Platformların yeni çıkmazı: Taliban


Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Ağustos ayının politik ve toplumsal gündeminin büyük bir bölümünü Afganistan’da yaşananlar oluşturdu. Buradan hareketle bugün; medya, teknoloji ve politikanın kesişiminde bir vaka çalışması sunuyoruz.
Bugünün vaka çalışması kanalında Taliban’ın internete olan tutumuna ve yıllar içinde bu tutumun nasıl değiştiğine, sosyal medyanın Taliban’ın yeniden güç kazanmasındaki rolüne, sosyal medya platformlarının bir silahlı terör örgütünden uluslararası diplomaside kabul görme potansiyeli olan bir yapıya dönüşen Taliban’a karşı nasıl bir tavır aldığına ve yine platformların, potansiyel risklerin önüne geçmek ve kullanıcılarını korumak için hayata geçirdiği önlemlere odaklanıyoruz.
Birkaç adım geriden
20 yıl önce başkent Kabil'i ve yönetimi ele geçirdiğinde interneti yasaklayan Taliban, son 10 yılda ülkede kullanımı artan akıllı telefonlar aracılığıyla mesajlarını yayabileceğinin farkında, üstelik birkaç yıldır. Atlantic Council bir çalışması üzerinden Afganistan'da 2019'da gerçekleşen seçimlerde 60'tan fazla Taliban bağlantılı Twitter hesabından bir etiketle atılan tweet'lerin seçim sürecinde Taliban etkisini artırmak ve seçmenleri korkutmak için kullanılmış olabileceği çıkarımını yapıyor. 2020'de yazılan bir başka akademik makale ise Taliban'ın Twitter'ı bir propaganda aracı olarak kullandığını doğruluyor.
Taliban bugün sosyal medyayı nasıl kullanıyor?
Taliban'ın başkent Kabil'i ele geçirdiğinden bu yana verdiği mesajlar "ılımlı" olarak yorumlanıyor. Bu mesajlar Taliban'ın dijital varlığına da yansıyor. Mavi mikrofonlu Taliban mensuplarının Kabil sokaklarında çektiği röportaj videoları, ülkede huzurun hâkim olduğu izlenimini yaratması için paylaşılıyor.

Reuters
Atlantic Council'den Benjamin Jensen bunun sebebini Taliban'ın dijital görünürlüğünde "acımasız olduğunu" hatırlatmasına gerek olmadığı üzerinden savunuyor, zira "halk bunu biliyor." Taliban'ın sosyal medyada çizdiği pozitif imaj, örgütün ülkeyi "yönetebildiği" izlenimini küresel olarak erişilebilir kılıyor. Diğer yandan Taliban sözcüsü Zabihullah Mücahit, Twitter'da 350 bini aşkın takipçisine aktif olarak paylaşım yapıyor ve mesajlarını bu yoldan ulaştırıyor.
Hatta bazı analistler; bu oldukça kurumsal görünen ve küresel siyasette uygulanan iletişim hamlelerinde en az bir halkla ilişkiler şirketinin Taliban'a destek olduğunu düşünüyor.
Önlemler ve tutumlar
Taliban boyutu: Geçmişte insan hakları ihlalleriyle kazandığı şöhretin örneklerini bugün de sergilediği bilinen Taliban'ın hızlı ilerleyişi sosyal medya platformlarının da bazı konularda karar vermesini mecbur kılıyor. Bugün diplomaside Taliban’ın -kimse ilk tanıyan olmaya yanaşmasa da- "kapsayıcı" bir yönetim kurması koşuluyla tanınacağına dair sinyaller verilmesi, örgütün sosyal medya platformlarının bir süre gündeminde kalacak bir darboğaz olduğunu gösteriyor.
Taliban'ın ülkedeki yükselişini "sürreal" olarak tanımlayan Atlantic Council'den Emerson Brooking, örgütün ABD askerlerine yönelik şiddet içerikli eylemlerini yayımlaması gerekçesiyle sosyal medya platformlarında bir süre önce yasaklandığını belirtiyor.
- Facebook ve TikTok geçtiğimiz hafta salı günü CNBC'ye, Taliban'ı tanıtan içeriklere dair yasakları kaldırmayacaklarını söylemişti. Dari ve Peştu dillerini konuşan bir ekiple yerel içeriklerin incelendiğini söyleyen Facebook şirket sözcüsü, platformun Taliban'a karşı alacağı tavır konusunda "uluslararası toplumu" takip ettiğini belirtmişti.
- Mesajların uçtan uca şifreli olması sebebiyle uygulamayı kimin kullandığına pek müdahale edemeyen WhatsApp ise 17 Ağustos'ta Taliban tarafından açılan bir şikâyet-yardım hattını kapatmıştı. Taliban sözcüsü Zabihullah Mücahit ise Facebook'u ifade özgürlüğünü kısıtlamakla suçladı.
- YouTube, şirketin uzun süredir Taliban tarafından yönetilen hesaplara izin vermediği bir politika izlediğini hatırlattı.
- Twitter ise en büyük önceliğinin "insanları güvende tutmak" olduğunu vurgulayarak Twitter kurallarını ihlal eden içerikleri sürekli gözden geçirdiklerini belirtti.
Kullanıcı boyutu: Afganistan kadın futbol takımının eski kaptanı Khalida Popal; Reuters'a sporcuların sosyal medya hesaplarını güvenlik gerekçesiyle sildiğini, halka açık dijital görünürlüklerini gizlediklerini söylemişti. İnsan hakları grupları da Taliban'ın sosyal medyayı kişilerin geçmişleri ve bağlantıları için kullandığını söyleyerek insan hakkı savunucularının, gazetecilerin ve akademisyenlerin tehdit altında olduğunu paylaşmıştı. Bu endişeler, platformları harekete geçirdi.
Facebook, Afganistan'da arkadaş listelerini görüntüleme veya arama özelliğini durdurdu. LinkedIn Afganistan'daki kullanıcıların bağlantılarını gizledi. Clubhouse da aktif olmayan kullanıcıların fotoğraflarını ve biyografilerini gizledi.
Şimdi ne olacak?
Sosyal medya platformları yerelden küresele politikacılar, devlet görevlileri, devlet kurumları ve uluslararası organizasyonların iletişim araçları arasında önemli yer tutuyor. ABD'de Trump destekçilerinin Kongre baskınının ardından Twitter, şiddetin yüceltilmesi başlıklı platform politikası uyarınca iddialı bir kararla eski ABD Başkanı Donald Trump'ın hesabını kalıcı olarak engellemişti. Facebook da yaz mevsiminin başında çeşitli kuralları ihlal ettiği gerekçesiyle Trump’ı iki yıl boyunca platformdan uzaklaştırmıştı. Bu örnekler, platformların bu iletişime izin verip vermeme konusunda güçlü bir inisiyatife sahip olduğunu gösteriyor.
Bugün, sosyal medya şirketlerinin ellerinde güvendikleri topluluk kuralları, daha önce verdikleri emsal kararları; fakat tam karşısında "ifade özgürlüğünün sınırları" gibi yanıtlamaları gereken zor sorular var. Yine de esas cevabı Taliban'ın kuracağı hükümetin meşruiyetini belirleyecek olan devletler verecek.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Metaverse ile başka bir dünya mümkün mü? Sosyal medya platformları Taliban'ın yarattığı sorulara yanıt verebilecek mi?
26 Ağu 2021

YAZARLAR

Mehmet Şimşek
ODTÜ Felsefe'yi bitirdi. İçinde Bulunduğum Durum isimli bir oyun yazdı, besteledi, sahneledi. Şarkıları da var.

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Tüketici elektroniği pazarında kullanıcıları ekrana maruz bırakan ürün sayısı her geçen gün artıyor. Ekran, pazarda doyum noktasına ulaşırken teknoloji şirketleri, ardı ardına ekransız ürün geliştirme furyasına katılıyor. Meta’nın Brain2Qwerty isimli yapay zeka teknolojisi ise ekran bağımlılığı sorununa çok daha inovatif bir çözüm sunuyor.

Influencerlık kendi döngüsünü geleneksel reklama dönüştürerek tamamladı. Pazar hâlâ büyüyor belki ama güven günden güne azalıyor. Tüketiciler ise bu kurgusal samimiyet ve aşırı tüketime karşı zırhlarını kuşanırken dijital kapitalizm illüzyonunun kalesini keşfetmekte gecikmedi elbette. Onun da adı yalnızlık. İşte tam bu noktada “yalnızlık influencer’lığı (loneliness / solitude influencer) adı verilen yeni bir içerik üreticisi profili yükselişe geçti.

Son birkaç yılda teknoloji arenası, pek çok işin yapay zekaya devredilmeye çalışıldığı bir atmosfere sahne oldu. Maliyet tasarrufu ve verimlilik artışı vaatleriyle gelen yapay zeka, birkaç yıl boyunca toplu işten çıkarmaların da ana gerekçelerinden biriydi. Yapay zekanın hâlâ gideri kadar gelir üretemediği 2026 yılında ise CEO’lar, işten çıkardıkları çalışanların, harcadıkları token’dan daha fazla maliyet yarattığını fark ettikleri bir eşiğe geldi.

Son yıllarda Amazon, Google ve OpenAI gibi pek çok şirket, kendi yapay zeka çiplerini duyurdu. Daha önce sektördeki yaygın eğilim, NVIDIA’nın rüştünü ispatlamış çiplerine güvenmek iken öncü şirketler, yakın zamanda ardı ardına bu eğilimin dışına çıkmaya başladı. Bu furya, oldukça kritik bir soruyu da gündeme taşıdı: Neden tüm teknoloji şirketleri, kendi yapay zeka çiplerini geliştiriyor?

Modern reklam hukuku, mesajın içeriğinin doğru olup olmadığına odaklanır. Ancak yapay zeka, artık mesajı ileten kişinin gerçekten var olup olmadığını da hukukun konusu hâline getiriyor. Ticaret Bakanlığı'nın 1 Ağustos'ta yürürlüğe girecek yönetmelik değişikliği de dijital kopyaların reklamlarda kullanılmasına kısıtlamalar getiriyor ve bunu yaparken dolandırıcılık içeriklerini esas alıyor. Peki ya amaç dolandırıcılık olmadığında?




