

Yeni markalar, yeni ürünler, yeni hikâyeler: Güzel Kelimeler Dükkânı Ortaya çıktığı 2015 yılından bu yana en güzel kelimelerle bizi mest eden Lûgat365 , 2018’den beri hislerimize tercüman olan Hisli Şeyler ve çok daha fazlası Güzel Kelimeler Dükkânı 'nda seni bekliyor sevgili Duende okuru. Neler var? Kendi projelerinin yanı sıra otuzdan fazla markaya Sevdiklerimiz seçkisi altında yer veren G üzel Kelimeler Dükkânı ; vitraydan seramiğe, takıdan oyuncağa, mermerden muma farklı disiplinlerde üretimler yapan tasarımcıları bir araya getiriyor. Dahası : Aposto okurlarına özel olarak tanımlanan APOSTO10 koduyla alışveriş yapan okurlar, web sitesi içinde tüm ürünlerde geçerli %10 indirimden faydalanabiliyor. Güzel Kelimeler Dükkânı ’nda satışa sunulan, özenle seçilmiş yüzlerce ürünü incelemek için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsin.
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Film: Dear Comrades! / Dorogie tovarishchi
Yönetmen: Andrey Konçalovski
Süre: 121 dakika
Yapım yılı: 2020
Jenerik: Günümüz Rusya sinemasının; House of Fools, The Postman's White Nights ve Paradise gibi filmleriyle tanınan yönetmen, senarist ve yapımcısı Andrey Konçalovski oldukça üretken geçirdiği 2019-2020 aralığında ortaya biri belgesel, üç uzun metrajlı film çıkarmıştı. Bunlardan biri, prömiyeri Venedik Film Festivali’nde gerçekleşen ve festivalden Jüri Özel Ödülü’yle ayrılan filmi Dear Comrades! olmuştu. 93. Akademi Ödülleri’nin En İyi Uluslararası Film kategorisinde Rusya’yı temsil eden Dear Comrades!, 15 filmlik kısa listeye kalmışsa da aday gösterilmemişti. Film, 1962’de Sovyetler Birliği’nde yaşanan Novoçerkassk Katliamı’nın hemen öncesinde yaşananları ve katliamın kendisini soğukkanlılıkla anlatan, siyah-beyaz bir tarihi dram.
Neden izleyelim? Tarih, politika, şiddet, komünizm ve siyah-beyaz görüntüler… Tüm bunlar birçokları için sıkıcı, hatta izlemesi acı verici bir filmin reçetesi olsa da günümüz Rus sinemasının en heyecan verici yönetmenlerinden Andrey Konçalovski’nin filmi bir istisnaya dönüşmeyi başarıyor. Dear Comrades!; iyi yazılmış, güzel görüntülerle bezenmiş bir hikâye anlatıyor bu malzemelerle. 1962 yılında, Sovyetler Birliği sınırlarındaki Novocherkassk’ta Komünist Parti tarafından kıyamet gününe dönüştürülen bir günü konu alan film, yaşanan katliamı kendi ideolojisinin kurbanına dönüşen bir anne üzerinden izliyor. Yuliya Visotskaya’nın performansı ve filmin siyah-beyaz sinematografisi, bu şeytani eylemin kâğıt üzerinde sıkıcı gözüken kronolojisini gerçek bir sinema deneyimine dönüştürüyor.
Nereden izleyebilirsin? Dear Comrades!, yarın Mubi kataloğuna ekleniyor.
Benzer işler:
- Katyn (2007, Andrzej Wajda)
- Quo vadis, Aida? (2020, Jasmila Žbanić)
🟠🟢🔵 Duende’yi Letterboxd’da da takip edebilir, Haftanın Filmi incelemelerimize ve Keşif Sineması’nda adı geçen filmlere hesabımızdan ulaşabilirsin.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta: Ödüllü Düet belgeselinin yönetmenleriyle söyleşi, Weyes Blood’ın romantik hayallerle dolu yeni albümü, Andrey Konçalovski’nin siyah-beyaz katliam güncesi Dear Comrades! filmi.
02 Ara 2022

YAZARLAR

Emre Eminoğlu
Sinema, kültür, sanat yazarı ve editör. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Beyazperdede yılın ilk yarısına Phil Lord ve Christopher Miller imzalı "Project Hail Mary" ve korku sinemasının yükselişi damga vurdu. 2026'nın ilk altı ayını geride bırakırken gişede ve festivallerde öne çıkan filmleri ve bazı keşifleri yeniden hatırlıyoruz.

"Bir şey olmak zorunda mıyız? Hayır, ama amaçsızca nehirde akarken karşımıza çıkacak her şeye hazırlıklı olacak kadar da olgun muyuz?" Bibliyoterapi'de hayat amacı peşine düşmeden yalnızca var olarak hayatta kalan karakterlere odaklanan üç kitaplık bir reçete var bu hafta.

Kitapların mevsimleri vardır. Ya da mevsimlerin kitapları. Yağmurlu bir sonbahar günü elimiz istemsizce hüzünlü kitaplara gider. Selim İleri’nin "Her Gece Bodrum"uyla yazlıktan döneriz, günlerimiz yavaş yavaş "Aylak Adam"ın gri gökyüzüyle boyanır. Peki yazın sıcak günlerinde ne okuruz? Bir kitabı yaz kitabı yapan nedir? Hangi kitaplar denizden gelen esintiyle yaprakları çevrilsin ister?

Pink Martini, 22 Temmuz’da bir kez daha Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda sahne alacak. “Üsküdar’a Gider İken” ve “Aşkım Bahardı” şarkılarına albümlerinde yer veren ve Türkiye ile güçlü bağları olan gruptan Storm Large ile biraraya geldik.

Sanat tarihçi İnci Aydın’ın hazırladığı uzun soluklu bir araştırmaya dayanan, "Renklerin Diyojen’i: Ressam Agop Arad" isimli kitap, Aras Yayıncılık tarafından Mayıs ayında yayımlandı. Kitabın editörlerinden Betül Bakırcı ile 1940’lı yılların kültürel ve politik ikliminde Agop Arad’ın hayat yolculuğu; ressam, grafiker ve gazeteci kimlikleri ve bugün onun arşiviyle karşılaşmanın anlamı üzerine konuştuk.
13 Tem 2026




