Türkiye Rus petrolü almayı bırakabilir mi?

ABD Başkanı Trump, son haftalarda Rusya’ya karşı uyguladığı baskı politikasını petrol odaklı bir çizgiye çekmiş durumda. Trump, bunun bir parçası olarak ABD ziyareti sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan da Türkiye’nin Rus petrolü satın almayı bırakmasını istediğini ifade etti. Peki Türkiye, Rus petrolü satın almayı bırakabilir mi?
Türkiye Rus petrolü almayı bırakabilir mi?

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

ABD Başkanı Trump, son haftalarda Rusya’ya karşı uyguladığı baskı politikasını petrol odaklı bir çizgiye çekmiş durumda. İlk aşamada Rusya’nın en büyük petrol ithalatçısı Hindistan’a gümrük vergisi ve ek yaptırımlar uygulayan Trump, şimdi Avrupa Birliği ve NATO ülkelerinden de Rusya’dan petrol alımını durdurmalarını istiyor. 

Trump, bunun bir parçası olarak ABD ziyareti sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan da Türkiye’nin Rus petrolü satın almayı bırakmasını istediğini ifade etti. Trump bunu hem Erdoğan ile görüşmesi öncesinde, hem de görüşme sonrasında gazetecilere verdiği demecinde ifade etti. 

  • Türkiye tarafından henüz bu konuyla ilgili bir adım veya resmî açıklama gelmedi. Bu sırada Reuters Eylül ayında Türkiye’nin Rusya’dan aldığı ham petrolün Nisan ayından bu yana en düşük seviyeye gerilediğini bildirdi. 

Peki Türkiye, Rus petrolü satın almayı bırakabilir mi? Bırakırsa ortaya çıkacak arz açığını nereden kapatabilir ve bunun ekonomik etkileri neler olabilir? Bu sorunun henüz net bir cevabı olmasa da eldeki verileri incelemek cevabı bulmak açısından faydalı olabilir. 

Türkiye Rusya’dan ne kadar petrol alıyor?

Bu konuyla ilgili sormamız gereken ilk soru: "Türkiye Rusya'dan ne kadar petrol alıyor?" 

Türkiye Petrolleri (TPAO) tarafından yayımlanan Petrol ve Doğalgaz Sektör Raporu’na göre 2023 yılında Türkiye’nin ham petrol ithalatının %34,1’i Rusya’dan yapıldı. Rusya, bu pay ile 2023 yılında Türkiye’nin en çok petrol aldığı ülke oldu.  2024 yılında ise Türkiye, Rusya'dan alımları artırarak toplam ham petrol ithalatının %56,4’ünü Rusya’dan yapmaya başladı ve Rusya, Türkiye’nin en çok petrol ithal ettiği ülke olma konumunu daha güçlü bir biçimde korudu. 

  • Enerji Analisti Martin Vladimirov’un hesaplamalarına göre 2024 yılında Türkiye, deniz yoluyla satın aldığı petrolün %70’ini Rusya’dan aldı ve bu süre zarfında Rusya’dan en çok petrol ithal eden ülkeler sıralamasında 14. sıradan 3.sıraya yükseldi. 
  • 2025’in ilk aylarında AB yaptırımları nedeniyle Türkiye’de faaliyet gösteren rafineriler Rusya’dan petrol alımını bir miktar azaltmıştı. Sonraki aylarda alımlar tekrar eski seviyesine döndü ve bu nedenle Rusya’nın toplam ithalat içindeki payı %46,1 düzeyine yükseldi. 

Petrole ek olarak doğalgaz tarafında da Rus ürünlerine benzer bir bağlılık söz konusu. 2024’te 52 milyar metreküp doğalgaz tüketen Türkiye’nin üretimi sadece 2 milyar metreküp civarında olup, arzın %96’sı ithalatla karşılandı. Bu ithalatın %41’i ise yine Rusya’dan yapıldı ve Rusya 2024'te hem en çok petrol, hem de en çok doğalgaz satın aldığımız ülke oldu

Son verilere göre 2025 yılında bu pay LNG alımlarının etkisi ile %37’ye inerek bir miktar gerilemiş olsa da, Rus doğalgazı hala Türkiye’nin birinci tercihi. Rusya’nın ardından Azerbaycan ve İran gelmekle birlikte, bu iki ülkeden yapılan toplam ithalat Rusya’dan yapılan ithalat miktarına ancak erişiyor. 

Etkileri ne olur?

Uzmanların hesaplamalarına göre Rusya, 2023’ten bu yana sattığı ham petrole ortalama 5 ila 20 dolar arasında indirim uyguluyor. Bu ortalamadan yola çıkan enerji analistleri, Türkiye’nin 2024 yılında Rusya’dan toplam 32,2 milyon tonluk ham petrol ve rafine ürün ithalatı yaptığını hesaba katarak; Rusya’dan alınan petrolün farklı kaynaklarla ikame edilmesi durumunda dış ticaret açığında 1,2 milyar dolar ila 4,7 milyar dolarlık artış yaşanabileceğini hesaplıyor.

Aynı rakamlardan yola çıkan uzmanlar, bu petrolün piyasa fiyatından ikame edilmesi durumunda akaryakıt fiyatlarının da %2,9 ile %11,4 artabileceğini de hesaplıyor. Akaryakıtta bu denli bir artışın TÜFE’ye de yansıması beklenir. Bununla ilgili çalışmalar da bulunuyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından yayımlanan bir analize göre akaryakıt fiyatlarında %10’luk bir artış, tüketici enflasyonunu nihai olarak 1 puan artırıyor. Dolayısıyla akaryakıt fiyatlarında bu bantta yaşanacak bir artışın, yıl sonu tüketici enflasyonunu da 0,3 ila 1,2 puan arasında artırabileceği hesaplanıyor.

  • TCMB tarafından yayımlanan analize göre brent petrol fiyatlarındaki 10 dolarlık bir artış, manşet enflasyonun yıl sonunda 1,2 puan artmasına neden oluyor. Bir yıl sonunda bu etki 1,6 puana çıkabiliyor. 

Uzmanlar kısa vadede asıl kırılganlığın ham petrolde değil, motorin ve dizel gibi nihai rafineri ürünlerinde oluşabileceği konusunda da uyarılarda bulunuyor. Londra Borsası verilerine göre 2024 yılında Türkiye Rusya’dan en çok dizel ithal eden ülke oldu ve EPDK verilerine göre motorin ithalatının %83’ü de Rusya’dan yapıldı. Uzmanlar bu ürünlerin ikamesinin ham petrolden daha zor olabileceğine de dikkat çekiyor. 

Bütün bunların yanında Rusya’nın misilleme yapması gibi bir risk de var. Avrupa’da daha önce bunun örnekleri de yaşanmıştı. Örneğin Rusya, ödeme şartlarında anlaşamadığı için 2022 yılında Finlandiya, Polonya ve Bulgaristan’a gaz akışını kesmiş, ayrıca AB’nin petrol yaptırımlarını devreye almasının ardından Almanya, Danimarka ve Hollanda’ya yaptığı gaz sevkiyatında kesintiler uygulamıştı. Benzer şekilde Gazprom, 2016’da fiyat anlaşmazlığı nedeniyle Türk enerji şirketlerine %10 doğalgaz kısıntısı uygulamıştı.

Alternatifler neler?

EPDK verilerinden Türkiye’nin ham petrol ithalatının %45’inden fazlasını Rusya’dan yaptığını biliyoruz. Doğal olarak bu kadar büyük bir miktarın, farklı bir kaynakla ikame edilmemesi düşünülemez. Aksi halde çok ciddi bir enerji arz açığı sorunu yaşanır. 

Petrol arzı söz konusu olduğunda ise akla gelen ilk alternatif, komşu ülke Irak oluyor. Irak, Rusya’nın ardından Türkiye’nin en fazla petrol ithalatı yaptığı ikinci ülke. EPDK verilerine göre 2023 yılında Türkiye, ham petrol ithalatının %31,4’ünü Irak’tan yapıyordu ve Rusya ile Irak arasında yalnızca 3 puanlık bir fark mevcuttu. 2023 sonrasında boru hatlarında yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle bu pay neredeyse 15 puan azalmış olsa da, son gelişmeler Irak’tan petrol akışının yeniden eskisi gibi başlayabileceğine işaret ediyor. 

  • Enerji uzmanları ayrıca Irak’tan alınan petrolün kalite açısından Rusya’dan alınan petrole yakın özelliklere sahip olduğunu ve Irak petrolü alan rafinerilerin bu nedenle kalite açısından büyük problemler yaşamayacağını ifade ediyor. 

Mart 2023’ten bu yana atıl duran Kerkük-Ceyhan boru hattının tekrar faaliyete başlaması, bu açıdan büyük bir fırsat olarak görülüyor. Hattın atıl kaldığı süre boyunca sevkiyatlar Basra Körfezi üzerinden tankerler yoluyla yapılıyordu ve lojistik zorluklar nedeniyle toplam sevkiyatlar %50’den fazla azalmıştı. Şimdiyse Irak hükümeti, hat üzerinden günlük 180 bin ila 190 bin varil arasında sevkiyat yapılabileceğini belirtiyor. Ayrıca uzun vadede bu düzeyin 230 bin varile çıkarılmak istendiği de ifade ediliyor. 

  • Buna ek olarak Irak’tan alınacak petrolün artık yüksek navlun ve ek sigorta primi maliyetlerine maruz kalmayacağı için Türkiye’ye daha uygun bir fiyattan gelebileceği de belirtiliyor. 

Rusya’dan yapılan petrol ithalatının ikame edilmesi konusunda en çok öne çıkan aktör olsa da gündeme gelen tek seçenek Irak değil. Azerbaycan’dan Bakü–Tiflis–Ceyhan hattı üzerinden taşınabilecek Kazakistan ve Azerbaycan petrolü ile Suudi Arabistan, BAE, Kuveyt gibi Körfez ülkelerinden deniz yoluyla getirilen petrolün de Türk rafinerilerine uygun olabileceği ifade ediliyor. Ancak bu ülkeler, lojistik avantajlar bakımından Irak'tan sonraki seçenekler olarak değerlendiriliyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

YAZARLAR

Emircan Yaman

Piyasalar ve Finans Editörü

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

EXANTEEXANTE

HİKAYE

Hayat pahalılığı ve dezenflasyonun sonu

Ülkemiz dünya ölçeğinde pahalı hâle gelmeye başladı; bu pahalılık her ay daha da artıyor. Bununla birlikte pahalılık artış hızımızda bir miktar gerileme var.

Erhan Aslanoğlu

·

06 Ağu 2026

Hayat pahalılığı ve dezenflasyonun sonu
EXANTEEXANTE

HİKAYE

30 yıllıklar %5'in üzerinde: ABD tahvilleri neyi fiyatlıyor?

ABD 30 yıllık tahvil faizinin önceki hafta %5,2’yi aşması, yalnızca bir tahvilin satılması ya da fiyatının gerilemesi olarak okunmamalı. Bu hareket, küresel finans sisteminde uzun vadeli risk algısının ciddi şekilde yükseldiğine işaret ediyor. Başka bir ifadeyle, yatırımcıların enflasyon, kamu borcu, büyüme ve belirsizlik karşısında talep ettiği uzun vadeli risk primi yeniden fiyatlanmış durumda.

Eralp Ersoy

·

06 Ağu 2026

30 yıllıklar %5'in üzerinde: ABD tahvilleri neyi fiyatlıyor?
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Ankara zirvesinin ardından: NATO'nun kritik maden planında Türkiye'nin yeni rolü

NATO, Çin'in NTE tekeline karşı kritik maden alım kulübü kurdu; Türkiye kurucu üyelerden oldu. Dünyanın önde gelen NTE yatağı Beylikova için fırsat kapısı açıldı. Bu kapıdan geçebilmek, rezervimizi uluslararası standartta belgelemekten, mühendis yetiştirmekten ve yatırımı finanse etmekten geçiyor.

Yaman Alp Ungan

·

06 Ağu 2026

Ankara zirvesinin ardından: NATO'nun kritik maden planında Türkiye'nin yeni rolü
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Almanya sanayisi neden zayıflıyor?

Almanya sanayisindeki zayıflamanın arkasında fiyat rekabetindeki gerilemeyle birlikte elli yıl boyunca sürdürülen ucuz Rus enerjisine dayalı üretim ve ihracat modelinin bozulması da yer alıyor. “Wandel durch Handel” yaklaşımı Rusya ve Çin’de beklenen dönüşümü sağlamazken, Almanya’yı enerji ve tedarik zincirlerinde ciddi bağımlılıklarla karşı karşıya bıraktı.

Almanya sanayisi neden zayıflıyor?
EXANTEEXANTE

HİKAYE

2026'nın ilk yarısında Türkiye ekonomisi

2026'nın ilk yarısı ölçülü bir faiz indirimi ile başlayan ancak rüzgarın birkaç hafta içinde tam tersine döndüğü, manşet göstergelerin görece iyi seyrettiği fakat bu seyrin bedelinin alt kırılımlarda ortaya çıkmaya başladığı hareketli bir dönem oldu.

Emircan Yaman

·

06 Ağu 2026

2026'nın ilk yarısında Türkiye ekonomisi