Sokakta vakit geçirmek tarihe mi karışıyor?


anababagünü şehrin yaratıcılarını biraraya getiriyor
anababagünü pop-up market , ilham veren markaları buluşturarak seslerini duyuracakları ve tarzlarını yansıtacakları bir alan yaratıyor. 50 markanın katılacağı etkinlik, 8-9 Şubat günü saat 12.00-19.00 arası Çukurcuma'da Faik Paşa…
Daha fazlasını öğren →
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
David Zipper’ın makalesine göre yeni bir araştırma, Boston, New York ve Philadelphia’daki yayaların eskisine kıyasla daha hızlı yürüdüğünü ve sokakta daha az vakit geçirdiğini gösteriyor. Ulusal Ekonomik Araştırmalar Bürosu tarafından yayımlanan çalışma, 1980 ve 2010 yılları arasındaki video kayıtlarını yapay zekayla analiz ederek, şehirlerdeki sosyal etkileşimlerin nasıl değiştiğini ortaya koyuyor. Bu değişimin arkasındaki nedenler tam olarak bilinmese de araştırmacılar birkaç faktör üzerinde duruyor. Gelir seviyelerinin artmasıyla birlikte bireyler, zamanlarını daha dikkatli yönetmeye başladı ve bu da sokakta vakit geçirmeyi daha az öncelikli hale getirdi.
Daha hızlı, daha yalnız: Araştırmacılar, 1980 ve 2010 yılları arasında yayaların ortalama %15 daha hızlı yürüdüğünü, kamusal alanlarda geçirilen sürenin ise yarıya düştüğünü tespit etti. İnsanlar artık grup olarak daha az vakit geçiriyor ve daha az yüz yüze sohbet ediyor. Sokaklar, buluşma noktası olmaktan çıkıp sadece bir yerden bir yere gitmek için kullanılan rotalara dönüşüyor.
Dijital sosyalleşme ve üçüncü mekanlar: Aynı zamanda, cep telefonlarının yaygınlaşmasıyla sosyal etkileşim büyük ölçüde dijital ortama taşındı ve insanlar fiziksel olarak bir araya gelmek yerine çevrimiçi sohbet etmeyi tercih etmeye başladı. Bununla birlikte, eskiden ücretsiz olarak kullanılan kamusal alanlar yerini, belirli bir bedel karşılığında oturulabilen kafeler ve özel mekanlara bıraktı. Bu da insanların sokakları sosyal alanlar olarak kullanma alışkanlığını giderek azalttı.
Şehir planlaması: Araştırma, yalnızca araç trafiğini azaltmanın sosyal etkileşimleri artırmaya yetmediğini gösteriyor. Boston Downtown Crossing 1978’den beri trafiğe kapalı olmasına rağmen, sosyal etkileşim oranları düşmeye devam etti. Bunun sebeplerinden biri oturma alanlarının kaldırılması olarak görülüyor.
Ne düşündük: Şehirlerin temelinde rastlantısal karşılaşmalar, etkileşimler ve fikir alışverişi var. Ancak insanlar artık kamusal alanlarda daha az duraklıyor ve daha az sosyalleşiyor. Kamusal alanların canlılığını koruyabilmesi için yaya dostu düzenlemelere daha fazla önem verilmesi gerekiyor. Şehirler, yalnızca bir yerden bir yere giderken kullandığımız ulaşım ağlarından ibaret değil; toplulukların geliştiği, fikirlerin doğduğu ve sosyal bağların kurulduğu yerler olmaya devam etmeli.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
NEREDE YAYIMLANDI?
Soli, Çukurcuma'da ikinci anababagünü'nde. Journal'da bu hafta yayalar sokaklardan daha hızlı geçiyor, yeni müze açılışlarıyla yeni rotalar oluşuyor. İstanbul, Atina, Londra, Berlin ve Catanya'nın ajandalarına göz atıyoruz.
07 Şub 2025

YAZARLAR

Soli
Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ OKUMALAR
Verona’daki Biblioteca Capitolare, 1.500 yılı aşkın geçmişiyle dünyanın hâlâ faaliyet gösteren en eski kütüphanesi kabul ediliyor. 517 tarihli elyazmalarından silinip yeniden ortaya çıkan metinlere uzanan koleksiyon, yalnızca yazının tarihine değil, kitapların yüzyıllar boyunca nasıl korunduğuna da ışık tutuyor.

Dünyanın en kuzeydeki başkentlerinden biri olan Reykjavík, adaya adım atan gezginler için genelde yalnızca bir konaklama noktası ya da doğa turlarına geçiş güzergahı olarak görülüyor. Oysa şehir; insan ölçeği, özgün mimari yapısı ve kamusal alan kullanımıyla adadaki yaşam kültürünün en somut özetini sunuyor. Üstelik “buralı olmanın” ve adadaki gündelik hayatın izlerini sürmek isteyenlere karşı da son derece cömert. Kentin 10 yerel durağını bir güne sığdırmak isteyenler için bir rehber.

Bali’den Koh Phangan’a, Goa’dan Tulum’a uzanan görünmez hatta “Coğrafi Rezonans Hattı” demek gerek belki. Burası insanların kaybettikleri ritmi yeniden bulmaya çalıştıkları bir dolaşım ağı. Fakat bir süre sonra başka bir şey fark ediliyor: İnsanlar rezonansı bulamıyor, onu bir ülkeden diğerine taşıyor sadece. Bu yüzden Coğrafi Rezonans Hattı bir çözüm haritasından çok, bir semptom haritası.

Etkinlikler, şehrin farklı aktörlerini buluşturan, boş alanları görünür kılan, mahallelerin hikayesini değiştiren ve ekonomik hareket yaratan; üstelik bütün bunları ölçülebilir ve programlanabilir bir yapıya dönüştüren kullanışlı formatlar. Ancak bir şehrin “etkinlik sahnesi” olarak tasarlanması, her zaman doğru cevabı vermiyor. Etkinlik bittiğinde geriye ne kalıyor? Yaratılan değer, kültürel ekosistemin yanı sıra kamusal alanlara erişime, yerel işletmelere ve mahallelerin gündelik yaşamına da katkıda bulunuyor mu?

İtalya'da sıfırdan inşa ettiği sözde 2.000 yıllık amfitiyatroya giriş için ziyaretçilerden 40 avroya kadar ücret alan 69 yaşındaki Franco Malosso 28 ay hapis cezasına çarptırıldı. Bu akıl almaz olaydan hareketle yapay zeka halüsinasyonları sonucu yaygınlaşan, var olmayan turizm atraksiyonlarını inceledik.



