk borçluların, dış yükümlülüklerinde temerrüde girdiğini görebiliriz" açıklamasında bulundu.
  • Strateji Portföy’den Burak Çetinçeker, "Mevcut ekonomi modelinin işlemediği çok açık. Erdoğan da muhtemelen bunun farkında ve yakın gelecekte ortodoks bir politikaya mütevazı bir geçiş muhtemel çünkü aksi takdirde bu sürdürülebilir değil. Buna yönelik herhangi bir sinyal piyasa tarafından da memnuniyetle karşılanacaktır" dedi.
  • Global Securities Araştırma Grubu Direktörü Serdar Pazı ise, "Hisse senetlerinde kısa süreli bir artış görebiliriz, özellikle de büyük ihtimalle 20’nin üzerinde kalacak döviz kuruyla. Bu süreç ihracatçılara önemli avantaj sağlayacaktır. Erdoğan hem seçim kampanyasında hem de dün geceki zafer konuşmasında düşük faiz oranlarını övdü. Bu politikanın değişme olasılığı düşük, en azından 2024’ün ilk çeyreğinin sonunda yapılacak yerel seçimlere kadar" ifadelerini kullandı.

Türk iş dünyasından tepkiler

  • Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Başkanı Süleyman Sönmez, yarının Türkiye'sini ve umudu inşa etmek için herkese büyük sorumluluklar düştüğünü belirterek, "Vakit, hayallerimizdeki kalkınmış Türkiye'ye odaklanmanın vaktidir ve ülkemizin, hızla asli gündemi olan ekonomiye dönmesi gerekmektedir" ifadelerini kullandı.
  • İstanbul İnşaatçılar Derneği (İNDER) Yönetim Kurulu Başkanı Nazmi Durbakayım, seçimlerin tamamlanmasıyla belirsizlik ortamının sona erdiğini belirterek, şunları kaydetti:

"Artık tüm enerjimizi ve gücümüzü işimize odaklamalıyız. Her zamankinden daha fazla çalışmamız, ülkece el birliğiyle üretmemiz gereken bir süreç başladı. Hep birlikte Türkiye'nin temel meselelerine odaklanarak ekonomimizi kalkındırmak, bir üst seviyeye taşımak ve huzurlu bir refah seviyesine ulaşmak için çalışmalıyız. Yeni dönemden daha da umutluyuz ve bu zamana kadar yaptığımız çalışmaların yeni dönemde de artarak devam edeceğine olan inancımız tamdır."

  • İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Adil Pelister, "Seçim gündemi tamamlandığına göre şimdi ekonomi gündemine odaklanmalıyız. En kısa sürede ihracatçılarımızın beklenti ve ihtiyaçları doğrultusunda yeniden belirlenecek ekonomik politikalarla yatırım ortamının iyileştirilmesini, enflasyon kur makasının daraltılmasını, enflasyon faiz dengesinin sağlanmasını ve finansmana erişimin kolaylaştırılmasını bekliyoruz" açıklamasında bulundu.
  • Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Ramazan Kaya, "Bu süreçte ülkemizin ekonomik, toplumsal ve sosyal refahına katkı sağlamak için üretimimizi ve ihracatımızı artırmamız gerektiğine inanıyoruz. Daha fazla üreterek enflasyonu aşağı çekebilir, daha fazla ihracat yaparak cari açığımızı düşürebilir ve oluşturduğumuz katma değerle iş gücümüzü artırabiliriz" değerlendirmesinde bulundu.
  • Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (İMSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Tayfun Küçükoğlu, "Hem global hem coğrafi risklerin ve belirsizliklerin yükseldiği bir dönemdeyiz. Ülkemiz açısından önemli fırsatları ve riskleri barındıran bu dönemde gereken reformlarla birlikte gelişimimizin güçlenmesi ve hızlanması için hep birlikte üzerimize düşen görevleri yerine getireceğiz" açıklamasında bulundu.
  • Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER), "Sürdürülebilir kalkınma sürecine girmiş, yatırımlar için cazip, müreffeh bir Türkiye yaratmak hedefiyle harekete geçilmelidir. Türkiye'nin geleceğini belirleyecek temel konu toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamaktır. Kadınların ekonomide, toplumsal yaşamda ve siyasette erkeklerle eşit bir şekilde temsil edilmesi bugünümüz ve geleceğimiz için hayati öneme sahiptir. Bu hedef gerçekleşmeden diğer hedeflere ulaşmak mümkün değildir. Bu kapsamda, kadın hakları alanında geriye gidiş olmaması, kazanımların üzerine yenilerinin eklenmesi önem arz etmektedir" açıklamasına ek olarak eşitlik çağrısında bulundu.
  • Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED) Başkanı Engin Aksoy,
     "(Dernek) Ülkemizdeki doğrudan uluslararası yatırımların yüzde 85'ini temsil eden derneğimiz ekonomimizin sürdürülebilir bir şekilde büyümesi, katma değerli uluslararası doğrudan yatırımların ülkemize çekilmesi ve ülkemizin rekabetçiliğinin artırılması hedefiyle yatırım ortamının iyileştirilmesine yönelik olarak oluşturulacak politikalara katkı sağlayarak daha güçlü bir Türkiye için yeni dönemde de şevkle çalışmaya devam edecek" ifadelerini kullandı.
  • Türkiye Perakendeciler Federasyonu (TPF) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Düzgün, şu ifadeleri kullandı:

"Önümüzdeki süreçte sektörün karşılaştığı zorlukları ve ihtiyaçları da sizlerle gündeme getirerek ortak çözümler bulmayı hedefliyoruz. Türkiye'nin önümüzdeki süreçte tek yürek halinde hareket edip, daha da güçleneceğine ve ekonomik potansiyelini tam anlamıyla ortaya çıkaracağına yürekten inanıyoruz."

  • İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Başkanı Ahmet Öksüz, "Türk tekstil sektörü olarak sağladığımız istihdam, devasa üretim gücümüz ve 13 milyar doları bulan ihracatımızla Türkiye Yüzyılı'na hazırız. Türkiye ekonomisinin mihenk taşı olan sektörümüz; daha fazla üretim, ihracat ve istihdamla, ülkemizin ekonomisine katkı sunmaya var gücüyle devam edecek" değerlendirmesinde bulundu.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto

BÜLTEN SAYISI

⚡️ Elektrik faturası, ekonominin rotası

Enerji piyasalarındaki son hareketler ve geleceğe dair beklentiler

30 May 2023

Apollo ile birlikte
Fotoğraf: Nikola Johnny Mirkovic Unsplash

YAZARLAR

Emircan Yaman

Piyasalar ve Finans Editörü

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto

HİKAYE

Algoritmadan tabağa: Tedarik zinciri yemek trendlerinin hızına yetişebiliyor mu?

Matcha, protein barlar, iki malzemeli Japon cheesecake’i, Gigi Hadid makarnası, çiğ köfte suşi… Yiyecek trendleri, artık sosyal medyanın etkisiyle çok daha hızlı yayılıyor. Tedarik zincirleri ise bu hıza ayak uydurmakta zorlanıyor. Talep, dijital hızda büyürken çiftlikler ve fabrikalardaki tarım ve gıda üretimi, fiziksel sınırlar içinde kalıyor.

Doğa Yurduneri

·

16 Eyl 2026

Algoritmadan tabağa: Tedarik zinciri yemek trendlerinin hızına yetişebiliyor mu?
ParetoPareto

HİKAYE

Milyarlarca lirayı yöneten portföy yönetim şirketlerinde ne oluyor?

Pusula Finans Holding’in Tera Grubu’nca devralınacak olmasıyla ilgili haberlerin kamuoyuna yansıması sonrası Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız’ın tutuklanması, bu satışla ilgili gelişmeleri gündemin ilk sıralarına taşıdı. Yarız’ın banka hesaplarıyla mal varlıklarına tedbir konulurken, Tera Grubu ile planlanan satış görüşmeleri sürüyor. Soruşmanın kapsamı genişlerken, Pusula Portföy’ün büyüme hızı dikkat çekiyor.

Pelin Cengiz

·

16 Eyl 2026

Milyarlarca lirayı yöneten portföy yönetim şirketlerinde ne oluyor?
ParetoPareto

HİKAYE

Savunma bütçeleri büyürken: Ekonomik durgunluğun çaresi silahlanma olabilir mi?

Avrupa’dan Japonya’ya birçok ülke, artan güvenlik kaygılarıyla birlikte savunma bütçelerini büyütüyor; bu harcamaların teknoloji, istihdam ve sanayi üzerinden ekonomiye de ivme kazandırması bekleniyor. Peki silahlanma, durgun ekonomiler için gerçekten bir büyüme motoruna dönüşebilir mi?

Birol Oğuz

·

09 Eyl 2026

Savunma bütçeleri büyürken: Ekonomik durgunluğun çaresi silahlanma olabilir mi?
ParetoPareto

HİKAYE

Pandeminin faturası: Genç işsizliğinin sorumlusu AI değil de uzaktan çalışma olabilir mi?

Giriş seviye pozisyonlarda işe alımlar, dünya genelinde hızla yavaşlıyor. Genç işsizliğindeki bu artış, özellikle beyaz yakalı işlerde büyük oranda yapay zekaya atfediliyor. Fakat yakın tarihli araştırmalar, yeni mezunların yaşadığı istihdam sıkıntısının asıl sorumlusunun uzaktan çalışma olabileceğine işaret ediyor.

Doğa Yurduneri

·

08 Eyl 2026

Pandeminin faturası: Genç işsizliğinin sorumlusu AI değil de uzaktan çalışma olabilir mi?
ParetoPareto

HİKAYE

'Ya yatırım ya yaptırım' dönemi: Otomotivde Çin markalarının payı %6’ya geriledi

Çin merkezli markaların peş peşe Türkiye pazarına girişi ve önemli bir satış başarısı elde etmesi, Türkiye’deki yöneticileri biraz rahatsız etmişti. Bunun üzerine Türk lobisinin de yönlendirmeleriyle vergiler, ithalat düzenlemeleri ve servis şartları üzerinden bu markaların önüne ciddi bir duvar örüldü. Ağustos ayına ilişkin pazar verileri ise bu “Çin işkencesi”nin sonuç verdiğini ortaya koydu.

Ahmet Çelik

·

08 Eyl 2026

'Ya yatırım ya yaptırım' dönemi: Otomotivde Çin markalarının payı %6’ya geriledi