

Dünyahali, Yuvam Dünya ve Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Araştırma Merkezi iş birliğinde, BMWi’nin desteğiyle hazırlanmaktadır.
Daha fazlasını öğren →
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
Bir sonbahar yaprağı düşünün. Usulca süzülen, dans eden, kendi ritminde ilerleyen. Tutunduğu ağaçtan kopup toprağa kavuşurken, süzülüşünde bir müzikal nota taşıyan. Bu basit hareket bile doğanın en büyük gerçeğini fısıldar: hiçbir şey aynı kalmaz, her şey bir şekilde tekrar eder.
Folia tam da bu noktada başlıyor; yaprakla çılgınlığın, düzenle kaosun, doğayla sanatın kesişiminde. 15. yüzyılda İber Yarımadası’nda ortaya çıkan bu tema, Avrupa müzik tarihinin en dikkat çekici döngülerinden biri. Basit, tekrarlayan bir yapı. Zamanla besteciler, bu temayı kendi çağlarının ruhuyla dönüştürdüler; Lully’den Corelli'ye, Vivaldi'den Rachmaninoff'a ve hatta günümüzde Max Richter’e kadar uzanan bir yol. Her besteci Folia'yı kendi döneminin ruhuyla harmanlayarak ölümsüzleştirdiler. Kimi hızlandırdı, kimi yavaşlattı. Ama hep o tanıdık döngü kaldı geride. Tıpkı mevsimler gibi. Tıpkı biz insanlar gibi.
Bugünlerde Abdülmecid Efendi Köşkü’nde sanatseverlerle buluşan Folia sergisi, bu müzikal döngünün görsel sanatlardaki izlerini sürüyor. Sergiye sessizce bakmak, tıpkı müzikteki gibi, izleyiciye anlatılmak isteneni sezdiriyor, hatta kimi zaman duymaktan daha fazlasını. Sergide yer alan 300’ü aşkın eser, doğanın ve insanın ortak bir dilde buluşabildiğini gösteriyor. Bir yaprağın damarlarında ne varsa, bir sanatçının çizgisinde de o var: tekrar, değişim ve dönüşüm.
Küratörler Selen Ansen ve Eda Berkmen, Japonya’dan Güney Afrika’ya, dünyanın dört bir yanından 100’e yakın sanatçıyı bir araya getirmiş. Bu seçki, kültürel çeşitliliğe rağmen ortak bir tema etrafında birleşiyor, doğanın döngüselliği. Her sanatçı bunu kendi sesiyle, kendi coğrafyasından bir bakışla yorumluyor. Ama anlatılan şey aynı, doğa tekrar eder ancak hiçbir tekrar bir öncekine benzemez. Folia, İspanyolca’da “çılgınlık”, Latince’de ise “yaprak” anlamına geliyor. Bu iki anlam Folia’nın doğaya ve insana aynı anda dokunabilmesini açıklıyor. Doğanın öngörülemez döngüsü, sanatın yaratıcı değişkenliğini hatırlatıyor. Tıpkı bizim hayatlarımız gibi.
Ne yazık ki, bugün insanlığın doğayla ilişkisi giderek disharmonik bir hal alırken, iklim krizi, bu kadim müzikal temanın uyumsuz bir varyasyonuna dönüşmüştür. Doğa ise kendi partisyonuna sadık; her aşırı hava olayı, eriyen buzul ve yok olan tür, bu disharmoninin acı tınısı.
Bu sergi, sadece sanatın kendi tarihine değil, yaşadığımız gezegene de başka bir gözle bakmamızı sağlıyor. Folia'nın yolculuğunda belki de en çarpıcı olan şey, yüzyıllar ve kültürler arasında değişse de özünü hep koruması. Nasıl ki yapraklar her baharda yeniden doğuyorsa, biz de yeniden başlayabiliriz. Nasıl ki doğa kendi ritmini kaybetmeden binlerce yıl sürebiliyorsa, biz de onunla birlikte var olabiliriz.
Folia’nın bize fısıldadığı şey ise şu:
Kalıcı olmak istiyorsan, değişmeyi öğrenmelisin, tıpkı doğanın yaptığı gibi. Ve bunu yaparken, ona kulak vermelisin. Çünkü doğa binlerce yıldır aynı melodiyi söylüyor, sadece her defasında başka bir tonda…
“Tekrarın Şarkısı Folia” çalma listesini buraya tıklayarak dinleyebilirsiniz. 🎶
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Su krizi kapıda mı? Marmara'da müsilaj yeniden görülüyor, yapay zeka ve iklim, iklim dezenformasyonuna karşı bağışıklık, Folia sergisi ve çok daha fazlası
02 Eki 2025

YAZARLAR

Dünyahali
Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İLGİLİ OKUMALAR
Warner Bros. Discovery Pazarlama Direktörü Beste Toksoy Balcı ile Röportaj
01 Tem 2026







