S&P'den Türk bankaları için risk değerlendirmesi


Citroën C3 ELLE Türkiye’de Yeni Citroën C3 ELLE 77 yıldır modaya ve kültüre yön veren ELLE ile iş birliğini sürdüren Citroën, sınırlı sayıda üretilen yeni Citroën C3 ELLE ile hayata modern ve konforlu bir dokunuşta bulunuyor. İkonik moda dergisi ELLE ’in 21 Kasım 1945 tarihli ilk sayısından ilhâmla yaratılan Citroën C3 ELLE , B Segmenti’nin en verimli ve konforlu seçenekleri arasında yer alıyor. Neler var? ELLE logosunun renklerine selam veren, beyaz veya siyah olmak üzere iki tavan rengi; kum, kutup beyazı, çelik gri, platin gri veya parlak siyah gövde renkleriyle kombinlenebiliyor. Airbump® ekleri, ızgaradaki far ekleri ve tavan etiketinin çevresini kaplayan renkli vurgular, Citroën C3 ELLE ’in yeni renkleriyle uyum sağlıyor. İki renkli Advanced Comfort koltuklarda ana döşeme olarak açık Prusya grisi kumaş kullanılırken sırtlıkların üst kısımlarında koyu mavi-gri tonlarında rüzgâr grisi Alcantara kullanılıyor. Marka logosu baskılı dekoratif şerit, mavimsi saten vurgularla sırtlığın üst kısmını koltuğun geri kalanından ayırıyor. Dahası: Citroën C3 ’teki benzersiz ELLE dokunuşu, aracın içinde ve dışında yer alan “1945’ten beri ve sonsuza dek” imzasıyla taçlanıyor. Yeni Citroën C3 ELLE ile tanışmak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Derecelendirme kuruluşu S&P Global Pazartesi günü yayımladığı raporda, sıkı küresel finansman koşullarının gelişmekte olan ülkelerin bankacılık sistemleri üzerinde baskı oluşturduğunu belirtti. Türkiye, Tunus, Katar, Endonezya ve Mısır'ı inceleyen rapora göre;
🔖 Söz konusu ülkelerin maruz kaldığı baskılar, doğrudan veya net dış borçla bağlantılı olarak kurumsal veya birtakım devlet zayıflıkları nedeniyle dolaylı olabilir.
- Doğrudan etkiler, önemli net dış borçları olan bankacılık sistemleri üzerinde baskı oluşturma eğilimindeyken,
- Daha sıkı uluslararası finansman koşullarının dolaylı etkileri ise, dış borca önemli ölçüde maruz kalan önemli banka dışı kuruluşlar aracılığıyla bankacılık sistemlerine aktarılma eğilimindedir.
🔖 Raporda değerlendirilen beş ülke arasında Türkiye ve Tunus, en fazla risk altında olan bankacılık sistemleri olarak öne çıkıyor.
🛑 Türkiye: Temel senaryo, ödemeler dengesi riskleri kontrol altında tutulduğu sürece, Türk bankalarının dış finansmana erişiminin azalmasıyla birlikte orta düzey bir gerileme yaşanacağı beklentisi.
- Aynı zamanda bu senaryoya göre, banka dış borçlarının önümüzdeki 2-3 içinde yavaşça azalmaya devam etmesi gerektiği beklentisi mevcut.
🚦 Önemli detay: Türk bankalarının yüksek dış borçları nedeniyle piyasa duyarlılığı, riskten kaçınma dürtüsünde artış, küresel likiditenin azalması ve daha yüksek finansman maliyetlerine karşı savunmasız oldukları belirtiliyor.
- Sektörün tüm yabancı para geri alım işlemlerinin dış muhataplarıyla yapıldığı varsayımı ile, 2022'nin sonunda yaklaşık 144,2 milyar dolar seviyesine ulaşması bekleniyor.

➕ Dahası: Türk bankalarının döviz likiditesi, düşük yenileme oranlarını dengelemek için yeterli seviyede olmalı.
📌 Öte yandan: Bu varlıkların çoğu merkez bankasında tutuluyor veya devlet tahvillerine yatırılıyor, bu da stresli bir senaryoda kullanılabilirliğin azalmasına neden olabilir.
📌 Ek olarak, yatırımcılar tarafındaki potansiyel güven kaybı da bankacılık sistemi açısından bir risk olarak değerlendiriliyor.
- KKM nedeniyle ve yetkililerin bankaları bazı dolar mevduatlarını yerel para birimine çevirmeye zorlamasının ardından mevduat dolarizasyonu, Şubat 2023 itibarıyla 2021 sonundaki %64,6 seviyesinden %42,5'e düştü.
🖋️ Ek bilgi: Raporda Türk bankalarının son yıllarda konut fiyatlarındaki yükseliş ve aşırı genişleyici para politikası gibi ekonomik dengesizliklerle karşı karşıya olduğuda da vurgulanıyor.
- Değerlemelerde sert bir düzeltme olasılığının arttığı ve bunun bankacılık sistemi için önemli kredi kayıplarına yol açabileceği tahmini paylaşılıyor.
🚦 Önemli detay: Gelişmiş piyasalardaki yüksek faiz oranlarının baskısı, ödemeler dengesi ve kur kırılganlıkları nedeniyle Türk lirasında zayıflama da öngörülüyor.
- Türk lirasının zayıflığı, Şubat 2023 itibarıyla toplam kredilerin yaklaşık %30'una denk gelecek miktarda döviz borcu barındıran Türk şirketlerinin kredi değerliliği üzerinde de baskı oluşturuyor.
🔖 Bilgi notu: Kurum,
- 2023'te Türk bankalarının kredi zararlarının 2022'deki %2,8 seviyesinden %3,2'ye yükseleceğini,
- 2022 sonunda %2,2 olan sorunlu kredi oranının ise %4-5 aralığında gerçekleşeceğini öngördü.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
NEREDE YAYIMLANDI?
S&P'den gelişmekte olan ülke bankacılık sistemleri değerlendirmesi, Almanya'nın nükleerden çıkışı, Avrupa'nın en büyük nükleer reaktörünün açılışı
18 Nis 2023

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Gün bittiğinde o yapılacaklar listesindeki bütün tikleri atmış olmak profesyonel hayatın gereği olabilir. Müşterinizin, yöneticinizin memnuniyeti elbette önemli… Ancak bir şekilde kendi düşüncelerinizle baş başa kalma lüksünü bulabildiğiniz bir an olursa kendinize şu soruyu sorabilirsiniz: "Bugün sadece önüme yığılan işleri mi erittim, yoksa ortaya gerçekten bana ait bir şeyler koyabildim mi?"

Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?

Ticaret Bakanlığı, yerli üretimi desteklemek ve cari açığı azaltmak amacıyla pek çok ithal üründe ek gümrük vergisi oranlarını artırdı. Her ne kadar bu düzenlemeler iç pazarda Çin ürünlerinin oluşturduğu haksız rekabetten kaynaklanan dezavantajları gidermeye yönelik olsa da, tüketiciye etkisinin zam olarak yansıyacağı beklentisi hâkim. Kur baskısıyla ithalatın üretmeye göre daha avantajlı olduğu Türkiye’de alınan bu kararların enflasyonla mücadeleye, cari açığın düşürülmesine ve yerli üretime etkileri ne olacak?

Türkiye’de kurumsal dönüşüm yönetimi denince akla ilk gelen isimlerden biri olan Burhan Karaçam’ın "Değişim, İnsan, CEO" kitabı, yakın zamanda okuruyla buluştu. Yeni kitabı vesilesiyle Aposto editörleriyle biraraya gelen Karaçam, yöneticilik serüveninden çıkardığı en önemli dersleri ve geleceğin yöneticilerine tavsiyelerini paylaştı.

Yıllarca bir girişimin ciddiyetini ölçmenin en kestirme yolu ekip büyüklüğüydü. "Kaç kişisiniz?" sorusu aslında "Ne kadar gerçeksiniz?" demekti. Yapay zeka, bu denklemi sessizce bozdu. Bugün en hızlı büyüyen şirketlerin bazıları, bir toplantı odasına sığacak ekiplerle yönetiliyor. Peki küçük bir ekip nasıl büyük iş çıkarıyor ve bu modelin görünmeyen bedeli ne?



