Sinema endüstrisi nereye gidiyor?

Hollywood stüdyoları, 2021’de yayınlanacak filmleri sinemalarla eş zamanlı olarak streaming platformlarında yayınlama kararı alırken sinema zincirleri yeni stratejilerle seyirciyi salonlara çekmeye çalışacak.
Sinema endüstrisi nereye gidiyor?

iRobot #n
iRobot ile birlikte

Daima temiz evler için hesaplı çözümler: iRobot Roomba

Tarihler 1901'i gösterdiğinde Birleşik Krallık doğumlu bir mühendis olan Hubert Booth, elektrikli süpürgelerin ilk örneklerinden birini tanıttı. Bir ev içinde kullanılamayacak kadar büyük ve hantal olsa da bu örnekler bugünün elektrikli…

Daha fazlasını öğren →

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

Film endüstrisinin kalbinin attığı Hollywood, her 30 yılda bir yıkıcı bir dönüşüme uğrar. Her yeni nesil, farklı bir tüketim ihtiyacıyla ortaya çıkarken yapım şirketlerinin iş modelleri de bazen bilinçli bazen de istemsizce değişir. 1920’lerde sessiz filmlerden sesli filmlere geçiş, 1950’lerde televizyon yayıncılığının yükselişi ve 1980’lerdeki kablolu yayın patlaması bu süregelen dönüşümün en güzel örnekleridir. 2000’li yılların sonlarında ortaya çıkan streaming platformları ise Hollywood’un statükosuna karşı bugüne kadar yapılan en büyük meydan okumalara sahne oluyor. Pandemi nedeniyle durdurulan film çekimleri, kapatılan sinema zincirleri, ertelenen vizyon tarihleri ve başarısız gişe hasılatları; oturma odalarını sinema salonlarına çevirmeye çalışan streaming platformları cephesinde zafer naralarının atılmasına neden oluyor. İlk şoku atlatan film stüdyoları ve sinema zincirlerinin “yıkıcı” dönüşüme karşı iş modellerini değiştirmeleri ve aşının bulunmasıyla karantina uygulamalarının sonuna yaklaşılması ise sinema salonları ve streaming platformları arasındaki savaşta kazananını ilan etmek için erkenci davranmamak gerektiğini gösteriyor. Peki, sinema endüstrisi nereye gidiyor? Streaming platformları sinema zincirlerinin sonu mu, yoksa değişimin tetikleyicisi mi?

  • Arka plan: Sinema salonlarının mart ayından beri kapalı olması, 1980’leri aratmayan gişe hasılatları ve son olarak Warner Bros. ve Disney’in 2021’de tüm filmleri sinemalarla eş zamanlı olarak streaming platformlarında yayınlayacaklarını açıklaması, birçok kişinin “beyaz perdenin ölümünü” ilan etmesine neden oldu. Dünyanın en büyük sinema zinciri AMC’nin küresel gelirlerinde yaşanan %66’lık düşüş ve nakit akışıyla başa çıkmak için Mudrick Capital Management’la 100 milyon dolarlık bir anlaşma yapması da bu inançları kuvvetlendirdi. Bir kötü haber de Birleşik Krallık merkezli Regal’den geldi. AMC’nin en büyük rakibi olan şirket, ABD’deki 536 salonunu hedef bir açılış tarihi olmaksızın kapatırken şirketin %10’luk hissesine karşılık 750 milyon dolarlık finansman sağlayarak iflasın önüne geçti. Tüm bu zorlukların arasında gişe rekoru kırması beklenen filmlerin vizyon tarihlerinin sürekli olarak ertelenmesi ve nihayetinde streaming platformlarında yayınlanması da sinema zincirilerinin toparlanmasını zorlaştırdı. Bloomberg’de yakın zamanda yayımlanan bir makale, oturma odalarımızın sinema salonlarının yerini asla alamayacağını savunuyor ancak şirketlerin iş modellerinde bazı değişiklikler yapmasının kaçınılmaz olduğunu da ekliyor. Üstelik bu değişiklikler, koltukları yenilemek ve menüyü genişletmekten ibaret değil.
     
  • Gişe rekortmenleri: Merakla bekledikleri bir filmi evlerinin konforunda izleme şansına sahip seyirciler, neden fazladan para verip tanımadıkları bir grup insanla omuz omuza film izlemeyi tercih eder? Önümüzdeki yıllarda sinema endüstrisindeki çoğu şirketin gündeminde bu soru yer alacak. Sorunun çözümünde ise sinema zincirlerinin sadık dostu olan yüksek bütçeli filmler kilit bir rol üstelenecek. Her ne kadar yeni yılda yayınlanacak birçok film, sinemalarla eş zamanlı olarak streaming platformlarında yayınlanacak olsa da oyuncuların, yönetmenlerin ve yatırımcıların tepkisinden çekinen yapım şirketlerinin gişe hasılatına güvendiği filmleri öncelikli olarak sinemalarda yayınlaması bekleniyor. Mesela Disney; filmleri geleneksel sinema prömiyeri, sinema ile platformda eş zamanlı prömiyer ve Disney+’a özel prömiyer olmak üzere üç farklı modelde izleyicilere sunmayı planlıyor. Bütün stratejilerini bu tarz filmlerden gelecek hasılat üstüne kurgulayan sinema zincirleri ise seyirciyi açılış gecesine özel fiyatlandırmalar, koltuk müzayedeleri ve film öncesi veya sonrasında yapılacak özel etkinliklerle cezbetmeyi hedefliyor.
     
  • Özel gösterimler: Sinema endüstrisi, önümüzdeki yıllarda film izleme deneyimini zenginleştiren şirketlerin yenilikçi adımlarına sahne olacak gibi duruyor. Örneğin; 1997'de kurulan Teksas merkezli sinema zinciri Alamo Drafthouse; 2019’un sonunda Cats müzikalinde seyircilerin ekrandaki kedilere sesli tepkiler vermesini, alkışlamasını ve gülmesini teşvik edecek “gürültülü” seanslar başlattı. İş modelini “barlar, restoranlar ve kulüplerle rekabet” üzerine kurgulayan şirket, daha öncesinde de film gösterimi esnasında yemek servisi sunma geleneğini başlatarak izleyicilerin sinema deneyimini zenginleştirme konusunda büyük adımlar atmıştı. Önümüzdeki yıllarda, bu tarz iş modellerinin sinema sektöründe daha yaygın hâle gelmesi bekleniyor. Hatta yemek servislerinin ev ortamıyla rekabet etmek isteyen sinema şirketleri için vazgeçilmez olacağı bile söylenebilir. Tek bir kişinin veya bir arkadaş grubunun tüm sinema salonunu kapadığı özel gösterimlerin sayısı da artacak. Dünyanın en büyük üçüncü sinema zinciri Cinemark, 2020’de 100 binden fazla özel gösterim satarken bunlardan en az 10 milyon dolar gelir elde etti. Alamo Drafthouse’un 2020 gelirlerinin %50’sini de salon kiralamaları oluşturdu.
     
  • Esnek fiyatlandırma: Vizyona giren bir filmin bir hafta sonra streaming platformunda yayınlanacağını bilen bir izleyiciyi sinema salonlarına çekmek için fiyatlandırma politikalarının da yeniden gözden geçirilmesi gerekecek. Haftanın belli gün ve saatlerinde daha düşük, akşamları ve hafta sonları ise daha yüksek fiyatlandırmalar önümüzdeki yıllarda boş koltuklara oynamak istemeyen sinemalar için kaçınılmaz olacak. Öte yandan, içerik kalitesini artırmak için büyük yatırımlar yapan streaming platformlarının artan maliyetlerini abonelik ücretlerine yansıtması da sinemalara yarayacak. Streaming cephesinde yeni platform sayısının artmasıyla birden fazla şirkete para aktarmak istemeyen kullanıcıların bir kısmının reklam izleme pahasına ücretsiz üyelik modellerine yönelmesi bekleniyor. Integral Ad Science’ın yakın tarihli bir raporu, tüketicilerin %53’ünün daha düşük bir abonelik fiyatı karşılığında video akışı esnasında reklam izlemeye açık olduğunu ortaya koyuyor. Dolayısıyla Netflix, Hulu ve Disney+’ın abonelik ücretini artırması müşterilerin üyeliklerini iptal etmesine neden olurken esnek fiyatlandırmalar yapan sinemalar için de yeni bir fırsat kapısı aralayabilir.
     
  • Geniş perspektif: Pandemi şartlarında toplu etkinliklerin son bulduğu ve her aktivitenin eve taşındığı göz önüne alındığında tüketici eğiliminin sinema salonlarından çevrim içi mecralara kayması aslında pek de şaşırtıcı değil. Her ne kadar yapım şirketleri yeni prömiyer planlarını, “İzleyiciler içerikleri nasıl tükettiklerine kendileri karar verecek” şeklinde pazarlamış olsalar da pandemi şartlarında sinemada film izlemenin birçok kişi için alternatifler arasında olduğu söylenemez. Dolayısıyla streaming tarafındaki gelişmelerin karantinanın kaçınılmaz bir sonucu mu yoksa sinema zincirleri için “yıkıcı” bir devrimin başlangıcı mı olduğunu ancak normale döndüğümüde test edebileceğiz.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto
∙

BÜLTEN SAYISI

📺 İzlemeye devam et

25 Ocak Pazartesi gününden herkese günaydın. Bu hafta gündemimizde pandemi döneminde hızla büyüyen yayın akışı platformları, kepenkleri kapatan sinema salonları, gişe hasılatından feragat eden yapım şirketleri ve podcast sektörü var.

25 Oca 2021

iRobot ile birlikte
📺 İzlemeye devam et

YAZARLAR

Nurefşan Kutlu

Business Editor

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto
∙

HİKAYE

Dijital yayıncılıkta yaratıcılık krizi: Netflix neden irtifa kaybediyor?

Bir dönem önlenemez yükselişiyle teknoloji girişimleri kadar hızlı değerlenen Netflix, son dönemlerde geleneksel bir medya şirketini andıran performansıyla yatırımcılarını hayal kırıklığına uğratıyor. Platformun hit içerik üretimindeki yavaşlama, henüz belirgin biçimde bilançoya yansımamış olsa da içerik izleme alışkanlıkları ve piyasa değerine ilişkin metrikler, Netflix’in ağır ağır irtifa kaybettiğine işaret ediyor.

Doğa Yurduneri

·

27 Eki 2026

Dijital yayıncılıkta yaratıcılık krizi: Netflix neden irtifa kaybediyor?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Yanlış soru: Reklamcılık bitti mi? Doğru soru: ‘Ödünç alınmış dikkat’le marka iletişimi olur mu?

"Ödünç dikkat çağı" bugünlerde yeni bir şey gibi paketleniyor ama neredeyse reklamcılık kadar eski bir tartışma bu. Öte yandan viral akımlar, memler, trend sesler, influencerlar çağında araştırmalar, ödünç dikkatin kapıyı açsa da alışkanlık yaratmadığını da gösteriyor. Peki bu tartışmaların ortasında reklamcılıktan elde kalan ne? Bunun cevabı şeffaf süreçler, doğrulanabilir sonuçlar, kanıtlar ve gerçek insan emeğinde yatıyor.

Ümit Alan

·

23 Eki 2026

Yanlış soru: Reklamcılık bitti mi? Doğru soru: ‘Ödünç alınmış dikkat’le marka iletişimi olur mu?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Aidiyet ekonomisi: Favori markalarınız neden bez çanta satıyor?

Eskiden yalnızca satın alınan ürünleri taşımak için kullanılan bez çantalar, bugün tüketiciler için bir statü sembolüne, markalar için ise maliyetsiz bir reklam aracına dönüşüyor. Giderek daha fazla işletme, esas faaliyet alanının dışına çıkarak bez çantalardan tişörtlere, şapkalardan kupalara kadar uzanan “merch” koleksiyonları oluştururken bir dönemler ücretsiz dağıtılan bu promosyon ürünleri, tüketicilerin para ödemeye gönüllü olduğu yeni bir pazar yaratıyor.

Doğa Yurduneri

·

21 Eki 2026

Aidiyet ekonomisi: Favori markalarınız neden bez çanta satıyor?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Otomobil sektörünün yeni ikilemi: Yakıt krizi elektriklinin kaderini değiştirir mi?

Ortadoğu'daki savaşın tetiklediği akaryakıt krizi, elektrikli otomobillere yönelik talebi yeniden artırırken sektördeki dengeleri de değiştiriyor. Son bir yılda elektrifikasyon yatırımlarını küçülten otomobil devleri, yükselen talep ve Çin’deki üreticilerin güçlenen rekabeti karşısında gelecek stratejilerini yeniden değerlendirmek zorunda kalıyor.

Doğa Yurduneri

·

14 Eki 2026

Otomobil sektörünün yeni ikilemi: Yakıt krizi elektriklinin kaderini değiştirir mi?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Dijital ödemede güven eşiği: Her 10 işletmeden 7’si yeni çözümlere açık

Dijital ödeme çözümleri, her geçen gün daha da yaygınlaşırken işletmelerin bu çözümlere yaklaşımında güven, kullanım kolaylığı ve sağlanan somut fayda belirleyici hâle geliyor. Yakın tarihte Garanti BBVA’nın kuruluşu Tami’nin ve Ipsos Türkiye’nin işbirliğinde gerçekleşen çalışma da işletmelerin dijital ödeme çözümlerine açık olduğunu, fakat dönüşümün esas anahtarının güven olduğunu ortaya koyuyor.

12 Eki 2026

Dijital ödemede güven eşiği: Her 10 işletmeden 7’si yeni çözümlere açık