Stopaj artışının nedenleri ve sonuçları üzerine

Bu haftaya damga vuran konu hiç şüphesiz ki artırılan stopaj oldu. Damga vurdu, çünkü kesinlikle beklenen bir karar değildi. Hatta beklenenin tam aksi yönde bir karar alınmış olması piyasa için asıl sürpriz olan kısımdı. Piyasa stopajın artırılmasını değil, aksine düşürülmesini bekliyordu. Temmuz ayı itibarıyla faiz indirim sürecine gireceğimiz için, yatırımcıya TL’de kalması için tatlandırıcı olarak stopajın indirilerek TL’nin cazibesi artırılır inancı bir hayli güçlüydü. Gelgelelim bunun tam tersini gördük. Alınan karara göre kısa vadeli TL mevduat ve yatırım fonları için stopaj oranı %15'ten %17,5'e yükseltildi. Kararla, 6 aya kadar vadeli hesaplarda stopaj %15,0’ten %17,5’e, 1 yıla kadar vadeli hesaplarda ise %12’den %15’e yükseltildi. 1 yıldan daha uzun süreli fonlar için %10 stopajda ise bir değişikliğe gidilmedi.
İlk soruyu sorarak başlayalım; stopaj neden artırıldı? Bu kararın temelde iki nedeni olduğunu görüyorum. İlk neden, bütçe gelirlerini artırmak. Bütçe tarafında işler çok da istenildiği gibi gitmiyor. Yavaşlayan ekonomi nedeniyle vergi gelirleri güçlü artamazken, özellikle faiz giderleri bütçeyi zorlamaya devam ediyor. Bütçeye can suyu olması adına stopajın artırıldığını düşünüyorum. Tabii o zaman akla şu soru geliyor: Tam da faizlerin ineceği bir süreçte stopajı artırıp getirileri düşürmek dövize yönelimi getirmez mi? Merkez Bankası tam da bu noktada şöyle düşünmüş olabilir: Para piyasası fonlarında duran yatırımcılar faiz indirimlerinin geleceğini biliyor ve buna rağmen bu fonlardan çıkmıyorsa, stopaj artırılmasına rağmen bu fonlarda kalmaya devam edeceklerdir. Bu nedenle bütçeyi destekleme adına stopaj artırımına gitmeyi Hazine uygun görmüş.
Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.
Aposto Premium
Ayda
- Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
- Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
- Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
- Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.

EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
YAZARLAR

Doç. Dr. Filiz Eryılmaz
ALB Yatırım Başekonomisti. Bursa Uludağ Üniversitesi İktisat Bölümü Öğretim Görevlisi.

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
OKUMAYA DEVAM EDİN
Türkiye'nin en büyük dış ticaret fazlası veren sanayi kollarından tekstil ve hazır giyim sektörü, 2025 yılını 26,2 milyar dolarlık ihracatla kapattı. Doğrudan 845 bin, dolaylı etkileriyle birlikte yaklaşık 2 milyon kişiye istihdam sağlayan sektör, 2022'de ulaştığı zirveden bu yana tarihinin en sert daralmalarından birini yaşıyor. Konuyla ilgili sunum yapan TGSD yönetimi, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'na sunulan üç aşamalı strateji haritasının ayrıntılarını paylaştı.

Bu hafta hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda veri akışı güçlü. Yurt içinde Fitch değerlendirmesi ve cari denge, yurt dışında ise ABD TÜFE ön planda olacak.
13 Tem 2026

Küresel ekonomide bir taraftan savaşın yarattığı belirsizliği ve bunun başta petrol ve altın fiyatları olmak üzere finansal piyasalardaki yansımalarını izlerken, diğer taraftan özellikle yapay zeka alanında yaşanan olağanüstü teknolojik gelişmelerin önümüzdeki dönemde ekonomik hayata nasıl yansıyacağını anlamaya çalışan bir piyasa dinamiğiyle karşı karşıyayız.

20.yy çeliğin yüzyılıydı; 21.yy ise elektriğin yüzyılı olacaktır. Elektrodevlet, gücünü fosil yakıtlardan değil, elektriğin kendisinden alarak bunu bir kalkınma, nüfuz ve düzen kurma aracına dönüştüren devlet tipidir.

Birleşmiş Milletler Kalkınma ve Ticaret Konferansı (UNCTAD), 'Çalkantılı Bir Dönemde Uluslararası Yatırım' temalı 2026 Dünya Yatırım Raporu'nu yayımladı. Raporda hem Türkiye'yi, hem de bütün gelişmekte olan ülkeleri ilgilendiren ilginç veriler mevcut.




