Tahtaburunyan Apartmanı: Stephen Hawking'i Rumeli Caddesi'yle buluşturan bina

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Yüz binlerce insanın hemen her gün önünden geçtiği, Nişantaşı’nın en işlek caddelerinden biri olan Rumeli Caddesi’nin kalbinde, ismini gördüğüm ilk günden bu yana bende büyük merak uyandıran bir apartman var: Tahtaburunyan Apartmanı.
Sonraları “Birlik” adını alan ve resmî kayıtlara da bu şekilde geçen bu bina, orijinal ismini kendi kadar eski bir levhada koruyor. Öte yandan bugün ne Rumeli Caddesi’nin o eski, ihtişamlı yapıları tam anlamıyla korunabilmiş ne de Tahtaburunyan gibi bir zamanlar orada ikamet eden mahallenin eski sakinleri, günümüzde bu yapıların vârisleri.
Öyle ki, apartman numarası dahi bugün üç farklı şekilde karşımıza çıkıyor: Tahtaburunyan Apartmanı, orijinal olarak 82 numarayken bu sayı Birlik Apartmanı’nın yanında 84 olarak yazıyor. Yeni, kırmızı levhada ise apartmanın numarası bu kez 78. Hâliyle, tarih bu denli hızlı tüketilirken bu isimlere dair izler yakalamak da samanlıkta iğne aramaktan farksız.

İstanbul Ermeni burjuvasının tanınmış ailelerinden Tahtaburunyanlar, pamuk tüccarlığıyla uğraşıyorlardı. Baba Garabet Tahtaburunyan, ilk olarak Harutyun Amira Bezciyan tarafından ahşap olarak inşa edilen ve 1834’de Patrik Isdepanos Ağavni eliyle açılan Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi’ndeki şapelin yenilenmesini sağlamıştı. Zamanla harap bir hâl alan yapı, Garabet ve Akatan Tahtaburunyan kardeşlerin hayırseverliğiyle 1906’da dönemin Ermeni Patriği Mağakia Ormanyan eliyle yeniden açıldı.
İstanbul’dan Manchester’a
Garabet Tahtaburunyan’ın oğlu Kevork, 1. Dünya Savaşı’nın ardından, 1927 yılında eşiyle birlikte İngiltere’nin Manchester şehrine yerleşti. Burada "Manchester Textile Exporters" (Manchester Tekstil İhracatçıları) şirketini kuran Kevork, aile soyadlarını da “Tahta” olarak kısalttı.
1800’lerin sonlarından itibaren, özellikle halı, ipek ve pamuk ticaretiyle uğraşan çok sayıda Ermeni, Manchester’a göç etmişti. 1862’de şehirde Ermenilerin sahip olduğu 30 şirket vardı ve artık bir cemaatten söz edilebiliyordu. Bu doğrultuda, tüccarların girişimleriyle 1870 yılında, aynı zamanda İngiltere’deki en eski Ermeni kilisesi de olan Manchester Üç Horan Ermeni Apostolik Kilisesi inşa edildi. O günden bu yana şehirde Ermeni kültürü varlığını koruyor. Ayrıca günümüzde Kevork Tahta’nın ismini taşıyan, nedenini bilmediğim bir şekilde Londra’da faaliyet gösteren bir Ermeni Okulu da bulunuyor.
Bu hayli uzun girizgahın ardından, sizi nihayet ana kahramanla tanıştırma vakti: Başta ifade ettiğim gibi, apartmanı gördüğüm ilk günden bu yana büyük bir merakla ismin arkasındaki hikayeyi araştırdım. Hikayenin ucunun Stephen Hawking’e kadar uzanacağını ben de tahmin etmiyordum, inanın.
Peki Rumeli Caddesi’ndeki bir apartmanın ismiyle Stephen Hawking nasıl aynı hikayede buluştu?
Başkarakter: Dikran Tahta
Garabet Tahtaburunyan’ın torunu, Kevork Tahta’nın oğlu Dikran, ailesi Manchester’a taşındıktan bir yıl sonra, 7 Ağustos 1928’de doğdu. Aile, İngiltere’ye entegre olurken bir yandan da Ermeni kimliğini ve dilini korumaya özen gösterdi. Dikran, büyük kardeşi Haig’le birlikte bu çokkültürlü ortamda hem İngiliz hem Ermeni kimliklerinin izlerini taşıyarak büyüdü.

Tahta, çocuk yaşta eğitim hayatına Rossall School’da başladı. Buradaki başarıları ona 1946 yılında Oxford’daki Christ Church Koleji’nden matematik bursu kazandırdı. Oxford’da yalnızca matematikle yetinmedi; tarih, edebiyat ve felsefe gibi alanlarıyla da ilgilendi. Mezuniyetinin ardından, 1950-52 yılları arasında İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri’nde (RAF) askerlik yaptı. Kısa süreli bir gazetecilik deneyiminin ardından öğretmenlik mesleğine yöneldi. 1954’te mezunu olduğu Rossall School’a İngilizce ve tarih öğretmeni olarak geri döndü; kısa süre sonra St. Albans School’da matematik öğretmeni olarak göreve başladı.
Hawking’le tanışma
St. Albans’daki öğretmenlik yılları, onun adıyla özdeşleşecek en önemli öğrencilerden biri olan Stephen Hawking ile yollarının kesiştiği döneme denk geliyor aynı zamanda. Hawking, yıllar sonra Tahta’yı “Eğitim hayatımın dönüm noktası” diye anacaktı:
“Pek çok öğretmen sıkıcıydı ama Bay Tahta öyle değildi. Dersleri canlı ve tartışmalıydı. Birlikte ilk bilgisayarımı yaptık.”
Hawking, Cambridge Üniversitesi’nde matematik profesörlüğüne kadar uzanan yolculuğunda Dikran Tahta’nın etkisini unutmadı ve “Bay Tahta sayesinde, bir zamanlar Isaac Newton’un da sahip olduğu Cambridge matematik kürsüsüne geldim” ifadesini kullandı.

Stephen Hawking'in (solda) St. Albans yıllarından
Dikran Tahta, 1961 yılında Exeter Üniversitesi’nde öğretmen yetiştiren bir pozisyonda akademik kariyerine başladı. Matematik eğitimi alanında yenilikçi yaklaşımlarıyla tanınan Tahta, özellikle geometrinin sadece cebirsel yollarla değil, görsel ve sezgisel yollarla da öğretilebileceğini savundu. 1970’li yıllarda BBC’de yayımlanan "Leapfrogs" adlı televizyon programında geometriyi yaratıcı yollarla anlatmaya çalıştı. “On Geometry”, “Geometric Images” ve “Images of Infinity” gibi önemli makale ve kitaplarında matematiğin estetik ve kavramsal boyutlarına odaklandı. Bu eserleri, onu matematik eğitiminde önemli bir düşünür pozisyonuna getirdi. Ayrıca Association of Teachers of Mathematics (ATM) adlı kurumda aktif rol üstlendi.
Kendi kuşağının en parlağı
1981’de akademik hayattan emekli olan Tahta, Güney Afrika ve ABD gibi farklı coğrafyalarda konuk eğitmenlik yaptı. Son eseri The Fifteen Schoolgirls, Thomas Kirkman’ın 19. yüzyıldaki kombinatorik problemine dayanan tarihsel bir matematik çalışmasıydı. Bu eser, matematiğin sadece sayılardan değil; düzen, yapı ve hayalgücünden de oluştuğuna dair düşüncesinin bir yansımasıydı.

Dikran Tahta, 2 Aralık 2006 tarihinde hayatını kaybetti. Ölümünün ardından The Guardian gazetesi onu “Kendi kuşağının en parlak matematik öğretmenlerinden biri” olarak tanımladı.
Öğrenciler üzerinde bıraktığı derin etki, yalnızca akademik başarılarla sınırlı değildi; düşünsel açıklık, merak ve yaratıcılığı teşvik eden yaklaşımı, onu bir öğretmenin ötesinde ilham kaynağı hâline getirmişti. BBC’nin İspanyolca servisi de onun eğitim felsefesine dikkat çeken özel bir dosya yayımlayarak Hawking’in kariyerine yaptığı katkıyı vurguladı.
Gözümüzün önündeki tarih
Dikran Tahta’nın hayatı, göçmen bir ailenin çocuğunun eğitim yoluyla nasıl evrensel bir iz bırakabileceğini gösteren sessiz ama güçlü bir örnek. Onun mirası, yalnızca öğrencilerinin başarılarında değil, eğitimde merakın ve tartışmanın gücüne olan inancında da yaşamaya devam ediyor.

Çoğumuz, hemen her gün, hiç farkında olmadan bu apartmanın önünden geçiyoruz. Başımızı biraz yukarı kaldırıp rastgele bir apartmanın ismini okuduğumuzda bu şehrin herhangi bir köşesinin dahi ne muhteşem bir tarihe sahip olduğunu görmek bizim elimizde.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Vartan Estukyan
Gazeteci. Kültür-sanat, müzik, insan hakları ve güncel politika haberleri yapıyor.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR


