Tarımsal üretimde zarar


Daha uzun bir yaşam döngüsü: Samsung Galaxy Z Flip5 ve Z Fold5
Galaxy Z Flip5 ve Z Fold5 aracılığıyla küçük eylemlerin gezegeniz üzerinde nasıl büyük ve olumlu bir etki yaratabileceğini yukarıdaki bilgi grafiğinden inceleyebilirsiniz. Yolculuğun merkezinde bizler ve gezegenimiz için daha fazla olanak…
Daha fazlasını öğren →
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
Birleşmiş Milletler’in Gıda ve Tarım dalındaki Örgütü FAO’nun en son yayınladığı rapor, tarım sektörünün iklim değişikliklerine karşı en savunmasız ve hassas sektörler arasında yer aldığını gösteriyor.
- İçerik hakkında: Afetlerin Tarım Üzerindeki Etkileri adlı rapor, doğal felaketlerin bitki ve hayvan üretimine olan etkisini ilk kez küresel bir perspektifte değerlendirdi.
- Açıklama: FAO’nun Genel Direktörü QU Dongyu, tarımın doğayla olan iç içe ilişkisini vurgulayarak sıkça yaşanan afetlerin hem gıda güvenliğini hem de sürdürülebilir tarımı olumsuz etkilediğini belirtti.
- Çıktılar: Rapor, birincil tarım ürünlerinde kayıpların artış gösterdiğini de ortaya çıkardı. Son 30 yılın verilerine göre, tahıl kayıpları yıllık ortalama olarak 69 milyon tona yükseldi. Bu, 2021’de Fransa’nın tahıl üretiminin toplamını eş değer.
- Ek olarak: Bu kaybı, her biri yılda yaklaşık 40 milyon ton olan meyve, sebze ve şeker bitkileri izliyor. 2021’de Japonya ve Vietnam’ın meyve ve sebze üretiminin toplamı, bu kayıplarla eş değerdeydi. Et, süt ve yumurta için yıllık kayıp tahmini de 16 milyon ton. Bu 2021’de Meksika ve Hindistan’ın et, süt ve yumurta üretiminin toplamına denk geliyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
NEREDE YAYIMLANDI?
Gezegenin yaşayan arşivleri üzerine.
27 Eki 2023

YAZARLAR

Angst
Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Ekonomik baskılar ve belirsizlik, liderliği giderek operasyonel hedeflere ve bütçe takibine indirgiyor. Oysa teknolojik dönüşümden iklim krizine uzanan çok katmanlı bir dünyada stratejik öngörüden zihniyet değişimine, insan odaklı yaklaşımlardan değişim öncülüğüne uzanan yeni liderlik anlayışı, bugünü yönetmenin ötesinde geleceği okuyabilmeyi gerektiriyor. Peki liderler bu dönüşüme nasıl hazırlanabilir?

İnsanların hikayelerini çoğu zaman başarıları, kazandıkları ödüller ve kariyerlerindeki dönüm noktaları üzerinden anlatıyoruz. Peki sahip oldukları imkanlarla başkalarının hayatında neyi değiştirdiler? "Etki Alanı" yazı dizisinin ilk bölümünde doğduğu bölgede binlerce insana geçim kapısı açan ve milyonlarca çocuğa kitap ulaştıran bir program başlatan country müziğin en tanınmış isimlerinden Dolly Parton var.

İstanbul’da dere yatakları yıllar içinde beton, yol, sanayi tesisleri ve konutlarla kuşatılırken kentin doğal su yolları giderek daraldı. İmar kararları, plansız yapılaşma ve altyapı yetersizlikleri, şiddetli yağışları sel felaketine dönüştüren riskleri büyüttü. İstanbul’un kayıp dereleri, kentin doğayla kurduğu ilişkinin nasıl değiştiğini ve yağmur suyunun önündeki engellerin nasıl biriktiğini gözler önüne seriyor…

Deniz kabuğunun derinliklerinde yankısını dinleyen özne, kendi sesiyle birlikte dışarıdaki dünyanın çok sesli çağrısını da işitmeye başladığında, artık ne tamamen içeridedir ne de tamamen dışarıda... Kabuk, hapishanesi olmaktan çıkar, bir köprü hâline gelir. Ve bu köprüden geçenler, içeride biriktirdikleri yankıyı yanlarında götürerek, onu müşterek bir dünyanın inşasında kullanmayı öğrenirler.

Yıllar geçtikçe sorumluluklar, kariyer, statü ve güvenlik uğruna bir zamanlar karşı çıktığımız düzenin parçası olurken verdiğimiz tavizler giderek alışkanlıklara, alışkanlıklar da karakterimize dönüşebiliyor. Gündüz Vassaf’tan Étienne de La Boétie’ye, Žižek’ten Byung-Chul Han’a uzanan düşünsel bir hat üzerinden, düzenin dışına çıkamasak bile ona bütünüyle teslim olmadan kendimize ait özgürlük alanları yaratmanın önemi üzerine...



