

HSBC ile gelecek çocuklarınızın, nakit puan sizin HSBC-Allianz işbirliğiyle sunulan HSBC Bireysel Emeklilik Planı ile 18 yaşından küçük çocukların geleceğine yatırım yapanlar bugünden kazanmaya başlıyor. 31 Aralık’a kadar geçerli kampanyada her bir çocuk için 100 TL NakitPuan kazanma fırsatı sunuluyor. HSBC müşterileri, 18 yaşından küçük çocuklarını erken yaşta HSBC Bireysel Emeklilik Planı’na dahil ederek, onlara tasarruf alışkanlığı kazandırırken, yapacakları birikimlerin ihtiyaca uygun fonlarda değerlenmesi ve %25 Devlet Katkısı ile çocuklarının hayallerindeki yarınlara ulaşmasını sağlayabilecek. Nedir? 15 Ekim – 31 Aralık 2021 tarihleri arasında, 18 yaşından küçük çocuklarınız için HSBC Kredi Kartı’nızdan aylık en az 400 TL katkı payıyla yaptıracağınız HSBC Bireysel Emeklilik Planları için 100 TL NakitPuan kazanma fırsatını kaçırmayın. Dahası: 18 yaşından küçük her bir çocuğunuz için ayrı yaptıracağınız HSBC Bireysel Emeklilik Planı için %25 Devlet Katkısı avantajından ayrıca faydalanabileceğiniz gibi her bir çocuğunuz için de ayrıca 100 TL NakitPuan kazanabilirsiniz. Kampanya katılım şartlarıyla ilgili detaylı bilgiye ulaşmak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
ABD Başkanı Joe Biden, Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde üretilen malların ABD’ye ithal edilmesini yasaklayan “Uygur Zorla Çalıştırma Önleme Yasası”nı onayladı.
Arka plan: Birleşmiş Milletler’e (BM) göre, ağırlıklı olarak Müslüman olan ve Türkçe konuşan Uygur Türkleri başta olmak üzere 1 milyondan fazla etnik azınlık, Çin’in kuzey batısında bulunan Sincan’daki toplama kamplarında zorla tutuluyor. Bu nedenle ABD, son bir senede Çin’in insan hakları ihlallerine karşı birçok yaptırım kararı aldı.
- ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, geçtiğimiz ocak ayında Uygurlara yönelik tutumları nedeniyle Çin’i “soykırım yapmak” ve “insanlığa karşı suç işlemekle” suçladı.
- Çin’i Uygurlara yönelik insan hakları ihlallerinde bulunmakla suçlayan ABD, şubat ayında Pekin'de düzenlenecek Kış Olimpiyat Oyunları'nı diplomatik olarak boykot kararı aldı.
- Aralık 2021’de ise Uluslararası Olimpiyat Komitesi'nin Çin hükümeti ile iş birliği yaparak insan haklarına ilişkin taahhütlerini ihlal ettiğine dair karar, Temsilciler Meclisi'nde onaylandı. Ayrıca, Çin'in Uygurlar ve diğer dini azınlıklara yönelik "süren soykırımı ve insanlığa karşı suçları" kınandı ve BM’nin müdahale etmesi talep edildi.
Neden önemli? Meclis ve Senato'dan neredeyse oybirliğiyle geçen yasa, ABD'nin zulme uğrayan azınlıkları istismar ettiğini düşündüğü Çin’i cezalandırmaya ve bölgedeki tedarik zincirlerini denetlemeye yönelik bugüne kadarki en kapsamlı çabası. Sincan, her ne kadar Çin’in nispeten uzak bir köşesi olsa da küresel tedarik zincirlerinde önemli bir bağlantı noktası durumunda. Dolayısıyla kararın, üretimlerini Çin fabrikalarında gerçekleştiren çok uluslu şirketleri olumsuz etkilemesi bekleniyor.
- Dünyadaki pamuk üretiminin %20’sinin ve güneş panelleri üretiminde hammadde olarak kullanılan polisilikon üretiminin %45’inin Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde gerçekleştiği tahmin ediliyor.
- Bölgede, birçok tekstil ve tüketici elektroniği şirketine üretim yapan fabrikalar mevcut.
Şimdi ne olacak? Bölgede üretim yapan şirketler, işçilerin “zorla çalıştırılmadıklarını” kanıtlamadığı takdirde ABD’ye ithalatı durdurmak zorunda kalacak. Dünyanın ikinci büyük ekonomisi olan Çin’de faaliyet gösteren çok uluslu şirketler için dengelerin değişmesine neden olacak bu durum, ilk krizini yarattı bile.
- Aralık başında Çin’deki tedarikçilerine Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nden herhangi bir ürün, hizmet ve iş gücü kullanmamalarını isteyen bir mektup gönderen ABD merkezli çip üretici Intel, Çin’deki sosyal medya kanallarında büyük bir tepkiyle karşılaştı. Boykot çağrılarının ardından şirket, Çinli müşteriler, ortaklar ve kamuoyundan özür diledi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Dolar kurunun 18 TL'yi aşmasının ardından açıklanan yeni finansal araçla kurlarda hızlı bir düşüş yaşandı. Pfizer ve Merck'ün Covid-19 hapları, ABD'den onay aldı. ABD, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde üretilen malların ithalatını yasakladı.
27 Ara 2021

YAZARLAR

Nurefşan Kutlu
Business Editor

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Shein, Londra ve New York’taki halka arz girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından bu hafta nihayet Hong Kong borsasında halka açıldı. Birkaç yıl önce hızlı modanın yükselen yıldızı olarak görülen şirket, yatırımcıların karşısına zirve döneminden çok daha farklı bir tabloyla çıktı. Analistlere göre bu tablo, şirketi 100 milyar dolar değerlemeye taşıyan ekonomik koşulların artık ortadan kalktığını da kanıtladı.

Bir çalışanı değerli kılan yalnızca görev tanımında yazanları yerine getirmesi değil; aksaklıkları fark etmesi, sahiplenmesi ve çözümün parçası olmak istemesi de aynı zamanda. Çalışma arkadaşını, müşterisini, itibarını ve geleceğini dert edinen çalışanlar kurumları ileri taşıyor. Ancak dert edinmek yalnızca kişinin tercihi değil; bu çalışanlar sorgulama, fikir belirtme ve sorumluluk alma alanı buldukları ölçüde kurumun gelişimine gerçek bir katkı sunabiliyorlar.

Yapay zeka, artık yazılımı ucuzlatmanın ötesinde, hizmet sektörünün ekonomisini de değiştiriyor. Yeni nesil “AI-native” ajanslar, müşteriye bir araç verip işi ona bırakmak yerine operasyonun tamamını üstleniyor ve ajans hizmetini platform fiyatına sunuyor.

Yıllarca raporlar, hedefler ve uyum kriterleri üzerinden ele alınan sürdürülebilirlik, 2026’nın çoklu kriz ortamında kabuk değiştiriyor. Çevresel ve sosyal riskler büyürken, şirketlerin sürdürülebilirliği ana iş kollarından ayrı, ikincil bir alan olarak görmesi giderek daha işlevsiz hâle geliyor. Yeni dönemin sorusu artık ne kadar sürdürülebilir göründüğümüz değil, sürdürülebilirliği finansal performansa, büyümeye ve organizasyonel dayanıklılığa ne kadar entegre edebildiğimiz.

Güvenin ve itibarın göstergelerini, güven ve itibarın kendisiyle karıştırdığımızda her şeyi “parasını bastırarak” çözebileceğimizi düşünüyoruz. Oysa göstergeleri satın almak kolay, güvenin kendisini satın almak ise mümkün değil. Çünkü sahici güven; strateji, sabır, emek ve zamana yayılan bir tutarlılık gerektiriyor. Kestirmeler ise yalnızca sahnedeki kağıttan kaplanı parlatıyor; işler ters gittiğinde o kaplan kimseyi korumuyor.




