Türkiye ekonomisinin güncel durumu

Makroekonomik göstergeler, ekonomi denkleminde faiz parametresinden farklı sorunlar olduğuna işaret ediyor.
Türkiye ekonomisinin güncel durumu

Papara - 29 Mart
Papara ile birlikte

Hayatı kolaylaştıran özellikler: Papara’dan yenilikler Son dönemde giderek yükselen finans teknolojisi sektörü, açık bankacılık ve uzaktan kimlik tespiti gibi yeni kavramlar bize geleneksel finansın yeniliğe oldukça açık olduğunu ispatlıyor. Rekabet ortamında kullanıcıyı merkeze almak, her şeyin giderek hızlandığı bir çağda kullanıcılara zaman ve maliyet tasarrufları sunmak tercih sebebi oluyor. Kolaylaşan, erişilebilir olan, finansal sistemin dışında kalanları da finansal hizmetlerden yararlandırılması vizyonuyla çalışan şirketler, yeniliği bir şirket kültürü hâline getiriyor. Papara da finansal hizmetler sektörünü dönüştüren kuruluşlardan biri. Alışılagelmiş geleneksel bankacılık karşısında rekabetçi ve kullanıcı odaklı finansal ürün ve çözümler sunarak yeni bir deneyim yaratma amacıyla çalışan Papara, 7,5 milyonu aşkın kullanıcısının hayatını ortalama iki haftada bir geliştirdiği yeniliklerle kolaylaştırmaya devam ediyor. Papara’da neler yeni? Papara son dönemde hayata geçirdiği yeniliklerle hem bireysel kullanıcıları hem de kurumsal üye iş yerleri için finansın sınırlarını genişletmeye ve finansal hizmetlere erişimi kolaylaştırmaya devam ediyor. Küçük ve orta ölçekli işletmelerin POS cihazına ihtiyaç duymadan, temassız ödeme almalarını mümkün kılan QR kod teknolojisiyle simitçiler, kafeler, kitabevleri, taksiler ve daha birçok işletme; bu yolla müşterilerinden saniyeler içinde ödeme alabiliyor. Hijyenik sebeplerle daha çok talep gören bu özellik, müşterilerin de hayatını kolaylaştırıyor. Tüm fiziksel kartlarında temassız ödeme özelliği sunan Papara yeni güncellemeleriyle kullanıcılarına temassız ödeme özelliğini diledikleri zaman kapatabilme fırsatı tanıyor. Diğer yandan onaylı ve sözleşmeli hesap sahibi Paparalı’lar bir ay içinde 10 adete kadar internet harcamalarında kullanılabilen güvenli ve hızlı ödeme aracı Sanal Kart oluşturulabiliyor. Harcamalarını ve kartlarını diledikleri gibi yönetebilen Paparalı’lar yeni yapılan anlaşma ile artık Papara Card’larını BKM Express ’e kaydederek hızlı ve kolay alışverişi deneyimleyebiliyor. Ayrıca, abonelik özelliği ile Netflix veya Spotify gibi her ay tekrarlanan ödemeleri abonelikler sekmesi altından kolaylıkla takip edebiliyor. Bireysel ticari hesap : Gig ekonomisi gibi konseptler yaygınlaştıkça, influencer’lık gibi yeni iş kolları doğdukça ya da e-ticaret şahıslar için de daha kolay hâle geldikçe kendi işlerini kuranların sayısı da giderek artıyor. Kullanıcı ihtiyaçlarını yakından takip eden Papara buradan hareketle getirdiği Bireysel Ticari Hesap Açma özelliği sayesinde bireysel kullanıcılara ticari hesap olanaklarını kullanarak işlerini büyüme fırsatı sunuyor. Şahıs şirketleri, bireysel satıcılar ve bağımsız çalışanlar bu sayede kartla ödeme alma, ödeme sırasında Papara hesabı ya da kayıtlı banka/kredi kartları arasında seçim yapma ve QR kodla kolaylıkla ödeme alma olanaklarından faydalanabiliyor. Papara : 2016 yılında Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'ndan aldığı izinle faaliyetlerine başlayan Papara, sektörde beşinci yılına eriştiği 2021'de 204 kişilik ekibiyle milyonlarca kullanıcıya ulaşmayı başarıyor. Geçmişten gelen finansal alışkanlıklara dijital bir hesap ile kullanıcı odaklı çözümler sunarak finansal hizmetleri daha erişilebilir hâle getirmeyi amaçlayan Papara, finansal sistem içinde herkesin özgürce var olabilmesi için çalışıyor. Bireysel kullanıcılar ve kurumsal üye iş yerleri için geliştirdiği yenilikçi finansal hizmetleriyle Bankalararası Kart Merkezi verilerine göre ön ödemeli kart pazarında %45.5’lik bir pazar payıyla var olan Papara’da bireysel kullanıcılar saniyeler içinde hesap açarak özgür finansal hizmetlerin avantajlarından yararlanmaya başlayabiliyor. Papara’yı yakından tanımak, saniyeler içinde ücretsiz bir hesap oluşturmak için bu bağlantıyı kullanabilirsiniz.

Daha fazlasını öğren →

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal'ın 20 Mart Cumartesi gecesi Resmî Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile görevden alınmasının ardından Türk lirasında görülen değer kaybıyla birlikte Türkiye ekonomisinin makro düzeydeki durumu bir kez daha gündemdeki yerini aldı. Mevcut tabloda, yıllardır süregelen enflasyonla mücadele yöntemleri kapsamında alınan faiz kararlarının beklenen etkiyi sağlamadığı görülüyor. Makroekonomik veriler dikkate alındığında ülkedeki mevcut enflasyonun bir süreç sonunda ortaya çıktığını ve çözümünün de bu durumu besleyen etkenleri ortadan kaldırmakta olduğunu söylemek mümkün. Son 10 günde, Merkez Bankası'nın döviz rezervlerine yönelik endişeler ve para politikasında oluşan belirsizlik nedeniyle Türk lirası, dolar ve avro karşısında %10'a yakın değer kaybetti. Bunun sonucunda da başta gıda olmak üzere birçok üründe fiyat artışları yaşanması ve tüketicilerin alım gücünün biraz daha düşmesi bekleniyor.

  • Mevcut enflasyon: Türkiye'de geçtiğimiz yılın enflasyon oranı %14,6 olarak açıklandı. Fakat vatandaşların hissettiği "gerçek enflasyon", bağımsız araştırmacılar ve tüketici derneklerinin alternatif hesaplamalarına göre açıklanan rakamdan daha fazlası. TÜİK'in hesaplama yönteminin çağ dışı kaldığını ve sağlıklı bir gösterge olmadığını söyleyen Enflasyon Araştırma Grubu (ENAGrup) yöneticisi Prof. Veysel Ulusoy'a göre, Türkiye'de özellikle orta sınıf ve yoksul vatandaşları çok zor durumda bırakan bir gıda enflasyonu yaşanıyor. Aynı zamanda, tarım yazarı Ali Ekber Yıldırım'a göre "uygulanan yanlış tarım politikaları" nedeniyle alım gücünün azalmasıyla çiftçiler, tarım üretiminden uzaklaşmış durumda. Sektörün en önemli maliyet kalemlerinden biri olan gübre fiyatları, son bir yılda %40 ila %60 arasında zam gördü. Dolayısıyla zayıflayan tarım üretiminin ülkenin tüketim ihtiyacına kıyasla yetersiz kalması, yıllardır enflasyonu artıran nedenlerden biri olarak öne çıkıyor.

  • Diğer göstergeler: Türkiye, 2020 yılında 36,7 milyar dolar cari açık verdi. Büyüme odaklı ekonomi politikaları nedeniyle daha uzun vadeli yapısal reformlar yerine piyasanın canlanması için kamu bankaları aracılığıyla kredi büyümesinin sağlanması tercih edildi. 2003'ten 2020 sonuna kadar 611,2 milyar dolar cari açık veren Türkiye'nin ekonomik yapısı kırılganlaştı ve enflasyon baskısına açık hâle geldi. Öte yandan geçtiğimiz yıl dolar bazında gayrisafi yurt içi hasıla, %5,65 daralarak 717 milyar dolara kadar geriledi. Bu, Türkiye ekonomisinin on yıl önce dolar bazında %7,36 daha büyük olduğu anlamına geliyor. Aynı zamanda Türkiye'de kişi başına düşen millî gelir de dolar bazında 8 bin 599 dolara gerileyerek 2007'deki seviyesine döndü.

  • Politika faizi: Naci Ağbal'ın TCMB Başkanı olarak görev yaptığı 132 günde geleneksel para politikaları uygulanarak politika faizi toplam 875 baz puan artırıldı. Ağbal, görev değişikliğinden iki gün önceki para politikası kurulu toplantısında politika faizini 200 baz puan artırarak %19'a çıkarmıştı. 7 Kasım'da Ağbal'ın göreve başladığı günlerde dolar/lira kuru 8 liranın üzerindeydi, 19 Mart'ta görev değişikliğinden önce ise haftayı 7,21 seviyelerinde kapatmıştı. Ağbal'ın ayrılmasının ardından pazar gecesi Asya piyasalarının açılmasıyla kur 8,40 seviyesini aştı, haftanın ilk işlem gününde ise 8,05 seviyelerine geriledi. TCMB'deki görev değişimi sonrasında Türkiye'nin 5 yıllık kredi temerrüt takası (CDS) primi de bir haftada %50'ye yakın artışla 450 baz puanı aştı ve 10 Kasım 2020 sonrasındaki en yüksek seviyeyi gördü. CDS primleri, şubat ayında 284 baz puan seviyesine kadar gerilemişti. Mevcut makro veriler değerlendirildiğinde, enflasyona karşı bir araç olarak kullanılması gereken faiz artırımlarının yönetimsel kararlar sebebiyle bir etkisi olmadığı görülüyor. Türkiye’nin şu anda enflasyona karşı yüksek faiz oranları ve değeri daha da azalmış bir para birimi var. Enflasyon üzerinde etkisi kalmayan mevcut faiz oranlarının da ülke ekonomisine maliyetlerinin olacağı aşikar. İç piyasada yatırımların azalmasına sebep olacak bu durum, ülkenin yıllardır sahip olduğu işsizlik sorununun da büyümesine etki edebilir.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto
∙

BÜLTEN SAYISI

📈📉 TCMB'de değişim: Yansımalar ve tartışmalar

29 Mart Pazartesi sabahından günaydın. Bu hafta gündemimizde TCMB’nin bağımsızlığı tartışmaları, Türkiye’nin makroekonomik durumu ve piyasalardaki son durum var.

29 Mar 2021

Papara ile birlikte
İllüstrasyon: Kemal Şanlı

YAZARLAR

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto
∙

HİKAYE

Otomotivde son çeyrek: Sektör için baskı, tüketici için fırsat olabilir mi?

Türkiye’de otomotiv pazarı, 2026’nın son çeyreğine frene basarak girdi. Eylül rakamları, sektörle ilgili aylık düşüşten çok daha fazlasını anlattı. Toplam pazar, yıllık bazda %24’ün üzerinde daralırken sektörde yaşanan baskının tüketici için fırsat olup olmayacağı sorusu da gündeme taşındı.

Ahmet Çelik

·

07 Eki 2026

Otomotivde son çeyrek: Sektör için baskı, tüketici için fırsat olabilir mi?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Değişen dünyanın değişmeyen becerileri: Ustalık gelecekte de bir anlam ifade edecek mi?

Teknoloji birçok alanda sonuca ulaşmayı kolaylaştırırken ustalığın değeri artık yalnızca bir işi yapabilmekte değil; neyin iyi olduğunu ayırt etmekte, doğru kararı verebilmekte ve yıllar içinde biriken deneyimi yeni araçlara uyarlayabilmekte yatıyor. Ustalık kaybolmuyor; biçim değiştiriyor.

Değişen dünyanın değişmeyen becerileri: Ustalık gelecekte de bir anlam ifade edecek mi?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Savunma sanayii büyüdü: Peki Türkiye gerçekten çağ atladı mı?

Savunma ihracatı 2002’den bu yana katlandı, yerlilik oranı %80’e ulaştı, Türk şirketleri küresel sıralamalarda yükseldi. Ancak motorlardan kritik elektronik ve optik teknolojilere uzanan kalan %20, Türkiye’nin savunma sanayiindeki asıl sınırını gösteriyor. Bu sınırı aşmak ise daha fazla silah üretmekten değil, bilim ve teknoloji üretebilmekten geçiyor.

Birol Oğuz

·

02 Eki 2026

Savunma sanayii büyüdü: Peki Türkiye gerçekten çağ atladı mı?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Sadeliğe giden yollar dikenli ve taşlı olmak zorunda mı?

Bir insanın “Ne iş yapıyorsun?” sorusuna iki cümleyle cevap verip daha fazlasını anlatma ihtiyacı duymamasıyla bir markanın neyi söyleyip neyi geride bırakacağını bilmesi, aynı olgunluk eşiğine işaret ediyor. Sadelik; hiçbir şey bilmemenin getirdiği bir sığlıktan değil, aksine çok şey bilip hepsinin ağırlığını tarttıktan sonra lüzumsuz olanları arkada bırakabilme cesaretinden geçiyor.

Cem Arıdağ

·

25 Eyl 2026

Sadeliğe giden yollar dikenli ve taşlı olmak zorunda mı?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Nike, S&P 100 endeksine veda ediyor: Yanlış giden neydi?

Nike’ın marka adı, onlarca yıldır “spor” kelimesiyle neredeyse eş anlamlıydı. Bu başarı, şirketi uzun yıllar borsanın favorileri arasında tuttu. Fakat son birkaç yılda ivme şaşırtıcı bir hızla tersine döndü ve şirket, yaklaşık 18 yılın ardından S&P 100 endeksine veda etmek zorunda kaldı. Peki ne oldu da dünyanın en güçlü spor markalarından biri, bu denli hızlı bir düşüşe sürüklendi?

Doğa Yurduneri

·

24 Eyl 2026

Nike, S&P 100 endeksine veda ediyor: Yanlış giden neydi?