TABU YIKAN TEMSİLLER

İki yazar iki temsil alanı: Menses ve Period. End of Sentence.'ı izledin mi?
TABU YIKAN TEMSİLLER

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

Regl: bir kabul ve özkutlama nişanı

Öykü Sofuoğlu

Ağaçlar arasında yan yana dizilmiş bir grup beyaz kadın ve kasık üçgenlerinden yere düşerek etrafı kana bulayan yumurtalar — Barbara Hammer’ın 1974 tarihli filmi Mensessanatçının beden ve cinsellik temsillerine dair tabuları yıkmaya yönelik ilk dönem çalışmalarının en çarpıcı örneklerinden biri. 

Sanatçının akla biyolojik indirgemeci ve özcü bir feminizmi getiren bu imgelemi, aslında sözde kadın doğasıyla ilişkilendirildiği için günahkârlık ve kirlilikle yaftalanan menstrüel döngü üzerine hicivci bir bakış açısı sunuyor. Tarih boyunca regl oldukları zamanlarda dokunuşlarının çiçekleri soldurduğu, sütü ekşittiği düşünülen insanların kendi bedenleriyle kurdukları ilişkileri performatif biçimde ortaya koyan Hammer, oyunbaz ritüellerin yanında tüketim toplumunda regl olmaya yönelik riyakâr tutumunun da altını çiziyor. 

Menses (1974)


İster regl olduktan sonra vücudunu hırsla temizlemeye çalışan bir kadın ister büzüşmüş kanlı bir peçete şeklinde çamura yuvarlanan bir başka kadın, bu temsiller reglin tarih boyunca saklanması gereken ve saflığı bozan bir kadın acziyeti olarak görüldüğünü vurgular nitelikte. Ellerinde ve ağızlarında “hijyenik kadın ürünleriyle” süpermarketten beceriksizce dışarı çıkmaya çalışan bireyler de doğallık vurgusunun öteki yüzü aslında.

Pedlerin ve tamponların market raflarından siyah poşetlere utanç yolculuğunu akla getiren bu kesitler, hak olarak kabul görmesi gereken ulaşılabilirliğin özneler için bile nasıl bir lütuf olarak algılandığını da hatırlatıyor. Hammer’ın fonetik tekrarlarla döngüselliği daha da vurgulayan dış sesi, ilk regl deneyimini, bu süreci yaşarken kendisi dâhil birçok kişinin ne kadar yalnız olabileceğini aktarıyor bizlere.

Hammer’ın bugün bile etkilerini yoğun biçimde hissettiğimiz regl utancına ve yalnızlığına karşı alternatifi, ortak deneyimlerde yankı buluyor. Sanatçının objektifinde kan kırmızısı filtreyle yıkanmış bedenler bir aradayken, utancın nesnesi olarak görülen regl, bir kutlama ve özkabul nişanına dönüşüyor.

Tabular ve isyanlar: özgürce regl olabilmek

Janset Atacan

Rayka Zehtabchi'nin yönetmen koltuğunda oturduğu 2018 yapımı Period. End of Sentence., Hindistan'ın Hapur bölgesine uzanan aktivist bir yolculuğun hikâyesini anlatıyor. Aktivizm, ülkenin hatırı sayılır kelimelerinden biri — pek duyulmayan ve kulak arkasında kalan. Regl ve ped de benzer şekilde toplumun tabularından sayılıyor. 

Düşük maliyetli bir ped makinesinde kendileri ve bölgedeki diğer kişiler için ped üretmeye başlayan bir grup kadının yolculuğunu ele alan belgeselde cevaplaması oldukça güç sorular var: Ped üretmek de ne demek? Peki ped ne? Sahi, regl olmanın anlamını biliyor musunuz? Eteğimde bir şey var mı?

Period. End of Sentence. (2018)


Belgeselde makinede yaptıkları pedi satmaya çalışan kadınların kapı kapı dolaşıp ürünü tanıtmalarına da şahit oluyoruz. “Hayatı boyunca hiç satış yapmamış bir insanın bir ürünü pazarlaması ne kadar zor!” derken daha önce regl kelimesini hiç kullanmamış bir insanın reglle ilişkili bir “ürün”ü, kelimenin tabu olduğu bir yerde satmasının daha da zor olduğunu fark ediyorum. 

Neyse ki: Kadınlar hijyenik ürünlere ulaşma haklarının erkek egemen bir sistemde kaybolup gitmesine izin vermiyorlar. “Kadınlar olmadan dünya dönmeye devam edemez,” diyor biri. Kendi yarattıkları Fly isimli marka, bölgedeki diğer kadınlara da ulaşıyor; sonra da 91. Akademi Ödülleri'ne, En İyi Belgesel kategorisine. 

26 dakikalık yapım, kısa bir zaman diliminde neredeyse tüm kadınların hikâyesine ortak oluyor. Dünyanın diğer ucunda bir şehirde veya kırsalda, reglin ne olduğunu açıklamaktan çekinen bir kadın yaşıyor. Çok da şaşırtıcı değil — uzak hiç değil. Her birey gibi Hindistan’daki kadınların da regl olduğunu gizlememeye, hijyenik ürünleri istedikleri şartlarda elde etmeye, marketten ya da bakkaldan ped almaya, özgürce regl olmaya #HakkıVar.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

AngstAngst

BÜLTEN SAYISI

🩸 ANGST 21: REGL HAKKINDA KONUŞMAMIZ GEREKENLER VAR

Konuşmamız Gerek Derneği'yle soruyoruz: Menstrüel eşitlik hareketinin bir parçası mısın? Sadece kadınlar mı regl olur? Peki ilk regl deneyimin nasıl geçti?

25 Oca 2022

🩸 ANGST 21: REGL HAKKINDA KONUŞMAMIZ GEREKENLER VAR

YAZARLAR

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

AngstAngst

HİKAYE

Dijital çağ kolonyalizminin yeni adı: Plastik atık sömürgeciliği

Akdeniz bölgesi ağırlıklı olmak üzere Türkiye’de her geçen yıl plastik atık ithalatı sorunu büyüyor. Başta Birleşik Krallık olmak üzere Avrupa’dan ithal edilen plastik atık miktarı 500 bin tona ulaşırken sahillerdeki mikro plastik sorunu büyüyor. İlk kez 1989’da gündeme gelen ancak son yıllarda yaygın kullanılan “atık sömürgeciliği” kavramı The Guardian’da yer alan bir haberde Türkiye için kullanıldı.

Pelin Cengiz

·

17 Ağu 2026

Dijital çağ kolonyalizminin yeni adı: Plastik atık sömürgeciliği
AngstAngst

HİKAYE

Ödünç tercihler: Çok şey seçiyoruz, peki ne kadarına biz karar veriyoruz?

Arkasında ailesinin beklentileri, sınıfsal konumu, yaşadığı yer, aldığı eğitim, aile sermayesi, geleceğe ilişkin endişeleri olan, tercih formunun üzerinde adı yazan kişiyi düşünelim. Tercihi yapan el onun olabilir; peki o eli yönlendiren hayal, arzunun ne kadarı ona ait? Hayallerimiz, tercihlerimiz, arzularımız ne kadar bizim? Soruyu daha kökensel bir yerden soralım: İçimizde tercih yapan o “kişi” kim?

Metin V. Bayrak

·

16 Ağu 2026

Ödünç tercihler: Çok şey seçiyoruz, peki ne kadarına biz karar veriyoruz?
AngstAngst

HİKAYE

COP31 hakkında bilmediklerimiz: İklim Zirvesi’ne başkanlık etmenin maliyeti nedir?

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Konferansı (COP31), Kasım'da Antalya’da düzenlenecek. 2025’te Avustralya'nın bu zirveyi yapması hâlinde masrafların 2 milyar dolara ulaşabileceği belirtilmişti. Türkiye için böyle bir hesaplama yok, ancak İklim Değişikliği Başkanlığı yıllık 563,3 milyon lira olarak belirlenen ödeneğini ilk altı ayda 10 kat aşarak 5 milyar 590 milyon lira harcadı.

Pelin Cengiz

·

12 Ağu 2026

COP31 hakkında bilmediklerimiz: İklim Zirvesi’ne başkanlık etmenin maliyeti nedir?
AngstAngst

HİKAYE

Dünyaya doğru yürümek: Neden yürümeye sahip çıkmalıyız?

Yürümek yeni keşfedilmiş değil. Daha iyi olmak için öğrenilmeyi ve başarılmayı bekleyen uğraşlardan biri hiç değil. Tam tersine, insanın dünyayla ilişki kurmasının en eski biçimlerinden biri. Şimdi ona yeniden dönmemizin nedeni de bu kadar basit: İnsana özgü ortak bir eylemi ve onun gücünü yeniden hatırlamak.

Elif Bayram

·

12 Ağu 2026

Dünyaya doğru yürümek: Neden yürümeye sahip çıkmalıyız?
AngstAngst

HİKAYE

Özgün değiliz, hiçbirimiz: Aynının cehenneminden kaçış

Bugün özgünlükten söz ederken yalnızca fikirleri konuşmuyoruz, dili de konuşuyoruz. Çünkü dil, fark edilmeden standartlaşan ilk yer. Önce aynı kelimeleri seçiyoruz, sonra aynı benzetmeleri, ardından aynı düşünceleri... En sonunda ise birbirimize benziyoruz. Yapay zeka milyonlarca metnin ortalamasını çıkararak yazdığı için aynı dili üretiyor. Peki ya biz? Biz de uzun zamandır birbirimizin ortalamasını yaşamıyor muyuz?

Tuğçe Isıyel

·

09 Ağu 2026

Özgün değiliz, hiçbirimiz: Aynının cehenneminden kaçış