Seçimin faturası programa kesilir mi: Uzmanlar ne diyor?

Pek çok seçmen, uygulanan sıkılaştırıcı para ve maliye politikaları nedeniyle seçimin faturasının Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'e kesileceğini düşünürken, Cumhurbaşkanı Erdoğan balkon konuşmasında "orta vadeli program" ve "kararlılık"tan bahsetti. Uzmanların seçim sonrası beklentileri neler?
Seçimin faturası programa kesilir mi: Uzmanlar ne diyor?

2 Nisan - TEPTA Aydınlatma
TEPTA Aydınlatma ile birlikte

İstanbul’un tarihî ve kültürel projelerini aydınlatan TEPTA TEPTA son beş yılda İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen ve şehrin tarihî dokusunun korunmasına katkı sağlayan restorasyon ve yenileme projelerinin aydınlatma çözüm ortağı olmaktan mutluluk duyuyor. TEPTA ile ışığına kavuşan kentin zengin tarihinin ve kültürel kimliğinin gelecek nesillere aktarılmasını sağlayan tarihî yapılar arasında Yerebatan Sarnıcı , Casa Botter , tarihî Moda İskelesi , Beşiktaş ve Kadıköy İskeleleri , Metrohan , St. Pierre Han , Gülhane Sarnıcı , Beyoğlu Sineması , Artİstanbul Feshane , Mevlanakapı ve Silivri Selimpaşa Kavşak aydınlatmaları bulunuyor. Aydınlatma danışmanlığı Romalı aydınlatma tasarımı ofisi Studioillumina’nın kurucusu Adriano Caputo tarafından yürütülen Yerebatan Sarnıcı restorasyon projesinde olduğu gibi TEPTA, 33 yıllık tecrübesiyle proje tipi ne olursa olsun tasarımcıların hayallerini gerçeğe dönüştürüyor. Mimari aydınlatma alanında dünyada öncü olan ve en son sistemleri sunan markalarla çalışan TEPTA, dört yıldır taşıdığı ‘Tasarım Merkezi’ unvanıyla geliştirdiği üretim becerisi ve bu doğrultuda güçlenen insan kaynağı sayesinde projeler için gereken özel üretimlere yatırım yaparak temsilciliklerinin yanında üretim kapasitesiyle de geniş bir yelpazede hizmet sağlıyor. TEPTA ; bilgi birikimi ve süpervizyon hizmetleri, ürün seçimleri ve tedariği, gerekli durumlarda tasarım geliştirme ve üretim, yerinde demo, satış sonrası bakım gibi aydınlatma hizmetleriyle uzmanlık gerektiren kapsamlı projeleri aydınlatıyor.

Daha fazlasını öğren

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

Heyacanla ve merakla beklediğimiz yerel seçim maratonu nihayet geride kaldı. Bu sefer, 2023 Genel Seçimleri kadar coşkulu ve katılımın yüksek olduğu bir seçim sürecine girilmese de, sandık sonuçları tüm Türkiye için sürpriz hatta adeta bir şok oldu. 

Sandıkların neredeyse tamamının açılması ile Cumhuriyet Halk Partisi 1977'den bu yana ilk kez Türkiye genelinde birinci parti konumuna gelirken, iktidar partisi AK Parti'nin oy oranı ise %35,49'a kadar geriledi. 

Seçim süreci heyecanla takip edilirken, pek çok seçmenin aklında ise tek bir soru vardı: "Seçim sonucunun faturası kime kesilecek?"

Pek çok seçmen, uygulanan sıkılaştırıcı para ve maliye politikaları nedeniyle faturanın Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'e kesileceğini düşünürken, Cumhurbaşkanı Erdoğan balkon konuşmasında "orta vadeli program" ve "kararlılık"tan bahsetti. Hemen seçimin ardından ise hem bürokrasi hem de iş dünyasından art arda "programa destek" açıklamaları geldi. 

Bu durum, bir yandan programın tam aksine güçlendirilerek devam ettirilebileceği beklentilerini de tetiklemiş oldu.

Peki uzmanlar durumu nasıl yorumluyor?

Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu - Topkapı Üniversitesi Rektör Yardımcısı 

Seçim sonucu büyük oranda ekonomik faktörlerin yansıması olarak geldiği için, bu sonuca yol açan faktörlere dönüş pek de rasyonel olmaz. O nedenle mevcut politikaların devam ettirilmesinin daha olası olduğunu görüyorum. İlk gelen sinyaller de bu yönde.

Yalnız, başta emekliler olmak üzere gelir dağılımıyla ilgili sorunların aşılması yönünde adımlar atılması ihtimali yüksek. Maliye politikası tarafında bir kaynak yaratmak ya da bir tercih yapmak durumunda kalınacak. Hem enflasyonla mücadele sürdürülüp, hem de gelir dağılımı düzeltilmek isteniyorsa bir yerden alınırken, bir yerden kısılacak anlamına geliyor. Bu nedenle kayıtdışılıkla mücadeleye daha çok ağırlık verilebilir. Buradan elde edilecek kaynaklar diğer taraflara aktarılabilir. 

Son bir buçuk aydır döviz talebi de çok güçlüydü. Faizler bunu kısmen bastırıyor ancak daha da güçlü bir faize ihtiyaç var gibi görünüyor. Kurla ilgili kaygıları azaltan, ancak sanayici açısından da rekabet gücünü koruyan bir kur yönetimi biçimine geçmemiz gerektiğini de düşünüyorum. 

Haydar Acun - Marmara Capital Yönetim Kurulu Başkanı

Seçimin faturası Mehmet Şimşek’e kesilmez. Çünkü vatandaşın verdiği tepkinin kaynağı, Mehmet Şimşek döneminde uygulanan politikalardan değil, öncesinden geliyor. Tepki, Merkez Bankası Başkanı’nın değiştirilmesi, faizlerin suni olarak aşağı indirilmesi, enflasyonun patlaması gibi politikalardan kaynaklanıyor.

Tam aksine iktidar buradan ekonominin düzeltilmesi gerektiği mesajını çıkartır. Peki düzeltmek için ne yapmak lazım? En büyük sıkıntımız olan enflasyonun düşürülmesi lazım. Dolayısıyla Mehmet Şimşek’in bu seçimde tehlikeye girmekten ziyade elini güçlendirdiğini düşünüyorum. Arkasındaki destek daha fazla artacaktır. Mehmet Şimşek’e bunun faturası kesilse, tekrar faizler indirilse ve enflasyon patlasa dört sene bizi böyle götürür mü? 

2023 Haziran seçiminden beri uygulanan politikalar geç ve kararsız başladı. İstenilen etki alınamadı. Seçimden sonra şok bir faiz artışı yapılsaydı, belki bugün bu noktada olmayacaktık. Politikanın parça parça uygulanması, etkisinin eriyip gitmesi bizi buraya getirdi. Yalnızca para politikalarıyla da bu iş olmuyor. Maliye politikalarının etkin biçimde uygulanması, kamu harcamalarının kısılması, Merkez Bankası bağımsızlığı ve TÜİK’le ilgili düzenlemelerin de olduğu kapsamlı bir reform paketiyle beraber para politikaları etkin hâle gelir. Dolayısıyla bu eksiklerin tamamlanması lazım; bu noktadan sonra bunların olup olmayacağını izleyeceğiz.

Prof. Dr. Gökhan Karabulut - İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi

Enflasyon aslında, ücretler de aynı ölçüde arttığı sürece uzun vadeli sorunlar yaratsa da seçmen için kısa vadede yönetilebilir bir süreç idi. Ancak bunu da yönetmenin bir sınırı var ve o sınıra geldiğimizi gördük. Dolayısıyla ücret artışlarının seçime kadar dahi bu şekilde devam edemeyeceğini görmüş olduk. 

Talebi düşürmeden enflasyonu düşürmek söz konusu değil. Gerek ücret kısıtlamalarını da içeren maliye politikaları, gerekse de faiz artışları yoluyla piyasayı durgunlaştırmadan enflasyonu düşüren bir ülke mevcut değil. Şimdi siz politikacı olsaydınız ve önünüzde dört sene olsaydı bunu yapar mıydınız? Ben yapardım, ülke için doğru olanın bu olduğunu hepimiz biliyoruz çünkü. Ancak politikacılar her zaman bilim insanları, ekonomistler, teknokratlar gibi düşünmüyor. 

Seçimin faturası Mehmet Şimşek’e kesilebilir. Çeşitli medya grupları da dinî birtakım gerekçelerle kendisine saldırıyordu zaten faizleri artırdığı için. Ancak bir taraftan da geçmişte enflasyonu düşürmek pahasına siyasi hayattan silinmeyi göze alan Ecevit gibi politikacılar da olmuştu. 

Eğer mevcut politikalar bozulursa enflasyonun 90’larda olduğu gibi uzun süre kalıcı bir şekilde %100’ler civarında seyrederek hayatımızın bir parçası olduğu, ücretlere %100’ün üzerinde zam yapıldığında insanların sevindiği, yapılmadığında ise üzüldüğü bir Türkiye’ye devam etmiş oluruz.

Tufan Cömert - BBVA Küresel Piyasalar Strateji Direktörü

Gerek seçim sonrasında Sayın Cumhurbaşkanı'nın yaptığı konuşma, gerek Sayın Şimşek'in Twitter üzerinden yaptığı açıklama, mevcut ekonomi politikalarına taviz verilmeden devam edileceği izlenimi yaratıyorElbette kapıların arkasında ne konuşuluyor, yarın öbür gün farklı bir dünya görür müyüz, bunları bilemiyoruz. Fakat benim anladığım -veya anlamak istediğim- şu, Türkiye geçen sene Mayıs seçimlerinden sonra aklın yoluna uygun hareket etmeye başladı. Burada sonuçların alınması elbette vakit alacak, fakat yeterli azim ve sebat gösterilir ise Türkiye'nin zaman içinde sorunlarının önemli bir kısmında ilerleme kaydetmemesi için herhangi bir sebep yok. Bakın her şey çözülür demiyorum, bazı şeyler yapısal, çok ciddi reformlar, hatta adını koyalım, devrim yapılması gereken konular var. Keşke derim ama saf olmayalım.

Özetle Türkiye’de sıkı para politikası devam edecek, sıkı maliye politikası da buna eşlik edecek. Önümüzdeki günler ekonomi iyice sıkışacak. Fakat bir süre sonra göstergelerde, enflasyon başta olmak üzere, bunların olumlu yansımasını görmeye başlayacağız. Kuşkusuz enflasyonun düşüşü, büyümenin yavaşlaması ile geleceği için istihdam tarafında ciddi problemler yaratacak. İşsizlik oranının artmasına hazır olmamız lazım. Yüksek faiz ortamının devamı da yine hiç kuşkusuz birçok şirket açısından çok zor günlerin geleceği anlamına geliyor. Yani burada işletme sermayesi açısından kısa vadeli krediye mahkum olan şirketler, bankalar nezdindeki kredi notları sallantıda olan şirketler önümüzdeki dönemde maalesef çok zorlanacaklar. Kendilerine naçizane tavsiyem, şu anda bulabildikleri her türlü sermaye ve sermaye benzeri krediyi içeriye almaları, yatırımlarını ertelemeleri olur. 

Doç Dr. Filiz Eryılmaz - ALB Yatırım Başekonomisti

Ben mevcut programın ve mevcut ekonomi yönetiminin çok daha güçlü bir şekilde yoluna devam edeceği kanaatindeyim. Dolayısıyla mevcut program eskisinden çok daha sıkı bir şekilde uygulanacaktır. Bunun temel sebebi ise, seçimde alınan başarısız sonucun ekonomik sorunlardan kaynaklanması. Mevcut iktidar da bunu çok iyi biliyor ve Cumhurbaşkanı’nın balkon konuşmasında da bu çok net bir biçimde hissedildi. Ekonomik sorunları çözmeden başarılı olmaları mümkün değil. Bu nedenle mümkün mertebe mevcut politikalar daha da sıkılaştırılacak ve tabiri caizse ne gerekiyorsa yapılacaktır. Hem para politikası hem de maliye politikası kanalında bundan sonra çok daha güçlü adımlar görebiliriz.

Dolayısıyla yakın vadede hem piyasanın beklediği mali sıkılaşmanın, hem de para politikasında  sıkılaşma etkilerinin devam ettiği bir süreç bizleri bekliyor olacak. Mevcut program, olması gerektiği gibi devam edecek. 

Bizim mevcut programa ve ekonomi yönetimine güvenmekten başka şansımız yok şu anda. Mevcut programdan vazgeçilmesi hem ülkenin hem de ekonominin çok hayrına olmayacaktır, çünkü aksi bir durum bizi hiperenflasyona götürecektir. 

Önümüzdeki dönemde de erken seçim veya referandumun iktidar tarafından rafa kaldırılacağını düşünüyorum, çünkü alınan oylar ortada. Ancak ekonomide acı reçete daha da ağır bir biçimde uygulanacak ve bir önceki acı reçetenin de sonuçlarını göreceğiz. Dolayısıyla acı reçetenin sonuçları ortaya çıktıkça ve ekonomik aktörler daha da bunaldıkça, seçimden galip gelen muhalefet bunu erken seçim için baskı olarak kullanabilir.

Enflasyonda istenilen seviyenin tutturulamaması, acı faturayı ödeyen başta halk ve şirketler tarafından olmak üzere ekonomi yönetimine daha büyük baskı unsuru olarak kullanılabilir. Dolayısıyla enflasyon rakamları şu süreçte yönetim için çok daha kıymetli hale gelmiş durumda.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

EXANTEEXANTE

BÜLTEN SAYISI

🇹🇷 "Programa devam"

Seçim sonrasında Mehmet Şimşek ve Cevdet Yılmaz'dan programa devam mesajları gelirken, özellikle iş dünyası temsilcilerinden programa odaklanma ve fiyat istikrarının sağlanması talepleri geldi.

02 Nis 2024

TEPTA Aydınlatma ile birlikte
AA

YAZARLAR

Emircan Yaman

Piyasalar ve Finans Editörü

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

EXANTEEXANTE

HİKAYE

Enflasyonun ötesindeki soru: Gelirimiz temel ihtiyaçları karşılamaya yetiyor mu?

Gelirlerin fiyatlara yetişemediği bir yerde enflasyon verisinin gündelik hayattaki yansıması bir karşılanabilirlik sorununa dönüşüyor. Enerjiden gübreye, tarladan rafa uzanan maliyet zinciri gıdanın hane bütçesindeki yükünü artırırken TÜİK’in 2025 verilerine göre Türkiye’de fertlerin %35,1’i iki günde bir et, tavuk ya da balık içeren bir yemeğin masrafını karşılayamıyor. Yani mesele aslında "karşılanabilirlik".

Hakan Bektaş

·

26 Ağu 2026

Enflasyonun ötesindeki soru: Gelirimiz temel ihtiyaçları karşılamaya yetiyor mu?
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Kemer sıkmanın bedeli: Milei’nin elektrikli testeresi Arjantin’i nereye götürüyor?

Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei'nin kamuda radikal kesintilerin ve kemer sıkma politikalarının simgesi olarak siyasi şovlarında kullandığı “motosierra” (elektrikli testere) politikaları halktan giderek daha çok tepki çekiyor. Şirket iflasları artarken enflasyon ve hayat pahalılığı nedeniyle halkın borç yükü rekor seviyeye ulaşıyor. Vatandaşlar gıda, ilaç ve temel giderler için kredi çekmek zorunda kalıyor. Hükümet ise borçlanmayı "özel bir mesele" olarak nitelendirerek yapısal reformları savunmaya devam ediyor.

Pelin Cengiz

·

25 Ağu 2026

Kemer sıkmanın bedeli: Milei’nin elektrikli testeresi Arjantin’i nereye götürüyor?
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Borç döngüsü: ABD’nin giderek büyüyen borcunu kim finanse edecek?

Bridgewater Associates’in kurucusu Ray Dalio’ya göre asıl risk ABD’nin ne kadar borçlandığı değil, giderek büyüyen tahvil arzını yatırımcıların hangi faiz seviyesinden taşımaya razı olacağı. Sıfıra yakın faizlerle kamu borcunun maliyetinin görünmezleştiği dönem kapanırken piyasa artık yalnızca enflasyonu ve merkez bankalarını değil, devletlerin bilançolarını da fiyatlamaya hazırlanıyor.

Eralp Ersoy

·

25 Ağu 2026

Borç döngüsü: ABD’nin giderek büyüyen borcunu kim finanse edecek?
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Haftalık takvim: Yurt içinde beklentiler, yurt dışında PCE

Bu hafta hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda yoğun bir veri takvimi izlenecek. Yurt içinde Pazartesi günü açıklanacak Ağustos ayı sektörel enflasyon beklentileri ön plana çıkarken, yurt dışında Çarşamba günü ABD'de açıklanacak ikinci çeyrek GSYH revizyonu ve Temmuz ayı PCE enflasyonu ile Cuma günü Fed Başkanı Kevin Warsh'ın Jackson Hole konuşması takip edilecek.

24 Ağu 2026

Haftalık takvim: Yurt içinde beklentiler, yurt dışında PCE
EXANTEEXANTE

HİKAYE

BAE'nin ambargo kararı İran ekonomisini nasıl etkileyecek?

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), İran’ın BAE topraklarına yönelik balistik füze saldırılarının ardından İran ile yürütülen tüm faaliyetleri, ticari alışverişi ve finansal işlemleri ikinci bir karara kadar askıya aldığını duyurdu. İran yönetimi füze saldırısıyla ilgisi bulunmadığını ve bunun bir “sahte bayrak” operasyonu olduğunu ifade etmiş olsa da, BAE’nin kararı İran’ın en büyük ithalat kapısını ve yaptırımlar altında kullandığı başlıca ödeme merkezlerinden birini aynı anda devre dışı bırakma potansiyeli taşıyor.

Emircan Yaman

·

23 Ağu 2026

BAE'nin ambargo kararı İran ekonomisini nasıl etkileyecek?