Sihirli Fasulye, Gıda İsrafı ve Milyonlarca Aç İnsan


Dünyahali, Yuvam Dünya ve Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Araştırma Merkezi iş birliğinde, BMWi’nin desteğiyle yayınlanmaktadır. BMWi sürdürülebilir mobilite için kapsamlı çözümler sunar .
Daha fazlasını öğren →
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
Prof. Dr. Mine Durusu Tanrıöver
Merhaba! Bugün sizi bir anlığına da olsa bizi sürekli olarak zamana karşı yarıştıran ‘modern’ hayattan zamanı, mekanı belli olmayan masallar diyarına götürüyorum. En sevdiğiniz masalın ne olduğunu düşündünüz mü? Çocukken benim en sevdiğim masal ‘Sihirli Fasulye’ idi, yani Jack ve Fasulye Sırığı. Benim için orada önemli olan devler, başka dünyalar ya da kahraman bir çocuk değildi. Masalın Jack ve dev arasında geçen detaylarını hatırlamıyorum bile. Büyüleyici olan şey, bir fasulye tohumunun ekildikten sonra bir gecede göğe değecek kadar büyümesiydi! Hayal etsenize, tam bir çiftçi rüyası! Ve de açlıkla mücadelede her yıl daha da geriye düşen bir dünya için ne büyük bir umut!
Birleşmiş Milletler raporu; açlık içindeki insanların sayısının 2021 yılında 828 milyona yükseldiğini gösterdi.
Bu, dünya nüfusunun neredeyse yüzde onuna eşdeğer! Daha da kötü haber, dünya açlık ve kötü beslenme ile mücadelede geriye doğru gidiyor. Ve bu sırada dünyadaki eşitsizlikler de hızla artıyor; küresel olarak erkeklerin yüzde 27,6’sı orta ya da ciddi derecede gıda güvensizliği yaşıyorken, kadınlar için bu oran yüzde 31,9 olarak hesaplanmış.
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü ise akut gıda güvensizliği yaşayan, yani yeterli yemek yiyemediği için yaşamı tehdit eden bir açlık içinde olan ve acil olarak yaşam kurtaran gıda desteğine ihtiyaç duyan yaklaşık 193 milyon kişi olduğunu açıkladı.
Düşünsenize, telefonumuzdan saniyeler içinde istersek kilolarca yemek siparişi verebildiğimiz bir dünyada neredeyse 200 milyon kişi yemeğe ulaşamadığı için ölme tehlikesinde. Akut gıda güvensizliğinin kök nedenlerine baktığımızda; savaşlar, iklim krizi ile ilişkili aşırı hava olayları ve büyük oranda COVID-19 pandemisi ile ilişkili ekonomik krizleri görüyoruz. Elbette tüm bu etmenler fakirlik ve eşitsizlik zemininde yıkıcı etkiler oluşturuyorlar. Bu derecede ciddi boyuttaki bir gıda güvensizliğinin ve açlığın karşısında ise dünyada korkunç bir gıda israfı var. 2019 yılında satılan 930 milyon tondan fazla gıdanın çöpe gitti.

Ziaul Hique, 2021
En kapsamlı gıda israfı verisi, analizi ve modellemesi olma özelliği taşıyan bu çalışma raporunda evler, restoranlar ve dükkanlarda üretilen gıdanın yüzde 17’sinin çöpe atıldığı belirtiliyor. Yani, yenmeye hazır gıdanın neredeyse beşte biri çöp oluyor! Üretim ve tedarik zincirlerinde de gıda kaybı yaşanmasıyla, toplamda gıdanın üçte biri hiç bir zaman tüketilmeden israf oluyor. Amerika Birleşik Devletleri’nde üretilen gıdaların yüzde 40’ının yenilmeden atıldığı, oluşan milyonlarca ton atığın sadece yüzde 5’inin kompost olarak toprağa geri döndürülebildiği belirtiliyor. Gıda israfının dünyayı ilgilendiren bir boyutu daha var, tüketilmeyen gıdanın bozulmasının oluşturduğu metan gazı miktarı, sera gazları içinde önemli bir pay tutuyor. Çöpe giden tonlarca gıdanın üretilmesi, işlenmesi, taşınması sırasında oluşan karbon ayak izi de cabası.
Sürdürülebilir bir dünya için sürdürülebilir bir gıda sistemine ulaşmamız şart. Bunun için önerilen bazı sistemler ve ortaya konan amaçlar şu şekilde özetlenebilir:
- Ürün geliştirme, depolama, alışveriş/sipariş, etiketleme ve pişirme yöntemleri aşamalarında iyileştirmeler yaparak gıda atığını azaltmak
- Olası gıda bağışçılarını açlığı gidermek için çalışan kuruluşlarla bağlantıya geçirerek gıda atıklarının kazanılmasını sağlamak
- Gıda atıklarını hayvanları beslemek ya da kompost, biyoenerji ve doğal gübre üretmek için geri dönüştürmek
Son yıllarda kentten köye göçen, tarım ve üretim temelli yeni bir hayat tarzı benimseyen gençleri de sihirli fasulyeye olan hayranlığımla izliyorum. İklim krizinin etkilerini bu kadar yakından hissettiğimiz ve hayatımızda dramatik değişiklikler yapmak zorunda kalacağımız bu devirde, doğa ile daha uyumlu yaşamaya, tüketmeden üretmeye, her bir gram gıdayı değerlendirmeye gayret eden ve kurdukları yalın, egosuz ama yorucu hayatta kentte yakalayamadıkları huzur ve mutluluğu bulan insanlar olduğunu görmek bana ümit veriyor. Hepimizin öncelikle zihinlerimizde, sonrasında da hayatlarımızda büyük bir dönüşüm yaşaması gerekiyor. Bu, ” hepimiz köye göç edip tarımla uğraşmalıyız anlamına gelmiyor” elbette. Ama, şekli bozuk sebze meyveleri alarak onların çöpe atılmasını engellemek, ihtiyacımızdan fazlasını almamak, sipariş etmemek, gıdamızın fazlasını bozulmasına izin vermeden paylaşmak, olabildiğince az atık çıkaracak bir yemek pişirme/hazırlama tarzı benimsemek, organik atıklarımızı kompost haline getirmek gibi bireysel adımlar bile fark yaratabilir. Sanırım en önemlisi Sertab’ın Masal şarkısında çınlayan kelimelerinde olduğu gibi… bir yolcu olarak bu Dünya hanında hoş bir seda bırakmak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Sihirli Fasulye Hikayesi, Buğday Fiyatları, Kommagene Bienali
26 Ağu 2022

YAZARLAR

Dünyahali
Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İLGİLİ OKUMALAR
Warner Bros. Discovery Pazarlama Direktörü Beste Toksoy Balcı ile Röportaj
01 Tem 2026







