Türkiye İş Bankası Müzesi: Yaşasın Cumhuriyet


Arter’de yeni sergi: Kendi Gölgesinde Nedir? Grup sergisi . Emre Baykal ve Gizem Uslu Tümer küratörlüğüyle, Arter Koleksiyonu ’ndan oluşturulan sergi; yapıtların birbirleriyle ve mekânla kurdukları etkileşim ve yakınlıklardan doğan ara bölgelerin keşfine ve zihnimizde uyandırdıkları izlerin peşinden gitmeye davet ediyor . Nerede? 19 Ekim’de açılan sergiyi Arter’in giriş ve -1. kat galerilerinde ücretsiz olarak ziyaret edebilirsiniz. Neden gitmeli? Hüseyin Bahri Alptekin, Mirosław Bałka, Pedro Barateiro, Michał Budny, Hera Büyüktaşçıyan, Jae-Eun Choi, Cevdet Erek, Terry Fox, Hreinn Friðfinnsson, Bilge Friedlaender, Deniz Gül, Mona Hatoum, Rolf Julius, Nadia Kaabi-Linke, Šejla Kamerić, Borga Kantürk, Mohammed Kazem, Inge Mahn, Ferhat Özgür, Seza Paker, Pinaree Sanpitak, Chiharu Shiota, Yaşam Şaşmazer, Hema Upadhyay ve Nika Zupančič’ten eserler bulacağın sergide gölgeyi ışığa, meçhulü maluma, ayrıntıyı bütüne yeğleyen yapıtlar, mekânda kurdukları etkileşim ve yakınlıklar yoluyla yeni anlam arayışları için puslu bir görüş alanı açıyor. Not almalı: Arter, salıdan pazara 11.00 - 19.00 saatleri arasında, perşembe günleri ise 20.00’ye kadar ziyaretinizi bekliyor. Gölgede kalanı aramak, kendi düşünsel ve duygusal katılımınızla zenginleşecek bir sergi deneyimine katılmak isterseniz Kendi Gölgesinde sizi çağırıyor.
Daha fazlasını öğren →
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
- Nedir? Karma sergi. Mustafa Kemal Atatürk’ün “Siyasi ve askeri zaferler ne kadar büyük olursa olsun, iktisadi zaferle taçlanmazsa sonuç kalıcı olamaz.” sözünden hareketle ve Cumhuriyetin 100. yılını coşkuyla kutlamak üzere hazırlanan sergi.
- Nerede? İstanbul ve Ankara’daki Türkiye İş Bankası Müzesi’nde
- Ne zaman? Yıl sonuna kadar
- Neden gitmeli? Atatürk döneminin üretim ve sosyal hayatını yansıtan fotoğraflar, kartpostallar, belge ve nesneler, madalyon, rozet gibi anı objelerini görebilmek için.
- Not almalı: Sergi, Cumhuriyetin ilk on beş yılında ekonomiye, iktisadi ve sosyal hayatın kalkınmasına mercek tutuyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu haftanın durakları arasında; Single Circle Presents, teknede caz, Muhteşem Yüzyıl, şair buluşmaları ve daha niceleri var.
24 Eki 2023

YAZARLAR

Aposto İstanbul
İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Sirkeci’de, İstanbul’un en yoğun geçiş noktalarından birinde yükselen Sanasaryan Han, bugün "lüks otel" olarak işletiliyor. Ancak binanın hikayesi bir otelden çok daha fazlası: Bir Ermeni vakfı, devletleşen bir mülkiyet, siyasi tutukluluk hafızası ve yarım asrı aşan bir hukuk mücadelesi...

Bayramda arabasız gezmek, çoğu insana külfet geliyor. Azalan otobüs seferleri, artan yolcu sayısı, belli semtlere gitmenin işkenceye dönüşmesi bayram gezmesinin olmazsa olmazları. Öte yandan ücretsiz bayram otobüsleri, sabahın nurunda kalkıp işe gidenler, bu yüzden şehri ancak bayramdan bayrama keşfedenler, iki kuruş harçlıkla hayatını idame ettirmeye çalışan kadınlar, denizi görmeden büyüyen çocuklar, çocuklarına denizi göstermek için bayramı bekleyen aileler için biraz da.

İstanbul, bitkileri ve kokularıyla geçmişin ve bugünün birlikte yaşadığı bir hafıza bahçesidir. Kimileri meşhur bir lavanta kolonyasının ferah kokusuyla büyümüştür; kimileri Tokatlıyan Han’ın önünden geçerken tanıdık bir lavanta esintisini bugün hâlâ duyar. Ve bazen, İstanbul sadece kokusuyla hatırlanır.

İstanbul'da lale sevgisinin kökenleri çok eski zamanlara kadar uzanıyor. Türklerle birlikte Orta Asya'dan çıkıp Anadolu'ya ve İstanbul'a ulaşan lale, bahçelerimizden evlerdeki vazolara, geleneksel el sanatlarından edebiyata hep baştacı ediliyor. Hazır mevsimi gelmişken lalenin tarihinden bugüne uzanan renkli bir yolculuğa çıkıyoruz.

Bir devleti, kendi çağında kendine verdiği adla mı anmalıyız, yoksa sonradan yakıştırılan adla da anabilir miyiz? Bu sorunun tek bir doğru cevabı yok. Ancak şunu bilmeden sağlıklı bir tartışma yürütülemez: Bizans, Doğu Roma’nın kendine verdiği bir ad değildir. Bu da bizi daha büyük bir soruya götürür: Tarihi kim anlatıyor, hangi kelimelerle ve neden?



