Türkiye elektrikli araç piyasası: Togg ve Tesla’nın etkisi ne olacak?


AKLease ’den çevreci projelere finansman: ECOLease ECOLease ile hem işinize hem geleceğe yatırım yaparsınız Kurulduğu günden itibaren banka dışı finans sektöründe öncü ve lider konumunu sürdüren AKLease , çevreci finansman modeli ECOLease ile sürdürülebilir kalkınmaya verdiği önemi yenilikçi ürün ve çözümlerle ortaya koyuyor. Nedir? Türkiye’de leasing sektörünün ilk ve tek sürdürülebilirlik ürünü olan ECOLease , yenilenebilir enerjiye yatırım yapan, enerji ve kaynak verimliliği sağlayan yatırımlara vade ve ödeme avantajı sunuyor. Neler oldu? Hem işine hem geleceğe yatırım yapmak isteyen şirketlere hitap eden ECOLease, bu yıl enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji alanındaki projelere toplamda 2 milyar TL’yi aşan finansman sağladı. Sürdürülebilir bir dünya hedefiyle faaliyetlerine hız kesmeden devam eden AKLease , ECOLease’in toplam kredi portföyündeki payını 2025’e kadar %60’a, 2030’a kadar ise %100’e çıkarmayı hedefliyor. AKLease ’i daha yakından tanımak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Türkiye’de elektrikli otomobil satışları, dünya genelindeki pozitif trende paralel biçimde ilerliyor. Pandemi döneminde üretimin yavaşlaması ya da hammadde tedarikinde yaşanan problemler önemli bir engel teşkil etse de; Togg’un piyasaya girişi, elektrikli araç çeşitliliğindeki ve şarj ağı lisansı alan firmaların sayısındaki artış bu pozitif yönlü trendi destekliyor.
Geride bıraktığımız yaklaşık üç haftalık dönem ise Togg ve Tesla satışlarının başlaması, Türkiye’de elektrikli araç pazarı için bir dönüm noktası niteliğinde:
Togg: Türkiye'nin Otomobili Girişim Grubu (Togg) projesi 2017 yılında hayata geçmiş ve ilk yerli otomobil, 16 Mart 2023 itibarıyla satışa çıkmıştı. İlk etapta 20 bin adet üretilen, V2 donanımlı ve 523 kilometre menzilli T10X modeline sahip olacak kişiler kurayla belirlendi. Ödeme işlemini tamamlayan kullanıcıların araçlarını bu hafta itibarıyla teslim alması bekleniyor. Togg’un piyasaya çıkacak diğer modelleri için teslimatlar ise önümüzdeki Temmuz ve Kasım aylarında gerçekleştirilecek.
- Bir adım geriden: Hükümet, geçtiğimiz ay, getirdiği bir vergi düzenlemesiyle ithal elektrikli araçların ÖTV matrahını artırırken (motor gücü 160 kilovatı aşan araçlar için %40’a) Togg’un vergi dilimini (%10) sabit bırakmıştı.
- Kredi imkânı: Önümüzdeki günlerde, Togg’a olan talebi artırmak için kamu bankaları tarafından düşük maliyetli kredi paketlerinin açıklanması bekleniyor.
Tesla: ABD menşeli elektrikli araç markası Tesla, dün itibarıyla Model Y ile Türkiye’de satışlarına başladı. Ön satışları internet sitesi üzerinden dün başlayan Model Y, üç farklı model ile satışa sunuluyor. Araçlar teslimatları önümüzdeki ay başlayacak. Öte yandan, bugünden itibaren İstanbul, Edirne, Bolu ve Ankara’da 30 hızlı şarj istasyonun devreye gireceği de belirtiliyor. Bu şarj istasyonlarından, Tesla olmayan elektrikli araçlar da faydalanabilecek.
Türkiye’de elektrikli otomobil piyasasında durum ne?
2022, Türkiye’de elektrikli otomobil satışlarının, toplam araç satışları içinde %1,5 paya ulaşarak ilk kez %1’in üstünde pay sahibi olduğu yıl oldu. Elektrikli araç satışları, henüz 2019 yılında 222 seviyesindeyken; 2022 yılında bir önceki yıla kıyasla %188 artışla 8 bin 210’a yükseldi.
2023’ün henüz ilk üç ayında 4 bin 670 satış ile geçen yılki satışlar şimdiden geride bırakıldı. Toplam araç satışları içinde elektrikli araçların payı şimdiden %2,7’ye ulaştı.
- Perspektif: Türkiye’de farklı segmentlerde hâlihazırda 27 farklı elektrikli otomobil satışı gerçekleştiriliyor. Markalar sıralamasında BMW (%27 pazar payı) ilk sırayı alırken, onu Mercedes Benz (%19 pazar payı) takip ediyor. Henüz, premium markaların ürünlerinin pazarda yaygın olduğu görülüyor. Söz konusu otomobillerin en ucuzu 876 bin liradan satılıyor.
- Togg etkisi: Togg satışlarının başlaması ve diğer markaların da pazara girişiyle, elektrikli araçların toplam araç satışındaki payının yıl sonunda %5’e yükselmesi bekleniyor.
Fakat bu gelişim beklentisi karşısında, sadece Türkiye pazarına özgü de olmayan, belirli engeller de mevcut:
Bu engellerin başında ise şarj istasyonlarının yaygınlığı geliyor. Genel resim itibarıyla 22 verilerine göre Türkiye’de kamuya açık şarj ünitesi sayısının 6 bin 500 olduğu belirtiliyor. Bunda Nisan 2022’de şarj istasyonları işletmecilerinin lisans başvuru şartlarında yapılan düzenleme ve şarj istasyonlarının kanuni bir altyapı ile belirli bir standarda ulaşmasının etkisi var. Bu düzenleme sonrasında 2022’de şarj ağına katılan firma sayısı 35’ten 110’a yükseliyor. 2023 sonuna kadar istasyon sayısının 13 bine yaklaşması bekleniyor.
- Karşılaştırma: Avrupa’da bugün her 4 elektrikli araca 1 şarj istasyonu düşüyor. Türkiye’de şarj istasyonu sayısının 13 bine çıkması ise her 2 elektrikli otomobile 1 şarj istasyonu düşmesi anlamına geliyor. Fakat bu noktada Avrupa’da, elektrikli araçların toplam araç satışlarından aldığı payın %15 seviyesinde olduğunu, hem araç sayısı hem de şarj ünitesi bakımından Avrupa ülkelerinin çok daha ileride olduğunu görmek gerekiyor.
- Öte yandan: Türkiye’de her 10 elektrikli araçtan 6’sı, ve şarj noktalarının 3’te biri İstanbul’da bulunuyor. Yani ülke genelinde şarj ağının hem miktar bakımından geliştirilmesi gerekiyor hem de şarj noktalarının dağılımının çok daha kapsayıcı ve enerji yoğunluğu yüksek, güçlü bir biçimde kurgulanması gerekiyor.
Türkiye’de elektrikli araç yelpazesinin ağırlıkla premium markalardan oluşması, elektrikli araç fiyatlarının diğer kategorilere kıyasla daha yüksek seviyede seyretmesi anlamına geliyor. Bu tabloda, Türkiye’de tarihi yüksek seviyelerindeki enflasyon ve küreselde elektrikli araçların maliyetinin %30’unu oluşturan batarya maliyetlerinin artışı; elektrikli araçların satın alım tercihini negatif yönde etkiliyor. Bu noktada, menzil olarak daha gelişmiş araçların daha düşük batarya maliyetiyle üretilmesi öngörülürken; lityum-iyon teknolojisindeki gelişmeler takip ediliyor.
Beklentiler ne yönde?
Daha sürdürülebilir bir ekonomik gelişim ve çevre perspektifinde ve bu kapsamda fosil yakıtların enerji ihtiyacını karşılamada payının gitgide azaldığı günümüzde; elektrikli araçları kullanmaya geçiş, yakın gelecekteki dönüşümün en önemli adımlarından biri olarak değerlendiriliyor. Elektrikli araç satışlarının, politika yapıcılarının ve ekipman üreticilerinin destekleri ve maliyetin azaltılmasıyla yıldan yıla artması bekleniyor.
Türkiye’de elektrikli araç pazarı, 2022-2023 döneminde önemli bir atak yapmış durumda. Avrupa ile kıyaslandığında, henüz yolun başında ancak yükseliş trendinde bir görünüm sergiliyor. Togg satışları ve diğer araçların da piyasaya girmesiyle araç fiyatlarının zaman içinde düşmesi öngörülüyor. Hâlihazırda 60 milyar dolara ulaşan mobilite araçları pazarı ile değerlendirildiğinde, özel sektör yatırımlarının daha da kuvvetlenmesi ve batarya üretimine yönlendirilmesi bekleniyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bakan Dönmez, Karadeniz gazının mayıs itibarıyla kullanılmaya başlayacağını söyledi. ABD'de First Republic Bank’a yakın kaynaklar, bankanın hisse fiyatındaki düşüşün kısa pozisyon alan yatırımcılar sebebiyle derinleştiğini iddia etti.
10 Nis 2023

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Shein, Londra ve New York’taki halka arz girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından bu hafta nihayet Hong Kong borsasında halka açıldı. Birkaç yıl önce hızlı modanın yükselen yıldızı olarak görülen şirket, yatırımcıların karşısına zirve döneminden çok daha farklı bir tabloyla çıktı. Analistlere göre bu tablo, şirketi 100 milyar dolar değerlemeye taşıyan ekonomik koşulların artık ortadan kalktığını da kanıtladı.

Bir çalışanı değerli kılan yalnızca görev tanımında yazanları yerine getirmesi değil; aksaklıkları fark etmesi, sahiplenmesi ve çözümün parçası olmak istemesi de aynı zamanda. Çalışma arkadaşını, müşterisini, itibarını ve geleceğini dert edinen çalışanlar kurumları ileri taşıyor. Ancak dert edinmek yalnızca kişinin tercihi değil; bu çalışanlar sorgulama, fikir belirtme ve sorumluluk alma alanı buldukları ölçüde kurumun gelişimine gerçek bir katkı sunabiliyorlar.

Yapay zeka, artık yazılımı ucuzlatmanın ötesinde, hizmet sektörünün ekonomisini de değiştiriyor. Yeni nesil “AI-native” ajanslar, müşteriye bir araç verip işi ona bırakmak yerine operasyonun tamamını üstleniyor ve ajans hizmetini platform fiyatına sunuyor.

Yıllarca raporlar, hedefler ve uyum kriterleri üzerinden ele alınan sürdürülebilirlik, 2026’nın çoklu kriz ortamında kabuk değiştiriyor. Çevresel ve sosyal riskler büyürken, şirketlerin sürdürülebilirliği ana iş kollarından ayrı, ikincil bir alan olarak görmesi giderek daha işlevsiz hâle geliyor. Yeni dönemin sorusu artık ne kadar sürdürülebilir göründüğümüz değil, sürdürülebilirliği finansal performansa, büyümeye ve organizasyonel dayanıklılığa ne kadar entegre edebildiğimiz.

Güvenin ve itibarın göstergelerini, güven ve itibarın kendisiyle karıştırdığımızda her şeyi “parasını bastırarak” çözebileceğimizi düşünüyoruz. Oysa göstergeleri satın almak kolay, güvenin kendisini satın almak ise mümkün değil. Çünkü sahici güven; strateji, sabır, emek ve zamana yayılan bir tutarlılık gerektiriyor. Kestirmeler ise yalnızca sahnedeki kağıttan kaplanı parlatıyor; işler ters gittiğinde o kaplan kimseyi korumuyor.



