Sinema endüstrisi nereye gidiyor?

Hollywood stüdyoları, 2021’de yayınlanacak filmleri sinemalarla eş zamanlı olarak streaming platformlarında yayınlama kararı alırken sinema zincirleri yeni stratejilerle seyirciyi salonlara çekmeye çalışacak.
Sinema endüstrisi nereye gidiyor?

iRobot #n
iRobot ile birlikte

Daima temiz evler için hesaplı çözümler: iRobot Roomba Tarihler 1901'i gösterdiğinde Birleşik Krallık doğumlu bir mühendis olan Hubert Booth, elektrikli süpürgelerin ilk örneklerinden birini tanıttı. Bir ev içinde kullanılamayacak kadar büyük ve hantal olsa da bu örnekler bugünün elektrikli süpürgeleriyle benzer bir prensiple çalışıyordu. Sonraki dönemde, her ne kadar lüks olsa da daha küçük ve ev kullanımı için uygun elektrikli süpürgelerin ilk örnekleri ise 1915'te görülmeye başlandı. Tarihler 2002'yi gösterdiğinde ise geleceğin temizlik anlayışını şekillendirecek bir devrime imza atıldı: Robot süpürgeler. Robot süpürgelerin mucidi iRobot, bugün temel modelleri Roomba 605 ve 606 ile robot süpürge teknolojisini herkes için erişilebilir kılıyor, hesaplı fiyatlarla evlere taşıyor. Roomba 605 ve Roomba 606: iRobot Roomba'nın temel modeleri olan 605 ve 606, kaliteli temizlik için ihtiyaç duyduğunuz her şeyi sunuyor. Her türlü sert zemini ve halıyı temizleyebilen Roomba 605 ve 606, iAdapt navigasyon sistemiyle 100 metrekareye kadar alanları kusursuz biçimde tanıyabiliyor. Döner yan fırça, karşılıklı dönen iki fırça ve güçlü emiş motoruyla üç aşamalı bir temizlik sistemi vadeden bu iki robot; ANTITANGLE özelliğiyle kablolara dolaşmamayı, sensörleriyle merdivenlerden düşmemeyi başarırken Wall Follow sistemiyle ev içinde erişilmesi zor köşeleri etkin biçimde temizleyebiliyor. Sanal Duvar fonksiyonu ise yalnızca robotun algılayacağı görünmez bir engelle robotun dilediğiniz alanlara ulaşmasını engelleme olanağı sunuyor. Mikrofiber AeroVac® filtresiyle en küçük toz taneciklerini dahi yakalayabilen 605 ve 606; kolay kullanım, hassas temaslı tampon ve 60 desibel altındaki sesiyle kimseye rahatsızlık vermeden, gün boyu sessiz temizliği mümkün kılıyor. iRobot: iRobot'un hikâyesi, robotik sektörünün dünyayı değiştireceğine inanan üç idealist insanın; Colin Angle, Helen Greiner ve Rodney Brooks'un bir araya gelmesiyle başlıyor. 1990 yılında kurulan şirket, ilk aşamada NASA gibi kurumlarla çeşitli uzay ve barış görevlerinde kullanılan robotlar geliştiriyor. 2002 yılında ise iRobot'un ev temizliğinde devrim yaratan ürünü, dünyanın ilk robot süpürgesi Roomba üretiliyor. O günden bugüne 30 milyondan fazla satılan ve robotik dünyasının son gelişmeleriyle ilerleyen iRobot Roomba, temel modellerinin yanı sıra i7 gibi modelleriyle daha büyük mekânlarda, daha profesyonel bir temizlik arayanların hayatını kolaylaştırıyor. iRobot ürünlerini, iRobot markası güvencesiyle Türkiye’deki tedarikçilerden satın almak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

Film endüstrisinin kalbinin attığı Hollywood, her 30 yılda bir yıkıcı bir dönüşüme uğrar. Her yeni nesil, farklı bir tüketim ihtiyacıyla ortaya çıkarken yapım şirketlerinin iş modelleri de bazen bilinçli bazen de istemsizce değişir. 1920’lerde sessiz filmlerden sesli filmlere geçiş, 1950’lerde televizyon yayıncılığının yükselişi ve 1980’lerdeki kablolu yayın patlaması bu süregelen dönüşümün en güzel örnekleridir. 2000’li yılların sonlarında ortaya çıkan streaming platformları ise Hollywood’un statükosuna karşı bugüne kadar yapılan en büyük meydan okumalara sahne oluyor. Pandemi nedeniyle durdurulan film çekimleri, kapatılan sinema zincirleri, ertelenen vizyon tarihleri ve başarısız gişe hasılatları; oturma odalarını sinema salonlarına çevirmeye çalışan streaming platformları cephesinde zafer naralarının atılmasına neden oluyor. İlk şoku atlatan film stüdyoları ve sinema zincirlerinin “yıkıcı” dönüşüme karşı iş modellerini değiştirmeleri ve aşının bulunmasıyla karantina uygulamalarının sonuna yaklaşılması ise sinema salonları ve streaming platformları arasındaki savaşta kazananını ilan etmek için erkenci davranmamak gerektiğini gösteriyor. Peki, sinema endüstrisi nereye gidiyor? Streaming platformları sinema zincirlerinin sonu mu, yoksa değişimin tetikleyicisi mi?

  • Arka plan: Sinema salonlarının mart ayından beri kapalı olması, 1980’leri aratmayan gişe hasılatları ve son olarak Warner Bros. ve Disney’in 2021’de tüm filmleri sinemalarla eş zamanlı olarak streaming platformlarında yayınlayacaklarını açıklaması, birçok kişinin “beyaz perdenin ölümünü” ilan etmesine neden oldu. Dünyanın en büyük sinema zinciri AMC’nin küresel gelirlerinde yaşanan %66’lık düşüş ve nakit akışıyla başa çıkmak için Mudrick Capital Management’la 100 milyon dolarlık bir anlaşma yapması da bu inançları kuvvetlendirdi. Bir kötü haber de Birleşik Krallık merkezli Regal’den geldi. AMC’nin en büyük rakibi olan şirket, ABD’deki 536 salonunu hedef bir açılış tarihi olmaksızın kapatırken şirketin %10’luk hissesine karşılık 750 milyon dolarlık finansman sağlayarak iflasın önüne geçti. Tüm bu zorlukların arasında gişe rekoru kırması beklenen filmlerin vizyon tarihlerinin sürekli olarak ertelenmesi ve nihayetinde streaming platformlarında yayınlanması da sinema zincirilerinin toparlanmasını zorlaştırdı. Bloomberg’de yakın zamanda yayımlanan bir makale, oturma odalarımızın sinema salonlarının yerini asla alamayacağını savunuyor ancak şirketlerin iş modellerinde bazı değişiklikler yapmasının kaçınılmaz olduğunu da ekliyor. Üstelik bu değişiklikler, koltukları yenilemek ve menüyü genişletmekten ibaret değil.
     
  • Gişe rekortmenleri: Merakla bekledikleri bir filmi evlerinin konforunda izleme şansına sahip seyirciler, neden fazladan para verip tanımadıkları bir grup insanla omuz omuza film izlemeyi tercih eder? Önümüzdeki yıllarda sinema endüstrisindeki çoğu şirketin gündeminde bu soru yer alacak. Sorunun çözümünde ise sinema zincirlerinin sadık dostu olan yüksek bütçeli filmler kilit bir rol üstelenecek. Her ne kadar yeni yılda yayınlanacak birçok film, sinemalarla eş zamanlı olarak streaming platformlarında yayınlanacak olsa da oyuncuların, yönetmenlerin ve yatırımcıların tepkisinden çekinen yapım şirketlerinin gişe hasılatına güvendiği filmleri öncelikli olarak sinemalarda yayınlaması bekleniyor. Mesela Disney; filmleri geleneksel sinema prömiyeri, sinema ile platformda eş zamanlı prömiyer ve Disney+’a özel prömiyer olmak üzere üç farklı modelde izleyicilere sunmayı planlıyor. Bütün stratejilerini bu tarz filmlerden gelecek hasılat üstüne kurgulayan sinema zincirleri ise seyirciyi açılış gecesine özel fiyatlandırmalar, koltuk müzayedeleri ve film öncesi veya sonrasında yapılacak özel etkinliklerle cezbetmeyi hedefliyor.
     
  • Özel gösterimler: Sinema endüstrisi, önümüzdeki yıllarda film izleme deneyimini zenginleştiren şirketlerin yenilikçi adımlarına sahne olacak gibi duruyor. Örneğin; 1997'de kurulan Teksas merkezli sinema zinciri Alamo Drafthouse; 2019’un sonunda Cats müzikalinde seyircilerin ekrandaki kedilere sesli tepkiler vermesini, alkışlamasını ve gülmesini teşvik edecek “gürültülü” seanslar başlattı. İş modelini “barlar, restoranlar ve kulüplerle rekabet” üzerine kurgulayan şirket, daha öncesinde de film gösterimi esnasında yemek servisi sunma geleneğini başlatarak izleyicilerin sinema deneyimini zenginleştirme konusunda büyük adımlar atmıştı. Önümüzdeki yıllarda, bu tarz iş modellerinin sinema sektöründe daha yaygın hâle gelmesi bekleniyor. Hatta yemek servislerinin ev ortamıyla rekabet etmek isteyen sinema şirketleri için vazgeçilmez olacağı bile söylenebilir. Tek bir kişinin veya bir arkadaş grubunun tüm sinema salonunu kapadığı özel gösterimlerin sayısı da artacak. Dünyanın en büyük üçüncü sinema zinciri Cinemark, 2020’de 100 binden fazla özel gösterim satarken bunlardan en az 10 milyon dolar gelir elde etti. Alamo Drafthouse’un 2020 gelirlerinin %50’sini de salon kiralamaları oluşturdu.
     
  • Esnek fiyatlandırma: Vizyona giren bir filmin bir hafta sonra streaming platformunda yayınlanacağını bilen bir izleyiciyi sinema salonlarına çekmek için fiyatlandırma politikalarının da yeniden gözden geçirilmesi gerekecek. Haftanın belli gün ve saatlerinde daha düşük, akşamları ve hafta sonları ise daha yüksek fiyatlandırmalar önümüzdeki yıllarda boş koltuklara oynamak istemeyen sinemalar için kaçınılmaz olacak. Öte yandan, içerik kalitesini artırmak için büyük yatırımlar yapan streaming platformlarının artan maliyetlerini abonelik ücretlerine yansıtması da sinemalara yarayacak. Streaming cephesinde yeni platform sayısının artmasıyla birden fazla şirkete para aktarmak istemeyen kullanıcıların bir kısmının reklam izleme pahasına ücretsiz üyelik modellerine yönelmesi bekleniyor. Integral Ad Science’ın yakın tarihli bir raporu, tüketicilerin %53’ünün daha düşük bir abonelik fiyatı karşılığında video akışı esnasında reklam izlemeye açık olduğunu ortaya koyuyor. Dolayısıyla Netflix, Hulu ve Disney+’ın abonelik ücretini artırması müşterilerin üyeliklerini iptal etmesine neden olurken esnek fiyatlandırmalar yapan sinemalar için de yeni bir fırsat kapısı aralayabilir.
     
  • Geniş perspektif: Pandemi şartlarında toplu etkinliklerin son bulduğu ve her aktivitenin eve taşındığı göz önüne alındığında tüketici eğiliminin sinema salonlarından çevrim içi mecralara kayması aslında pek de şaşırtıcı değil. Her ne kadar yapım şirketleri yeni prömiyer planlarını, “İzleyiciler içerikleri nasıl tükettiklerine kendileri karar verecek” şeklinde pazarlamış olsalar da pandemi şartlarında sinemada film izlemenin birçok kişi için alternatifler arasında olduğu söylenemez. Dolayısıyla streaming tarafındaki gelişmelerin karantinanın kaçınılmaz bir sonucu mu yoksa sinema zincirleri için “yıkıcı” bir devrimin başlangıcı mı olduğunu ancak normale döndüğümüde test edebileceğiz.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto

BÜLTEN SAYISI

📺 İzlemeye devam et

25 Ocak Pazartesi gününden herkese günaydın. Bu hafta gündemimizde pandemi döneminde hızla büyüyen yayın akışı platformları, kepenkleri kapatan sinema salonları, gişe hasılatından feragat eden yapım şirketleri ve podcast sektörü var.

25 Oca 2021

iRobot ile birlikte
📺 İzlemeye devam et

YAZARLAR

Nurefşan Kutlu

Business Editor

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto

HİKAYE

Yapılacaklar listesi tamamlandı: Peki çok mu rahatladık?

Gün bittiğinde o yapılacaklar listesindeki bütün tikleri atmış olmak profesyonel hayatın gereği olabilir. Müşterinizin, yöneticinizin memnuniyeti elbette önemli… Ancak bir şekilde kendi düşüncelerinizle baş başa kalma lüksünü bulabildiğiniz bir an olursa kendinize şu soruyu sorabilirsiniz: "Bugün sadece önüme yığılan işleri mi erittim, yoksa ortaya gerçekten bana ait bir şeyler koyabildim mi?"

Cem Arıdağ

·

17 Tem 2026

Yapılacaklar listesi tamamlandı: Peki çok mu rahatladık?
ParetoPareto

HİKAYE

Anti-AI markaların yükselişi: Yapay zeka parmaklarınızın arasındaki kumu üretebilir mi?

Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?

Deniz Kaynak

·

15 Tem 2026

Anti-AI markaların yükselişi: Yapay zeka parmaklarınızın arasındaki kumu üretebilir mi?
ParetoPareto

HİKAYE

Üretimi desteklemeden ek gümrük vergisi getirmek ekonomiyi canlandırır mı?

Ticaret Bakanlığı, yerli üretimi desteklemek ve cari açığı azaltmak amacıyla pek çok ithal üründe ek gümrük vergisi oranlarını artırdı. Her ne kadar bu düzenlemeler iç pazarda Çin ürünlerinin oluşturduğu haksız rekabetten kaynaklanan dezavantajları gidermeye yönelik olsa da, tüketiciye etkisinin zam olarak yansıyacağı beklentisi hâkim. Kur baskısıyla ithalatın üretmeye göre daha avantajlı olduğu Türkiye’de alınan bu kararların enflasyonla mücadeleye, cari açığın düşürülmesine ve yerli üretime etkileri ne olacak?

Pelin Cengiz

·

15 Tem 2026

Üretimi desteklemeden ek gümrük vergisi getirmek ekonomiyi canlandırır mı?
ParetoPareto

HİKAYE

Burhan Karaçam ile AI çağında liderlik: Çıraklığı yaşamayan gençler nasıl usta olacak?

Türkiye’de kurumsal dönüşüm yönetimi denince akla ilk gelen isimlerden biri olan Burhan Karaçam’ın "Değişim, İnsan, CEO" kitabı, yakın zamanda okuruyla buluştu. Yeni kitabı vesilesiyle Aposto editörleriyle biraraya gelen Karaçam, yöneticilik serüveninden çıkardığı en önemli dersleri ve geleceğin yöneticilerine tavsiyelerini paylaştı.

Doğa Yurduneri

·

14 Tem 2026

Burhan Karaçam ile AI çağında liderlik: Çıraklığı yaşamayan gençler nasıl usta olacak?
ParetoPareto

HİKAYE

5 kişilik ekip, 50 kişilik iş: AI çağında girişim kurmak

Yıllarca bir girişimin ciddiyetini ölçmenin en kestirme yolu ekip büyüklüğüydü. "Kaç kişisiniz?" sorusu aslında "Ne kadar gerçeksiniz?" demekti. Yapay zeka, bu denklemi sessizce bozdu. Bugün en hızlı büyüyen şirketlerin bazıları, bir toplantı odasına sığacak ekiplerle yönetiliyor. Peki küçük bir ekip nasıl büyük iş çıkarıyor ve bu modelin görünmeyen bedeli ne?

Hüseyin Kaplan

·

14 Tem 2026

5 kişilik ekip, 50 kişilik iş: AI çağında girişim kurmak