🎫 The Prodigy yıllar sonra İstanbul'da

Grubun yeni İstanbul konseri 23 Temmuz akşamı KüçükÇiftlik Park'ta gerçekleşecek.
🎫  The Prodigy yıllar sonra İstanbul'da

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Big beat, breakbeat ve tekno gibi janrları yeraltının raver dans kültürüyle bir araya getiren efsanevi grup The Prodigy, 2013 yılında gelmeyeyazdığı İstanbul'u yeniden rotasına koydu.

1990 yılında Liam Howlett, Keith Flint ve Sharky'yle bir üçlü olarak kurulan gruba 1991 yılında Maxim bir MC olarak katılmış; Sharky'nin aynı yıl içinde verdiği ayrılık kararıyla The Prodigy'nin çekirdek kadrosu son şeklini almıştı. En verimli ve üretken oldukları 1990'lı yılların sonuna değin Experience (1992), Music for the Jilted Generation (1994) ve The Fat of the Land (1997) albümlerini yayımlayan grup, onları evrensel bir fenemone dönüştüren ve aralarında Firestarter'ın da olduğu birçok klasik şarkılarını o dönemde çıkarmıştı.

The Prodigy'in ilk İstanbul konserinin bir posteri

Türkiye'ye ise ilk defa ünlerinin zirvesinde oldukları 17 Nisan 1997 yılında, ardından 3 Ekim 2004'te ve son olarak 2009 yılında rock 'n' coke festivaliyle gelen The Prodigy, 29 Haziran 2013'te vermeyi planladıkları İstanbul konserlerini iptal etmişti. 

Geçen zamanda grubun punk yüzü olan, âdeta Sex Pistols'ün Johnny Rotten'ının dans pistindeki bir versiyonu gibi görünen dansçı ve vokalist Keith Flint'in 2019 yılındaki intiharı, son albümleri No Tourist'ten (2018) sonra The Prodigy'nin geleceğini belirsiz bir duruma sokmuştu. Flint'in ölümünden sonra ve COVID-19 pandemisinin etkisiyle konserlerine ara veren grup, en son 2019 yılında çıktıkları sahnelerine 2022 yılında, The Fat of the Land'in 25. yıl dönümü vesilesiyle yeniden çıkmıştı. 

Artık Liam Howlett ve Maxim'den oluşan bir ikili olan The Prodigy, canlı müziğe geri dönüşlerinden bir yıl sonra direksiyonu İstanbul'a kıracak. Grubun yeni İstanbul konseri 23 Temmuz akşamı KüçükÇiftlik Park'ta gerçekleşecek. Etkinliğin biletleri de 15 Mayıs saat 12.00'den itibaren Mobilet üzerinden satışa çıkacak.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

YAZARLAR

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

Sad girl summer: Pop yıldızları neden hüzünlendi?

“Brat summer”ın dans pistindeki isyanının üzerinden iki yıl geçti. 2026 yazında Z kuşağının pop yıldızları bu kez ayrılıkları, ölümü, kaygıyı ve dünyanın sonunu anlatıyor. Olivia Rodrigo’dan Phoebe Bridgers’a, Gracie Abrams’tan Charli xcx’e uzanan “sad girl summer”, yalnızca pop müziğin yeni trendi değil, savaşlar, iklim krizi ve gelecek kaygısıyla büyüyen bir kuşağın da ruh hâli.

Eda Solmaz

·

17 Ağu 2026

Sad girl summer: Pop yıldızları neden hüzünlendi?
DuendeDuende

HİKAYE

Sema Kaygusuz: 'Edebiyat başlı başına hezeyan alanıdır, derdin cisimleşmiş hâlidir'

Sema Kaygusuz’un "Saf Canavar"ı uzak bir geleceğin distopyasını değil, bugünün büyütülmüş ve ürkütücü ölçüde tanıdık bir suretini anlatıyor. İnsan olmanın sınırlarından hafızaya, rüyalardan yapay zekaya, insanmerkezciliğin kibrinden edebiyatın iyileştirici gücüne uzanan sohbetimizde Kaygusuz’la, kendi ifadesiyle “şimdinin kabusu, geleceğin enkazı” üzerine konuştuk.

Nis Tuğba Çelik

·

17 Ağu 2026

Sema Kaygusuz: 'Edebiyat başlı başına hezeyan alanıdır, derdin cisimleşmiş hâlidir'
DuendeDuende

HİKAYE

Adam Phillips'in milenyum insanı eleştirisi: Kendimiz için çok fazlayız

Aşırı zenginlikten aşırı yoksulluğa, açgözlülükten fanatizme, mükemmeliyetçilikten bitmek bilmeyen arzularımıza... Psikanalist ve yazar Adam Phillips, "Aşırılık Üzerine Beş Kısa Sohbet"te çağımızı kuşatan aşırılıkların izini sürüyor. Belki de mesele çok fazla istememiz değil: “Kendimiz için çok fazlayız; açlıklarımızda ve arzularımızda, kederlerimizde ve bağlılıklarımızda, sevgilerimizde ve nefretlerimizde fazlayız.”

Soner Can

·

17 Ağu 2026

Adam Phillips'in milenyum insanı eleştirisi: Kendimiz için çok fazlayız
DuendeDuende

HİKAYE

Yakarsa dünyayı kadınlar yakar: Arabeskin kadınları yalnız trajedileriyle hatırlanmaya mı layık?

Şiddet, yok sayılma, erken yaşta evlilikler, engellenen kariyerler ve erken ölümler... Arabeskin kadınları, onları sürekli geride bırakmaya çalışan bir sistem içinde kendi kulvarlarını açtı, popüler kültürün damarlarına sızdı. Cansever’den Bergen’e, Dilber Ay’dan Esengül’e uzanan bu hikayeler, arabeskin acısını yalnızca şarkılarıyla değil, hayatlarıyla da sırtlanan; ölümleriyle dahi bu dünyanın onlara reva gördüğü vedanın tatsızlığını görünür kılan kadınları anlatıyor.

Ayça Örer

·

16 Ağu 2026

Yakarsa dünyayı kadınlar yakar: Arabeskin kadınları yalnız trajedileriyle hatırlanmaya mı layık?
DuendeDuende

HİKAYE

Bibliyoterapi'de bu hafta: Yapay zekadan korkanlar için kitap reçetesi

Yapay zekanın bizim yerimizi almasından korkuyoruz ama belki de asıl sorun insanın çoktan bir makineye dönüşmesindedir. Verimlilik, hız ve üretim insanın değerinin ölçüsüyse bu yarışı elbette makine kazanacak. Peki insanın değeri ne kadar ürettiğinde değil de sevmekte, düşünmekte, yaratmakta, ilişki kurmakta ve bütün bunları yaparken dönüşebilmekteyse? Yapay zekanın dünyayı ele geçirmesinden korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Aslı Perker

·

14 Ağu 2026

Bibliyoterapi'de bu hafta: Yapay zekadan korkanlar için kitap reçetesi