Türkiye'de gelir eşitsizliği: ‘Yüksek enflasyon dağılımı bozdu’

Britanya merkezli Knight Frank’in raporuna göre 2023 yılında Türkiye’deki ultra zengin sayısı %9,7 artış gösterdi. Buna göre Türkiye, ultra zengin sayısındaki artış bakımından ABD, Çin ve Birleşik Krallık'ın da içinde bulunduğu 30 ülke arasında ilk sırada yer aldı.
Türkiye'de gelir eşitsizliği: ‘Yüksek enflasyon dağılımı bozdu’

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

The Economist’in 24 Ağustos tarihinde yayımlanan sayısında Türkiye ile ilgili “Türkiye'nin varlık patlaması bazıları için iyi ancak çoğunluk için korkunç” başlığı altında şu ifadelere yer verildi:

“Hafta içi bir öğleden sonra İstanbul'un İstinye Park alışveriş merkezindeki butikler şık bir şekilde hareketleniyor. Şehrin Michelin yıldızlı restoranları aylardır dolu ve yat marinaları tıklım tıklım. Lüks malların tüketimi arttıkça, Türkiye'nin en büyük kentinin her yerinde şaşırtıcı bir zenginlik patlamasının işaretleri görülüyor.” 

Bir paragraflık kısacık yazıda, bir yandan Türkiye’deki lüks yaşama dair esintiler sıralanırken, bir yandan artan gelir eşitsizliğine değinilerek şu ifadeler kullanıldı:

“Zenginler daha da zenginleşiyor. Türkiye'deki ultra yüksek net değere sahip bireylerin sayısı 2022 ve 2023 yılları arasında %10 arttı. Yine de ortalama bir Türk'e daha da zenginleştiğini hissedip hissetmediğini sorduğunuzda cevabınız neredeyse kesinlikle hayır olacaktır.”

Görünüşe göre Türkiye’nin bir kesiminde görülen belirgin zenginleşme uluslararası kamuoyunun da dikkatini çekti. Peki son birkaç yılda Türkiye’de gelir dağılımı hangi yönde değişti?

En zengin %15 zenginleşirken, orta direk payını kaybetti

Bu konuda en kapsamlı araştırmalardan biri olan ve Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından hazırlanan Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması’nın 2022 yılı sonuçları pek çok vatandaş için oldukça çarpıcı oldu. TÜİK verilerine göre referans yılda toplumun en zengin %20’lik kesiminin toplam gelirden aldığı pay 1,8 puan artışla %49,8’e yükselirken, diğer tüm gelir gruplarının aldığı payda azalış kaydedildi. Verinin %5’lik alt kırılımlarına bakıldığında ise yalnızca en zengin %15’lik dilimin gelirden aldığı payı artırabildiği görüldü. 

Gelir dağılımında en çok pay kaybeden grup ise ‘orta gelir grubu’ olarak da adlandırılabilecek ikinci ve üçüncü %20’lik kesim oldu. 2022 referans yılında bu kesimin toplam gelirden aldığı pay 1,1 puan azalışla %34,5’e geriledi. Aynı dönemde en yoksul ikinci %20’lik kesimin payı 0,6 puan azalışla %9,8’e gerilerken, en yoksul %20’lik kesimin payı ise 0,1 puan azalışla %5,9’a indi. 

Kaynak: Ekonomist Ali Orhan Yalçınkaya

TÜİK araştırmasına göre yüksek enflasyonun yaşandığı bu dönemde yoksul ve zengin vatandaş arasındaki gelir farkı daha da açıldı. 2022 yılında en zengin %20’lik kesimin gelirinin, en yoksul %20’lik kesiminin gelirine oranı olarak hesaplanan P80/P20 oranı 0,5 puan artışla 8,4’e, %10’luk dilimlere göre hesaplanan P90/P10 oranı ise 0,8 puan artışla 15,0’e yükselerek 2006 yılından bu yana en yüksek seviyesini kaydetti.

Gini katsayısı zirvede 

Gelir dağılımı konusunda en anlamlı göstergelerden biri olarak kabul edilen Gini katsayısı bu dönemde 0,018 puan artışla 0,433 seviyesine yükselerek, verinin kaydedilmeye başlandığı 2006 yılından bu yana en yüksek noktasına ulaştı. Aynı yılda sosyal transferler hariç Gini katsayısı 0,033 puan artışla 0,52’ye yükselirken, emekli, dul ve yetim aylığı dahil tüm sosyal transferler hariç Gini katsayısı ise 0,022 puan artışla 0,445’e yükseldi.

Kaynak: Ekonomist Ali Orhan Yalçınkaya

  • Cep bilgisi: Gini katsayısı, gelir veya servet dağılımındaki eşitsizliği ölçmek için kullanılan bir istatistiksel göstergedir. 0 ile 1 arasında bir değer alan katsayının 0 değerini alması mutlak eşitliği gösterir; yani herkesin geliri veya serveti aynıdır. Katsayının 1 değerini alması ise mutlak eşitsizliği gösterir; yani tüm gelir veya servet tek bir kişide toplanmıştır.

2022 yılında 0,433 Gini katsayısı ile Türkiye, Avrupa ülkeleri arasında gelir dağılımının en bozuk olduğu ülke olurken; OECD ülkeleri arasında ise 5. sırada yer aldı. Gini katsayısı ABD’de 0,398 düzeyinde kaydedilirken, İtalya ve İspanya’da 0,315, Fransa’da 0,297, Almanya’da ise 0,294 düzeyinde kaydedildi. 

Milyoner sayısı 3 yılda 4’e katlandı

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre banka hesabında 1 milyon TL ve üzeri mevduat bulunan mudi sayısı parasal gevşeme sürecinin başladığı Eylül 2021’den bu yana %345, yeni ekonomi yönetiminin göreve başladığı Haziran 2023’ten bu yana ise %52 artışla 1 milyon 543 bin 729’a yükseldi. TL milyoneri sayısında yılbaşından bu yana ise 244 bin 611 kişi artış gözlemlendi.

2022 yıl sonunda 53 bin 384 USD olan 1 milyon TL, 2023 yıl sonunda 33 bin 928 USD’ye gerilemişti. Dolayısıyla milyoner sayısına USD bazında da bakmak gerekiyor.

İsviçre merkezli UBS tarafından yayımlanan Küresel Servet Raporu’nda yer alan tahminlere göre 2023 yılında Türkiye’de USD milyoneri sayısı 60 bin 787’ye yükseldi. Bu sayının 2028 yılına kadar %43 artış göstererek 87 bin 77 seviyesine yükselmesi bekleniyor. Yükseliş beklentisi bakımından Türkiye, Tayvan’dan sonra ikinci sırada yer aldı.

Birleşik Krallık merkezli Knight Frank’in hazırladığı rapora göre ise 2023 yılında Türkiye’de 30 milyon USD ve üzeri servete sahip ‘ultra zengin’ sayısı %9,7 artışla 1.932 kişiye yükseldi. Yine bu araştırmaya göre Türkiye, yükseliş oranı bakımından ABD, Çin ve Birleşik Krallık gibi ülkelerin de arasında bulunduğu 30 ülke arasından birinci sırada yer aldı.

Aynı dönemde TÜİK tarafından yayımlanan Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistikleri’nin 2023 yılı sonuçlarına göre 2022 referans yılında göreli yoksulluk oranı %13,9, yoksul sayısı ise 11 milyon 651 bin seviyesinde gerçekleşmişti. Yine aynı araştırma sonuçlarına göre toplumun %14,4’lük kısmı maddi ve sosyal yoksunluk yaşıyor, %31,0’i ise yoksulluk ve sosyal dışlanma riski altında yaşıyordu.

“Yüksek enflasyon gelir dağılımını bozdu”

Konuyla ilgili Aposto’ya konuşan BV Portföy Ekonomisti Ali Orhan Yalçınkaya, Eylül 2021–Mayıs 2023 dönemi arasındaki aşırı parasal gevşeme ve yüksek enflasyon döneminin Türkiye’de gelir dağılımını bozduğunu, bu durumun Gini katsayısı, P80/P20 ve fonksiyonel gelir dağılımı gibi göstergelerden anlaşılabileceğini söyleyerek şöyle konuştu:

“Eylül 2021-Mayıs 2023 döneminde politika faizinin düşürülmesi sonrası enflasyonda yaşanan büyük artış gelir dağılımını bozmuştur. Haziran 2023’ten sonra TCMB politika faizini hızla yükseltmiş olsa da 2023 yılında enflasyon %64.8 oldu. Bu da gelir dağılımındaki bozulmanın 2023 yılında da devam edeceğini düşündürmekte.”

Devletin gelir eşitsizliği ile mücadele adına dolaylı vergilerin toplam vergi gelirleri içindeki payını azaltacak ve vergi adaletini sağlayacak düzenlemelere gitmesi gerektiğini söyleyen Yalçınkaya, özellikle gelir vergisiyle alakalı düzenleme yapılması ihtiyacını vurguladı. Yalçınkaya “Evrensel temel geliri hayata geçirmek bir diğer çözüm” de dedi.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

EXANTEEXANTE

BÜLTEN SAYISI

⚙️ İlk çeyreğe kıyasla gerileme

Bugün hem yurt içinde hem de yurt dışında sakin bir haber akışı takip ettik. Yurt içinde çoğunlukla TCMB ve TÜİK tarafından açıklanan veriler takip edilirken, yurt dışı tarafında ise ABD ve Avrupa'dan gelen haberler ön plandaydı.

28 Ağu 2024

AA

YAZARLAR

Emircan Yaman

Piyasalar ve Finans Editörü

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

EXANTEEXANTE

HİKAYE

Borç döngüsü: ABD’nin giderek büyüyen borcunu kim finanse edecek?

Bridgewater Associates’in kurucusu Ray Dalio’ya göre asıl risk ABD’nin ne kadar borçlandığı değil, giderek büyüyen tahvil arzını yatırımcıların hangi faiz seviyesinden taşımaya razı olacağı. Sıfıra yakın faizlerle kamu borcunun maliyetinin görünmezleştiği dönem kapanırken piyasa artık yalnızca enflasyonu ve merkez bankalarını değil, devletlerin bilançolarını da fiyatlamaya hazırlanıyor.

Eralp Ersoy

·

25 Ağu 2026

Borç döngüsü: ABD’nin giderek büyüyen borcunu kim finanse edecek?
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Haftalık takvim: Yurt içinde beklentiler, yurt dışında PCE

Bu hafta hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda yoğun bir veri takvimi izlenecek. Yurt içinde Pazartesi günü açıklanacak Ağustos ayı sektörel enflasyon beklentileri ön plana çıkarken, yurt dışında Çarşamba günü ABD'de açıklanacak ikinci çeyrek GSYH revizyonu ve Temmuz ayı PCE enflasyonu ile Cuma günü Fed Başkanı Kevin Warsh'ın Jackson Hole konuşması takip edilecek.

24 Ağu 2026

Haftalık takvim: Yurt içinde beklentiler, yurt dışında PCE
EXANTEEXANTE

HİKAYE

BAE'nin ambargo kararı İran ekonomisini nasıl etkileyecek?

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), İran’ın BAE topraklarına yönelik balistik füze saldırılarının ardından İran ile yürütülen tüm faaliyetleri, ticari alışverişi ve finansal işlemleri ikinci bir karara kadar askıya aldığını duyurdu. İran yönetimi füze saldırısıyla ilgisi bulunmadığını ve bunun bir “sahte bayrak” operasyonu olduğunu ifade etmiş olsa da, BAE’nin kararı İran’ın en büyük ithalat kapısını ve yaptırımlar altında kullandığı başlıca ödeme merkezlerinden birini aynı anda devre dışı bırakma potansiyeli taşıyor.

Emircan Yaman

·

23 Ağu 2026

BAE'nin ambargo kararı İran ekonomisini nasıl etkileyecek?
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Tahvil piyasalarından merkez bankalarına ve hazine yönetimlerine mesaj var

Hem Japonya’da hem de Amerika’da piyasaların merkez bankalarını faiz artırmaya zorladığı bir süreçten geçiliyor. Ancak tarih gösteriyor ki genellikle bu savaşın kazananı tahvil piyasaları oluyor. Bu nedenle önümüzde, faizlerle ilgili olarak piyasaların çok da sevmediği stresli bir sürecin içinde bulunduğumuzu bir kez daha görülüyor.

Erhan Aslanoğlu

·

21 Ağu 2026

Tahvil piyasalarından merkez bankalarına ve hazine yönetimlerine mesaj var
EXANTEEXANTE

HİKAYE

KOBİ'ler, aile şirketleri, özel sermaye fonları: Türkiye’nin büyüme ve devir açmazı

Türkiye ekonomisinin omurgası KOBİ'lerin ihtiyacı mali ve beşeri sermayedir. Bunun yolu da büyüme sermayesi ve profesyonelleşmeden geçmektedir. Ancak özel sermaye yatırımları Türkiye'de milli gelirin yalnızca %0,03'üne denk gelmekte. Avrupa'da ise bu oran %0,44. Çözüm, şirketlerimizi kurumsallaştıracak daha derin bir özel sermaye piyasasından geçmektedir.

Yaman Alp Ungan

·

21 Ağu 2026

KOBİ'ler, aile şirketleri, özel sermaye fonları: Türkiye’nin büyüme ve devir açmazı