Görülecek 123 Yer ve Bir Yoldaş

Yanınıza almanız gerekenler: Francis Russell'ın Türkiye'de Görülecek 123 Yer kitabı ve sırt çantanız.
Görülecek 123 Yer ve Bir Yoldaş

Yapımlab 5 Mart
Yapımlab ile birlikte

Yapımlab’ın sinema topluluğu: House of Yapımlab Her sanat dalında olduğu gibi sinemada da sanatçıların yaşadıkları dönemin koşulları, birlikte deneyimledikleri olaylar ve sinemanın geleceğine ilişkin düşünceleri üretimlerine yansıyor. Öyle ki bu yansımalar bazen bir manifestoyla bizzat sanatçılar tarafından, bazen de sonrasında eleştirmenlerin yorumlarıyla çeşitli akımlar olarak tarihe not düşülüyor. Şüphesiz, bu birliktelikler sinemanın gelişiminde önemli rol oynuyor. Türkiye’de sinema yapımcılığı denince akla gelen ilk isimlerden biri olan Zeynep Atakan da bu noktadan hareket ederek; House of Yapımlab adını verdiği eğitim, network ve iş birliği ağıyla sinemayı geliştiren bir topluluk yaratmayı amaçlıyor. Yapımlab: 1987 yılından bu yana sinema sektöründeki profesyonel çalışmalarını sürdüren ve bu süreçte Tayfun Pirselimoğlu, Kutluğ Ataman, Nuri Bilge Ceylan gibi yönetmenlerle çalışan Zeynep Atakan'ın uluslararası alandaki film yapımı deneyimlerini genç yapımcı adaylarıyla paylaşma amacıyla 2010'da kurduğu Yapımlab; film endüstrisinde çağdaş bilgi ve deneyimleri Türkiye sinema sektöründe profesyonelleşmek isteyenlerle paylaşmak ve sinemada somut etkisi ölçülebilir gelişim ve değişimlere öncülük etmek amaçlarıyla faaliyet gösteriyor. Şimdiye dek binden fazla genç sinemacı ve sinema profesyoneli adayı mezun veren Yapımlab’ın sinema alanında proje geliştirme, ortak yapım, görsel işitsel alanda hukuk, bütçe-maliyet, finans planı gibi konuları kapsayan Klasik Yapımlab Eğitimi Online, film müziğinin temel esaslarının konu edildiği Selim Atakan'la Film Müziği ve hikâyeleri, senaryoları yetkin gözlerle değerlendirme becerisi kazandırmayı hedefleyen Akın Tek ile Sinemada Hikâye gibi klasikleşmiş eğitimleri; WhatsApp, Vimeo ve Zoom üzerinden ilerleyen Zeynep Atakan'ın hazırladığı 21x21 Online Egzersiz Modülleri ile destekleniyor. !f İstanbul, Uçan Süpürge, Saraybosna, Kudüs, Sofya, Sırbistan gibi önemli film festivallerinde Yapımlab Ödülü adı altında bir ödül veren Yapımlab, bir yandan da Yapımlab Network ile Türkiye'de sinema profesyonellerini bir araya getiren bir iş ağı olma özelliği taşıyor. Yapımlab, bu bağın daha uzun soluklu iş birliklerine dönüşmesini teşvik etmek ve her gün güncellenen sinema sanatını yakından takip ederek sürekli gelişimi mümkün kılmak için House of Yapımlab’ı hayata geçiriyor. House of Yapımlab: Daha önce yolu Yapımlab'la kesişmiş olanların bağını güçlendirecek, Yapımlab'la yeni tanışanların profesyonel bir iş ağına dâhil olmasını sağlayacak olan House of Yapımlab; üç farklı üyelik modeliyle katılımcıların Yapımlab'ın eğitimlerinden, atölyelerinden, modüllerden, network'ünden ve iş birliği yaptığı organizasyonlardan faydalanmasını mümkün kılıyor. Turuncu, Gri ve Mor olmak üzere her biri 1 yıl süreyle geçerli üç tip üyelik sunan House of Yapımlab’da her üyelik farklı avantajlar vadediyor. Örneğin Gri üyelik sahipleri 4'ü Zeynep Atakan tarafından, kalan 8'i önemli film yapımcıları tarafından gerçekleştirilecek 12 vaka analizi çalışmasına katılarak filmleri derinlemesine inceleme network yaratma imkânı yakalarken Mor üyelik sahipleri Yapımlab'ın tüm eğitimlerinde %10 indirim ve modüllerden birine ücretsiz katılma hakkına sahip oluyor. Ayrıca tüm üyelik sahipleri House of Yapımlab ile Türkiye'nin önemli sinemacılarıyla tanışma ve Yapımlab Network avantajlarından yararlanma olanağı buluyor. Yapımlab'ı daha yakından tanımak ve House of Yapımlab'ın bir parçası olmak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren →

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Pek çoğumuz için aylardır süren kısıtlamalar hafta başında bir nebze de olsa hafifletildi. Salgının bundan sonraki seyrine göre güncellenecek riskli bölgeler haritasında evlere kapanıp kapanmama durumu da değişiklik gösterecek. Bu kötü günlerin yakın bir gelecekte geride kalacağı umuduyla birçok kişide, şimdilik yurt dışı zor görünse de Türkiye içinde kısa veya uzun soluklu tatiller için alternatif arayışları da başladı. Karavan, çadır, kamp alanı veya otel etrafında dönen bu seçenekler içinde daha keşif odaklı olanlar için bir ay sürecek yeni bir Raftan serisine başlıyoruz. Anadolu coğrafyasının dört bir yanındaki antik kentlere dair rehber kitapları inceleyeceğimiz bu aya seyahat yazarı Francis Russell'ın geçtiğimiz yıl Türkçeye de çevrilen kitabı Türkiye'de Görülecek 123 Yer ile başlıyoruz.

Ege'den Urfa'ya bir yolculuk: Son yıllarda deniz, kum ve güneş üçlüsü dışında da alternatiflerle hem yerli hem yabancı ziyaretçilerin ilgisini çekmeye başlayan Türkiye'de, özellikle gastronomi ve antik kentler nihayet daha fazla ön plana çıkıyor. İnsanlık tarihini değiştiren pek çok tarihi olayın yaşandığı bu antik kentlerin yakınındaki otellerde konaklayıp da nasıl bir coğrafyada bulunduğunun farkında olmayanları bir kenara bırakırsak bu bölgelere ilgi artmış durumda. 

Türkiye'de Görülecek 123 Yer: Son olarak Netflix yapımı Atiye dizisi, "insanlığın sıfır noktası" olarak anılan Göbeklitepe'nin daha fazla bilinmesine katkı sağlarken bu alanda dikkat çekici yayınların sayısı da bir hayli artmış durumda. Sanat tarihçisi ve seyahat yazarı Francis Russell da bu literatürün gelişmesine önemli katkı sağlayacak bir çalışmasıyla karşımıza çıkıyor. Türkiye'de Görülecek 123 Yer adını taşıyan ve Yapı Kredi Yayınları tarafından Nurettin Elhüseyni çevirisiyle Türkçeye kazandırılan bu kitap, Anadolu coğrafyasının Ege kıyılarından Urfa'ya kadar çok farklı bölgelerini genel okurun ilgisini cezbedecek biçimde ele alıyor.

Bir eski devir seyyahı Francis Russell: Ağırlıklı olarak Ege, Batı Akdeniz ve Kapadokya bölgesine odaklanan Türkiye’de Görülecek 123 Yer, eski çağlara meraklı gezginlere, bu coğrafyadaki tarihî yerlerin bir nevi toplu envanterini çıkarıyor. Sırt çantalı gezginlerin, o çantalarında yer alması gereken kitaplardan biri olan bu çalışmada Hitit, Helen, Roma, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait tarihi yerleşimler ve anıtlar okuru tabiri caizse boğmadan anlatılıyor. Benzeri kitapları Suriye, Lübnan ve İtalya için de kaleme almış bir seyahat yazarı olan Francis Russell, bu çalışmasında 123 yeri belirlerken tarihsel önemini öncelikli kriter olarak kabul ederken okura da bu yerlere dair ufuk açıcı bilgiler sunuyor. 

Francis Russell’ın bir eski devir seyyahı edasıyla kaleme aldığı kitapta Assos, Knidos, Nysa, Pınara, Aspendos, Sagalassos, Efes, Afrodisias, Kapadokya Laodikeia, Hierapolis, Teos, Pisidias, Termesos gibi antik yerleşimlerin yanı sıra Edirne, Bursa, Konya ve Adana gibi günümüz şehirleri de özellikle bu bölgelere ilk defa gidecek olan “amatör seyyahlar” göz önünde bulundurularak anlatılmış. 

Yıllar önce Yapı Kredi Yayınları’nın üç aylık Cogito dergisinde sorulan “Turist modern seyyah mıdır?” sorusuna “evet” cevabı verdirmek istercesine hazırlanan bu kitaba ek olarak bu alanda çalışmalar yapmış bir diğer önemli isim olan John Freely’yi de anmadan geçmek olmaz. Yazarın Türkiye’nin Batı Kıyıları adını taşıyan çalışması geçtiğimiz aylarda Türkçeye kazandırılmıştı. Bu kitap Francis Russell’ın Türkiye’de Görülecek 123 Yer isimli çalışmasından sonra ileri bir okuma yapmak isteyenler için önemli bir kaynak. Şimdiden haberini vermiş olalım; önümüzdeki hafta da bu mecrada Ekrem Akurgal ve Anadolu coğrafyasının antik tarihi için büyük öneme sahip çalışmaları yer alacak. Merak ettiği için gezenlere ve gezerken okuyanlara selam olsun.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende
∙

BÜLTEN SAYISI

Varış noktası belli olmayan yolculuklar

İçindekiler: Leifur James'in gürültülü sessizliği, 30 yıllık kapak Goo, Altın Küre Ödülleri, 123 yer ve dahası.

05 Mar 2021

Yapımlab ile birlikte
Studio Daily

YAZARLAR

İhsan Dindar

Kitap yazarı @ Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende
∙

HİKAYE

Bibliyoterapi'de bu hafta: Kendini ifade etmekte zorlanan ergenler için kitap reçetesi

Duygularımızı düşünmekle onları ifade etmek arasında sandığımızdan daha uzun bir mesafe var. Hatta bazen düşünmek, ifade etmenin alternatifi hâline geliyor. İnsan kendi zihninde o kadar uzun zaman geçiriyor ki başkalarıyla konuşmak zorunda kalmıyor. Ergenlikte bütün bunlara bir de başkalarının ne düşündüğüne dair hassasiyet ekleniyor. Kendini ifade etmekte zorlanan ergenler için üç kitap.

Aslı Perker

·

09 Eki 2026

Bibliyoterapi'de bu hafta: Kendini ifade etmekte zorlanan ergenler için kitap reçetesi
DuendeDuende
∙

HİKAYE

'Animals' kadrosuyla sohbet: Ayrıcalıklar ahlaki seçimlerimizi nasıl şekillendiriyor?

Ben Affleck’in yönettiği ve başrolünü üstlendiği Animals, bir çocuğun kaçırılması üzerinden sınıfsal ayrıcalığı, ırksal önyargıları ve bir insan hayatına biçilen değeri sınıyor. Filmin yıldız oyuncularla dolu kadrosundan Ben Affleck, Kerry Washington, Adriana Paz, Luis Gerardo Méndez ve Gillian Anderson’a bağlanıp filmden hareketle önyargılar, ayrıcalıklar ve kriz anlarında empati kurmanın sınırları üzerine konuştuk.

Emre Eminoğlu

·

09 Eki 2026

'Animals' kadrosuyla sohbet: Ayrıcalıklar ahlaki seçimlerimizi nasıl şekillendiriyor?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Emin Hitay: 'Gerçek destek, sanatçının odada kalabilmesini sağlamaktır'

Hitay Vakfı Kurucu Başkanı Emin Hitay’ın 2013’te üç sanat öğrencisini Art Basel’e götürerek başlattığı genç sanatçı destek programı, bugün sekiz ülkeden öğrencileri buluşturan uluslararası bir yarışmaya dönüştü. Emin Hitay’la bir sanatçıya ilk fırsatı vermenin ötesine nasıl geçilebileceğini, uluslararası görünürlüğün sınırlarını ve Türkiye’de gençlerin sanatsal üretimini sürdürülebilir kılmanın yollarını konuştuk.

Deniz Kaynak

·

09 Eki 2026

Emin Hitay: 'Gerçek destek, sanatçının odada kalabilmesini sağlamaktır'
DuendeDuende
∙

HİKAYE

İstanbul Modern’den 'Aynı Mavinin Altında': Çok sesli bir sanat tarihi

İstanbul Modern’in yeni koleksiyon sergisi Aynı Mavinin Altında, Türkiye sanat tarihini geçmiş ve çağdaş üretimler arasında yeniden düşünmeye açılan canlı bir alan olarak ele alıyor. Serginin eş küratörleri Çelenk Bafra ve Deniz Pehlivaner ile bir müzenin sanat tarihini nasıl yeniden yazabileceğini, imkan ve olasılıkların neler olduğunu konuştuk.

Melike Bayık

·

09 Eki 2026

İstanbul Modern’den 'Aynı Mavinin Altında': Çok sesli bir sanat tarihi
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Yıldız Tozu | Maneviyatı özgürleştirmek: Kieślowski sineması

Kieślowski kendisini agnostik olarak tanımlar. "Dekalog" gibi, On Emir’i doğrudan çıkış noktası alan bir eser yaratmasına rağmen Katolik öğretisini filmlerinin ahlaki otoritesine dönüştürmez. Kendi anlatımında da gördüğümüz gibi, ahlaki dünyasının oluşumunda Katoliklikten çok, bağımsız düşünme deneyimi belirleyicidir; “etik” kavramının tacı, onu hak eden krala, maneviyata iade edilir.

Mehmet Sindel

·

09 Eki 2026

Yıldız Tozu | Maneviyatı özgürleştirmek: Kieślowski sineması