Tuhaflığı kucaklamak: Hector Plimmer

Öğrencilik yıllarında satın aldığı Korg MS2000BR synthsizer'ı ile Güney Londra müzik mirasını bugüne taşıyan Hector Plimmer'in hikayesi
Tuhaflığı kucaklamak: Hector Plimmer

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Burada bir sanatçıyı size tanıtmadan önce farklı zaman dilimlerinde verdiği röportajların neredeyse tamamını okumaya, onu daha yakından tanımaya özen gösteriyorum. Bazen çocukluk döneminden bir anı, bazen arkadaş ortamında kurulmuş bir cümle, bazen sonrasını aklının ucundan dahi geçiremediği bir kırılım… Hepsi onunla bağ kurmama ve içeriden konuşmama yardımcı oluyor. Bu kez durum farklı. Elimde prodüktör, müzisyen, DJ ve tasarımcı etiketlerinin sahibi olan Hector Plimmer’e dair çok az bilgi var. Zamanında Four Tet’in ona verdiği “Eğer müziğin iyiyse ve onu doğru ellere emanet ettiysen, pek fazla kendini ifade etmek için endişelenme.” şeklindeki nasihatı harfiyen uygulamış. Bir süre Plimmer’in altı yılda gün yüzüne çıkan çalışmaları arasında dolandım. Elde avuçta olanı paylaşma vakti geldi.

Korg MS2000BR
Korg MS2000BR 

İlk fiziksel synthsizer: Kimi zaman salonun köşesindeki bitki kimi zaman tam karşımda duran kitaplığın içindeki bir fotoğraf, bazen de vakitsiz yakılan bir mum… Hepsi üretim sürecindeyken bana eşlik edenler arasında. Nadir verdiği röportajların birinde Hector Plimmer’e prodüktör olarak kullandığı ekipmanlar sorulduğunda cevabı, “Üniversitedeyken öğrenci kredimle bir Korg MS2000BR satın aldım. Bu, kullandığım ilk fiziksel synthsizer’dı. Yıllar sonra bile onunla ilgili yeni şeyler öğrenmeye devam ediyorum ve hâlâ birçok müziğimde oldukça yoğun bir şekilde kullanıyorum.” Belli ki Plimmer’in türler arasındaki geçişleri sırasındaki eşlikçisi Korg MS2000BR olmuş.
 

Yaratıcılık süreci: İz bırakan yaratıcılara dair bir ortak çıkarımım var. Çoğunun hayatının merkezine aldığı ve aktif zihinsel dinlenmelerine olanak sağlayan farklı uğraşları mevcut. Bunu Hermann Hesse’nin 40’lı yaşlarında yaşamına katarak ömrünün sonuna kadar devam ettirdiği resim çizme tutkusundan başlatıp farklı çağlardaki üreticiler arasında dolaştırıp Hector Plimmer’e kadar getirebiliriz. Keza onun da stüdyoda bir şeyler üzerine çalışmaya odaklanamadığında, grafik tasarımları yapmaya yöneldiğine dair bir itirafı var. “Her defasında müzik üretme isteğimin bir daha geri gelmeyecekmiş gibi gittiğini hissetsem de döneceğine hep emindim. Bence tüm bu tıkanmaların sebebi yaratıcılık sürecinin bir parçası.” sözleri, olan bitenle barıştığının bir göstergesi niteliğinde.


Garip yapılar: Four Tet sadece kendisini ifade etme konusunda Hector Plimmer’e tavsiye vermedi. Aynı zamanda ürettiği müzikte nasıl farklı olabileceğini de gösterdi. Aslında kural basitti. Yapması gereken sadece “tuhaflığı kucaklamak”tı. Garip yapılar denemekten ve benzersiz seslerin peşine düşmekten keyif alan Plimmer için kendi izini takip etmek yeterliydi. Nitekim o da yanına ilham perisi olarak gördüğü Madlib, alking Heads, Electric Wire Hustle, Spacek, Conan Mockasin ve Fela Kuti’yi aldı ve sadece yürümeye devam etti.


Kırılma noktası: “Başkalarının müziğimi duymasına izin verecek düzeye gelmem yıllarımı aldı." diyen Hector Plimmer’in bir kırılma noktasına (ya da Artemis Günebakan’ın dediği gibi Fırtına Öncesi’ne) ihtiyacı vardı. Uzun süre program yaptığı NTS Radio aracılığıyla tanıştığı Kutmah’a gönderdiği şarkılar, elden ele geçerek Londra’nın en nadide kulaklarına sahip Gilles Peterson’a ulaştığında beklenen kırılma gerçekleşti. Çok geçmeden Tomorrow şarkısıyla Gilles Peterson’ın kürasyonundaki 2014 çıkışlı Brownswood Bubblers Eleven isimli derleme albümde yer bulan Plimmer, böylelikle müzik sahnesine resmî girişini de yaptı.

Hector Plimmer - Next to Nothing
Hector Plimmer - Next to Nothing


İlk adanmış girişim: 2017 yılında yayımlanan ilk albümü Sunshine ile gediklisi olduğu Güney Londra sokaklarında daha da görünür hâle gelen Hector Plimmer, Nightmares on Wax, Amp Fiddler, Yussef Dayes ile birlikte pek çok mekânın konser tahtasına ismini yazdırdı. Yeterince destek toplayan ve kendi dinleyici kitlesini oluşturan Plimmer, geçtiğimiz yıl “Bu, şu anda kim olduğumu ve beni buraya neyin getirdiğini gösteren, uyumlu bir proje yaratmaya yönelik ilk adanmış girişimim.” olarak tanımladığı ikinci albümü Next to Nothing ile çıkageldi. 13 şarkı, 44 dakika, altı farklı sanatçı, sekiz bambaşka iş birliği. Elde avuçta ne varsa vitrine çıkarmış bir yaratıcının dükkânına hoş geldiniz. Dokunduğunuzu satın alacağınıza eminim!

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

Hip hop "hip hop" olmadan önce, sahneler perdeye çıktıktan sonra

Üniversite yurdunda tohumları atılan plak şirketi, bir filmi bir tiyatro sahnesine sığdıranlar, tuhaflıkları kucaklayan bir müzisyen ve dahası.

13 Kas 2020

Hip hop "hip hop" olmadan önce, sahneler perdeye çıktıktan sonra

YAZARLAR

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

2026 sinemasında yolun yarısı: Yıl sonunda hangi filmleri hatırlayacağız?

Beyazperdede yılın ilk yarısına Phil Lord ve Christopher Miller imzalı "Project Hail Mary" ve korku sinemasının yükselişi damga vurdu. 2026'nın ilk altı ayını geride bırakırken gişede ve festivallerde öne çıkan filmleri ve bazı keşifleri yeniden hatırlıyoruz.

Emre Eminoğlu

·

17 Tem 2026

2026 sinemasında yolun yarısı: Yıl sonunda hangi filmleri hatırlayacağız?
DuendeDuende

HİKAYE

Bibliyoterapi'de bu hafta: Kendini hayatın akışına bırakmak isteyenler için kitaplar

"Bir şey olmak zorunda mıyız? Hayır, ama amaçsızca nehirde akarken karşımıza çıkacak her şeye hazırlıklı olacak kadar da olgun muyuz?" Bibliyoterapi'de hayat amacı peşine düşmeden yalnızca var olarak hayatta kalan karakterlere odaklanan üç kitaplık bir reçete var bu hafta.

Aslı Perker

·

17 Tem 2026

Bibliyoterapi'de bu hafta: Kendini hayatın akışına bırakmak isteyenler için kitaplar
DuendeDuende

HİKAYE

Sıcak günlere eşlikçi kitaplar: Bu yaz ne okumalı?

Kitapların mevsimleri vardır. Ya da mevsimlerin kitapları. Yağmurlu bir sonbahar günü elimiz istemsizce hüzünlü kitaplara gider. Selim İleri’nin "Her Gece Bodrum"uyla yazlıktan döneriz, günlerimiz yavaş yavaş "Aylak Adam"ın gri gökyüzüyle boyanır. Peki yazın sıcak günlerinde ne okuruz? Bir kitabı yaz kitabı yapan nedir? Hangi kitaplar denizden gelen esintiyle yaprakları çevrilsin ister?

Şeyma Ye

·

13 Tem 2026

Sıcak günlere eşlikçi kitaplar: Bu yaz ne okumalı?
DuendeDuende

HİKAYE

Pink Martini'den Storm Large: 'Türkiye’de çok güçlü bir müzikal hafıza var'

Pink Martini, 22 Temmuz’da bir kez daha Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda sahne alacak. “Üsküdar’a Gider İken” ve “Aşkım Bahardı” şarkılarına albümlerinde yer veren ve Türkiye ile güçlü bağları olan gruptan Storm Large ile biraraya geldik.

Eda Solmaz

·

13 Tem 2026

Pink Martini'den Storm Large: 'Türkiye’de çok güçlü bir müzikal hafıza var'
DuendeDuende

HİKAYE

Bir hayatla yeniden tanışmak: Betül Bakırcı'nın gözünden Agop Arad arşivi

Sanat tarihçi İnci Aydın’ın hazırladığı uzun soluklu bir araştırmaya dayanan, "Renklerin Diyojen’i: Ressam Agop Arad" isimli kitap, Aras Yayıncılık tarafından Mayıs ayında yayımlandı. Kitabın editörlerinden Betül Bakırcı ile 1940’lı yılların kültürel ve politik ikliminde Agop Arad’ın hayat yolculuğu; ressam, grafiker ve gazeteci kimlikleri ve bugün onun arşiviyle karşılaşmanın anlamı üzerine konuştuk.

13 Tem 2026

Bir hayatla yeniden tanışmak: Betül Bakırcı'nın gözünden Agop Arad arşivi