Platformların yeni çıkmazı: Taliban

Taliban sosyal medyayı nasıl kullanıyor? Platformlar, silahlı bir örgütten Afganistan'ın yeni yöneticisine dönüşen Taliban'a karşı nasıl bir yol izleyecek?
Platformların yeni çıkmazı: Taliban

Bitpanda - 26 Ağustos
Bitpanda ile birlikte

Daha fazlasını öğren →

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

Ağustos ayının politik ve toplumsal gündeminin büyük bir bölümünü Afganistan’da yaşananlar oluşturdu. Buradan hareketle bugün; medya, teknoloji ve politikanın kesişiminde bir vaka çalışması sunuyoruz.

Bugünün vaka çalışması kanalında Taliban’ın internete olan tutumuna ve yıllar içinde bu tutumun nasıl değiştiğine, sosyal medyanın Taliban’ın yeniden güç kazanmasındaki rolüne, sosyal medya platformlarının bir silahlı terör örgütünden uluslararası diplomaside kabul görme potansiyeli olan bir yapıya dönüşen Taliban’a karşı nasıl bir tavır aldığına ve yine platformların, potansiyel risklerin önüne geçmek ve kullanıcılarını korumak için hayata geçirdiği önlemlere odaklanıyoruz.

Birkaç adım geriden

20 yıl önce başkent Kabil'i ve yönetimi ele geçirdiğinde interneti yasaklayan Taliban, son 10 yılda ülkede kullanımı artan akıllı telefonlar aracılığıyla mesajlarını yayabileceğinin farkında, üstelik birkaç yıldır. Atlantic Council bir çalışması üzerinden Afganistan'da 2019'da gerçekleşen seçimlerde 60'tan fazla Taliban bağlantılı Twitter hesabından bir etiketle atılan tweet'lerin seçim sürecinde Taliban etkisini artırmak ve seçmenleri korkutmak için kullanılmış olabileceği çıkarımını yapıyor. 2020'de yazılan bir başka akademik makale ise Taliban'ın Twitter'ı bir propaganda aracı olarak kullandığını doğruluyor.

Taliban bugün sosyal medyayı nasıl kullanıyor?

Taliban'ın başkent Kabil'i ele geçirdiğinden bu yana verdiği mesajlar "ılımlı" olarak yorumlanıyor. Bu mesajlar Taliban'ın dijital varlığına da yansıyor. Mavi mikrofonlu Taliban mensuplarının Kabil sokaklarında çektiği röportaj videoları, ülkede huzurun hâkim olduğu izlenimini yaratması için paylaşılıyor. 

Taliban

Reuters


Atlantic Council'den Benjamin Jensen bunun sebebini Taliban'ın dijital görünürlüğünde "acımasız olduğunu" hatırlatmasına gerek olmadığı üzerinden savunuyor, zira "halk bunu biliyor." Taliban'ın sosyal medyada çizdiği pozitif imaj, örgütün ülkeyi "yönetebildiği" izlenimini küresel olarak erişilebilir kılıyor. Diğer yandan Taliban sözcüsü Zabihullah Mücahit, Twitter'da 350 bini aşkın takipçisine aktif olarak paylaşım yapıyor ve mesajlarını bu yoldan ulaştırıyor.

Hatta bazı analistler; bu oldukça kurumsal görünen ve küresel siyasette uygulanan iletişim hamlelerinde en az bir halkla ilişkiler şirketinin Taliban'a destek olduğunu düşünüyor.

Önlemler ve tutumlar

Taliban boyutu: Geçmişte insan hakları ihlalleriyle kazandığı şöhretin örneklerini bugün de sergilediği bilinen Taliban'ın hızlı ilerleyişi sosyal medya platformlarının da bazı konularda karar vermesini mecbur kılıyor. Bugün diplomaside Taliban’ın -kimse ilk tanıyan olmaya yanaşmasa da- "kapsayıcı" bir yönetim kurması koşuluyla tanınacağına dair sinyaller verilmesi, örgütün sosyal medya platformlarının bir süre gündeminde kalacak bir darboğaz olduğunu gösteriyor.

Taliban'ın ülkedeki yükselişini "sürreal" olarak tanımlayan Atlantic Council'den Emerson Brooking, örgütün ABD askerlerine yönelik şiddet içerikli eylemlerini yayımlaması gerekçesiyle sosyal medya platformlarında bir süre önce yasaklandığını belirtiyor. 

  • Facebook ve TikTok geçtiğimiz hafta salı günü CNBC'ye, Taliban'ı tanıtan içeriklere dair yasakları kaldırmayacaklarını söylemişti. Dari ve Peştu dillerini konuşan bir ekiple yerel içeriklerin incelendiğini söyleyen Facebook şirket sözcüsü, platformun Taliban'a karşı alacağı tavır konusunda "uluslararası toplumu" takip ettiğini belirtmişti. 
  • Mesajların uçtan uca şifreli olması sebebiyle uygulamayı kimin kullandığına pek müdahale edemeyen WhatsApp ise 17 Ağustos'ta Taliban tarafından açılan bir şikâyet-yardım hattını kapatmıştı. Taliban sözcüsü Zabihullah Mücahit ise Facebook'u ifade özgürlüğünü kısıtlamakla suçladı.
  • YouTube, şirketin uzun süredir Taliban tarafından yönetilen hesaplara izin vermediği bir politika izlediğini hatırlattı.
  • Twitter ise en büyük önceliğinin "insanları güvende tutmak" olduğunu vurgulayarak Twitter kurallarını ihlal eden içerikleri sürekli gözden geçirdiklerini belirtti. 

Kullanıcı boyutu: Afganistan kadın futbol takımının eski kaptanı Khalida Popal; Reuters'a sporcuların sosyal medya hesaplarını güvenlik gerekçesiyle sildiğini, halka açık dijital görünürlüklerini gizlediklerini söylemişti. İnsan hakları grupları da Taliban'ın sosyal medyayı kişilerin geçmişleri ve bağlantıları için kullandığını söyleyerek insan hakkı savunucularının, gazetecilerin ve akademisyenlerin tehdit altında olduğunu paylaşmıştı. Bu endişeler, platformları harekete geçirdi.

Facebook, Afganistan'da arkadaş listelerini görüntüleme veya arama özelliğini durdurdu. LinkedIn Afganistan'daki kullanıcıların bağlantılarını gizledi. Clubhouse da aktif olmayan kullanıcıların fotoğraflarını ve biyografilerini gizledi.

Şimdi ne olacak? 

Sosyal medya platformları yerelden küresele politikacılar, devlet görevlileri, devlet kurumları ve uluslararası organizasyonların iletişim araçları arasında önemli yer tutuyor. ABD'de Trump destekçilerinin Kongre baskınının ardından Twitter, şiddetin yüceltilmesi başlıklı platform politikası uyarınca iddialı bir kararla eski ABD Başkanı Donald Trump'ın hesabını kalıcı olarak engellemişti. Facebook da yaz mevsiminin başında çeşitli kuralları ihlal ettiği gerekçesiyle Trump’ı iki yıl boyunca platformdan uzaklaştırmıştı. Bu örnekler, platformların bu iletişime izin verip vermeme konusunda güçlü bir inisiyatife sahip olduğunu gösteriyor.

Bugün, sosyal medya şirketlerinin ellerinde güvendikleri topluluk kuralları, daha önce verdikleri emsal kararları; fakat tam karşısında "ifade özgürlüğünün sınırları" gibi yanıtlamaları gereken zor sorular var. Yine de esas cevabı Taliban'ın kuracağı hükümetin meşruiyetini belirleyecek olan devletler verecek.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

QuandoQuando
∙

BÜLTEN SAYISI

Metaverse ile yeni gerçeklik, Taliban ve sosyal medya

Metaverse ile başka bir dünya mümkün mü? Sosyal medya platformları Taliban'ın yarattığı sorulara yanıt verebilecek mi?

26 Ağu 2021

Bitpanda ile birlikte
Bankless HQ üzerinden

YAZARLAR

Mehmet Şimşek

ODTÜ Felsefe'yi bitirdi. İçinde Bulunduğum Durum isimli bir oyun yazdı, besteledi, sahneledi. Şarkıları da var.

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

QuandoQuando
∙

HİKAYE

Teknolojide söz hakkı: AI’ı kullanmak, geleceğine razı olmak demek mi?

Bir sohbet robotunun hayatımızı kolaylaştırması, onu geliştiren şirketlerin gelecek planlarına onay verdiğimiz anlamına mı geliyor? Yapay zeka, insanın yerini almak için mi, yoksa insanın kapasitesini genişletmek için mi geliştiriliyor? Nobel ödüllü ekonomist Daron Acemoğlu’nun son dönemdeki açıklamaları bu sorulara odaklanıyor.

Çiğdem Öztabak

·

06 Eki 2026

Teknolojide söz hakkı: AI’ı kullanmak, geleceğine razı olmak demek mi?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

‘İletişimsiz kitle’ gerçeği: Herkese ulaşmak ama kimseyle buluşamamak

Televizyonda sunucuların “50 milyon bizi izliyor” dediği günlerden herkesin kendisi için üretilmiş başka bir içerik akışında yaşadığı "yankı odaları" dünyasına geldik. Sosyal medya ortak metni parçaladı, üretken yapay zeka ise kişiselleştirmeyi başka bir aşamaya taşıdı. Peki bu ortamda kitle iletişimi tamamen öldü mü? Belki de buradaki asıl krizi erişimin azalması değil, ortak gerçekliği kuran sistemlerin giderek daha az hesap verebilir hâle gelmesi olarak okumalıyız.

Ümit Alan

·

03 Eki 2026

‘İletişimsiz kitle’ gerçeği: Herkese ulaşmak ama kimseyle buluşamamak
QuandoQuando
∙

HİKAYE

Mahremle kamusal arasında: Yapay zeka şirketleri tehditleri polise ne zaman bildirmeli?

Kanada’da bir okul saldırganının ChatGPT hesabının sekiz ay önce şiddet içerikli kullanım nedeniyle işaretlendiğinin ortaya çıkması, sohbet botlarının kullanıcılarını ne ölçüde izlemesi ve hangi noktada yetkililere bildirmesi gerektiği tartışmasını büyüttü. British Columbia’nın OpenAI’a karşı açtığı dava, mahremiyet ile güvenlik arasındaki sınırın nerede çizileceğini tartışmaya açarken Türkiye’de okul saldırıları sonrası alınan önlemler benzer bir sorunun başka bir yüzünü gösteriyor.

Ümit Alan

·

26 Eyl 2026

Mahremle kamusal arasında: Yapay zeka şirketleri tehditleri polise ne zaman bildirmeli?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

Öne çıkan beş olasılık: Yapay zekayla ilgili felaket senaryoları neye odaklanıyor?

Yapay zekanın insanlığı yok edeceğine dair felaket senaryoları, genellikle kontrolden çıkan süper zekalara ve “katil robotlara” odaklanıyor. Oysa uzmanların daha olası gördüğü risklerin çoğunda yapay zeka tek başına hareket etmiyor. Özellikle beş olası senaryo, kontrol zincirini geri dönüşü olmayacak şekilde kırma potansiyeli taşıyor.

Doğa Yurduneri

·

23 Eyl 2026

Öne çıkan beş olasılık: Yapay zekayla ilgili felaket senaryoları neye odaklanıyor?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

Teknolojide pazarlama soruları: Şirketlerle kullanıcılar neden aynı dili konuşamıyor?

Yapay zeka patlamasının da etkisiyle artık ürünlerin pazarlama materyallerinde sürekli aynı kelimeler tekrarlanıyor: Ajan tabanlı, AI destekli, kurumsal düzeyde, akıllı, uçtan uca, yeni nesil, ekosistem… Yıllar önce pazarlama ekiplerinin temel problemi, insanların üründen haberdar olmasını sağlamakken bugün bunun önünde çok daha kritik bir problem yer alıyor: İnsanların ürünün ne olduğunu anlamasını sağlamak.

Doğa Yurduneri

·

21 Eyl 2026

Teknolojide pazarlama soruları: Şirketlerle kullanıcılar neden aynı dili konuşamıyor?