Türkiye'de gelir eşitsizliği: ‘Yüksek enflasyon dağılımı bozdu’

EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
The Economist’in 24 Ağustos tarihinde yayımlanan sayısında Türkiye ile ilgili “Türkiye'nin varlık patlaması bazıları için iyi ancak çoğunluk için korkunç” başlığı altında şu ifadelere yer verildi:
“Hafta içi bir öğleden sonra İstanbul'un İstinye Park alışveriş merkezindeki butikler şık bir şekilde hareketleniyor. Şehrin Michelin yıldızlı restoranları aylardır dolu ve yat marinaları tıklım tıklım. Lüks malların tüketimi arttıkça, Türkiye'nin en büyük kentinin her yerinde şaşırtıcı bir zenginlik patlamasının işaretleri görülüyor.”
Bir paragraflık kısacık yazıda, bir yandan Türkiye’deki lüks yaşama dair esintiler sıralanırken, bir yandan artan gelir eşitsizliğine değinilerek şu ifadeler kullanıldı:
“Zenginler daha da zenginleşiyor. Türkiye'deki ultra yüksek net değere sahip bireylerin sayısı 2022 ve 2023 yılları arasında %10 arttı. Yine de ortalama bir Türk'e daha da zenginleştiğini hissedip hissetmediğini sorduğunuzda cevabınız neredeyse kesinlikle hayır olacaktır.”
Görünüşe göre Türkiye’nin bir kesiminde görülen belirgin zenginleşme uluslararası kamuoyunun da dikkatini çekti. Peki son birkaç yılda Türkiye’de gelir dağılımı hangi yönde değişti?
En zengin %15 zenginleşirken, orta direk payını kaybetti
Bu konuda en kapsamlı araştırmalardan biri olan ve Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından hazırlanan Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması’nın 2022 yılı sonuçları pek çok vatandaş için oldukça çarpıcı oldu. TÜİK verilerine göre referans yılda toplumun en zengin %20’lik kesiminin toplam gelirden aldığı pay 1,8 puan artışla %49,8’e yükselirken, diğer tüm gelir gruplarının aldığı payda azalış kaydedildi. Verinin %5’lik alt kırılımlarına bakıldığında ise yalnızca en zengin %15’lik dilimin gelirden aldığı payı artırabildiği görüldü.
Gelir dağılımında en çok pay kaybeden grup ise ‘orta gelir grubu’ olarak da adlandırılabilecek ikinci ve üçüncü %20’lik kesim oldu. 2022 referans yılında bu kesimin toplam gelirden aldığı pay 1,1 puan azalışla %34,5’e geriledi. Aynı dönemde en yoksul ikinci %20’lik kesimin payı 0,6 puan azalışla %9,8’e gerilerken, en yoksul %20’lik kesimin payı ise 0,1 puan azalışla %5,9’a indi.

Kaynak: Ekonomist Ali Orhan Yalçınkaya
TÜİK araştırmasına göre yüksek enflasyonun yaşandığı bu dönemde yoksul ve zengin vatandaş arasındaki gelir farkı daha da açıldı. 2022 yılında en zengin %20’lik kesimin gelirinin, en yoksul %20’lik kesiminin gelirine oranı olarak hesaplanan P80/P20 oranı 0,5 puan artışla 8,4’e, %10’luk dilimlere göre hesaplanan P90/P10 oranı ise 0,8 puan artışla 15,0’e yükselerek 2006 yılından bu yana en yüksek seviyesini kaydetti.
Gini katsayısı zirvede
Gelir dağılımı konusunda en anlamlı göstergelerden biri olarak kabul edilen Gini katsayısı bu dönemde 0,018 puan artışla 0,433 seviyesine yükselerek, verinin kaydedilmeye başlandığı 2006 yılından bu yana en yüksek noktasına ulaştı. Aynı yılda sosyal transferler hariç Gini katsayısı 0,033 puan artışla 0,52’ye yükselirken, emekli, dul ve yetim aylığı dahil tüm sosyal transferler hariç Gini katsayısı ise 0,022 puan artışla 0,445’e yükseldi.

Kaynak: Ekonomist Ali Orhan Yalçınkaya
Cep bilgisi: Gini katsayısı, gelir veya servet dağılımındaki eşitsizliği ölçmek için kullanılan bir istatistiksel göstergedir. 0 ile 1 arasında bir değer alan katsayının 0 değerini alması mutlak eşitliği gösterir; yani herkesin geliri veya serveti aynıdır. Katsayının 1 değerini alması ise mutlak eşitsizliği gösterir; yani tüm gelir veya servet tek bir kişide toplanmıştır.
2022 yılında 0,433 Gini katsayısı ile Türkiye, Avrupa ülkeleri arasında gelir dağılımının en bozuk olduğu ülke olurken; OECD ülkeleri arasında ise 5. sırada yer aldı. Gini katsayısı ABD’de 0,398 düzeyinde kaydedilirken, İtalya ve İspanya’da 0,315, Fransa’da 0,297, Almanya’da ise 0,294 düzeyinde kaydedildi.
Milyoner sayısı 3 yılda 4’e katlandı
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre banka hesabında 1 milyon TL ve üzeri mevduat bulunan mudi sayısı parasal gevşeme sürecinin başladığı Eylül 2021’den bu yana %345, yeni ekonomi yönetiminin göreve başladığı Haziran 2023’ten bu yana ise %52 artışla 1 milyon 543 bin 729’a yükseldi. TL milyoneri sayısında yılbaşından bu yana ise 244 bin 611 kişi artış gözlemlendi.
2022 yıl sonunda 53 bin 384 USD olan 1 milyon TL, 2023 yıl sonunda 33 bin 928 USD’ye gerilemişti. Dolayısıyla milyoner sayısına USD bazında da bakmak gerekiyor.
İsviçre merkezli UBS tarafından yayımlanan Küresel Servet Raporu’nda yer alan tahminlere göre 2023 yılında Türkiye’de USD milyoneri sayısı 60 bin 787’ye yükseldi. Bu sayının 2028 yılına kadar %43 artış göstererek 87 bin 77 seviyesine yükselmesi bekleniyor. Yükseliş beklentisi bakımından Türkiye, Tayvan’dan sonra ikinci sırada yer aldı.
Birleşik Krallık merkezli Knight Frank’in hazırladığı rapora göre ise 2023 yılında Türkiye’de 30 milyon USD ve üzeri servete sahip ‘ultra zengin’ sayısı %9,7 artışla 1.932 kişiye yükseldi. Yine bu araştırmaya göre Türkiye, yükseliş oranı bakımından ABD, Çin ve Birleşik Krallık gibi ülkelerin de arasında bulunduğu 30 ülke arasından birinci sırada yer aldı.
Aynı dönemde TÜİK tarafından yayımlanan Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistikleri’nin 2023 yılı sonuçlarına göre 2022 referans yılında göreli yoksulluk oranı %13,9, yoksul sayısı ise 11 milyon 651 bin seviyesinde gerçekleşmişti. Yine aynı araştırma sonuçlarına göre toplumun %14,4’lük kısmı maddi ve sosyal yoksunluk yaşıyor, %31,0’i ise yoksulluk ve sosyal dışlanma riski altında yaşıyordu.
“Yüksek enflasyon gelir dağılımını bozdu”
Konuyla ilgili Aposto’ya konuşan BV Portföy Ekonomisti Ali Orhan Yalçınkaya, Eylül 2021–Mayıs 2023 dönemi arasındaki aşırı parasal gevşeme ve yüksek enflasyon döneminin Türkiye’de gelir dağılımını bozduğunu, bu durumun Gini katsayısı, P80/P20 ve fonksiyonel gelir dağılımı gibi göstergelerden anlaşılabileceğini söyleyerek şöyle konuştu:
“Eylül 2021-Mayıs 2023 döneminde politika faizinin düşürülmesi sonrası enflasyonda yaşanan büyük artış gelir dağılımını bozmuştur. Haziran 2023’ten sonra TCMB politika faizini hızla yükseltmiş olsa da 2023 yılında enflasyon %64.8 oldu. Bu da gelir dağılımındaki bozulmanın 2023 yılında da devam edeceğini düşündürmekte.”

Devletin gelir eşitsizliği ile mücadele adına dolaylı vergilerin toplam vergi gelirleri içindeki payını azaltacak ve vergi adaletini sağlayacak düzenlemelere gitmesi gerektiğini söyleyen Yalçınkaya, özellikle gelir vergisiyle alakalı düzenleme yapılması ihtiyacını vurguladı. Yalçınkaya “Evrensel temel geliri hayata geçirmek bir diğer çözüm” de dedi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Bugün hem yurt içinde hem de yurt dışında sakin bir haber akışı takip ettik. Yurt içinde çoğunlukla TCMB ve TÜİK tarafından açıklanan veriler takip edilirken, yurt dışı tarafında ise ABD ve Avrupa'dan gelen haberler ön plandaydı.
28 Ağu 2024

YAZARLAR

Emircan Yaman
Piyasalar ve Finans Editörü

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Ortaya çıkan tablo, daha az konuşan ancak şeffaflıktan ödün vermeyen, iletişimini daha sade metinlerle kuran, piyasaya daha az yönlendirme yapan fakat hedefleri konusunda daha kararlı ve kurumsal açıdan daha disiplinli bir merkez bankası modeline işaret ediyor.

Türkiye'nin en büyük dış ticaret fazlası veren sanayi kollarından tekstil ve hazır giyim sektörü, 2025 yılını 26,2 milyar dolarlık ihracatla kapattı. Doğrudan 845 bin, dolaylı etkileriyle birlikte yaklaşık 2 milyon kişiye istihdam sağlayan sektör, 2022'de ulaştığı zirveden bu yana tarihinin en sert daralmalarından birini yaşıyor. Konuyla ilgili sunum yapan TGSD yönetimi, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'na sunulan üç aşamalı strateji haritasının ayrıntılarını paylaştı.

Bu hafta hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda veri akışı güçlü. Yurt içinde Fitch değerlendirmesi ve cari denge, yurt dışında ise ABD TÜFE ön planda olacak.
13 Tem 2026

Küresel ekonomide bir taraftan savaşın yarattığı belirsizliği ve bunun başta petrol ve altın fiyatları olmak üzere finansal piyasalardaki yansımalarını izlerken, diğer taraftan özellikle yapay zeka alanında yaşanan olağanüstü teknolojik gelişmelerin önümüzdeki dönemde ekonomik hayata nasıl yansıyacağını anlamaya çalışan bir piyasa dinamiğiyle karşı karşıyayız.

20.yy çeliğin yüzyılıydı; 21.yy ise elektriğin yüzyılı olacaktır. Elektrodevlet, gücünü fosil yakıtlardan değil, elektriğin kendisinden alarak bunu bir kalkınma, nüfuz ve düzen kurma aracına dönüştüren devlet tipidir.




